NATO’dan dilenen, Soros’a sarılan Türk milliyetçileri

Erdem Atay yazdı…

NATO’dan dilenen, Soros’a sarılan Türk milliyetçileri

Geçici Koruma Statüsünde olan sığınmacıların büyük sorun oluşturacağını, en başta da güvenlik sorunu teşkil edeceğini çok söylediler, söyledik.

Afganların da ülkeye elini kolunu sallayarak geldiğini gören yurttaşlar da haklı olarak isyana başladı.

Evet, bu sorun çözülmeli. Buna rağmen adım atmayan AKP hükümeti yaşanabilecek muhtemel tehlikelerin baş sorumlusu olarak karşımızda duruyor.

Kim ne derse desin, Türk milletinin büyük çoğunluğu sığınmacılara karşı.

İşte fırsat!

Peki ama kim için fırsat!

Hepsinden emin olmasam da iyi niyetli olduğuna sonuna kadar inandığım 6 genç, İstanbul’un çeşitli yerlerine ‘Hudut Namustur’ yazılı pankartlar astı.

Akıl almaz bir şekilde ve belki de kasten bu gençleri polis gözaltına aldı.

Adlarına ‘Öfkeli Genç Türkler’ diyen gençler haksız yere hakim karşısına çıkarıldılar. Herkes ayağa kalktı, haklı olarak gençleri savundu.

Ancak bir gariplik vardı.

***

Olayın olduğu gün Nihat (Genç) Ağabey beni aradı, bu eylemi aktarıp, ‘çocukların avukatına, adliyeye kimin gittiğine ve kimlerin destek verdiğine bir bak, kimleri göreceksin’ dedi.

Evet, bu ekibi tanıyorduk.

Nereden mi?

***

Yaklaşık 3 yıl önce Nihat Genç’e sosyal medya hesabı üzerinden FETÖ’cüler saldırıyor, çok ağır tehditler savuruyordu. Birinin mesajı çok netti:

‘Yok mu bu it oğlu iti vuracak namuslu bir vatan evladı’.

Sonra bu tehdide destek veren mesajlar da geldi.

Mesajı gönderen ‘Mıgırdıç Satanisyan’ adlı sahte bir hesaptı.

Öğrendik ki, bu kişi İstanbul Barosuna kayıtlı bir avukat!

Adı Emir Abbas Gürbüz.

Nihat Genç, şikayet edeceğini söyleyince, Gürbüz kendisine ulaştı ve özür diledi.

Konu kapandı.

Bu kişi avukat olmanın yanı sıra aynı zamanda o dönem NATO’nun Türk Atlantik Gençlik Konseyi YATA’nın başkanıydı ve İyi Parti’de görev yapıyordu.

Arkasındaki en güvendiği isim ise Enver Altaylı’nın yeğeni İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’ydu.

Hala arkasındaki isim de odur.

***

Aradan zaman geçti, bir yazı yazmıştım. Yazıda İbrahim Kalın ile Enver Altaylı ilişkisini ortaya koymuştum.

Emir Gürbüz bir daha karşıma çıktı. Bu kez beni militan ve ahlaksız olmakla suçladı ve gazeteciliğime laf etti.

Ben de yanıt verdim.

 ***

NATO’nun ve ABD’nin bayraktarlığını yaptığını gururla anlatan ve kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlayan, İyi Parti yöneticisi Emir Gürbüz, işte o 6 gencin avukatlığına soyundu. Arkadaşlarıyla gitti, o gençleri savundu. Ümit Özdağ oraya avukat gönderse de o alanı kimseye bırakmadı.

Gürbüz, öğrendiğim o ki, Buğra Kavuncu’yu defalarca aradı ve kendisini adliyeye çağırdı. Fırsat bu fırsat, bu önemli eylemi herkes alkışlamışken, kendilerinin sahiplenmesi iyi bir adım olabilecekti. Kavuncu hemen adliyeye koştu. İyi Partili Uğur Poyraz da sonsuz destek verdi, çünkü hedef belliydi. Bu gençler üzerinden sığınmacılara karşı mücadelenin bayraktarlığını burası yapacaktı.

Yani İyi Parti!

… ve belki de arkada çok daha tehlikeli bir oyun vardı!

***

Şimdi ikinci bir hamle gerekiyordu, Öfkeli Genç Türkler’in karşısında bir başka Türkler’in olması lazımdı. O da çıktı, adları Vicdanlı Genç Türkler’di.

