Doğa cenneti Tazmanya'dan manzaralar

Doğa cenneti Tazmanya'dan manzaralar
Doğa cenneti Tazmanya'dan manzaralar

Tazmanya Haritası

Tazmanya’nın Jeolojik Tarihi...

Son buzul periyodu sonrası 11.700 yıl önce suların yükselmesi sonucu oluşmuş Bass Geçidi ile Avustralya kıtasından sadece 240 km ile ayrılmış durumda. “Dolerit” denen koyu renkli bir volkanik taşın hakim olduğu ada bu yapının dünyada en fazla bulunduğu yer. Hobart’daki Wellington tepesi dolerit oluşumlarının en iyi örneklerinin görülebildiği yerlerden biri. Bugünkü yazımızın mekanlarından Beşik Dağı anlamındaki “Cradle Mountain” da dolerit bir oluşum.  

Hobart’taki Wellington Tepesindeki Dolorit Taş Yapıları. 

Hobart’taki Wellington Tepesindeki Dolorit Taş Yapıları. 


 Hobart’taki Wellington Tepesindeki Dolorit Taş Yapıları. 

Bugünkü yazıda dolaşacağımız yerlerden Freycinet Yarımadası’nda granit oluşumlar göze çarpıyor.

Freycinet Yarımadası’nda Wine Glass Körfezi’ni gören bir tepede. 

Adanın güneyi ve batısında da kireçtası-karst yapılar ve bunlar nedeniyle ortaya çıkan mağara oluşumları var. Bunlardan birini güneydeki Huon gezi rotasında göreceğiz.

Güneydeki Huon Bölgesi’nde Mağara Oluşumları

Tasman Milli Parkı ve bölgedeki oluşumlardan; Hobart kenti ile ilgili daha önceki yazımızda kısaca söz etmiştik. 

Okumak için tıklayın

Dünyanın 26. büyük adası. 68.000 km2’lik yüzölçümünde günümüzde yaklaşık 600.000 kişilik bir nüfusu barındırıyor. %42’sinin doğal alan olarak korunduğu Tazmanya, dünyadaki ilk çevre ile ilgili (environmental) politik partinin kurulduğu yermiş. 

Adada İnsan Varlığının Kısa Öyküsü…

İngiliz koloni dönemi başlamadan 30.000 yıl kadar önce Aborjin olarak adlandırılan yerel insanlar Tazmanya’nın ilk yerleşimcileri. Kolonicilerin geldiği zaman 7000 kadar olan Aborjin nüfusun yeni yerleşenlerin katlettiği “Kara Savaş (Black War)” ve kabileler arası anlaşmazlıkların sonucunda 30 yıl içinde yok edildiği tahmin ediliyor. 1803’de ilan edilen Avustralya’nın ilk koloni yerleşim yerlerinden Tazmanya Adası için “Tassie” kısaltmasını kullanıyorlar. 1803-1853 yılları arasında adaya 75.000 suçlu nakledilmiş İngiltere’den. 1854’de anayasasını yapmış ve 1901’de de Avustralya Federasyonu’na katılmış.

https://en.wikipedia.org/wiki/Tasmania

En yaşlı saf kan Tazmanyalı Aborjin Truganini (en sağda) ve diğer Aborjinler.

Freycinet Yarımadası... 

2017 yılının Mart ayında gezdiğim Tazmanya’da; etkileyici pembe granit tepeleriyle Freycinet Yarımadası üzerinde kurulu milli parkta iniş ve çıkışı 4 saat kadar süren bir yürüyüş yapmıştım. Hobart’tan 110 km’lik mesafede Freycinet Milli Parkı. Arabayla kolayca ulaşılabilen Tazmanya’nın doğu kıyısındaki bu Milli Park harika doğal görüntüler yanında önemli bir kuş çeşitliliğine de sahip. 

Freycinet Milli Parkı Yollarında

Wine Glass Bay manzarası için dağa tırmanış esnasında

Yolun yarısından körfezin bir yakasının görüntüsü

Parkta günlük ve iki günlük yürüme parkurları var. Parktaki parkurları yürümeye başlamadan evvel kimlik bilgilerinizi, yürüyüşe başladığınız saati ve parkurunuzun ismini aşağıda başlangıç noktasındaki bir deftere kendiniz kaydediyorsunuz. Kamp yapmak gibi bir şansınız yok. Mobil telefon hizmetlerine erişilemeyen çekmediği yerler var bölgede. Dönüşte de isminizin karşısına imza atmanız gerekiyor. Yoksa kaybolduğunuz düşüncesiyle arama, kurtarma işlemlerini başlatıyorlar. Ben gitmedim ama saklı cennet misali yumuşacık kumlu plajları varmış milli parkın. Siyah kuğularıyla meşhur bu bölgede birçok doğal alan bulunuyor

Siyah Kuğu

Simgeleşmiş görüntüyle “Wine Glass Bay”in tepeden görünüşü size uzun ve biraz zahmetli de olsa yürüyüşünüzün, tırmanışınızın karşılığını veriyor. Hele bir de en tepedeki kayaların üzerinde oturarak ufak sırt çantanızda getirdiğiniz yiyecek ve içeceklerle yaptığınız piknik esnasında şarap kadehine benzetilmesi nedeniyle bu adı alan körfezi seyretmenin keyfine doyum olmuyor.

