Muharrem Karanfilci yazdı…
Ligler başladı. Hiçbir şey olmamış gibi başladı. Memlekette tek derdimiz futbol gibi başladı.
Sokaklarda her gün bir eylem yokmuş gibi,
Ormanlar cayır cayır yakılmıyormuş gibi,
Her şey ateş pahası değilmiş gibi,
Tutuklamalara her gün, bir yenisi eklenmiyormuş gibi,
Konut kiraları almış başını gitmemiş gibi,
Torpil, rüşvet çarkları dönmüyormuş gibi,
Sahte diplomalardan uçak yapılmıyormuş gibi,
Sınavlardan geleceğimiz çalınmıyormuş gibi, ligler başladı. Buruk başladı. Muhalefet; şimdi sırası mıydı derken, iktidar; ligler başlasın da millet başka şeyler konuşsun, der gibi başladı.
Ligin 2. haftasında toplam 14 gol atıldı. Futbolcularda anlaşılan benimle aynı kanıda olacaklar ki; maçlar oldukça kısır geçti. Memurların istedikleri zam teklifini bir türlü alamadıkları, beklentilerinin bir türlü karşılanmaması gibi, maçlara çok gol oynayan bahis severlerin kuponlarının çoğu, hep yattı. Ne zaman kazanacak bu millet, hep mi kaybedecek derken, Galatasaray cumanın bereketi ile çıktığı maçta, ligin yeni ekiplerinden F.Karagümrük’ü sahasında 3-0 yenmeyi başardı.
Cumartesi günü üç maç, tek gol vardı. Altı takım sadece bir gol atabildi. Cuma hutbelerinde; cumartesi ve pazar maçlarında, gol atılsın diye hutbe okutulsa, fayda olur mu ki? Bu arada Diyanet İşleri Başkanlığı, işe alım ilanı açtı. İlgilenenlere hemen duyuralım. Başkanlık, astronom alımı, ilanı açtı. Yanlış duymadınız. İki adet astronom alımı yapılacak. Dualarla uzaya gideceğiz. İşi büyütürsek, nefes kuvvetli olunursa, uzay da bize gelebilir. KPSS şartı da var haa… 70 puan almak gerekiyormuş. KPSS’den 70 alıp; uzayla uğraşacaksak diyanet kanalıyla, AUDİ’den inip, uzay mekiğinde de kesin bineriz. Kesin gelecek yıl da uzay mekiği alım ilanı açılır. Uzay, diyanet, astronom, hele KPSS 70 puan şartı ilişkisi yok mu? Kırmızı çizgiler… Şart kardeşim. Olmazsa olmaz. KPSS’den 70 puan alamazsan, astronom da olamazsın, uzaya da gidemezsin… Sen ne konuşuyorsun, hey yavrum hey…
Aha da buraya yazıyorum. Öyle suya filan değil. Kesin o iki de kişi bellidir. Biri “bizim çocukların işi gücü yok, bunları bir yerlere yerleştirsek” diye, rica da bulunmuştur. Şöyle bir düşündükten, sakallarını sıvazladıktan sonra, Allah’ın izni, diyanetin de şahsi gayretleriyle “bizim oraya bunları astronom yapalım” denmiştir. Nasıl olacak? Orada ne yapacaklar? Astronomun diyanet de ne işi var? Sonra bizim çocukları uzaylılar kaçırmasın? gibi soruların bir önemi yok. Bu sorular sorulursa, zaten alacağınız cevap belli… “Tövbe estağfurullah, diyanetin işine karışılır mı”…?
Üç maçın tek golü, Samsunspor’dan geldi. Karadeniz ekibi, Avrupa Ligi maçı öncesi, Kocaelispor’u deplasmanda 1-0 yenerek moral depoladı. Panathinaikos deplasmanı, çok zor bir deplasman… Öyle tek atıp, 3 puan almaya benzemeyecektir.
Bir başka Karadeniz ekibi Ç.Rizespor, Akdeniz kıyılarından Alanyaspor’a konuk oldu. Çaya da narenciyeye de don vurmuş gibi, mahsul çıkmadı. Maç 0-0 sonuçlandı. Böyle devam ederlerse, çiftçinin düştüğü duruma düşerler. Ekmek yiyemezler.
