Gülgûn Feyman
Gülgûn Feyman
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Nihat Genç’e saygıyla, Veryansın!

Nihat Genç’e saygıyla, Veryansın!

featured

Gülgûn Feyman yazdı…

VERYANSIN TV’nin çok büyük, değerli, eşsiz ailesi; sizleri bu ilk buluşmamızda Nihat Genç’in aziz hatırasına saygı ile selâmlıyorum. 

Burada yazmaya başlarken yıllar öncesine gittim anılarda. Sevgili Nihat Genç ile yollarımızın kesiştiği kanaldan aynı dönemde ayrılışımız, Veryansın’ın hayata geçiş günlerinde tüm emek verenlerin yokluk ve  zorluklarına tanıklık edişimiz derken bugün VERYANSIN TV’’nin geldiği güçlü çizgide çok büyük mücadelenin olduğunu bilmek film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor. 

VERYANSIN TV, Nihat Genç’in bizlere bıraktığı ve sonsuza dek yaşatılması gereken önemli bir mirastır. 

“TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” için durmak yok.

Şu güzelim ülkemizin üzerinde dolaştırılan ne büyük belâlar var. Biri bitmeden diğeri başlıyor. Tam konu kapandı derken birileri bir şeyleri yeniden kaşımaya başlıyor. Hangisini tartışalım? Eğitimi mi, derin yoksulluğu mu, çiftçinin ve tarımın yok edilişini mi, siyasetteki sığlık, ilkesizlik, her türlü değerin ayaklar altına alınması ve cehaletin ülkeyi germesini mi, millet iradesinin yok sayılarak belediyelerin birer birer el değiştirmesini mi, kadın haklarının erkeklerin kalem oynatmasıyla bir gecede yok sayılmasını mı, hukukun üstünlüğü ilkesinin aldığı derin yaraları mı, laiklik ilkesini mi, Atatürk ilke ve devrimlerine saldırıları mı? Hangisini tartışalım?

Aslında tartışılması gereken konu belli. 16 Nisan 2017 referandumu. 

Bugün yaşadıklarımız işte bu referandumun acı sonuçları. Parlamenter sistem gitti, partili cumhurbaşkanlığı denen tarihte eşine rastlanmamış bir sistem topluma dayatıldı. Bir kişi uçsuz bucaksız yetkilerle donatıldı. Bugün gelinen noktada düşünceye özgürlüğün de son duaları okunuyor.

Konuyu aslında muhteşem medyamıza getirmek istiyorum. Televizyon izlemekten başka çaresi kalmamış olan yoksul toplumlar için en iyi propaganda aracı tüm iletişim mekanizmaları elbette. Toplumlar uyutulmalı, uyuşturulmalı. Tepkisiz olmalı. Neden? Nedenlerini kendi ülkemizde yaşayarak görmüyor muyuz?

Toplumu baskılamak için gazeteciler, programcılar, medyanın yöneticileri, yazarlar, yeni nesil sunucular hatta sanat camiasından isimler halkı yönlendirmede en kullanışlı unsurlardır. 

Amerikan istihbaratının “Alaycı Kuş” adını verdiği operasyonlarda çok ünlü isimleri kullandığı bilinir. Üstelik bu operasyonlar da devam etmektedir. Sevgili gazeteci dostum Banu Avar “Alaycı Kuş” adlı kitabında bu operasyonların nasıl yapıldığını ayrıntılarıyla anlatıyor. Hatta “sahte muhalefet” nasıl oluşturulur hayretler içinde okuyorsunuz.

İşte bizim ülkemizde de yapılan tam budur. Toplum mühendisliği ile halkın arzu ve korkularını malûm çevrelerin kazancı için kullanmak.

Sadece bunlar mı? Ülkemiz ateş çemberinin tam ortasında. Bölgemizde muazzam bir paylaşım savaşı var. Tüm enerji kaynakları, tüm madenler çokuluslu şirketlerin kontrolüne geçerken, akarsuların kontrolüne göz dikilirken, yanı başımızda kukla Kürdistan kurdurulurken, Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için tehlike çanları çalarken, şanlı ordumuz kumpaslarla yaralanmış ve” Atatürk’ün Askerleriyiz” diyen teğmenler ordudan ihraç edilirken, birtakım medya ve onların kuşlarının hangi güçlü tepkisi ve yayınlarını duyduk. 

Son günlerde kendi iç kavgalarıyla gündemden düşmeyen sahte muhalefet medyasında aylardır tek konu var. Cumhurun başına kimin geçeceği.

Yeter gerçekten yeter. Bunca büyük sorun ve tehlike varken, ülkeyi bölme naraları atılırken, bir katile kurucu önder falan diye isimler verilmeye çalışılırken, millet çöpten yiyecek toplarken, açken yani, hangi yayın organında derinlemesine bu sorunlar konuşuluyor?

“Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e çıktı” diyen, üniter ulus devletimizin yıkıldığını, anayasanın yok sayıldığını açık açık söyleyip devlete kafa tutan   bölücüye hangi yayın organında şamar gibi yanıt veriliyor?

Ülkemizde büyükelçi sıfatı ile dolaşan sıfatsız rezil adama her türlü bölücü aşağılayıcı söylemi karşısında tepki veren vatanseverler hangi kanalda özgürce konuşabiliyor?

Ruhban okulu açılacak diyen bu rezile sözde muhalif partiler ve yayın organlarının hangisinde “Ülkemden defol rezil adam” denebiliyor?

Sözde muhalif kanallarda kayıkçı kavgasından başka ne var? İktidara yakın kanalların halini zaten konuşmak zaman kaybı. Özetle yerli ve milli olana çok ihtiyaç var. O halde; 

Atatürk’ün izinde, YENİDEN ATATÜRK CUMHURİYETİ için gerçekleri korkusuzca dile getiren, haykıran VERYANSIN TV’de yürek yüreğe olmak kaçınılmaz.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 Yorum

  1. 12 Mayıs 2026, 22:16

    Hoşgeldiniz hayırlı olsun İzmir’den selamlar sevgiler saygılar

  2. 12 Mayıs 2026, 23:23

    Aramıza hoşgeldiniz değerli Gülgun Feyman.

  3. Hoşgeldiniz Gülgün hanım. Kanala yeni katılan değerli insanlar sayesinde gücümüz artacak.

  4. 15 Mayıs 2026, 13:09

    tecrübelerinizden faydalanmak isteriz hoş geldiniz sevgiler saygılar

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!