 Wine Glass Bay’in harika görüntüsü

Manzara noktasına ulaşmanın keyfi

Granit Tepelerden aşağıya iniş parkuru

Wine Glass Bay manzarasından aşağıya inerken

Huon Vadisi ve Bölgesi...

Hobart’a gelindiğinde görülmesinden keyif alınacak bölgelerden biri de Huon Vadisi ve etrafı. Tazmanya ve neredeyse Avustralya’nın meyve bahçesi olan bu bölge aynı zamanda ahşap gemi inşa merkezlerinden, ormanlarına ve mağaralarına kadar birçok seçenekle keyifli bir gezi günü sunuyor ziyaretçilerine.

Bölgeye yerleşmiş ilk Avrupalı 1808’de bu bakir arazi üzerine çiftliğini kuran Thomas Lucas isimli bir İngiliz. Burada arpa ve buğday yetiştirmeye başlamış. 1834’e kadar bu bölgeye ulaşım bulunmuyormuş. Yerin şimdiki adı Kingston. Buraya yakın “Bonnet Hill” isimli bir banliyö var. Harika bir bisiklet rotasıymış. Burada 60 metreye yaklaşan boyu ile bir kule var. Huon bölgesini dolaşırken şans eseri gördüğüm bu kulenin inşaatı 1870 yılında tamamlanmış. Tabanca ve tüfek mermisi üretmek için  yapılmış bu kulenin tepesine 318 tahta basamaklı merdivenlerle ulaşılıyor. En yukardan Derwent Nehri’nin oluşturduğu haliç ve çevresinin kuşbakışı görüntüsünü izlemek mümkün.


“Shot Tower” adı verilen 1870 yapımı 60 metrelik kule, Kingston yakınında Bonnet Hill’de yol üstünde.

Hastings Mağaraları…

Bölgede gezdiğim bir başka nokta da Hasting Mağaralarından “Newdegate Mağarası” oldu. Bu mağara Avustralya’daki en büyük dolomite (kalsiyum ve magnezyumlu taş) mağarası. Bu mağaralar rehberli turlar eşliğinde ziyaret ediliyor. Bölgede kaplıca tesisleri de bulunuyor. Mağaranın serinliği ve yılların oluşturduğu sarkıt dikitleri izlemek güzeldi. Mağara kadar içindeki yaşam formları da ilginç. Avustralya ve Yeni Zelanda’da gördüğüm ateşböcekleri (Glow Worm), Mağara Çekirgesi (Cave Cricket), “Anaspides” bir tür omurgasız. Gezinin yorgunluğunu kısmen de olsa bu kaplıcaların birinin havuzunda attım. 

Newdegate Mağarasından Görünüm

Newdegate Mağarasından Görünüm

Newdegate Mağarasından Görünüm

Newdegate Mağarasından Görünüm

Mağaralarda yaşayan canlıları anlatan Pano

Mağaralardan termal havuza doğru iniş

 Termal tesisin açık hava havuzu

Denize yakın kaya oluşumlarının yıllarca oyularak yarattığı değişik mağaralar ve tüneller de var Tazmanya’da. Doğanın belki de milyon yılları bulan bu heykeltraşlığı çok güzel oluşumlar ortaya çıkarmış durumda. Bunlardan biri de “Remarkable Cave (Dikkate Değer Mağara)” adı verilen, turistik hale gelmiş bir oluşum.

“Remarkable Cave” tünelinin görünümü

“Remarkable Cave” tüneline ilişkin panoda açıklamalar

Büyük Ormanlar Yanında Yalnız Ağaçlar…

Tazmanya’nın çok büyük ağaçları var. Zaten zamanında tekne yapımı işi ve binaların yapımında da bu büyük ağaç kaynağı kullanılmış. Bunun yanında yol kenarlarında ve geçtiğim bir çok yerde yalnız başına kurumuş ağaçlar da görüyordum. Bu ağaçların bu yalnız, çıplak ama hala yaşayan görünümleri objektifime takılıyordu.

Yalnız ve kuru ağaç

Yalnız ve kuru ağaç

Yalnız ve kuru ağaçlar

Franklin’de Tahta Tekne Yapımı ve Çağrışımlarım…

Yolumun üzerindeki bir diğer nokta olan “Franklin”, Huon bölgesinin nakliye limanıymış. Bölgeye ulaşım uzun yıllar deniz yoluyla sağlanmış. “Tahta Tekne Yapımı” bu bölgenin en önemli özelliklerinden biriymiş. Bugün de çoğunlukla o günlerin teknolojisini kullanan bir üretim ve yapım eğitimi tesisi var burada. Bir haliç olunca da doğal olarak tekne üretimi, bakım ve onarımı bölgede vazgeçilmez yapılardan oluyor.

