'Pegasus' listesinden prensesler de çıktı

Casus yazılım Pegasus krizi büyüyor. İzlenen isimler arasından Dubai prensesleri de çıktı.

'Pegasus' listesinden prensesler de çıktı

İsrail merkezli NSO Group adlı şirketin ürettiği 'Pegasus' isimli casus yazılım aracılığıyla küresel çapta gazeteci, eylemci, avukat ve siyasilerin dinlendiği ve izlendiği haberleri dünyayı sarmıştı. En az 10 hükümetin bu şirketin müşterisi olduğu iddia edilmişti. Dinlenen isimler arasında Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile eski Fransa Başbakanı Eduard Philippe'in yanı sıra Irak cumhurbaşkanı Berham Salih'in de olduğu öne sürülmüştü.

'Pegasus' kriziyle ilgili yeni haberler Dubai'den geldi. Casus yazılımla dinlenenler arasında iki Dubai prensesinin de olduğu ortaya çıktı.

Dubai Emiri'nin eşi Prenses Haya ve kızı Prenses Latife'nin dinlendiği açıklandı.

Dubai'den kaçışı dünya kamuoyunda gündem olan Prenses Latife, Şubat ayında kaydettiği bir videoda "rehin alındığını" ve hayatından endişe ettiğini söylemişti.

Paris merkezli bir sivil toplum kuruluşu, casus yazılımın, insan hakları eylemcileri ve hükümet yetkililerine ait akıllı telefonları hacklemek için kullanıldığını ortaya çıkarmıştı.

Sızdırılan telefon listesi Uluslararası Af Örgütü ve 15'ten fazla basın kuruluşu tarafından inceleniyor.

NE OLMUŞTU?

The Guardian'ın haberine göre, 17 medya kuruluşu tarafından yürütülen araştırmada NSO Group'a ait casus yazılımın küresel çapta yaygın ve kötü amaçlar için kullanıldığı ileri sürüldü.

Azerbaycan, Bahreyn, Kazakistan, Meksika, Fas, Ruanda, Suudi Arabistan, Macaristan, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere en az 10 hükümetin NSO Group'un müşterisi olduğu iddia edildi.

Casus yazılımın aktivist, gazeteci, avukat ve siyasileri hedef almak için kullanan hükümetlere satıldığı öne sürüldü.

The Guardian ve diğer 16 medya organının iş birliğiyle ortaya konulan ve "Pegasus Project" adı verilen bu veri sızıntısına göre, dünya genelinde 50 binden fazla telefon numarasının bulunduğu liste, söz konusu yazılımla hedef alındı.

Bir telefonu "gözetleme" cihazına dönüştürebilen bu casus yazılımla, kullanıcının bilgisi ve izni olmadan mikrofon, kamera, mesajlar, ses kayıtları ve rehber gibi çok sayıda uygulamaya erişim sağlanabiliyor.

Araştırmayı yürüten The Guardian ve diğer medya ortakları, ilerleyen günlerde listede yer alan kişilerin kimliklerini açıklayacaklarını duyurdu.

Şirket yöneticisi, din adamı, akademisyen, sivil toplum kuruluşu çalışanı, sendika yetkilisi, bakanlar, cumhurbaşkanları ve başbakanlar dahil çok sayıda hükümet yetkilisinin de listede yer aldığı bildirildi.

Öte yandan Ruanda, Fas, Hindistan ve Macaristan, 50 binden fazla telefon numarasının olduğu listede adı geçen kişilerin telefonlarını hacklemek için Pegasus'u kullandıkları iddialarını yalanladı. Azerbaycan, Bahreyn, Kazakistan, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE hükümetleri ise iddialara yanıt vermekten kaçındı.

NSO Group da hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, "terörizm ve ciddi suçlarla mücadele etmelerine yardımcı olmak için ülkelere ya da kolluk kuvvetlerine teknoloji hizmeti verdiğini" ileri sürüyor.

Sosyal iletişim ağı WhatsApp da NSO Group hakkında, şirketin mesajlaşma hizmetini geniş kapsamlı casusluk için kullandığını, 20 ülkede aralarında 100 gazeteci ve insan hakları aktivistlerinin de bulunduğu 1400'den fazla kişiyi izlediğini öne sürerek dava açmıştı.