Melih Gökçek’in savcılık ifadesi ortaya çıktı

Ankara Adliyesi'nde yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında geçen hafta şüpheli olarak ifade veren eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ifadesine ulaşıldı.

Melih Gökçek’in savcılık ifadesi ortaya çıktı
Melih Gökçek’in savcılık ifadesi ortaya çıktı

Ankara Cumhuriyet Savcısı Turgay Altundağ tarafından 17 soru yöneltilerek sorgulanan Melih Gökçek’in ifadesi altı sayfa tuttu. Savcılık, sorguya Gökçek’in “Gülen yapılanması üyesi” olup olmadığını sorarak başladı, Gökçek şöyle cevap verdi:

“Herhangi bir bağlantım yoktur. 17-25 Aralık sürecinden önce herkesin olduğu kadar benim de bu yapı içerisinde yer alan şahıslarla tanışıklığım olmuştur. Özellikle darbe girişimi sonrasında bu darbeye karşı almış olduğum tavır nedeniyle bu örgüt ile tabiri caizse kanlı bıçaklı durumundayım.”

DW Türkçe'de yer alan habere göre Gökçek, savcının “FETÖ/PDY ile iltisaklı okullar, yurtlar, evler ve dershaneler ile sizin veya ailenizden herhangi bir kimsenin irtibatı var mıdır?” şeklindeki sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Benim iki oğlum bu yapıya ait olan Samanyolu Koleji’nde okudu. İki torunum da yine yapıya ait Atlantik Eğitim Kurumları isimli okulda öğrenim gördü. 17-25 Aralık sürecinden sonra her iki torunumu da okuldan aldım. Torunlarımın okumuş olduğu Atlantik Eğitim Kurumları isimli okula eşim Nevin Gökçek’in ismini koymuşlardı. O ismi kaldırmaları için talepte bulundum, kaldırmadılar. Bunun üzerine noterlik vasıtasıyla 3 Eylül 2014 tarihinde ihtarname gönderdik. 22 Eylül 2014 tarihinde tarafıma talebini kabul ettiklerini söylediler. Bunun haricinde adı geçen okul, dershane ve yurtlarla herhangi bir irtibatım söz konusu değildir.”

FETÖ ELEBAŞI GÜLEN'İ ÖVEN PAYLAŞIMLARI

Savcı, Fetullah Gülen’e “Feto” denilen 21 Şubat 2011 bir Twitter paylaşımına Gökçek’in “Terbiyeni takın. Fethullah Gülen’e Feto diyemezsin. Ben sana lakap taksam hoşuna gider mi? Lütfen özür dile” verdiği yanıt ile 13 Temmuz 2013 tarihli “ABD’de Fethullah Gülen hocamı protesto ediyorlar. Evinin önünde kimse yok. Dört polis trafiği idare ediyor o kadar. Polis şart, şerit çekmiş” paylaşımını anımsattı.

Gökçek’in cevabı ise şöyle:

“2014 yılından önce biz Fethullah Gülen’i hoca olarak bilirdik. Hain olduğunu bilmezdik. Ne zaman ki hain olduğunu öğrendik… Hain olduğunu öğrendikten sonra onun hakkında sevgi ve saygımız kalmadı. Nasıl ki sevgi ve saygı duyduğunuz insan vardır. Ancak bu insanın katil olduğunu öğrenirsin, o anda sevgin düşmanlığa dönüşür. Benim yaşadığım olay budur.”

Savcının bir diğer sorusu, Ankara'da 2012 yılında yapılan Uluslararası 10. Türkçe Olimpiyatları'nın açılış töreninde Gökçek'in örgütün okullarını ve Gülen'i övdüğü konuşmasına ilişkin oldu. Konuşmada "Ve hepsinin üstünde, hoşgörünün, diyaloğun, barışın simgesi, değerli büyüğümüz, bu işin mimarı Fethullah Gülen Hocamıza da sonsuz teşekkürler ediyorum" şeklindeki ifadeleri kullandığı konuşmanın doğru olduğunu belirten Gökçek, "Ancak tarihte Fethullah Gülen'i hoca olarak biliyordum. İhaneti bilmiyordum" savunmasını yaptı.

'FETÖ'CÜ BASINA 375 BİN TL REKLAM VERDİK'

Gökçek sorgusunda, Fethullahçı yayın organlarına 17-25 Aralık'tan sonra reklam verildiğini de kabul etti:

“Samanyolu TV, Kanaltürk, Bugün TV ve STV Haber’e, yani başka bir değişle FETÖ’nün yayın organlarına 375 bin TL KDV hariç ödeme yapılmıştır. Bu ödemelerin yapıldığı tarihte FETÖ’nün bir terör örgütü olduğu belli değildir. Dolayısıyla bunlara kaynak aktarma söz konusu değildir.”

'PARSEL PARSEL'DE TOPU BELEDİYE MECLİSİNE ATTI

Melih Gökçek, belediye başkanlığı döneminde FETÖ'ye imar rantı sağlamakla suçlanmıştı. Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2015 yılında yaptığı açıklamada "Melih Gökçek belediye başkanlığı adaylığında ve seçimlerde oy isterken bu yapının kucağında oturmuştur. Bu yapıya Ankara'yı parsel parsel satmıştır" suçlamasında bulunmuştu.

Savcı bu yöndeki suçlamalarla ilgili olarak Gökçek'e "Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı olarak görev yaptığınız dönem boyunca FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım niteliğinde; imar değişiklikleri, ihale işlemleri türünden herhangi bir iş ve işlemler gerçekleştirdiniz mi? Bilinçli ve planlı şekilde alınan meclis kararları ve imar değişiklikleri ile FETÖ/PDY mensubu kişilere hukuka aykırı maddi menfaat temin ettiniz mi?" sorusunu yöneltti.

Gökçek'in yanıtı da şöyle oldu: "15-25 Aralık sürecinden önce kimlerin veya hangi şirketin bu yapı içerisinde yer aldığı, yapı adına faaliyet gösterdiğinin net olarak bilmem mümkün değildir. Belediye Başkanı olarak görev yaptığım dönem içerisinde yasal hakkı olan herkesin hakkını belediye meclisi ile birlikte verdik. Bir plan değişikliği ile ilgili herhangi bir kimse belediyeye müracaat ettiğinde bu müracaatı benim veya belediyedeki herhangi bir personelin reddetme hakkı yoktur. Bu konudaki tüm yetki ve irade belediye meclisine aittir. Görev yaptığım bu türden gelen plan değişikliklerini belediye meclisine havale ettik. Bu konuda sayısız Danıştay kararı vardır."

Gökçek, Turgut Özal Üniversitesi Hasan Doğan Kampüsü ve Rektörlük Binası ile Antares Alışveriş Merkezi ve yüksek katlı konutların bulunduğu alanların imar değişiklikleri ile örgüte imar rantı sağladığı suçlamasına da şöyle yanıt verdi:

"İddiaya konu yerler belediye arazileri değildir. Buradaki imar değişiklikleri belediye meclisi ile gerçekleştirilmiştir. 17-25 Aralık sürecinden sonra bu bölge ile ilgili imar değişiklikleri konusu belediye meclisine tekrar sunulmuş ve bazı düzeltmeler yapılmıştır. İddia edildiği gibi tarafımca FETÖ/PDY'ye rant sağlama gibi bir amaç ve eylemim olmamıştır.”"