Yandaşlık, bir şempanze davranışıdır

Dr. Ahmet Koyuncu yazdı...

Yandaşlık, bir şempanze davranışıdır

Bu salı akşamı Okan Bayülgen programınaYavuz Bingöl’ü davet etti. İşte bu programda Yavuz Bingöl öyle bir söz etti ki, bu söz karşısında medya ve sosyal medya adeta yıkıldı: ‘Bence yandaşlık kötü bir şey değil.’

Hatırlayın. Geçen yıl da Ertuğrul Özkök ‘yandaş’ kelimesini hiç sevmediğini ve kullanmamaya özen gösterdiğini söylemişti. Ona göre, bir medya kuruluşunun iktidarı destekleme hakkı vardı. Gazetecilik kariyerini hep “iktidara yakın” bir gazeteci olarak yaptığını söylemişti.

Bir bilim insanı olarak, bu ‘solcu artıklarının (!)’bu şekilde konuşmalarını normal olarak karşıladım. Hatta bir insan bu kadar özüne dönebilir mi, diye düşündüm. Neden mi? Bu gün isterseniz, Yavuz Bingöl’ün ‘yandaş’ ya da Ertuğrul Özkök’ün ‘iktidara yakın olma’ kavramlarını inceleyelim. Kökenlerine inelim.

YANDAŞLIK, BİR ŞEMPANZE DAVRANIŞIDIR

Bir primatolog + psikolog olan Frans De Waal’a göre; Gombe şempanzeleri, tıpkı insanlar gibi Makyavelist davranırlar. Akrabalarını ve dostlarını kayırırlar. Kaynakları öncelikle aile üyeleri, destekçileriyle paylaşırlar (1). Akrabalarımız olan şempanzeler bile iktidar yakını… Yavuz Bingöl’ün dediği gibi… Yandaşlık, kötü bir davranış değil (!)

Bir düşünün. Yandaş şempanze, alfa erkeğini ne kadar çok tımar ederse, yani ne kadar çok bitini temizlerse; besin sofrasından, dişilerden ve iktidarın imkanlarından da o kadar çok pay alıyor (2). Yavuz Bingöl de neden 84 Bin 200 bağlama ihalesini almasın ki? Ertuğrul Özkök’ün de neden patronlarının çıkarları sağlanmasın ki?

SOSYAL BASKINLIK TEORİSİ

Diyorum ta, tımar şempanzelerde çok önemlidir. Statüyü ve ilişkileri belirler (2). Hatta bu durum, beta ve gama erkelerinin hayatta kalmak için uyguladıkları bir politikadır. Sosyal baskınlık teorisine dikkate alındığında; sosyal baskınlık durumu, kaynakların kontrolünün bir sonucudur. Kaynağı ele geçirenler, baskınlığı da ele geçirirler ve başkalarının hayatlarını da denetim altına alırlar (3,4,5).

Ülkemizde de geçmişte Sam Amca destekli, Atatürkçü maskesi olan bir grup beyaz Türk kaynakları ve insanları kontrol ederken; son 10 yılda ise siyasetin tepesindeki şahıs baskınlığı sağlamış ve kaynakları da, insanları da kontrol etmeye başlamıştır.

Zaten coersive (zorbalık) ve makyavelist kontrolün sağlandığı ortamlarda, bir şempanze için yandaşlıktan başka seçenek de yoktur. İnsan primatlarda da güçlü erkeğin yanında durmak, desteklemek, onun toplumsal algısının ve lider karizmasının pekiştirilmesinde yardımcı olmak, bazı mevkileri ve imtiyazları elde etmek için çok kullanılan bir yöntemdir.

O mevkii liyakat ile gelinen bir mevki olmadığından, tepedeki alfa erkeği giderse, o mevki de gider. İşte bu mevkiyi kaybetmemek için, o liderin yılmaz savaşçısı haline dönüşebilirler.

Aslında yandaşlık, şempanze-politik ile insan siyasetinin örtüşen iki özelliğidir (6). Hatta bazı bilim insanlarına göre; insan, üçüncü bir tür şempanze olarak kabul edilebilir. Üçüncü tür şempanzenin de yandaş olmasının neresi kötü olabilir ki (!)

KANIMIZDAKİ MACHİAVELLİ

De Waal’a göre; tıpkı insanlar gibi maymunlarda iktidar peşinde koşar, cinsellikten zevk alır, emniyet ve şefkat ister, güven ve işbirliğine değer verir. Bizim bilgisayarlarımız ve uçaklarımız var, ama psikolojik yapılarımız onların ki ile aynıdır (7). De Waal’a göre; iktidar, erkek şempanzeyi harekete geçiren başlıca şeydir. Ele geçirildiğinde büyük faydalar sağlar, kaybedildiğinde ise yoğun ızdırap veren, daimi bir saplantıdır. İnsan erkeği için de iktidar en büyük afrodizyaktır, hem bağımlılık da yapar (6).

Machiavelli’ ye göre ise, insan doğasının temelinde sürekli olarak yeni şeyler elde etmeye yönelik bir tutku vardır. Ele geçirme doğaldır. Gücünüz yetiyorsa yaparsanız, herkes sizi över. Bir başkasının güçlenmesine yol açarsanız ise bu sizin sonunuzu getirir (8). Dahası elde etmek isteyenlerle, elindekini kaybetmek istemeyenler arasında doğal bir iktidar savaşı vardır.

