FETÖ operasyonları yanlışlıkla erken başladı    

Nihat Genç yazdı...

FETÖ operasyonları yanlışlıkla erken başladı    

BİR

Yeni dönemin bavulcusu Kılıçdaroğlu 'siyasi cinayetler' lafıyla muhtemel iktidarında başlatılacak Fetö Operasyonlarına işaret fişeğini çaktı kapıyı açtı!

Siyasi cinayetler lafı 'derin devlet' ve 'ergenekon'la zihinsel algı kardeşidir.

90'lı yıllarda Susurluk'ta zihinlere derin devlet kazıldı ve Kurtlar Vadisi ve Samanyolu TV onlarca mafya-devlet dizisi çekerek Türk Milleti'ninin algısıyla oynayıp başlatılacak olan Fetö kumpaslarına yol açtılar!

Türk Devleti Susurluk gibi yapılarla hesaplaşmalıydı, ancak, Fetö Susurluk algısını kullanarak orduyu ve hukuku tasfiye etti.

Bugün de muhtemel bir iktidar Sadat gibi yapılarla hukuk önünde pek şüphe yok hesaplaşacaktır, ancak, yine, CHP ve İyi Parti'yle iktidara taşınan Fetö, Sadat gibi zihinlere kazılmış derin yapıları bahane edip yine seri operasyonlarına başlayacak!

Bu kadar eminim!

İyi Partili ve yeni CHP'li mallarımı iyi tanıyorum, bu operasyonel lafların kökeni konusunda ihtisasım var!

Siyasi cinayetler klişesi toplumda ne kadar çok tartışılırsa İyi Parti ve CHP'nin dümenine yerleşmiş Fetöcüler'in ilerdeki operasyonları 'zihinsel'/'algı' olarak kamuoyunda o kadar haklılık kazanacaktır.

Zamanında Susurluk ve şimdi Sadat'la hukuk önünde hesaplaşmaya gücü yetmeyenlere de ikinci Fetö operasyonları çağında çokta acımamak lazım!

Ancak Fetö'nün level atlayıp bavulculuk işini Kılıçdaroğlu'na kadar çıtayı yükseltmesi, hakikaten takdire şayan!

Ve yine, Sadat'ın silahlarını benim evin bahçesi ve bodrumu ya da kitaplarımın içine saklanmış olarak bulduklarında 'yok artık neler' diye kim şaşırırsa şimdiden söyleyeyim artık bu şaşkınlar hainlerin ta kendisidir!

İKİ  

EKRAN TARTIŞMALARI DELİ OYUNCAKLARI OLMUŞ

 Ahlaksız insanları dinlemek insanı çürütür.

Akşam ekranlarındaki siyasi tartışmalar kulak kirliliğini çoktan aştı.

Artık deliler matinesine dönüştü!

Delilerin ağırlandığı/eğlendiği oyun bahçesi!

Habire döne döne ekrana çıkanlara birileri lütfen delirdiklerini söyleyiversinler!

....

Elimizde kumanda, şöyle bir göz gezdiriyoruz.

Bu akşam kanallarda ne var, zap..

Zap zap...

Sunucu: -A haberdeyiz. Tartışmaya geçmeden önce.. Arkadaşlar lütfen dik durun iktidarımızı dimdik ayakta gösterin. Hah şöyle. Kıçınıza sopa sokulmuş gibi dik oturun. Evet, yorumcularımızı tanıtıyorum, ilk konuğum: Abdülkadir Mezarölüsü! Hoşgeldiniz Mezarölüsü! İkinci konuğum, Mahmut Fareleşi! Hoşgeldiniz Fareleşi! Üçüncü konuğuma geçmeden, Fareleşi, size bir sorum olacak, siz de eski solculardansınız, Engin Ardıç'ı sarayın .ötüne kim soktu...

Fareleşi: -Tam göremedim, hareketli yıllardı, önden Ufuk Uras'ı soktular, kanata kanata giriverdi, sonra folluk oldu, Doğu Perinçek bile bugünlerde, bakın Hacıbekir lokumu kıvamına gelmiş...