Onlar da afiş astılar ama onları gözaltına alan olmadı. ‘Hudut Namustur’ pankartına karşı, ‘Provokatörlük Namussuzluktur’ diyenlerin pankartını sosyal medyada ilk paylaşan ise Pelikancı Selman Öğüt oldu.

Kendisine ‘Türk’ demekten imtina edenler bir anda vicdanlı Türk oluvermişlerdi.

***

Gazeteci dostum Celal Eren Çelik ile Mızrak programında bu durumu anlattım. Buğra Kavuncu üzerinde de durdum.

Bir gün sonra akşam garip bir şekilde Buğra Kavuncu saldırıya uğradı.

Bu saldırı sırasında Nihat Genç bir program yapmıştı ve hemen ardından yayınlandı. O da gladyo tehlikesine işaret etti.

Sabahına da pankart açan ‘Öfkeli’ gençlerden biri evinin önünde saldırıya uğradı.

Şimdi garip olan bilgiyi vereyim.

Saldırıya uğrayan genc, İstanbul’a yeni taşınmış ve daha ikametgahını bile aldırmamış. Evinin adresini de kimse bilmiyor. Kız arkadaşı evinin adresini sadece iki üç kişinin bildiğini doğruluyor. Bu bilgiyi kimse bilmezken, 3 saldırganın bu adresi nasıl bildiği ise meçhul!

Bu garip durum sonrası bir soru daha…

Peki bu saldırganlar nerede?

Hiç mi bir kameraya takılmadılar?

***

İşte bu ardı sıra gelen iki saldırı sonrası sosyal medyada bu YATA’cı gençler ve onların arkasına geçmiş bazı kişiler Nihat Genç’in bu gençleri hedef gösterdiğini, saldırının da bu nedenle olduğunu ileri sürdü.

‘Bir gün önce de Erdem Atay hedef göstermişti’ diye de not düştüler. Hedefe Veryansın Tv oturtulmuştu.

YATA’nın bir zamanlar Yönetim Kurulu Başkanlığını yapan ve şu an bu ekibin başında hala duran Bahadırhan Dinçaslan adlı kişinin haber sitesi TamgaTürk, bizlerin bu gençleri hedef gösterdiğini ileri süren bir haber hazırlamıştı.

Yeniçağ da aynı bu cümlelerle haber yaptı.

E tabi bu saçmalığı kendilerinden başka kimseye inandıramadılar.

Bir panik hali vardı. Fakat saldırmaktan geri durmadılar.

Peki kimdir bunlar?

***

Şimdi gelelim asıl çok bilinmeyen alana…

YATA, Türk Atlantik Gençlik Konseyi

Her yıl NATO zirvelerine katılırlar.

Haklarında yazılanlar ise çok açık: NATO’culuk yapmak! NATO’yu savunmak, Türkiye’nin bu rotadan uzaklaşmasını engellemek.

***

Evet, tam da öyle bir konsey…

Kendilerine göre onlar bir Türk milliyetçisi… Ama nasıl oluyorsa Irak’ta, Suriye’de, İran’a karşı, Karadeniz’de, … her yerde ABD’nin çıkarlarına göre tavır alıyorlar!

Ukrayna’da ABD’nin yanındalar, Gürcistan’da öyle, Suriye’de hakeza, Irak’ta öyle…

Rusya Federasyonu devletinden nefret ediyorlar, Çin’e lanet okuyorlar, İran’ı hiç sevmiyorlar. Sevdikleri ülkeler NATO ülkeleri… Başta da ABD.

Laf olsun diye yazmıyorum, gerçekten öyle…

Ama Türk milliyetçisi kendileri!

Türk’ü yok etmek, Türkiye’yi parçalamak için projeleri ortada olan, 15 Temmuz’u yapan, 80 darbesini hazırlayan, FETÖ ve PKK’nın hamisi olan bir devlet olan ABD’ye sonsuz biat etmiş Türk milliyetçileri…

Ve şimdi bu kişiler, ABD’nin Türkiye’ye ‘mülteci’ tuzağını kurduğunu bile bile sözde Suriyelileri istemiyor, Afganlar gelmesin diyor.

… ve buradan pis bir koku geliyor.