Ligin kuvvetli ekiplerinden Göztepe, konuk ettiği Fenerbahçe ile 0-0 berabere kalarak, İzmir yangını gibi Fenerbahçe taraftarlarının yüreğine ateş saldı. Fenerbahçe taraftarı için için yanmaya başladı bile… Sonu, İzmir yangınına benzer mi bilinmez. Yanacak yer kalmayıncaya kadar yanar mı? O da bilinmez.
Pazar günü, dört müsabaka oynandı. Konyaspor kendi evinde, Gaziantepspor’a baklava değil de Mevlana şekeri yedirince, Antep’in tadı kaçtı. Gaziantepspor başkanının, almış oldukları 3-0 yenilgiden sonra Mevlana şekeri yükselmiş olacak ki; Teknik Direktör İsmet Taşdemir’in görevine son verdi. Teknik Direktörler, erkenden ilk firesini verdi.
Gençlerbirliği camiasında büyük bir heyecan var. Tekrar, Süper Lige çıkmanın mutluluğu devam ediyor. Ancak lig başladı. Artık bunun idrakine varılması gerekir. Yoksa çıktığı gibi, inerler. Bir an önce puanlarla tanışarak, düşme psikolojisini, düşmeye aday takım sendromunu yıkması gerekiyor. Yoksa sezon, işkenceye dönüşecektir. Antalyaspor, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 1-0 yendi. Ligde iki maçını da kazanan Antalyaspor, tekrar sıcak kumlara ve serin denizlere kendini bırakıverdi.
Beşiktaş, konuk ettiği Eyüpspor’u, son dakikada bulduğu golle 2-1 yenmeyi başardı. Teknik Direktör Solskjaer, 23 Nisan çocukları gibi sevindi. Eyüplü oyuncular maçlardan önce, Eyüp Sultan’a gitseler iyi olacak. Son dakika da öyle gol yenir mi? Bana göre Eyüpspor, geçen sezonki performansı bu yıl gösteremeyecektir. Beşiktaş da ise, eksik çok fazla… Taraftarlar bana kızacaklar ama Beşiktaş kadro kalitesi itibari ile iyi bir üçüncü olabilir.
Başakşehir favori olarak çıktığı maçta, Kayserispor ile 1-1 berabere kaldı. Konferans Ligi’nde, iyi bir rakibi elemiş olmalarına rağmen, Kayserispor karşısında, beklenen etkiyi gösteremediler. Yine Avrupa’da oynayacaklar. Bu sefer rakibi Polonya’dan… Oyun kurgusu olarak, Başakşehir’e benzeyen bir ekip… Denk mücadeleler olacaktır.
Pazartesi tek maç vardı. Gollü geçmesi beklenen maç, beklentilerin çok uzağında kaldı. Futbol da tatmin etmedi. Kasımpaşa kendi evinde, Trabzonspor’a 1-0 yenildi. Can yakan top gibi… Bırakın çok gol beklentisini, kaleyi tutan şut bile çok azdı. Trabzonspor böyle kazanmaya devam ederse, havaya girecektir. Ancak sadece havada kalacaktır.
Ligin ikinci haftası da böyle kapandı. Takımlarımız hazır değil. Beklentilerden uzak, tatsız ve tuzsuz… Bu kadar futbola yatırımın karşılığı, koca bir balon… Para var, tesis var ama futbol yok. Her şey sahte… Yiyeceklerimiz, içeceklerimiz sahte… Milliyetçiliğimiz, inançlarımız sahte… Girdiğimiz sınavlar, diplomalarımız sahte… Doktorlarımız, psikologlarımız sahte… Gülüşlerimiz, ağladıklarımız sahte… Maaşlarımız, paramız sahte… Direncimiz, mücadelemiz sahte…
Gerçek olan; sürekli sahtelik, gerçeklik de kalıcı hasar bırakır. Halüsinasyon başlar.
Sahi! Halüsinasyonların gerçek mi?