Sunucu: Peki, saray bir hapşırsa hepsi bok püsürük ortalığa fırlamaz mı? Yani bunlar Marksist-leninist değil miydi...

Mezarölüsü: (gülerek) O eskidendi şimdi hepsi makat leninisti oldular. Aslında şöyle.. Makat bir saklanma yöntemi. Güvenli bir yer. Sarayın bin odası dolu olunca napcak? Mecbur bir deliğe girecek.

Sunucu: -Üçüncü konuğum Sefilay hanım... Size de Sezgin Baran Korkmaz'ın somyası diyorlar!

Mezarölüsü: Ooo ona bakarsan bana da sarayın dalkavuğu diyorlar, olacak şey mi?

Sefilay hanım: -Ben itiraf ediyorum ben yandaş değilim, olsam söylerim, ben 'şakşakçıyım', ne var bunda, güzel bulduğum dolarlı holdingli gizemli Venezuellalı işler olunca harbiden 'şakşak' alkışlıyorum... Ben kimseden gizlemiyorum! Benlik utanılacak bir şey yok! Zaten bende yüz yok!

...

Zap zap...

Sunucu: - TV 100'deyiz sayın seyirciler bu akşam yine delileri topladık. Yönetmen arkadaş, lütfen hunileri dağıtın... Çok eğlenceli konuklarımız var. Tartışmaya başlamadan önce... Sayın konuklarım, ulan siz insan mısınız? Ne işiniz var her akşam her akşam burada. Gidin çocuğunuzla bir film seyredin, ne bileyim birgün de parka bahçeye gidin.. Sayın seyirciler bu akşam sıyırmış harbi delilerimizle vekalet savaşçısı Sadat'ı tartışacağız, yine kimleri öldürecekler?

Hemen konuya geçiyorum, sayın seyirciler bu akşam yine zıkkımın kökünü tartışacağız. Önce, afedersiniz konuklarımı tanıtmayı unuttum, olsun, zaten hepsi her akşam aynı. Barış Yarkadaş, hoş geldiniz. Hacı Yakışıklı bey, ooo en çok siz hoşgeldiniz.. Üçüncü konuğum: Delinin Teki, hoşgeldiniz Delinin Teki. Dördüncü konuğum: Osuruk Balonu, hoşgeldiniz osuruk balonu bey! Sayın seyirciler, beşinci konuğum: AKP'nin Hayırlı Evladı, altıncı konuğum: Akşener'in Sıyırmış'ı.. Yedinci sıradaki konuğum: Katıksız Süzme Bey!

Sayın seyirciler, zıkkımın kökünü tartışmadan önce Cehennimin Dibi'ni tartışacağız! Sayın Barış Yarkadaş, sizin kulağınız deliktir, önce sizinle başlayalım, cehennemin dibi bugünlerde yine fokur fokur, neler oluyor?

...

Zap zap zap...

Sunucu: Habertürk'ten iyi akşamlar! Sayın seyirciler, bu akşam, sarayın .ötüne kaçmış memleketi çıkartmaya çalışacağız. Biliyorsunuz daha önce 20 yıl bu ekranlarda tartışarak memleketi Fetö'nün .ötüne sokmuştuk. Şimdi hep beraber sarayın .ötünden çıkartıp tekrar Fetö'nün .ötüne el birliğiyle.... Önce konuklarımı tanıtayım, ilk konuğum: PKK'nın Allah'ı... Hoşgeldiniz efendim. İkinci konuğum: HDP'li CHP'li... Hoşgeldiniz HDP'li CHP'li... Tam olarak anlayamadım, doğru söyledim değil mi, HDP'li CHP'li...

HDP'li CHP'li: -Sıkıntı yok, CHP'li HDP'li diyenler de var, anayasayı değiştirene kadar bu isim kimlik karmaşası sürecek gibi görünüyor, farketmez...

