FETÖ'cüler bile Balyoz belgelerinin sahteliğini itiraf etmişken...

FETÖ'nün TSK'ya yönelik Balyoz kumpası ve sahte belgeler Yargıtay eliyle tekrar ısıtılırken, söz konusu sözde belgelerin sahteliğini bizzat FETÖ'cüler itiraf etmişti.

FETÖ'cüler bile Balyoz belgelerinin sahteliğini itiraf etmişken...

VERYANSIN TV

Balyoz davalarında görev almış hakim, savcı, polis ve gazetecilerin tamamı FETÖ'den hüküm giymiş, kumpas tüm yönleriyle ortaya çıkmışken Yargıtay'ın önceki gün verdiği karar gündemi sarstı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Balyoz Planı davasında Çetin Doğan, İhsan Balabanlı, Behzat Balta, Mehmet Kaya Varol, Metin Yavuz Yalçın, Erdal Akyazan ve Emin Küçükkılıç'a verilen beraat kararını bozulmasına hükmetti.

Kararın gerekçesinde söz konusu kişilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK), "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı bölümün 316. maddesi gereği 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması gerektiği öne sürüldü.

Kararda özetle sahte olduğu tespit edilen sözde dijital belgelerin yeniden incelenmesi gerektiği belirtildi.

Balyoz davası avukatlarından Hüseyin Ersöz kararı, “Bozma Kararında yazan değerlendirmeler benim için tam bir ibret vesikası olsa da bu karara en çok sevinecek olanlar kesinlikle, Mehmet Baransu ile şuan Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde yargılanan Balyoz Davası’nın eski Hakim ve Savcılarıdır. Net!” dedi.

DAHA UYAP'A YÜKLEMEDEN SABAH'A

Öte yandan kararın henüz UYAP'a bile yüklenmeden Sabah gazetesine sızdırılması ve haberin "104 emekli amiral için emsal olacağı" iddiasıyla duyurulması dikkat çekmişti.

Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Veryansın Tv’den Gamze Çınlar'a yaptığı açıklamada karar için, "Bu kadar insafsızlık olmaz. Bu çok edepsizce bir şey' diyen Doğan, 'Eğer bu karar doğruysa yargıya artık FETÖ elinin tekrar yerleştiğini söyleyebiliriz" dedi.

FETÖ'CÜLERİN İTİRAFLARI

Yargıtay eliyle tekrar tartışmaya açılan Balyoz belgelerinin sahteciliği, bırakın uzman bilirkişileri bizzat FETÖ'cüler tarafından itiraf edilmişti.

FETÖ’ye ait Today’s Zaman’da genel yayın yönetmenliği yapan Sevgi Akarçeşme, 22 Temmuz 2020'de örgütün Ergenekon, Balyoz davalarında sahte delil yerleştirme suçlarını işlediğini itiraf ederek, şunları söylemişti:

Beni en çok rahatsız eden bir konu, Ergenekon ve Balyoz davaları sırasında bunlar psikolojik harp taktikleri diye düşündüğüm, işte bu ‘sahte delilleri cemaat üretti’ söylemiydi. O dönemde inanmıyordum fakat, son birkaç ayda aslında Avrupa’nın bir iki ülkesinde birkaç güvendiğim arkadaşımdan duyduğum tanıklıklar var. Bu da bazı sahte delil yerleştirme vakalarının gerçek olduğuna dair sözlerdi. Doğrusu bunlar beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.”

Eski Zaman gazetesi Washington temsilcisi Ali H. Aslan da Twitter mesajlarında Akarçeşme’ye destek verirken, Gülen ve ekibine ‘tüm idari konumlardan çekilme’ çağrısı yapmıştı:

Şeffafiyete en muhtaç konuların başında ‘Hizmet Hareketi’nde Fethullah Gülen’in konumu geliyor. Gülen mahrem yapılar dahil her şeyi kontrol eden bir ‘micro manager’ midir, yoksa pratiklere genel hatlarıyla vakıf bir ‘macro manager’ midir? Gülen’in şu an yapabileceği en hayırlı işlerden biri, temel sorumluluğu üzerine almaktır.”

TEPEDEKİLER DE BİLİYOR

FETÖ'nün kapatılan Zaman gazetesinde muhabiri firari FETÖ’cü Ahmet Dönmez de aynı dönemde kişisel web sitesinde kaleme aldığı yazısında, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarına destek vererek FETÖ içindeki kavga nedeniyle davaların seyrinin değiştiğini iddia etmişti.

“Biliyorsunuz, o soruşturmaların bazılarında ‘sahte’ olduğu iddia edilen dijital deliller vardı” itirafında bulunan Dönmez şöyle yazmıştı:

Cemaat içi kaynaklardan topladığım bilgilere göre bu iddiaların çoğu aslında doğruydu. Yani gerçekten de sahte deliller hazırlanmıştı. Bunu bizzat o sahtecilik işlerinde kullanılan kişilerin anlatımından biliyorum. Şöyle ki... Özellikle Ergenekon sonrası farklı soruşturmalarla operasyonlar genişlemişti. Bilhassa Balyoz, Fuhuş ve Askeri Casusluk soruşturmalarında sahte dijital deliller kullanıldığı kabul ediliyor.”

Ahmet Dönmez “Cemaat’in tepe noktalarında bilmesi gereken herkes biliyor bunu” diyerek FETÖ kumpasını şöyle açıkladı:

“İzah da edemiyorlar. Bazıları kendilerine de yalan söylendiğini ve durumu sonradan öğrendiklerini ama işin işten geçtiğini savunuyor. Bazıları da ‘Bu şer cephesi ile başka türlü mücadele edilemezdi. Bu bir savaş. Savaş halinde bunlar oluyor maalesef’ tezine sarılıyor. Ama şimdi aynı silah Cemaat’e karşı kullanılıyor.”