Kılıçdaroğlu-Davutoğlu görüşmesinde 'ortak payda' vurgusu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nu ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, "Özellikle demokrasi konusunda ortak payda oluşturmamız çok önemliydi. Biz düşüncesini özgürce ifade edebileceği Türkiye özlemini karşılıklı ifade ettik" dedi.

Kılıçdaroğlu-Davutoğlu görüşmesinde 'ortak payda' vurgusu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu’na yeni parti kurması nedeniyle “hayırlı olsun ziyareti” yaptı. Kılıçdaroğlu’na, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Oğuz Kaan Salıcı, Bülent Kuşoğlu eşlik etti. Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu, bir buçuk saat süren görüşme sonrası yaptıkları basın toplantısında soruları da yanıtladı.

İTTİFAK AÇIKLAMASI

CHP lideri ziyaretin bir hayırlı olsun ziyareti olduğunu ifade ederek ittifakın gündeme gelmediğini söyledi. Gelecek Partisi lideri Davutoğlu da, "Ümit ederiz ki Türk siyasetinde kutuplaştırıcı ittifak ilişkilerinden çok herkesin herkesle konuşabildiği bir ortam sağlar, bu ziyaretlerin önünü açacağı görüşündeyim" dedi.

'DEMOKRASİDE ORTAK PAYDA'

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin, dünyanın sorunlarını karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Genel Başkan görüşlerini dile getirdi, özellikle demokrasi konusunda ortak payda oluşturmamız da çok önemliydi. Biz düşüncesini özgürce ifade edebileceği Türkiye özlemini karşılıklı ifade ettik. Önümüzdeki süreç içerisinde önemli sorun olduğunda görüşebileceğimizi ifade ettik” dedi.

Gelecek Partisi'nden 'anadilde eğitim' sözü

'GÜZEL BİR BAŞLANGIÇ'

Ziyareti için Kılıçdaroğlu’na teşekkür eden Davutoğlu, şunları söyledi:

“Büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemde hepimizin ihtiyacını hissettiği görüş alışverişinde bulunmaktır. Maalesef son dönemde öyle bir siyasi atmosfer hakim ki liderlerin medenice tartışması olağanüstü bir durummuş gibi, kutuplaştırıcı bir dil hakim oluyor. Yeni ufuklar açmak gerekir. En önemli sorumluluk kendi alışkın olduğumuz siyasi çevrelerin dışında bütün vatandaşların kucaklaştığı bir atmosferin oluşturması. Sayın Genel Başkan'ın ziyareti güzel bir başlangıç. Biz başbakanlık döneminde de ziyaretlerde bulunduk. Türkiye’de demokratik iklimimizin sağlam bir temele dayandırılması için bütün siyasi liderlerin görüşmesini zaruri olarak görürüz. Özellikle son dönemde yaşadığımız ve heyetlerle yaptığımız görüşmelerde de ele aldık. Dış politikada çok zorlu süreçlerden geçiyoruz. Bizim yapmamız gereken sık ziyaretlerle bütün konularda Türkiye’nin hak ettiği siyasi çizgiyi takip etmektir. CHP, en eski partidir. Gelecek Partisi olarak tüm toplumu kuşatan siyasi çizgiyi takip etmek istiyoruz. Biz tüm kongreleri takip edip ekim ayında büyük kongremizi yapacağız.”

KAFTANCIOĞLU SORUSU

CHP İstanbul İl Başknı Kaftancıoğlu'nun söylemleri üzerine başlayan "Mustafa Kemal Atatürk" tartışması hakkında Kılıçdaroğlu, "Dün bu konuda basın toplantısı yapan genel başkan yardımcımız açıklama yaptı. Milyonlarca insan çöp konteynırlarından geçinirken belirli medyanın bunu öne çıkarmasını anlamış değilim. Atatürk hepimizin ortak değeridir” dedi.

İADEYİ ZİYARETTE BULUNACAĞIZ

Çatı ittifakı kurulup kurulmayacağı ile ilgili gelen soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Bu görüşme tümüyle bir hayırlı olsun ziyaretiydi. İttifak ile ilgili konu gündeme gelmedi” yanıtını verdi.

Davutoğlu da “Türk siyaseti kendi çizgisini oluşturur. Her görüşmeyi ittifak ya da kategorik çerçeveye oturmak yerine bu görüşmelerin normalleştirilmesi lazım. Siyasi parti liderlerinin görüşmesi anormal değildir, biz de iadeyi ziyarette bulunacağız. Bırakın işbirliği kavramını öyle bir iktidarla karşı karşıyayız ki bayramlaşmayı reddetmiş iki parti iktidarda. Bayramlaşma teklifimiz reddedilmiş. Keşke herkes birbirini ziyaret etsin. Maalesef bu noktada değiliz. İttifak meselesi gündemimizde hiç olmadı” diye konuştu.

