1. Haberler
  2. Analiz
  3. Parayla güzel sela okuyan hoca!

Parayla güzel sela okuyan hoca!

featured

Ahmet Akbay yazdı…

Sela okuyup para kazanmak bizim imamların bazılarına has bir özellik. Kimisi bundan hediye diye bahsetse de işin aslı para kazan da nasıl kazanırsan kazan düşüncesidir. Bu uygulama insani ve ahlaki boyutunu düşünmeden yapılan büyük bir yanlıştır.

Otuz yıl geçti üzerinden bir tanıdığım rahmetli oldu cenaze evinde toplandık. Mahallede sela verdirdik bir de çarşı merkez camii de sela verilse iyi olacak diye söz ettik. Orada bulunanlar bir görev dağılımı ile yapılacakları belirliyordu. Ben de o zaman gideyim çarşının orada sela verdireyim dedim.

Bayramyeri mevkiinde o dönem tarihi nitelikteki Selçuklu mimarisinde ahşap bir cami vardı. Caminin yanı başındaki döviz bürosunda cami imamını birkaç kez görmüştüm. Hemşehrimiz olan büroya girdim tanışık olduğumuz için ‘Buyur, hoş geldiniz’ deyip ‘hayırdır’ dediler. ‘Hayır bir yakınımız rahmetli oldu hocaya baktım cami de yok buradadır dediler, hocaya bakmıştım sela okunacaktı’ dedim. Otur hele beş on dakikaya gelir dediler. Bir çay ikram ettiler, çay içerken imam geldi; ‘Hoca hemşehrimiz rahmetli olmuş. Ona bir sela okuyuver diye gelmiş’ dedi Şevket abi.

Hoca bana dönerek ‘Kim öldü?’ dedi. Ben de yakınım diye söyledim. Ardından hocanın para isteyeceğini tahmin ettiğim için hocanın sorabileceği soruları düşünmeye başladım.

Hocam sela okuma ücreti ne kadarsa vereyim gideyim, dedim. Hoca ölen zengin mi, fakir mi diye sordu. Ben de önceden hali vakti yerindeydi şimdilerde malı mülkü kalmadı, dedim. Ardından tekrar sordum, hoca ücret ne kadar güzel bir sela okur musun? Soruma karşılık hoca sonunda fiyatını söyledi. Hoca, madem öyle sen güzel bir sela okumamı istiyorsan beş bin liraya tek sela, on bin verirsen iki defa sela okurum, dedi.

Döviz bürosunda bulunanlar kulaklarıyla duymuş oldular. Beş bin yerine on bin lira ver daha güzel okuyayım hem de iki defa okuyayım deyince çıkardım 10 bin TL verdim. Hoca benim güzel bir sela okuyuver dememi alacağı parayı artırmak olarak anlamış fakat ben Hüseyin makamında okumasını ima etmiştim. Belli ki fikri ne ise zikri de odur sözü insanın kafasının içindeki düşünce ne ise konuşmasında da onu dile getirirmiş. Hocaya on bin lirayı verdim çıktım. Kapı önünden geçen minibüse binip mahalleye döndüm. İlk defa ölünün ardından selayı okumak için para alan hocayı tanımış oldum. Sanırım sela okunmuştur.

Selalardan para kazanma olur mu? Oluyor demek ki. Bizim ülkede belki her hoca para istemiyordur. Fakat biz bu olayla kimin parayla nasıl sela okuduğunu öğrenmiş olduk.

Diyanet imamlara memur gibi maaş öderken yan gelirleri de olsun tabi. Bu tür gelirler ahlaki değerlerimize uygun mu? Bu sorunun cevabı da milletimizin vicdanında saklı. Dinden gelir elde etmeleri toplum ahlaki değerleri açısından hoş bir davranış olmasa gerek. Sela, mevlit okuyup para alanlara ne söylesek az. Günümüzde hoca maaşları gerçekten iyi. Pazar günleri bile tatilleri var. Tatilleri olsun bunlara da bir söz etmeyiz fakat bizlere gerçek islamı anlatsınlar. Bir de camilerimizin bakımına dikkat etsinler.

Bu sene ölen kalan da yok.

Mahallede inşaat yapacak Ekrem arkadaşımız şirkete geldi. Bizim arsanın kazı hafriyatı yapılacak bakabilir miyiz, dedi. Hadi gidelim yere bakalım uygunsa yaparız bir arsayı görelim deyip arsa başına vardık. Baktık baya toprak çok, tepe az buz değil. Yarın başlarız diyerek makina parkını inşaat alanına taşımaya karar verdik.

Sabah erken saatlerinde çalışmaya başladık. Git gel 10 km’lik alanda seferler hızlıca devam etti. Toprak pamuk gibi kazıldıkça çoğaldı, iş süresinde bitmeyecek gibi görünüyordu. O zamanlar köyün içinden bir adam hafriyat kamyonunun önüne dur dercesine bir el işareti yaptı. Biz de aracı durdurduk. Şoför tarafına yaklaşan adam ‘Bu toprağı nereye döküyorsun?’ dedi. Sol taraftaki yamacı göstererek ‘Şu ilerideki ev benim. Oraya 5-10 araba toprak döker misiniz?’ diye ekledi.

Bu aracın çalışma şeklinin oraya toprak dökmeye uygun olmayacağını, yolun hızlı sefer yapmaya engel oluşturduğunu söyleyip dökemeyeceğimizi anlattık. Ardından adam ‘Bir kamyon toprak kaç para?’ dedi. Biz de üç bin lira sefer başı döküm yerine taşınan toprak deyince, ‘Yahu ben köyün hocasıyım. Benden para alınır mı?’ gibi bir cümle kurdu. Biz de araç orada bir zorlukla karşılaşacak seferden kalacak bunun makul olmadığını anlatmaya çalıştık. Fiyatın makul olduğunu beş kamyon toprak on beş bin eder neresi çok be hoca dedik.

Halbuki toprak döküm yerine ulaşan her bir kamyonun sefer bedeli üç bin lirayı hoca toprak satın alma gibi algılamış. Hoca buna cevap olarak, bu sene ölen kalan da yok mevlit okutan yok para ondan çok geldi dedi. Meğerse hocamız ölenden de kalanın da sırtında geçinmeyi düşünüyormuş hizmet satıyor, bir de tarifesi varmış. Bu olay sayesinde bir kez daha bazı hocaların ücretsiz yapması gereken hizmetten usulsüz para aldığını anlamış olduk. Ne diyelim ALLAH yolunu şaşırtmasın.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!