Sunucu:- Teşekkür ederim. Üçüncü konuğum Sezgin Baran Korkmaz'ın somyacısı Zibilay... Dördüncü konuğum: Sıyırmış Rahmi Bey! Bir saniye! Zibilay hanım, bir yanlışlık var, siz şu anda TV 100'de yayındasınız ve ama şimdi Habertürk'de aynı anda bizimlesiniz, nasıl oluyor?

Zibilay hanım: -Valla açıklaması çok zor, ekranlara her akşam çıka çıka, Matrix bir özellik kazandım. Buna simülasyon da diyorlar halkın anlayacağı dille ayna teorisi de... Yani aynı anda iki ayrı TV'de birden yayın yapabiliyorum, bu da Allah'ın bana bir lütfü.. Önceleri her TV'den davet gelince yakınıyor 'bir elim var' hen yere nasıl ulaşayım diye kahrederdim, şimdi, iki ayrı yere aynı anda ulaşabiliyorum..

Sunucu: -Bizi de kırmayıp geldiğiniz için teşekkürler Sefilay hanım!

Zibilay Hanım: -Hayır yanlış söylediniz, buradaki adım Zibilay, öbür TV'de şu an Sefilay adımla varım, aklınız karıştı değil mi?

Sunucu: -Gerçekten kafam karıştı? Daha basit anlatabilir misiniz?

Zibilay Hanım: -Bakın Dostoyevskinin Suç ve Ceza romanı gibi, hem suç hem ceza ama ikisi de aynı anda bir arada... Ben de öyle hem iyiyim hem kötü hem suçluyum hem ceza kesiyorum!

Sunucu: -Hıııı anladım.. Konuklarıma ilk sorum şu olacak, her Allah'ın akşamı ekrana çıkmaktan yorulmadınız mı, bok mu var ulan bu ekranda, her akşam kaşık kaşık bok mu yemeye geliyorsunuz... Arkadaşlar, kendinize gelin, şöyle bir arabaya binip yaylalara vursak, ormanların içinde iki kadeh içsek, mevzu kendiliğinden çözülecek, nedir her akşam sizden çektiğimiz... Afedersiniz, unuttum, beşinci konuğum: Babası Fetöcü! Hoşgeldiniz Fetöcü bey! İsminizi doğru söyledim değil mi Babası Fetöcü!

Babası Fetöcü: -Doğru söylediniz, hepimizin babası Hazreti İbrahim değil mi? Hristiyan müslüman İbrahim'in çocuklarıyız... Fetö de İbrahim'in çocuğu... Doğru söylediniz!

...

Zap zap..

Sunucu: Haber Global ekranlarına hoş geldiniz, sayın seyirciler, önce konuklarımı tanıtayım, birinci konuğum: Babacan'ın köylüsü: Sığır Ahmet.. İkinci konuğum, Dana Mehmet. Üçüncü konuğum, Davar Hüseyin.. Sayın seyirciler konuklarımızı diğer TV'ler kaptığı için bize ahırın malları kaldı. Dördüncü konuğum, Davutoğlu'nun merasından: Donsuz Hüseyin..

Sunucu: -Arkadaşlar, konuya geçmeden önce, yahu altı saat kalkmadan bu koltuklarda nasıl oturuyorsunuz, .ötünüz demirden mi? Konuya geçiyorum, arkadaşlar Fetö'nün .ötünden memleketi tam çıkartabildik mi, .ötünde kalmış kıymıklar bok püsürük hala duruyor mu? Buyrun Dana Mehmet Bey, önce sizden alalım...

Dana Mehmet: -Vallahi iktidarımız çok denedi, parmak attı, lavman çubuğu soktu, yok..

Davar Hüseyin: (sözünü keserek) -Arkadaşlar memleketi yanlış .ötte arıyoruz..

Dana Mehmet: -Sözümü kesme lan, ulan sen önce HDP'nin .ötüne kaçmış CHP'yi çıkart!

Davar Hüseyin: -Hadi lan, asıl sen önce Sezgin Baran Korkmaz'ın .ötüne kaçmış bakanlıkları çıkart!

