Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin Trump’ın emriyle ABD’ye kaçırılmasının ardından gözler Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelecek açıklamaya çevrilmişti. Ancak Erdoğan dün katıldığı programdaki konuşmasında Maduro’nun kaçırılmasına değinmedi.
Cumhurbaşkanlığı’ndan ve AKP’den ise konuya ilişkin ilk açıklama geldi.
CEVDET YILMAZ’DAN ‘DİYALOG’ ÇAĞRISI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dış politikanın, ana muhalefetin hezeyanlarına, gündelik yaklaşımlarına ve sorumsuz açıklamalarına göre değil, ilkelerin ve gerçeklerin sentezlendiği, milli menfaatleri esas alarak, akılla yönetilen özellikli bir alan olduğunu belirtti.
Liderliğin her zaman önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Küresel sistemde belirsizliklerin, güç siyasetinin ve kaosun hakim olduğu dönemlerde ise bir kat daha önemli ve hayatidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübeli ve dirayetli liderliği dünyamızın ve bölgemizin içinden geçtiği zorlu dönemde büyük bir değerdir. Bu gerçeği Suriye, Ukrayna ve Gazze bağlamında yaşanan krizlerde gördük. Venezuela’da yaşanan krizde de Türkiye Cumhuriyeti olarak uluslararası hukukun, milli iradeye saygının ve Venezuela halkının yanında olmaya, tüm taraflarla diyalog içinde istikrarı savunmaya devam edeceğiz.”
AKP SÖZCÜSÜ ÇELİK’TEN AÇIKLAMA
AKP Sözcüsü Ömer Çelik de X hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz” dedi. Çelik’in açıklamasında ABD’nin haydutluğuna karşı tek bir söz yer almadı ve saldırı kınanmadı.
AKP Sözcüsü Çelik’in açıklaması şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olmuştur. “YÖNETİMLERİN MEŞRUİYETİNİN HALK İRADESİNE DAYANDIĞI” ve “BİR ÜLKEDE MEŞRU YÖNETİM DEĞİŞİMİNİN SADECE O ÜLKENİN HALKINA AİT DEMOKRATİK BİR HAK OLDUĞU” ilkeleri, Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi hayatının eksenidir. Bu ilkeleri ihlal eden hiçbir gelişmeyi onaylamayız. Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.
Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz.
‘BİR ÜLKENİN SİYASİ TAPUSU O ÜLKENİN HALKINA AİTTİR’
Biz, “siyasi meşruiyet”e güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına “siyasi meşruiyet” merceğinden bakarız. Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin “SİYASİ TAPU”su sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. “Meşru egemenlik” sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur.
ÖZGÜR ÖZEL’İN SÖZLERİNE TEPKİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri
ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir. Türkiye’de muhalefet niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmamalıdır. Dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkes sağduyu ile hareket etmeli, sorumlu davranmalı ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermelidir.
‘CUMHURBAŞKANIMIZIN KRİZ YÖNETME USTALIĞININ BİR PARÇASI’
Sayın Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız “KENDİ SÖZÜNE HAKİM”dir ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir.
Dünyanın zor zamanlarındayız. Giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacak tüm dünya.
‘DÜNYADAKİ KAOSA KARŞI İÇ CEPHEMİZİ SAĞLAM TUTMAK…’
Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir.”
Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olmuştur. “YÖNETİMLERİN MEŞRUİYETİNİN HALK İRADESİNE DAYANDIĞI” ve “BİR ÜLKEDE MEŞRU YÖNETİM DEĞİŞİMİNİN SADECE O ÜLKENİN HALKINA AİT DEMOKRATİK…
— Ömer Çelik (@omerrcelik) January 4, 2026

Rezilliğe komediye bak.”x” denen lağımın sahibi katil amerikayı ve başındaki haydutu tebrik ediyor.Adam kalkmış o “x” denen yerden açıklama yapıyor.Hiç beklemeden,örneğin,”x” denen şeyi ve Tesla isimli ürünü yasakla.Tebrik takdir eden Elon Musk isimli mahluk hakkında insanlık düşmanlığından suç dosyanı aç yakalama emrini çıkar.Var mı?Yok!Cumhurbaşkanın ne yönetiyormuş bir daha de hele!
bu daha birsey degil. uc vakte kadar dostum maduroya ana avrat duz gitmeye baslarlar. abd, maduro, sahsim. burada iyi yok.
Dostum dedikleri ya ipe ya sürgüne gidiyor.
Elini verenin kolunu koparıyorlar.
Sükretmeye devam hüri ve gilmanlar yeşil çadırlarda bekliyor.