O vali ile konuştum: Evet fotoğrafı çektim ama asla…

Erdem Atay yazdı...

featured

Son kaleme aldığım, FETÖ’cüleri hangi vali, valiyi hangi bakan kurtardı? başlıklı yazıdan sonra o kadar çok telefon geldi ki, onlarca şehirden arayan kişiler, ‘Bir de gelin bu ilin valisini araştırın’ dediler. Yazdıklarım için teşekkür ettiler.

Bu yazının anlam kazanabilmesi için bahsettiğim bir önceki yazıyı okumanız gerekir.

Çünkü şaşırtan bir şey oldu.

Olayda bahsettiğim eski Sivas valisi şu anki Şanlıurfa Valisi Sayın Salih Ayhan bana ulaştı.

Uzunca bir konuşma geçti aramızda.

Şaşırmıştım gerçekten. O kadar yazı yazarız, kimse bizle konuşmak istemez, tedirgin olur. Kendisine de söyledim, aradığı için teşekkür ettim, bu tavrı gösterdiğinden dolayı şaşırdığımı vurguladım.

Konuşma son derece seviyeli geçti. Saygı sınırını hiç aşmadık.

Konuştuklarımızı yazacağımı söylediğimde, bu kararı bana bıraktığını belirtti. “Ben size anlatayım, ister yazın ister yazmayın, o sizin takdiriniz” ifadesini kullandı.

***

Peki olay neydi?

Bir cümleyle hatırlatmak gerekirse, Sivas’ta Salih Ayhan Vali Yardımcılığı görevindeyken, valilik tarafından gizli hazırlanan 122 kişilik FETÖ’cü iş adamları listesinin fotoğrafını çekmiş, ardından da bu listede yer alanların bundan haberdar olduğu ortaya çıkmıştı. Doğal olarak da olağan şüpheli Ayhan olmuştu.

***

Şimdi Sayın Ayhan’ın anlattıklarını yazıyorum. Takdiri de sizlere bırakıyorum.

***

* Beni şikayet eden kişi Halil Şener adlı kişi. Bu arkadaş genel sekreter olmak istedi, olamayınca beni suçladı. Eğer Ergenekon davası döneminde yaşasaydık beni Ergenekoncu yapardı, FETÖ ülkeye hakim olsaydı beni anti FETÖ’cü yapardı. Bu kişi Sivas’ta bir beldenin belediye başkanına baskılar yapıyor ve belediye başkanı da dayanamayıp bırakıyor, koltuğa kendisi oturuyor. O beldenin belediyesi kapanıyor. Kendisi bize geliyor ve genel sekreter olmak istiyor. Olamıyor, beni suçluyor. Uzman kadrosundan alalım diye öneri getiriyorlar, ben ‘orayı da kaçıştırır’ diyorum ve kabul etmiyorum. Ardından davayla geri dönüyor, ben de bunu başka bir kuruma gönderiyorum. Arkadaşın kini ve düşmanlığı bundan. Onun şikayetleri üzerine böyle şeyler yaşandı burada. Ki bu söz konusu arkadaşın Bank Asya kayıtları çıktı. O da ayrı bir konu.

* (Salih Ayhan’ın listenin fotoğrafını çektiğini ve bunun hukuka uygun olmadığını ifadelerinde anlatan Valilik görevlileriyle ilgili) Arkadaşlar (ifade verenlerin bir kısmı) isin sıcaklığından ve tedirginliğinden biraz yuvarlayarak meseleye girdiler.

* FETÖ’yle mücadele edeceğiz, bunu yaparken de çok dikkatli olmak zorundayız ki arada mağduriyetler yaşanmasın. Mesela FETÖ bana da kumpas kurmuştur. Şimdi bunlara girmeyelim, herkes kendine kahramanlık olarak anlatır ya bu olaylar, bana kumpas kurdu der o nedenle ben bunlara girmek istemiyorum.

* Olay şöyle oldu. Valiliğe geldim, vali yardımcısı arkadaşın odasındayken, bana 122 kişinin malına tedbir kararı konulduğunu söyledi. ‘Allah Allah’ dedim, ‘Dernek üyeliği mi’ diye sordum. Bu işin yanlış olduğunu o arkadaşım da ifade etti. ‘Peki’ dedim, ‘Dernek üyelerinin mallarına valilik tedbir koyar mı, yasal mı bu’ dedim. ‘Valla yasal değil ama konuldu’ dedi. Sonra bana listeyi size de göndereceğiz, belediyeye de dedi. Ben tabii oradan çıkarken, ‘Şimdi gerek yok, ben araziye çıkacağım şimdi’ dedim. ‘Zaten göndereceğiz sana, dosya imzalandı, sisteme yüklendi, ilgili kurumlara gitti’ dedi. ‘O zaman’ dedim, ‘Ben bunun cep telefonuyla fotoğrafını çekeyim’. Zaten 4-5 sayfaydı. Telefonla çektim fotoğrafını, ardından araziye gittim, işlerimi yaptım.

