Uğur Dündar susma cevap ver!

Nihat Genç yazdı...

Uğur Dündar susma cevap ver!

BİR

Filmin adı: Korkup Kaçıp Eşeğin .mına Saklanan Malkaçoğlu

Oyuncular:

Malkaçoğlu ve Tarkan'ın Atıl Kurt'u!

(Tarkan'ın 'atıl kurt'uyla Malkaçoğlu atıyla gece gündüz düşmandan kaçmaktadır....)

Malkaçoğlu: -Hala peşimizdiler, kuşatıldık Kurt, saklanacak bir yer bulmalıyız!

Atıl Kurt: -Dilim çeneme düştü, koşacak halim yok, ben pes ediyorum!

Malkaçoğlu: -Bir taraftan Tayyip'in adamları bir taraftan Bahçeli'nin adamları bir taraf Kahpe Bizans, kıstırıldık Kurt, önümüzde erken seçim de yok! Dümdüz ova mal gibi ortada kaldık, kaçıp saklanacak bir yer de yok...

Atıl Kurt: -Şu ovadaki eşekleri görüyor musunuz Malkaçoğlu!

Malkaçoğlu: -Evet, görüyorum, ne diyorsuuuuun anlamıyoruuuum Kurt, eşeklerin arkasına mı saklanalım...

Atıl Kurt: -İyi bir fikrim var Malkaçoğlu, eşeğin .mına saklanabilirsin...

Malkaçoğlu: -Ne alçakça bir fikir, ne diyorsun Kurt, benim boyum 1 90, sığmam..

Atıl Kurt: -O zaman gel, benim .ötüme gir, sıçıyor gibi ıkınır biraz açarım...

Malkaçoğlu: -Olmaz Kurt! Hem, Tayyip'in adamları bana, seni itin .ötüne sokacağız demişti,  düşmanı sevindiremem Kurt!

Atıl Kurt: -Valla kimse görmez, sen gir saklan. Bahçeli'nin adamları Malkaçoğlu birazdan yakalarlar bizi, Malkaçoğlu nereye saklandı derlerse 'o bir Allah'ın aslanıydı uçtu gitti' derim...

Malkaçoğlu: -Doğru söyle, benim için Allah'ın aslanı der misin?

Atıl Kurt: -Vallahi derim, zaten sen içerden duyarsın!

Malkaçoğlu: (Sağa bakınır sola bakınır tepelere bakınır göklere bakınır) -Gelen giden yok, iş başa düştü, hemen gireyim bari... Açıl Kurt, giriyorum...

İKİ

Sayın Uğur Dündar Bey, sizinle bir alıp veremediğim yok, siz, kendisini Atatürkçü kimliğiyle öne çıkartan bir siyasi şahsiyetsiniz.

CHP'yi ve Akşener'i destekleyen programlar yapıyorsunuz ve 'sembol' bir isimsiniz, yani, kahraman Atatürkçü sözlerinizden duruşunuzdan dolayı alkışlanıyorsunuz!

Biz de size, siyasi bir figür olarak, temsil ettiğiniz fikri niçin desteklemiyor, ihanet açılımlarına neden sessiz kalıyorsunuz, diye, basit masum bir soru soruyoruz!

Sorun ne siz ne biziz, sorun bir memleket meselesidir!

İşte Kılıçdaroğlu, helalleşme ayağına ihanet belgesini deklare etti!

Siz de (siz ve gazeteniz ve çevreniz vs.) deklare edilen bu belgeye hayır deyip itiraz etmediğiniz en küçük bir eleştiri getirmediğiniz ortada...

Bu yüzden size ve sizin gibi Atatürkçü görünümlü başta Atatürkçü Düşünce Derneği ve kendine Atatürkçü sıfatı yakıştıran yazarlara-şahıslara-sivil kurumlara yani herkese SİZİN SEMBOL ŞAHSINIZI öne çıkıp hepsine soruyoruz!

Çünkü büyük bir ihanetle yüzyüzeyiz!

Çünkü kitleler ve onurumuz ve ideallerimiz ve itibarımız 'ihanetle' parçalanıyor dağılıyor hep birlikte rezil rüsvay olduğumuz çok acı çok trajik altından kalkılmayacak tarihi günler yaşıyoruz!