GİDİCİ DEMEKTİR

Seçim mevzuatındaki değişiklik tartışmaları ile ilgili olarak da Kılıçdaroğlu, “Bir iktidar sürekli seçim kanunlarıyla uğraşıyorsa gidici demektir. Yanına MHP’yi alarak ‘nasıl iktidarı sürdürürüz’ arayışına gireriz diyen iktidar Türkiye’yi yönetemez. Düzenleme geldiğinde oturur konuşuruz ama demokrasinin yara almaması için her siyasi partinin aldığı oy kadar temsil edilmesini isterim. Darbe hukukunu tahkim eden siyasi anlaşıya da karşıyız” ifadesini kullandı. 

BÜLENT TURAN'I MUHATAP ALMAM

Davutoğlu da seçim yasasının değiştirilmesiyle ilgili, “Gelecek Partisi girdikten sonra gündeme girdi. Önemli iki boyutu var. Eğer iktidarda olanlar, yeni mevzuat getiriyorsa oyunun kuralları içerisinde iktidara gelme şansları yok ki kuralları değiştiriyorlar. Genellikle bir sonraki seçimlerde zararlı çıkarlar. Hangi kuralı getiriyorlarsa getirsinler, yeter ki saygı göstersinler. Geldikleri zaman tartışırız” dedi.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın görüşme için, “Yarım kalan istikşafi görüşmeler yeniden başlıyor” demesi hakkında Kılıçdaroğlu, “Bülent Turan’ı muhatap almak istemem. Genel Başkan ve ben görüşlerimizi aktardık” dedi.

ERDOĞAN'A HİTABEN SÖYLÜYORUM

Davutoğluda iktidardan görüşmeye yönelik eleştirilere şu sözlerle yanıt verdi:

“AK Parti Grup Başkanvekilini muhatap almam. Eğer Cumhurbaşkanına danışarak yapmışsa cevap vermek gerekir, yapmamışsa da sormak gerekir. Bülent Turan’ın da genel başkanıydım. Hiçbir şeyi gizli yapmam. O günkü görüşmeler görevlendirmesiyle olmuştur ve her aşamasında da Cumhurbaşkanının bilgisi dahilindedir. Siyasi partiler için en vahim tablo, kendi hafızasını kaybetmektir. Siyasi parti olma nitelikleri yıpranır, çelişkiye düşer. Bu açıklamayı Erdoğan’a hitaben söylüyorum. O görüşmeler, sizin bilginiz dahilinde yapıldı, sizin verdiğiniz görevin yerine getirilmesi için yapıldı. Her adımda bilgi vermesini söylediğim heyet başkanı da sizin sözcünüz. AK Parti kendi hafızasının sancılarını yaşıyor şu an.”

DIŞİŞLERİ BAKANI DIŞARDA KALDI

Dış politika hakkında Kılıçdaroğlu şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’nin beş temel alanından söz etmiştik biri dış politikaydı. Şimdi Sakız Adası aslında bir anlamda Oruç Reis’in geri çekilmesiyle yeni bir alan açıyor iktidar. Dış politikada Türkiye yalnızlaştı. Kendi bölgesinin istikrarını savunan Türkiye, artık böyle görünmüyor. Oruç Reis niye çekildi? Bu ülkenin Dışişleri Bakanı '90 gün görev yapacak' dedi, çekildi. Bu ülkede kim Dışişleri Bakanı? İbrahim Kalın mı? Çavuşoğlu mu? Akar mı? Dışişleri Bakanı'nın Türkiye’nin dışişlerinin belirlenlenmesinde tümüyle dışarıda bırakıldığını biliyoruz. Türkiye yalnız kaldı. Yıllar yılı defalarca söyledik. Devlet dediğiniz organın ciddiyeti olur, yapısı olur. Türkiye'nin çıkarlarını bir kişiye bağlamışsanız ve o kendi çıkarlarını önde tutuyorsa Türkiye için böyle tablonun ortaya çıkması kaçınılmaz olur. Gelinen nokta da odur.”

Davutoğlu ise Azerbaycan dışında Türkiye’ye destek olan ülke olmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu da “Türkiye en haklı davasında Azerbaycan dışında yalnız kaldı. Kim bu noktaya getirdi” diye sordu. Dış politikanın şahsileştirilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bir aile şirketi dış politikayı oluşturuyor, kahramanlık edebiyatı yapıyor, arkalarında medya var ama Türkiye bir felakete gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti kimsenin çiftliği değildir” dedi.