Donsuz Hüseyin: -Arkadaşlar memleketi boşuna kimlerin .ötünde arıyoruz, bakın, Atatürk memleketi donsuz bıraktı. Benim babam imamdı ve bir donu yoktu. Zavallı büyükannem çarşıya donsuz gider gelirdi. Atatürk döneminde bizi donsuz gördüklerinde .ötümüze-.ötümüze laikler çatal saplar kaçarlardı..

Sunucu: -Bir kişiliğiniz bir ruhunuz vardı ama Cumhuriyet döneminde bir donunuz yoktu, onu mu söylüyorsunuz?

Donsuz Hüseyin: Bizim köyde herkes donsuzdu, donsuz olduğumuz için herkes birbirine çok çabuk aşık oluyor nüfusumuz hızla artıyordu ve sonunda artan nüfusla seçimleri kazandık, o yıllarda Amerika Irak'ı işgal ediyordu, bize Amerikan askerlerinin donlarını yetiştirdiler, büyükannem Rambo'nun donunu giyince kendine bir güç kuvvet geldi, hocaya gittik, hoca dedi ki, size o donu giydiren Saidi Nursi Hazretleridir...

Sunucu: Lafını kesmeyeyim ama, sadece öğrenmek istiyorum, şu anda donun var mı yok mu?

Davar Mehmet: -Var var hepimizin donu var ama düdüklendikten... işten işten geçtikten sonra..

...

Zap zap zap....

CNN sunucusu: -Arkadaşlar, bu akşam anasının tarağını afedersiniz anayasanın dalağını tartışıyoruz, önce konuklarımı tanıtayım, ilk konuğum: Cibilliyetsiz Hasan, ikinci konuğum: Siz de çok iyi tanıyorsunuz .öt Kılı... Hoşgeldiniz Kıl beyfendi.. Efendim, afedersiniz, sormadan geçemeyeceğim, sahiden .öt kılı mısınız ve Fetö'nün kılı mı Tayyip'in mi?

 .öt Kılı: -Ben de her mübarekten 'kıl' var efendim, hangisi iktidar olursa yüzü suyu hürmetine. Buna halk arasında 'şeytan tüyü' derler efendim.

Sunucu: -Teşekkür ederim, üçüncü konuğum: Sığır Ahmet... Beşinci konuğum: Metin Özkan, altıncı konuğum: Zafer Şahin...

-Arkadaşlar önce kamçılarını dağıtın, bu akşam iyi vuracağız CHP'ye... Arkadaşlar bu akşam direk konuya giriyorum Fetö'nün bokunu tartışacağız.. Yiyen var yemeyen var, önce yiyenlere soralım... Sayın Cibilliyetsiz, tadı lezzeti kıvamı nasıldı efendim, ağızda dağılanı mı seviyorsunuz yoksa kurumuş kıtır mı? Bize gelen duyumlara göre liberaller bol sulu cıvık sarhoş kusmuğu kıvamında seviyormuş... Şimdi İyi Parti'de CHP'de sulusunu mu kurusunu mu daha çok yiyorlar!

Zafer Şahin: Onu İyi Parti'ye soracaksın...

Sunucu: -Araya giriyorum, İyi Partili arkadaşlar, Fetö boku yemeyen siyasette huzur bulamaz, diyorlar. Ayrıca, Fetö'nün boklarını manzarada boğaz'da yemek başka, ekranda yemek başka, Amerika'da yemek başka, kodeste yemek başka. Şimdi mesela Fransa'ya kaçmış liberaller, en güzel Fransa'da özgürlük içinde kaşık kaşık yendiğini parmaklarını yaladıklarını söylüyorlar!

Metin Özkan: Fetö'nün sıçmadığı yer mi var...

.öt Kılı: -Fetö MHP'ye hiç mi sıçmadı diyorsun!

Metin Özkan: -Ağzını topla şimdi seni sıçırtırım...

Cibilliyetsiz Hasan: -Bırakın kavgayı, bakın kardeşim, iktidarın ilk on yılı sarayla beraber yiyorlardı, ne oldu, şimdi o mübarek bok, kaka mı oldu?