Mesela, Türk Ordusu'nu tasfiye edenlerden hesap sormuyor, Türk Milleti'nden özür dilemiyor, aksine, Türk Ordusu'na ve Türk Milleti'ne savaş açan terörist ajan yapılardan özür diliyor!

Buraya bir itirazınız yok mu?

Mesela, Cumhuriyet'e ve Devlete ve Anayasaya ihanet edenlere hesap sormuyor, aksine ihanet edenlerden özür diliyor!

Mesela, çocukları PKK tarafından dağa kaçıranlardan hesap sormuyor, aksine, özür diliyor! Mesela binlerce insanımızı havaya uçuran PKK'dan İŞİD'den ve onları besleyen yapılardan hesap sormuyor, aksine zımnen/dolaylı özür diliyor!

Mesela, Suriye'de milyonlarca müslümanı öldürenlerden hesap sormuyor, aksine, o fetihçi Amerikancı yapılardan ve siyasilerden özür diliyor!

Mesela, sınav sorularını çalıp onlarca yıl milyonlarca çocuğu mağdur edenlerden hesap sormuyor, aksine sınav sorularını çalanlardan özür diliyor!

Mesela, CHP içine sızmış Fetö ve PKK (partisinde kumpaslar/entrikalar çeviren) unsurlardan hesap sormuyor, aksine onlardan özür diliyor!

Mesela, anayasaya rağmen anayasayı delip tarikatları medreseleri meşrulaştıranlardan hesap sormuyor, aksine onlardan özür diliyor!

Özür dilediği kişi olay ve yapıların arkasına indikçe de İngilizlerle Türk Devleti'ne isyan etmiş Seyid Rızalar'dan Davutoğlu'na Kürtçü İslamcı Amerikancı derneklere kadar, Türk Ordusu'yla PKK'yı aynı eşit kategoriye koyan akademisyenlere kadar, devlete millete küfredenlere kadar geniş bir ihanet ağına ulaşıyorsunuz, özür dilemediği ihanet olayı/noktası yok!

Özür dilemediği tek yer, hakkı yenen, altta kalan, yoksul, iradesi gaspedilmiş, kimsesiz, cumhuriyeti, kurumları, hukuku parçalanan Türk Milleti!

Mesela, Cumhuriyet'i inkar ediyor, CHP'nin kuruluş ilkelerini inkar ediyor, ve ağzına bağımsızlık diye tek laf almıyor, ve hatta CHP'nin yapmadığı-etmediği-bulaşmadığı yani faili olmadığı ne varsa (işkenceye uğrayan mahkümların boş kağıdı imzalaması gibi) alayından özür diliyor!

Evet, Uğur Dündar!

Milli bir itibarı milli bir onuru milli bir haysiyeti ve Atatürkçü ya da Cumhuriyetçi bir kimliği olan birinin çok açık bu ihanet belgesine bir itirazı olmalı!

Ama susuyorsunuz.

Ve sizler susarak geniş kitleleri kafası karışık tereddütte ikilemde/açmazda bırakıp büyük bir ihanetin dolaylı parçası-kölesi-mağduru haline getirmiş olmuyor musunuz?

Çünkü bu ihanet belgesi yıllardır sizlerin Atatürkçü görünümlü yazarların arkasına saklanıyor, gazeteniz, Atatürk posterleriniz bu ihanet belgesine paravan oluyor, maskeliyor ve hatta bu ihanet belgesini alayınız susarak meşrulaştırmış olmuyor musunuz?

Bu apaçık ihanete sessiz kalmanıza karşı biz de doğrusu travma geçiyoruz ve soruyoruz bu Atatürkçüler'e neler oluyor?

Dünkü liberallerin tıpkısına dönüştüler bile!

Ve ama, sorduğumuz her soru, granit egonuza çarpıp geri dönüyor!

Uğur Bey, egonuzu değil size soruyorum!

Sizin egonuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onu kuran CHP'nin varlığından daha değerli değildir!

İçinizde ego'dan başka tepki veren bir başka organ yok mu?

İrade gibi, duygu gibi, beyin gibi, kalp gibi, vicdan gibi, muhakeme gibi, bir yerleri de olmalı, bir yazarın bir insanın bir vatanseverin!

Hiçbir organ cevap vermiyor, sadece granit egonuz cevap veriyor!

