Hrant Dink cinayetinden 'ankesör' çıktı

Gazeteci Hrant Dink’in öldürüldüğü gün olay yerinde bulunan ve öldürülmeden önce konutu ve iş yeri çevresinde keşif yaptıkları iddia edilen jandarma görevlilerinin neredeyse tamamının FETÖ’nün 'mahrem imamlarla' haberleşme yöntemi olan ankesörlü ve sabit telefonlardan ardışık aramalara takıldığı ortaya çıktı.

Hrant Dink cinayetinden 'ankesör' çıktı

GAMZE ÇINLAR / VERYANSIN TV

Hrant Dink cinayeti davasında duruşma savcısının dosyaya sunduğu esasa ilişkin mütalaada, haklarında ‘ağırlaştırılmış müebbet’, ‘silahlı terör örgütü üyeliği’,‘silahlı terör örgütüne yardım’ gibi suçlardan hapis cezası talep edilen sanıklardan 17’sinin FETÖ’nün ‘mahrem imamlarla’ haberleşme yöntemi olan ankesörlü, sabit veya kontörlü hatlardan ardışık arama yaptıkları iddia edildi. Söz konusu sanıklar arasında eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve eski Yarbay Muharrem Demirkale de yer aldı.

Ankesöre takılan sanıkların büyük bir kısmının Hrant Dink’in öldürüldüğü gün olay yerinde bulunduğu iddia edilen veya öldürülmeden önce konutu ile iş yeri çevresinde keşif yapmakla suçlanan jandarma görevlilerinden oluşması dikkat çekti.

Savcı mütalaasında, tamamı tutuksuz yargılanan 17 sanığın hükümle birlikte tutuklanmasını talep etti.

Ankesöre takılan sanıklar ve cinayet sırasındaki görevleri şunlar:

OGÜN SAMAST’IN TELEFONUNDAKİ ‘KOMUTAN’

Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli uzman çavuş Ahmet Faruk Aydoğdu:

Hrant Dink'in öldürüldüğü tarihten yaklaşık iki ay kadar önce, 2006 yılı Kasım ayında katil Ogün Samast ile Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde diğer sanıklar Ünsal Gürel, Resül Kütükoğlu ve Cevat Eser ile birlikte görüştğü ve Samast’la ayrıca telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Samast’ın telefonunda ‘Komutan’ olarak kayıtlıydı. Mütalaada, Aydoğdu’nun, Ogün Samast'ın Trabzon Pelitli beldesinde karıştığı yaralama olayına ilişkin tahkikatı yürüten jandarma ekibinde yer alması nedeniyle Samast’la görüştüğü savunuldu. Görüşmenin Dink cinayetiyle ilgisine yönelik yeterli delil bulunamadığı belirtildi. Aydoğdu’nun FETÖ’nün haberleşmek için kullandığı ankesör ve ardışık yöntemi ile Kilis, Kütahya ve Kayseri illerinden üç ayrı büfeden ardışık araması belirlendi.

Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli uzman çavuş Önder Araz: Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’un talimatı ile müfettişlere gerçeğe aykırı ifade verdiğini itiraf etti. Ancak savcının görüşüne göre cinayetle ilgisi bulunamadı. FETÖ’nün haberleşmek için kullandığı ankesör ve ardışık yöntemi ile örgüt üyeleri ile haberleştiği iddia edilerek, bu kapsamda; bir büfeden araması ve bir ardışık aramasının olduğu saptandı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli uzman çavuş Eyüp Temel: Hrant Dink'in öldürüldüğü tarihte İstanbul Jandarma İstihbarat’ta görevli sanık Astsubay Emre Cingöz'ün olay yerinde bulunan jandarma görevlilerini koordine ettiği süreçte yanında araç şoförü olarak yer aldığı iddia edildi. Mütalaada, cinayete iştirakine yönelik suçlamalara ilişkin yeterli delil bulunamadığı belirtildi. Malatya’dan bir kez ardışık aramaya takıldığı tespit edildi.

DİNK’İ TAKİP ETTİĞİ İDDİA EDİLEN EKİP

Hrant Dink'i takip ettiği, izlediği ve öldürülmesine nezaret ettiği iddia edilen dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Müdürlüğü personeli sanıklar Mikdat Özbek Tokat ve İstanbul’dan iki kez, Musa Yıldırım Sivas ve Konya’dan iki kez ankesörden arandı ve bir kez de ardışık, Mustafa Küçük de Ankara’dan bir kez ankesörlü telefon üzerinden ardışık arama yaptı. Mütalaaya göre, cinayete iştirak konusunda yeterli delil bulunamadı.

İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde yüzbaşı rütbesiyle görevli kısım amiri Ali Barış Sevindik: Dink’in Bakırköy’deki konutunun ve iş yerinin etrafında keşif yaptığı iddia edilen jandarma personeliyle telefon irtibatı tespit edildi. Trabzon ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli diğer sanıklarla cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettiği iddia edildi. Ardışık arama yöntemi ile örgüt üyeleriyle görüştüğü öne sürüldü. İstanbul’da yapılmış bir ankesörlü telefon üzerinden arandığı belirlendi.

İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli uzman çavuş Bekir Yokuş: Cinayetin olduğu yer ve çevresinde bulunan güvenlik kamera görüntülerine yansıyan, İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü hizmetindeki 2 araçta görevli bulunan personellerden biri olduğu iddia edildi. Mütalaada, Trabzon ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli diğer sanıklarla cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettiği iddia edildi. İzmir’de ankesörlü telefondan arandığı ve bir kez ardışık aramasının olduğu tespit edildi.

İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli uzman çavuş Ecevit Emir: Mütalaaya göre, görüntü inceleme tutanağı ve HTS çözüm tutanakları dikkate alındığında cinayet mahallinde olan şahıslardan biri olduğu belirlendi. Uşak, Kayseri ve İstanbul’dan 3 kez ankesörlü telefonlardan ve büfelerden arandığı ve iki ardışık grubunun içerisinde olduğu saptandı.

Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli uzman çavuş Ergün Yorulmaz: Trabzon Jandarma ve İstanbul Jandarma’daki diğer sanıklarla, cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettiği öne sürüldü. İddiaya göre, Hrant Dink'in konutu ve iş yeri çevresinde keşif yapan personel arasında yer aldı. Bir kez ankesörlü telefondan ardışık aranması ve bir kez ardışık araması belirlendi.

Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli astsubay Gazi Günay: Hrant Dink’in evinin ve iş yerinin çevresinde keşif yaptıkları iddia edilen Trabzon İl Jandarma personelinden biri. İzmir’de bir kez ankesör aranması ve iki kez ardışık grup içerisinde aranması tespit edildi.

Eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu: Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'nda ve İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli diğer sanıklarla, cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettiği iddia edildi. MİT TIR’larının durdurulması srasında Adana Jandarma Bölge Komutanı olan ve yargılandığı dava kapsamında mahkum edilen Celepoğlu’nun Adana’dan ankesörlü telefon üzerinden ardışık araması olduğu saptandı.

‘ALTIN ÇOCUK’ DA ANKESÖRDEN ÇIKTI

İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler İstihbarat Tim Komutanı (Yüzbaşı), eski yarbay Muharrem Demirkale: Dink’in evinin çevresinde keşif yapan jandarmalarla irtibatı sağladığı iddia edildi. Cinayet günü sanıklardan FETÖ’cü emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer’le 2 kez, cinayetten bir gün önce ve bir gün sonra da Zekeriya Öz’le iki farklı numaradan 7 kez görüşme yaptığı belirlendi. İddianamede ‘FETÖ’nün Altın çocuğu’ olarak anılıyordu.

Sanık Ahmet İlhan Güler ifadesinde, "Muharrem Demirkale'nin İstanbul İl Jandarma İstihbarat Müdürlüğünde göreve başladığı tarihte, halen FETÖ’den tutuklu bulunan Erol Demirhan tarafından üsteğmen ‘Selçuk’ ismiyle tanıtıldığı, Ali Fuat Yılmazer ile özel irtibatlı olduğunun kendisine söylendiğini” anlattı. Sanık Yusuf Bozca da ifadesinde "Muharrem Demirkale'nin askeri hiyerarşik yapıda alt rütbede görev yapan astı olan Astsubaylar Şeref Ateş ve Yavuz Karakaya'ya ‘abi’ diyerek hitap ettiğini" anlattı. Demirkale’nin cinayetin planlamasında ve icrasında diğer sanıklarla müşterek hareket ettiği iddia edildi. Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde üç kez büfe/ankesör aranması ve iki grup ile ardışık görüşmeleri tespit edildi.

DEMİRKALE’NİN ‘ABİ’SİNİN FETÖ’CÜ HAKİMLE ARDIŞIK ARAMASI

İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli astsubay Yavuz Karakaya: Dink’in konutu ve iş yeri çevresindeki keşif faaliyetleri sırasında İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'ndeki sanıklarla irtibatı sağladığı iddia edildi. Cinayetin planlanmasında ve icrasında diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği iddia edildi. Ankesör yöntemi ile örgüt üyeleri ile haberleştiği, bu kapsamda; Ankara’da 1 büfe araması ve 4 ardışık arama grubunda bulunduğu belirlendi. Ardışıklarının sivil kişiler olduğu, bunlar arasında FETÖ üyeliğinden 7 yıl 6 ay hapis cezası alan eski hakim Yasin Kahraman’ın da bulunduğu anlaşıldı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı personeli astsubay Yusuf Bozca: Olay yerinde bulunarak İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli sanıklarla, cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettiği iddia edildi. Kayseri’de bir kez ankesör üzerinden, bir kez de ardışık aramasının olduğu tespit edildi.

OGÜN SAMAST’IN O FOTOĞRAFI

Samsun İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü olay Yeri İnceleme Tim Komutanı astsubay Yüksel Avan: Atatürk'ün "Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terke dilemez" sözünün yer aldığı bayraklı afiş önünde tetikçi Ogün Samast ile, üzerinde resmi üniforma olmadan jandarma personelinin kullandığı yeleği giyerek fotoğraf çektirdi. Ogün Samast'ın görüntülerinin çekilmesi talimatını verdiği ve söz konusu görüntülerin basın yolu ile yayılmasını sağlayarak FETÖ’nün cinayet üzerindeki amacını gerçekleştirmeye çalıştığı iddia edildi. Niğde ve Balıkesir illerinden iki kez ankesörlü telefon üzerinden aranmasının olduğu tespit edildi.

Hrant Dink davasında mütalaa