Zafer Şahin:- Sen onu yiyenlere soracaksın!

.öt Kılı: -Maşallah Zafer bey ne zamandan beri hiç yememiş takılıyorsun...

Zafer Şahin: -17-25 Aralık'tan önce yenilenler hukuken sayılmıyor!

...

Zap zap zap...

Sunucu: -Halk TV ekranlarındayız, sayın seyirciler, bu akşam, artık, iktidarın kaçacağı yer kalmadı, sonunda bir çalılıkta kıstırdık, program sonuna kadar kesin Erdoğan'ı deviriyoruz...

Sunucu: -Program başlamadan önce konuklarımı tanıtayım, ilk konuğum: İsmail Saymaz. İkinci konuğum, Gezen Tavuk... Hoşgeldiniz Gezen Tavuk bey, üçüncü konuğum: Kızkardeşim... Evde canı sıkıyordu, getirdim, ne var ben de konuşurum, dedi, ayrıca avukattır.. Hoşgeldin kardeşim... Üçüncü konuğum, Fetö'nün düdüklediği ruh hastası solcu KHK'lı kardeşim Niçe Bey... Afedersiniz niçel mi niçe mi tam telafuz edemiyorum...

-Niçel, efendim.

Sunucu: Yine bu akşam Tayyip Erdoğan'ı sırtına beline beline vuracağız kamçıyı... Kamçı hazır mı? Gezen Tavuk önce sizden başlayalım, sayın seyirciler bir son dakika haberi, Tayyip Erdoğan biz programa başlamadan bir dakika önce 'ülkeyi terketti, kaçtı' deniyor, acaba nereye gizlendi?

Gezen Tavuk: - Evet, benim de telefonuma geldi, kaçtığı doğru, ancak bu ebedi bir kaçış değil, her an dönebilir... Biliyorsunuz Tayyip Bey kararsız bir varlık, nereye kaçacağına da karar verememiştir. Zaten seyahatlerinin bir hedefi de yok, biniyor uçağa tepeden nereyi uygun görürse..

Sunucu: -Afedersiniz, kulağıma bir duyum daha geldi, sayın seyirciler Tayyip Erdoğan kafaya silahı dayamış intihar etmiş..

Gezen Tavuk: -Evet, bana da gelen duyum intihar ettiği şeklinde, ancak bu ebedi bir intihar değil her an ayağa kalkabilir.

İsmail Saymaz: -Ulan saçma saçma konuşmayın, bana gelen duyumlara göre şu anda Meral Akşener'le sarayda anayasa değişikliğini tartışıyor, madde madde... Arkadaşlar Akşener çok iddialı, laiklik maddesini kurtardım diye bana mesaj attı.. Artık Akşener demeyelim, isterseniz kendisinden Başbakanımız diye söz edelim...

Gezen Tavuk: Arkadaşlar, anayasa ebedi değildir her an değişebilir, PKK dağda bizim anayasayı değiştirmemizi bekliyor! Şimdi telefonuma gelen bilgiye göre anayasayı Sedat Peker değiştirecek, söz namustur, diyor...

Sunucu: -Sayın seyirciler şu anda gelen bilgilere göre Sedat Peker biz gazetecilere ana avrat düz gidiyor, sizin yapacağınızın işin .mına korum, diyor, ve... görüntüleri verebilir misiniz arkadaşlar.. Arkadaşlar Sedat Peker bu işi kendim hallederim deyip Sarayın üstünde Apaçi helikopterle iniyor.. Az sonra, reklamlardan sonra canlı yayında....

 Sunucu: -Bir saniye... Arkadaşlar Barış Yarkadaş telefonda olay yerinden bilgiler verecek... Buyur Yarkadaş seni dinliyoruz!

 Barış Yarkadaş: -Arkadaşlar yanlış bilgiler veriyorsunuz Tayyip bey kafasına değil kalbine sıkmış...

