Eray Çelebi
Eray Çelebi
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Cumhuriyet’i yaşatacağız!

Cumhuriyet’i yaşatacağız!

featured

Eray Çelebi yazdı…

“Cumhuriyet’i yaşatın…”

Nihat Genç’in son sözleriydi…

Veryansın Tv’nin biricik görevi oldu.

Sahi… Cumhuriyet’i nasıl yaşatabiliriz?

Bir başka ifadeyle, bize bu mirası bırakan Nihat Genç’i Nihat Genç yapan neydi?

Cevabı izahtan vareste;

Nihat Genç, sarsılmaz bir kararlılıkla, bir santim eğilmeden “bu toprağın dalkavuklarını, Amerikan köpeklerini, Cumhuriyet’in soytarılarını” yazdı. En önemlisi örgütlü mücadeleyi ve millet iradesini yükselttiği bir kavgayı verdi. Popülist söylemin mücadelenin dışında tarif ettiği ”aydın” anlatısının aksine, O’nu Türk aydını yapan bu özelliğiydi.

19 Mayıs 2024 tarihinde Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nin kuruluşunu ilan ettiği konuşmada şunu söylemişti;

“Bu topraklar için kan döken, şehit olan o kutsal insanların mübarek insanların evlatlarıyız. Görev bize düşmüştür. Yola çıktık arkadaşlar!”

Aslında ilk adımı Veryansın Tv ile attı.

Kuruluşumuzun hemen ardından, 2019’da kaleme aldığı bir yazıda şöyle diyordu;

“Kardeşlerim, bağımsız insanın muazzam kavgası aydınlanma fırtınası başkaldırıyla başlar.

Bu kördüğümün AKP’sine CHP’sine FETÖ’süne PKK’sına emperyalistine komplosuna bu kördüğümün çürüttüğü köpekleştirdiği müritlerine müdavimlerine şakşakçılarına karşı, içimizde gittikçe gün gün büyüyen bir başkaldırı yola çıktı geliyor.”

Nihat ağabey, “içimizde gün gün büyüyen bir başkaldırıyı” yarattı.

Veryansın Tv, “bağımsız insanın muazzam kavgası”nın adı oldu.

Nihat ağabey, Karadeniz’in hırçın evladıydı, doğru… Ancak “sabır”, hayatının en büyük değerlerinden biriydi.

Veryansın Tv kurulurken “Yeniden bir daha ‘sıfırdan başlamanın’ hüznü. Ancak elimde kalan hayatın en büyük değeri: SABIR!” demişti.

Sıfırdan başlamıştı ancak sabırla günümüzün Hakimiyet’i Milliye’sini yarattı.

Yürüyen öfke, bir deli kandı.

Hani Can Yücel “Küfür burjuvazinin ağzında bir lağım çukuru, işçi sınıfının ağzında açan çiçektir” der ya…

Küfür, Nihat ağabeyin ağzında açan bir çiçek gibiydi;

“Devlet aklını Apo’nun g.tüne soktular!

Sizin alayını ben sapık şizofren Said-i Nursi’nin g.tüne s.kar, iftar yaptırırım, sonra davulcuyla birlikte sümüklü mehdini g.tüne s.kar sahura kaldırırım.”

Her şey bir yana, vatanı saf, tertemiz sevmenin adıydı;

“Bakın hala buradayım, ben Trabzonluyum, Maçkalıyım. Orada kara ormanlar var, o kara ormanların Ladin ağaçları var, toprak bulamıyor, granitin içinden çıkmış. Tam o ağaçların yanında büyüden ben. 30 santimlik bir Ladin fidanını dünyanın en güçlü adamı söküp alamaz, bizi kimse söküp alamaz! Biz o ağaçlarda dik durmayı öğrendik!“

Bir yazısında vatan sevgisini Serkan ağabeyle yaptığı bir konuşma üzerinden anlatmıştı;

“Veryansın TV’de Serkan Öz arkadaşımla kaçtır program yapıyoruz, bazen dayanamıyor program içinde gözyaşlarımı tutamıyorum.
Bu son programda, program bitti, bu sefer Serkan ağlamaya başladı.
Sonra sessizlik.
Sonra bir saat geçti…
Sonra..
‘Ağbi, dedi, nedir bu vatan sevgisi, iki de bir bizi böyle parçalıyor!’
Bilemedim.
Sahi nedir bu vatan sevgisi sebepsiz ağlatan.
Sebepsiz deli eden.
Doyamadığın, neyse. Hırsızının çakalının üstüne puştun köpekleri. Diye ana avrat ağız dolusu saldırtan, neyse.
Anneden babadan evlattan ayrılığa sabır verdiren Allah’ım. Bir gün olsun uzakta kalma korkusuyla seni delirttiren, neyse. Babanın gitme dediğinde, gittiğin. Sevgilin yapma dediğinde yaptığın. Seni yormayan şey, neyse. Herhalde o’nun adıdır vatan sevgisi!”

Evlattan ayrılığa sabır verdiren, seni delirten, aileni karşına alma pahasına çıkarsız, eyvallahsız bir vatan sevgisi…

O “sevgi”, şimdi Serkan ağabeyin cesur yüreğinde…

O “sevgi” şimdi, Veryansın Tv çalışanlarının omuzlarında….

Sorumluluğumuz büyük! Çünkü bıraktığı miras Nihat ağabey gibi harbi, cesur;

“Veryansın Tv’nin editörlerine, burada yazıp çizen arkadaşlarıma bırakacağım tek miras budur, kürklerinizin sıcacıklığıyla değil, pençelerinizle yazın. Tatlı tavşan dostlarınızla değil, köpek dişlerinizle eleştiriniz. Ne kızaktaki arkadaşlarınız, ne dostlarınız ne çadırınız, ne akşamları etrafınızda mışıl mışıl hayaller kurduğunuz ateşinizi takmayın, dinlenmeyin. Halkımızın deyimiyle Allah’ını affetmeyin.“

Allah’ını affetmedik, affetmeyeceğiz!

Kürklerimizin sıcacıklığıyla değil, pençelerimizle yazacağız!

Cumhuriyet’i yaşatacağız!

Hep dediği gibi, “Bu halkın çocukları olarak kimseyi eleştirmekten korkmayacağız!”

Eğilmeden, bükülmeden, miras bıraktığı namusla, Nihat Genç ruhuyla…

Bu çağın soylusuna şeref sözü!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!