* Bu olay olduğunda dönemin başsavcısına denk geliyor arkadaş. Durumu konuşuyorlar, başsavcı bunun hukuka aykırı olduğunu söylüyor, ‘Bunu nasıl yaptınız, yapamazsınız’ diyor ve dönemin valisini arıyor. ‘Sayın Vali bu yanlış, doğru değil’ diye söylüyor, Vali kendi başına karar alıyor. Başsavcı bunun yanlış olduğunu söyleyip valiye söyleyince vali de geri alıyor. Benim de bu durumdan haberim yok.

* Ben de işlerim bittikten sonra Özel İdareye gidiyorum, kimse olaya vakıf olmasın diye mali hizmetler şubesine gidiyorum, oradaki arkadaşlara ‘Şu adamları bir inceleyelim, bizlerle iş yapan var mı bir bakın’ diyorum. İsimlerini okuyarak teyit ediyoruz. Hassasiyetime bakın. Oradan da iki kişinin bizlerle iş yaptığını tespit ediyoruz. ‘Bunlarla ilişkiyi kesin’ dedim.

* Sonra valilikten arkadaş aradı, işin iptal olduğunu söyledi. Ben de öyle söyleyince telefondan o fotoğrafları sildim attım. Konu bu. Başka da bir gündem yok. Konu bu şekilde kapandı. Aradan bir ay geçti. 15 Temmuz sonrasında üçlü kararname ile genel müdür oldum. Sonra benimle uğraşan kişi İçişleri Bakanlığına mektup yazıyor. Beni arkadaşlar arıyor, ben de konuyu incelemelerini söyledim.

* 122 kişiden sadece dernek üyeliğinden değil, başka başka gerekçelerle 8 kişi ceza aldı. Beni şikayet eden kişi de bu kişilerin birinin kankası. Ben ‘inceleyin’ diyorum, bagajım boş çünkü benim.

* 2018’de kararname çıkıyor, bu kişi tekrar gönderiyor şikayetini bakanlığa. Ben bunun üzerine bakanlığa gidiyorum, yalvarıyorum. Müfettişin bu konuyu araştırması gerektiğini söylüyorum, bu kişinin (Halil Şener) rahat durmayacağını söylüyorum. (Bakanlık inceliyor, sorun görmediği için soruşturma açmıyor)

* Arkadaş rahat durmam, bu kez Danıştay’a gitti. İfadeler alındı. Müfettiş gelmesi konusunda ısrarcı oldum. ‘Bu listedeki kişilerin tamamının ifadesini alabilirsiniz’, dedim. 8-10 kişinin ifadesini aldılar. Başsavcılık itiraz bile etmedi karara. Böyle bir şey olsa Başsavcılık adım atmaz mı? Danıştay da buna gerek duymadı.

* İnsan bunu yapar mı, benim sıkıntım olsa bakanlığa gidip bunun incelenmesini ister miyim? Benim korkum yok ki? Olay bir hak arama konusu değil, zarar vermek amaçlı.

* (Vali olduktan sonra listede bulunan bazı şirketleri ziyaret ettiğiniz, ismi olan kişilere ödüller verdiğiniz biliniyor, sorusuna) Bakın o bahsi geçen kişinin ismi listede vardı ama bu kişi Sivas’ın yerli markası. Ekonomi ödülü verdim, yine olsa yine veririm. Eğer o adam FETÖ’cüyse ben de FETÖ’cüyüm. Bu adam ASSİAD üyesi değil, birileri bu adamı listeye yazıyor. Her dernekteki kişi FETÖ’Cü olsaydı… Bakın bu kişi bin kişiye istihdam sağlıyor, bunlar devlete sadık insanlar. Bu adamlara sahip çıkmak gerekir.

* Ben bu koltukta bir gün fazla oturmak için ne eğilirim ne de bükülürüm. Beni tanısanız bunu daha iyi anlarsın.

* Murat Kaya’nın ifadesini okudunuz mu? (Ben: Numune Hastanesinin genel müdürünün ifadesini okudum, orada Murat Kaya adlı iş adamının kendisine listeyi gösterdiğini, bu listeyi de kendisine gönderenin sizin olduğunuzu hastanenin genel müdürüne söylüyordu.) Murat Kaya ifadesinde bunu reddetti. Bu yalandır, dolandır, ben böyle bir şey demedim, dedi.

* (Fotoğrafını çektiğiniz listeyi hiçbir kimseye gönderdiniz mi, sorusuna) Eğer bir Allah’ın kuluna değil, göndermek, hangi yemini söylemem lazım. Gönderen namussuz, şerefsiz ve alçaktır. Göndermediğim halde bana bunu diyenlere de aynı şeyi söylüyorum. Olmayan bir şeyi nasıl ispat edebilirim ki)

(Sivas’ta üst düzeylerde FETÖ’cülerin olduğunu düşünüyor musunuz, sorusuna) Ben bu konuda bir şey söylemeyeyim…

* Bakın ben onların (FETÖ) ne bankasıyla işim oldu, ne sohbetlerine katıldım, ne gazetesiyle işim oldu. Bana bir ara kafayı takmışlardı. Mesela bunların okulunda okuyanlar vardı, ben bu çocukları aldım, onlar için eğitim alanı açtım. ‘Bu devlet kendi evlatlarını kendisi yetiştirecek’ dedim. Asla FETÖ’cü denilemez bana. (FETÖ’cüler de, biz FETÖ’cü değiliz diyor, sorusuna) Evet diyorlar. Beni araştırın, sizi kendime emanet ettim, her şeyimi araştırın, göreceksiniz. Bakın mesela beni Devlet Denetleme Kurumu incelese, bu beni şikayet eden kişi yine tatmin olmaz.