 Sunucu: -Çok geç kaldın Yarkadaş, biz o konuyu tartıştık geçtik, şu an daha önemli bir olay var, Sedat Peker helikopteriyle saraya iniyor...

Yarkadaş: -Ben de onu diyorum, bilgileriniz yanlış, Sedat Peker Tayyip'i kaçırmaya değil Hulusi Akar'dan Süleyman Soylu'dan Tayyip'i kurtarmaya geliyor. Son dakika bilgisi, Erdoğan kalbine sıktı ama organları hala yaşıyor...

İsmail Saymaz: -Bir Kenan Işık, Schumacher vakası. Demiştim ben bitkisele girecek ve daha çok yaşayacak. Zaten bir iki yıl ömrü kalmışsa ama bitkisele girdiği doğruysa, ki, doğru, memleketi fişe takılı bir elli sene daha yönetir!

Yarkadaş: -Ben de onu diyorum Tayyip'i fişe takılı yaşatacaklar...

Sunucu: -Peki Sedat Peker fişe takılı Tayyip'i ne yapacak Yarkadaş, senin duyumların ne?

Yarkadaş: -Helikopterle direk göklere Allah katına çıkartıp Tayyip'in canını bizzat direk teslim edecek, aldığım duyumlar bu yönde!

Sunucu: -Sayın Yarkadaş bunları senin kulağına Meral Akşener'in fetöcüleri mi söyledi!

Yarkadaş: -Hayır, şu anda ben de Sedat Peker'le helikopterin içindeyiz, burada yalnız değilim, Uğur Dündar ağbi de var, birazdan sarayın damına havadan atlayacağız!

Gezen Tavuk: -Valla Uğur ağbiye helal olsun memleketin en ağır en tehlikeli operasyonlarında hep iş başında!

Sunucu: -Yarkadaş, beni duyuyor musun, Uğur ağbiyi telefona bağlıyabilirsin....

Yarkadaş: Uğur Ağbinin yanında Ekmeleddin Bey var, Tayyip'in yerine koyacak, ikisi beraber şakalaşıyorlar şu anda...

Sunucu: -Yarkadaş, Uğur ağbiyi telefona verebilir misin?

Yarkadaş: -Bir saniye bir sorayım... Arkadaşlar Uğur ağbi telefona bağlanamıyor çünkü Uğur Ağbi ayakkabılarını bağlıyor, birazdan atlıyoruz!

Sunucu: Gelecek günler için atlayın!

İsmail Saymaz: -Herşey Güzel Olacak aman geç kalmayın sıkı atlayın!

Gezen Tavuk: -Şu anda telefonuma gelen duyumlara göre hava durumu da müsait, rüzgar hafif esiyor, sanırım atlamalarında bir sıkıntı çıkmayacak!

Yarkadaş: -Arkadaşlar telefonu kapatmak zorundayım, çünkü aşağıdan bize ateş açıldı, Sadat bunlar Sadat gördüm, bizi tarıyorlar... Kurşunlardan biri Uğur Ağbi'nin kafasına geldi, arkadaşlar, duayen gazetecimiz şu anda Beştepe Saray Semalarında memleket için son nefesini..

Sunucu: -Yarkadaş, Uğur ağbiyi telefona alabilir miyiz son sözlerini alalım...

Yarkadaş: -Uğur ağbi son nefesinde son bir gayretle alnındaki kanı parmaklarına sürüp bir twit atıyor, şimdi, Uğur ağbi, twitin altına Türk Bayrağı ve mutlu adam emojisi...

...

Sunucu: -Arkadaşlar son gelen bilgiler, sarayın üstünde 15'ten fazla helikopter var, bir helikopterle gavs hazretlerini taşıyorlar, ikinci helikopter Hulusi Akar'ı taşıyor, üçüncü helikopter Akşener'i taşıyor, bir helikopter daha, ekşi sözlük kaldırmış İmamoğlu'nu taşıyor, arkadaşlar bir helikopter Demirtaş'ı taşıyor, arkadaşlar, sarayın üstü karıştı... helikopterler inecek yer bulamıyor!