Franklin’deki Tahta Tekne İnşa Okulu’ndan Görüntüler 

Franklin’i anlatan pano

Kapalı üretim alanı ve tezgahların bir kısmı

 Franklin Tahta Tekne İnşa Okulundan üretim görüntüleri

Franklin’deki Tahta Tekne İnşa Okulu’ndan Görüntüler 

Franklin’deki Tahta Tekne İnşa Okulu’nun Bir Kısmının Dış Görünümü

 Karavel veya Karavela Tipi Tekneleri Anlatan Pano

 “Clinker” Kaplama Parçaları Birbirine Bindirilmiş Tekne Tipini Anlatan Pano

 Bir tahta tekne yapımcı olan Athol Walter’ı anlatan Pano.

 Derwent nehrinin halici üzerinde tekneler

Bu ahşap tekne inşası özellikle ilgimi çekiyor, yazı sonunda bahsedeceğim “360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği”ni burada çok andım.¹

Avustralya’nın Devasa Mavi Vatanı…

Sadece Freycinet Yarımadası’nın ve Milli Parkının önünde uzanan deniz alanı bile Tazmanya Adası’nın yüzölçümüne yakın. Kıta Avustralyası’nın bu alanı, ülkenin toprak alanından çok daha büyük. Deniz Yetki Alanları’nın önemini kavramış bir denizciliğe dönük bir ülke olan Avustralya’nın doğal ve ekonomik zenginliğine katkı yapan bu anlayış sadece politik ve resmi uluslararası zeminde yer bulmakla kalmamış Milli Parklardaki bilgilendirme panolarında dahi bu konulara yer verilmişti.

 Deniz Alanlarının ana kara alanlarından fazla olduğunu anlatan pano (Freycinet Milli Parkı)

Engin denizin önünde.

Freycinet Milli Parkı’nda bir bilgi Panosu ve denizin görünümü

Tazmanya, Doğa, Denizcilik ve Zenginlik...

Tazmanya bir ada olduğundan denizcilikle iç içe. Tazmanya’nın kara alanlarında bol miktarda üretimi içeren, bereketli tarım ve hayvancılık yapılıyor olsa da denizden gelen yaşam kaynakları ve denizin önemi hayati. Bunu da eğitim programları dahil yaşantılarının her alanında öğreniyor bu güzel ülkenin insanları. Denize yakın bir hayatı var Avustralya ve Tazmanya’nın. Sidney’den başlayıp Hobart’ta sona eren yelken yarışları atalarından kalan bu yetileri canlı tutmalarını sağlıyor örneğin. 

Denize hakim olarak ayakta kalacaklarını bilen bir resmi yapıyı görmek için deniz müzeleri ve bu yazıda belirttiğim gibi tarihi tekne yapımı merkezi olan Franklin gibi yerleri gezmek, görmek önemli fikirler vermiş, bildiklerimi pekiştirmişti.

Denizden gelen bereketli kazançlar akıllı ve uzun dönemli politikalarla desteklendiğinde ülke güvenliği ve refahı yükseliyor. Denizle iç içe bir yaşam zor yanları olsa da canlılık, çeviklik, doğa ile uyum için yetilerin kazanılması sonucunda bireysel ve ülke genelinde zenginliğin destekleyicisi oluyor. Tazmanya bunun en güzel örneklerinden biri.

Sağlık başta olmak üzere, mutlu, huzurlu bir hafta diliyorum.

Sevgiyle kalın.

¹ “360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği”...

Tazmanya’nın güney bölgesindeki Franklin’de bu tesisi görür görmez aklıma İzmir, Urla Limantepe kazısının yapıldığı bölgede mütevazı bir alanda uğraşlarını sürdüren “360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği” geldi.

 360 Derece Derneği’nin yıllardır süren deneysel arkeoloji bağlamındaki; antik tekne yapımı ve ilk çağlardan itibaren denizciliğe ait araştırmalarını takdir, merak, ilgi ve sevgiyle takip ediyorum. Bu nedenle tekne yapımı ve bu konuya ilişkin yerler gezilerimde özellikle dikkatimi çekiyor. Dünya çapında akademik değer bulan araştırmalar yapan “360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği”nin çalışmalarını aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz. 

“360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği”nin çalışmalarına ulaşmak için tıklayınız.

KYBELE - MÖ 600 ion Savaş Gemisi

 ULUBURUN-II, MÖ 1300 Doğu Akdeniz ticaret gemisi bilinen en eski açık deniz gemisi

İZMİR KAYIKLARI, 1930 lu yıllara kadar İzmir Körfezinde kullanılmış

“360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği”nin çalışmaları, tutarlılığı, güvenirliği ve çalışkanlığı hem her türlü övgüye değer, hem çok nitelikli. Akademik açıdan da oldukça güçlü. Aslında ayrı bir başlıkla daha ayrıntılı olarak yazılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Gürcan Elbek'in bütün yazıları için tıklayın