Vatan Partisi'nin 'taciz iddialarına' karşı yaptığı açıklama tepki çekti

Vatan Partisi Ankara İl Başkanı A.D.'nin, parti üyesi G.P'yi taciz ettiği, iç çamaşırını çaldığı iddia edildi. G.P'nin bu durumu parti yönetimine bildirmesine karşılık disiplin soruşturması açılmadığı ve üzerinin kapatılmaya çalışıldığı iddia edildi. Vatan Partisi'nden yapılan açıklamada taciz iddiaları yalanlanmadı, konunun "özel hayatla" ilgili olduğu savunularak soruşturma açılmayacağı belirtildi. Açıklamada alakasız şekilde İstanbul Sözleşmesi de hedef alındı. Vatan Partisi'nin açıklamasına başta Vatan Partili kadınlar olmak üzere çeşitli kesimlerden tepki geldi.

Vatan Partisi'nin 'taciz iddialarına' karşı yaptığı açıklama tepki çekti
Vatan Partisi'nin 'taciz iddialarına' karşı yaptığı açıklama tepki çekti

Vatan Partisi Ankara İl Başkanı A. D.'nin, 2018-2019 yılları arasında parti üyesi olan G.P’yi bir yıl boyunca taciz ettiği, G.P'nin bu durumu parti teşkilatına bildirmesine rağmen herhangi bir soruşturma açılmadığı ve üzerinin örtbas edilmeye çalışıldığı iddia edildi.

G.P’nin şikayeti sonrasında parti yöneticilerin konuyu disiplin kuruluna taşımadığı, "hastalık" diyerek üstünü kapamaya çalıştığı ve kimsenin konuyla ilgili konuşmamasını istediği öğrenildi.

Tacize uğradığını belirten genç kadın sosyal medya hesabından şunları kaydetti :

VATAN PARTİSİ OLAYIN BASINA YANSIMASINI 'KASET KUMPASLARINA' BENZETTİ

Vatan Partisi'nden konuyla ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi:

"Vatan Partisi kendi üyeleriyle ilgili bu tür iddiaları geciktirmeden, zamanında soruşturur ve partimizin tüzüğüne, milletimizin ahlak anlayışına uygun olan kararları verir. Ancak özel hayatla ilgili konularda kim olursa olsun insanları kamuoyu önünde sergilemeye yönelik eylemlerden dikkatle kaçınır. Bu tutum bizim 50 yıllık tecrübelerimizle kazandığımız bir duyarlılıktır. Bu tutumumuzla aynı zamanda toplumumuza ve insanlığa insanı koruyan bir duyarlılığı da sunmuş oluyoruz. Önemli olan belli ahlaki değerlerin korunmasıdır yoksa insanların ilkçağ kafasıyla cadı kazanlarına atılarak yok edilmesi değildir. Vatan Partisi, toplumu dönüştüren ve insanları toplumun değerlerine kazanan partidir.

Vatan Partisi, yalnız kendi parti üyelerimiz konusunda değil başka vatandaşlarımız ya da yabancı devletlerin vatandaşları hatta düşmanlarımız hakkında dahi hiçbir zaman özel hayatla ilgili sergileme ve suçlamalara girmez. Ancak yaşatmakla sorumlu olduğumuz ahlak ve namus ölçülerini özenle korur. Bu tür “skandal” başlıklı haberler yayınlamanın kasetler yayarak siyasi partilere nizam verme uygulamalarından hiçbir farkı yoktur.

Vatan Partisi, kasetlerle veya insan haysiyetini hedef alan birtakım kampanyalarla yön verilebilecek bir parti değildir. O nedenle bu tür siyasi ahlak dışı tertip ve uygulamaların herhangi bir amaca ulaşması mümkün değildir. Vatan Partisi, Türkiye siyasetine kaset türünden tertiplerle yön verilmesi çabalarına itibar etmemiştir.

Vatan Partisi kadına her türlü baskının ve şiddetin bütün temelleriyle ortadan kaldırılması amacını güttüğü için İstanbul Sözleşmesi’ne karşıdır. İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çıkmasını savunmaktadır. Çünkü İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti önlemeye yönelik bir uluslararası antlaşma olmayıp kadını kafese atan ve aşağılayan bir toplum modelini insanlığa dayatmaktadır. Bu konudaki açıklamamızı partimizin Başkanlık Kurulu üyesi ve Öncü Kadın Genel Başkanı Sayın Meltem Ayvalı kamuoyuna sunmuştur."

VATAN PARTİLİLERDEN TEPKİ

Kim tarafından yazıldığı belli olmayan bu açıklamaya başta Vatan Partili kadınlar tepki gösterdi. Birçok üyenin taciz olayının üstünün örtüldüğü gerekesiyle istifa ettiği öğrenildi.

Tacize uğrayan G. P. de açıkalmaya tepki göstererek "Yapılan açıklama ise tam bir saçmalık! "Özel hayat" denilen şey taciz. Özel hayat denilerek iseişlenilen suça sahip çıkılmaya devam edilmektedir." dedi.

İşte o mesajlardan bazıları...