Bahsi geçen savaş insanı kötü kılar (Machiavelli). Hayat ve siyaset doğası gereği savaşa dayanır. İnsanlar bu amansız savaşta ayakta kalabilmek ve iktidara yakın olabilmek için her yolu deneyebilir. Hayat devam ettiği müddetçe savaşta devam ettiğinden, insanlar ellerindeki araçları nasıl kullanacakları konusunda sürekli bir şekilde bir stratejiye göre hareket etmek ve değişen koşullar karşısında o stratejiyi güncellemek zorundadırlar (9).

En yakın akrabalarımız olan şempanzelerde ki iktidar için Makyavelist davranış biçimleri dikkate alındığında, insanların arasında ki mücadele ve savaş çok daha acımasızdır. De Waal; siyaset filozofu Thomas Hobbes’in, bastırılamaz bir iktidar güdüsü olduğunu öne sürdüğünde, hem maymunlar, hem de insanlar için hedefi tam ortadan vurduğunu ifade eder. İşte bu ‘kanımızdaki Machiavellidir’ (6)

KANIMIZDAKİ KONSOMATRİS

Oysa gözden kaçan bir gerçek daha vardır. Psikososyal Analiz (Popüler Kültür ve Medyatik İnsanlar) kitabımda Ertuğrul Özkök’ün analizini yaparken yazdım (10). İnsan olmak bir üst kimliktir, altta ise biyo-psiko-sosyal bir hayvan yatar. En zeminde biyolojimiz vardır, istesek de kaçamayız.

İşte zemindeki hayvanla mücadele ettiğin kadar, üstte insan gibi yaşarsın. Gerçekte ise egonu zapt ettiğin kadar maymundan uzaklaşır, insanlaşırsın. Zemindeki hayvanı kontrol edebildiğin kadar insan olursun (10).

Kapitalizm ise, zemindeki şempanzeyi bilir ve insanın o zeminini besler. Üstteki psikolojiyi etkileyerek, egoları yaratır ve dürtüsel bir şekilde şempanze açgözlülüğünde de yaşatır (10). İşte son 40 yıldaki Ertuğrul Özkök’ü de, Yavuz Bingöl’ü de yaratan da, yaşatan da budur.

Yandaşlık, şempanzelerden bize geçmiş olan bir davranıştır (10). Siyasi görüş fark etmez. Tıpkı Yavuz Bingöl’ün bahsettiği gibi; her yandaş, kendi mega alfasının sofrasına oturur. Yancı şempanzeler için besinlerin, dişilerin en güzeli ön planda iken (6), Özkök gibi hedonistler içinse şarapların ve kadınların en güzelleri ön plana çıkar. Yavuz Bingöl içinse TV dizileri, konserler, bağlama ve piyano ihaleleri…

Hatta AKP’ye destek veren gazeteleri yandaşlıkla suçlayan Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerine bakın. Bu günlerde CHP’li belediyelerin yandaş sofralarına oturmadılar mı? Bu da, Yavuz Bingöl’ü doğrular, ama haklı çıkarmaz.

Kapitalizm işte budur… İnsanı, pavyona düşmüş konsomatriste çevirir. Yaşlanan konsomatris nasıl ki her masaya oturup, her sohbeti yaparsa; yaşlanan Özkök de, Bingöl de artık her iktidarın masasına otururlar, her sohbeti yaparlar.

Sonuç olarak… Yandaşlık nedir?

Yanıt… İçimizdeki şempanzedir. Kanımızdaki konsomatrist’tir.

Tabii ki de, kötü bir şey değildir (!)

KAYNAKLAR:

  1. de Waal FBM, Köken Agacı. Alfa Bilim Yayınları, 2001.
  2. Foster, M. W., Gilby, I. C., Murray, C. M., Johnson, A., Wroblewski, E. E., & Pusey, A. E. (2009). Alpha male chimpanzee grooming patterns: implications for dominance “style”. American Journal of Primatology, 71(2), 136-144.
  3. Hawley, P. H. (1999). The ontogenesis of social dominance: a strategy-based evolutionary perspective. Developmental Review, 19, 97−132.
  4. Hawley, P. H., & Little, T. D. (1999). Winning some and losing some: A social relations approach to social dominance in toddlers. Merrill-Palmer Quarterly, 45, 185−214.
  5. Hawley, P. H., Little, T. D., & Card, N. A. (2008). The myth of the alpha male: A new look at dominance-related beliefs and behaviors among adolescent males and females. International Journal of Behavioral Development, 32(1), 76-88.
  6. de Waal FBM, İÇİMİZDEKİ MAYMUN, Metis Bilim yayınları, 2006.
  7. de Waal FBM, Bonobo ve Ateist, Metis Bilim yaınları, 2013.
  8. Machiavelli, Niccolo (1999), Prens, (İstanbul: Oğlak Yayınları), (Çev: Rekin Teksoy).
  9. Öztürk, A. (2013). Machiavelli düşüncesinde cumhuriyetçi özgürlük ve kurucu lider imgesi. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 68(02), 181-204.
  10. Ahmet KOYUNCU. (2020). Psikososyal Analiz / Popüler Kültür ve Medyatik İnsanlar. Roza Yayınevi.