***

Şimdi yazacaklarıma dikkat kesilin…

Özellikle içinde tertemiz vatan sevgisi barındıran ve bu kişilere yakın olan gençler dikkat etsin…

Bu YATA’cıların liderlerinden olan Bahadırhan Dinçaslan’ın yazılarına bakalım…

Açık Toplum Enstitüsü’nün yani Corç Soros’un Ukrayna ayağında bir vakıf var. Adı Uluslararası Rönesans Vakfı (International Renaissance Foundation)

Bunun beslediği bir site var:

Euromaidan Press.

Ukrayna’nın Medyascope’u diyebiliriz. Soros ve ABD’nin fonladığı site…

İşte Bahadırhan Dinçaslan buraya uzun süre yazı göndermiş.

Yazılarını okudum.

Bir yazısında, Türkiye’de milliyetçiliğin yükseldiğini, NATO ve Batılıların bunu anlaması gerektiğini ve Meral Akşener liderliğindeki milliyetçiliğe destek vermesi gerektiğini söylüyor. Çünkü Akşener’in milliyetçiliği insan haklarını, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, uluslararası toplumla bütünleşmeyi ve uyumu savunuyor. Ama NATO ülkeleri söylem ve uygulamalarıyla Erdoğan’ı güçlendiriyor. Bu da Rusya’nın ülkemizdeki etkisini artırıyor ve Türkiye Batı ve NATO’dan uzaklaşıyor.

… Batı’ya net konuşuyor: Akşener’e yatırım yapın!

(19 Haziran 2017 / http://euromaidanpress.com/2017/06/19/nationalism-may-bring-turkey-back-to-its-course/)

Dinçaslan bir diğer yazısında, NATO’nun İslamcılığı milliyetçilikten daha iyi bir seçenek olarak görmesinin endişe verici olduğunu belirtiyor ve ekliyor: NATO söylemini değiştirsin, milliyetçiliği kucaklayan bir anlatı oluştursun, Rusya’yı bu yükselen milliyetçilik dalgasıyla ülkede dengeleyebiliriz!

(10 Ağustos 2016 / http://euromaidanpress.com/2016/08/10/nato-losing-war-of-narratives-while-russia-emerges-as-leader-of-nationalist-bloc/)

Yine bir yazısında Ukraynalılarla Türklerin ortak noktalarının olduğunu, ikisinin de terör mağduru olduğunu ve iki milletin de Rus destekli milislere karşı bir vekalet savaşı yaşadığını yazıyor. Yani ABD neredeyse yok gündeminde…

(18 Şubat 2016 / http://euromaidanpress.com/2016/02/18/ankara-explosion-and-turkish-russian-proxy-war-in-syria/)

Belki de en açık ifadeyle bir de şu var:

“Batı milletleri demokrasi, insan hakları, hukuka riayet gibi değerlere gerçekten önem veriyorlarsa Meral Akşener'i desteklemeliler. Akşener Erdoğan'ın alçak manipülasyonlarına ve demagojisine meydan okuyabilecek tek potansiyel siyasetçidir. Akşener milliyetçidir ve demokrasinin, laik cumhuriyetin, insan haklarının ve kadın mücadelesinin savunucusudur.”

(19 Temmuz 2016 / http://euromaidanpress.com/2016/07/19/three-benefits-of-erdogan-from-turkeys-unsuccessful-coup/)

YATA'nın eski başkanı Dinçaslan, 15 Temmuz gecesi yaptığı paylaşımlar ortaya çıkınca, partisine zarar vermemek için İyi Parti GİK üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

***

Bir Türk milliyetçisi düşünün, NATO’dan ve Batılı ülkelerden Akşener’i desteklemesi için yardım dilensin!

Ve şimdi de bu akıl, ABD’nin pis ve kirli planlarına karşı gelmeye çalışan tertemiz beyinleri, gençleri korumaya, kollamaya çalışıyor ve o planlara karşı mücadelenin en önünde savaşmış gibi milleti kandırıyor.

***

Gerçek şudur:

Gerçek bir Türk milliyetçisinden Amerikancı, Rusçu, Çinci çıkmaz…

Gerçek bir NATO’cudan ise Türk düşmanı bal gibi çıkar!

Tüm gençlere soruyorum: Siz Amerika’nın ‘mülteci’ ve iç savaş planını Amerika’yla kol kola gelenlerin sizi kollamasıyla bertaraf edeceğinize inanıyor musunuz?

Hem Müslüman hem Hıristiyan olunur mu?

Değerli gençler, sakın siz bir oyunun kurbanı olmayasınız!