Uğur Bey, etrafınızdaki kankileriniz/dostlarınız sizin egonuzu cilalıyor ve yüzünüze karşı dürüstçe konuşmuyor, çünkü sizinle başedebilmek için sizin egonuzu parlatıp aslında sizinle en yakınlarınız dalga geçiyor!

Biz ise harbiden yüzünüze karşı dobra dobra soruyoruz, bu ihanet belgesine neden hayır demiyorsunuz ya da bu ihanet belgesine ileri-geri yanlış-eksik-fazla bir laf neden söylemiyorsunuz!

Pekala biliyoruz ki bir takım gazeteleri İyi Parti kıskacına almış, bir takım gazeteleri de CHP ve TÜSİAD kıskacına almış, ve tarihi bu belge karşısında çoğunluğu dünkü holding yazar arkadaşlarınız bugün ağzınızı açmaya cesaretiniz edemiyorsunuz!

Egonuz var ama iradeniz yok, bu nasıl bir kimliktir?

Ki, söyleyin Kılıçdaroğlu'na hazır kimlik'lerden özür dilemeye başlamışken bertaraf edilmiş dalgaya alınan ve tırsıp deklare etmeye korktuğunuz kimliklerinizden de özür dilesin?!

Bu ihanet belgesine siz ve arkadaşlarınız ve programınız niçin kullandırılıyor!

Üstelik dünyalığınızı da Allah daha çok versin yapmışsınız, ne TV programına ne yazarlığa bu saatten sonra bu ülkede ihtiyacı olmayan belki de tek kişisisiniz!

Bu saatten sonra sizi endişelendirmesi gereken şey itibarınız olmalı!

Ve bunca yıl onurunuzla emeğinizle düşkünü olduğunuz şahsiyetinizi niçin kirletip alet ediyorsunuz?

Kendinize, biz ne ara, ne oldu da, Seyit Rızalar'dan FETÖ'lerden (zımnen olsun) özür dileyecek bir hale geldik!

Cumhuriyet ve toprak bütünlüğü ve devlet ve anayasa düşmanlarının safına ne ara geldik?

Bakın, Uğur Bey, Cüneyt Arkın, kenara çekilmiş, çocukları torunlarına güzel güzel 'kahpe Bizans' hikayeleri anlatıyor!

Yani 80 yaşında Cüneyt Arkın artık torunlarına sadece hikayelerini anlatıyor, çünkü Malkaçoğlu atına binmeye kalksa her halde bir yerlerini kırar!

Ama siz hikaye anlatmakla kalmıyor Malkaçoğlu gibi ben Atatürkçüyüm, Atatürkçülüğüme laf edenin alnını karışlarım diye kahraman pehlivan naralar atıyorsunuz!

İşte bir tarafınızı böyle kırıyorsunuz, geriye insan ve vatansever olarak dişe dokunur ciddiye alınacak başka bir tarafınız kalmıyor!

Geriye peluj oyuncak bebek ya da kartondan aslan ya da arabesk Yeşilçam filmleri kalıyor, şahsiyet diye!

Ve, susarak, ve payanda ve paravan olarak, vatansever, Cumhuriyetçi, Atatürkçü gibi idealist bir kimliği kirletiyor gülünç hale getiriyorsunuz!

Omurganız şahsiyetiniz kırılıyor, alay konusu oluyor, daha beteri, temiz samimi seçmenleri geniş kitleleri iki yüzlülükle pislikleri perdelemekle kandıran aldatan oyalayan ciddiye hiç alınmayacak hale geldiniz!

Ve hala kalkmış ekranda, 'benim Atatürkçülüğüme laf edecek anasının karnından doğmadı' diye Malkaçoğlu narası attığınızda biz de ve tabii .ütümüzle gülüyoruz!

Sayın Uğur Dündar bey, bu ihanet belgesi uluorta açık aleni ortadayken, sen ve gazeten ve çevren kalkıp bize Atatürkçülük masalları anlatmayın!

Cevap vermeyerek susarak tarihlerin affedemeyeceği/unutmayacağı bu ihanet Kahpe Bizans'ın duvarlarına ibreti alem yazılıyor ve tıpkı liberaller gibi kaçacak saklanacak bir delik bulamayacaksınız!