* Bakın müfettiş geldi, ‘dönem arkadaşım’ diye bu beni şikayet eden kişi bir sürü şey söyledi. Başka bir müfettiş istedim, hiç tanımıyorum onu. İnceledi, ‘Size çok haksızlık yapmışlar, sizi çok üzüp mağdur etmişler’ dedi. Mülki idari amirleri kalemini kimse için satmazlar, devletçi adamlardır.

(Neden FETÖ’yü ayıklamak için geri kalıyoruz, tek tek ortaya çıkması için mücadele vermiyorsunuz, sorusuna) Burada kişisel husumetler, geçmiş hesaplaşmalar, makam ve mevki arzuları… FETÖ’nün kendi kirli yöntemleri ile kafa karıştırıyorlar, at izinin it izine karıştığı dönemler oluyor. Bu kez de dikkatli olmak gerekiyor.

* (Ben ve benim yazımla ilgili) Sizin vebaliniz de var. Devletin tertemiz bir bürokratını karalayarak o kişiye hizmet ettiniz.

* Bir de yazınızda İsmet Bey’in (İsmet Yılmaz) ne işi var? Onun ismi dosyada geçmiyor bile. Bunu niye yazdınız? (Ben: Ben tüm bakanlar hakkında yazıyorum. Herkesin FETÖ ile olan ilişkilerini inceleyip yazıyorum ve İsmet Yılmaz’ı da yazacağım. Kendisi FETÖ TSK’da en güçlü olduğu dönemde nasıl bunları görememiş, bunu sormam lazım, siz de İsmet Yılmaz’la çok yakın çalıştınız, yıllardır kendisiyle görüşüyorsunuz. Bağlantınız olduğu için yazdım, yanıtım üzerine) Erdem Bey, sütte leke olur, İsmet Yılmaz’da olmaz!

* Son söz: Terörle mücadele edeceğiz. Ben genç bir insanım, bütün gayretim onur ve şerefim adına bunu yapabilmek. Bir müminin gönlünde olumsuz bir şekilde anılmak istemem, hiçbir müminin gönlümde de olumsuz şekilde yer almamasını isterim. Beni araştırın, benim bagajım yok, önüme bakarım her zaman.

***

Evet, Sayın Vali Salih Ayhan’ın bana anlattıklarını, tek bir kelime eklemeden sizlere aktardım. Kendisine bu anlatımı yaptığı için de teşekkür ettim.

Söz konusu yazıma ‘erişim engeli’ getirmeyeceğini söyledi ama avukatının belki bunu yapabileceğini söyledi.

Şimdi gazetecilik ahlakı gereği, kendisini şikayet eden memura da (Halil Şener) söz vermek yerinde olur. Kendisine ulaşıp soracağım.

O vali ile konuştum: Evet fotoğrafı çektim ama asla…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

3 Yorum

  1. 1 ay önce

    Bu kadar sey soylemis sayin vali bey, super anti fetocu olmus, hersey olmus, keske bir tesekkur etseymis Erdem Bey’e, Serkan agabeye ve Nihat agabeye. Kendisi istemeden avukati nasil yayin yasagi getirebilir o da ayri bir ilginclik tabiki.

  2. 1 ay önce

    Bu salih ayhana bana yaptiklari yuzunden hakkimi yediginden haksizlik yaptigindan ve devletin imkanlari ile kiralgibi yasadigindan dolayi hakkimi helal etmiyorum allah cikartsin divride kaymakamlik konutunu yaparken beni kaymakamlik devlet yetkisini kullanarak beni ozamanin parasi ile 200binlira zarar ettirdi dusunebiliyormusunuz kaymakamlik konutunun insaat malzemesini salih ayhanin kayin validesi karar veriyordu fetocumu deyilmi bilmem gunahinida almam ama sunu bilirimki devletin imkanlarini keyfiye kullanan birisi oldugunu gozumle gordum bu konudada sahitlik bile yaparim keyfiye bana cok zorluk cektirdi allah sorsun ona

  3. 1 ay önce

    sener sen’in bir filmi vardi ilyas salman ile, yaptim ama niye yaptim bir sor derdi hep. Simdi bakin bu adam vali, devlet islerinden anlamasi gerek. Yani babanin dosyasi degil, uzerinde gizli ibaresi yazili dosya. Cekemezsin fotografini falan yolda bakmak icin. Hikaye anlatma vali bey, yaptigin isleri soyle. Ihaleler gitmis yine fetoculara. Cektin de sonucu ne oldu, ya gereksiz is yaptin, ya da art niyetli borsa isleri. Ne anlatirsin, hak gecmiste vebal almisizda falan falan. Hep siz cennetlik, biz de cehennemin dibi.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!