1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mustafa Özgür Sancar
  4. İspanya ve Brezilya geleceğini oyluyor: Bağımsızlık mı ABD Hegemonyası mı?

İspanya ve Brezilya geleceğini oyluyor: Bağımsızlık mı ABD Hegemonyası mı?

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez seçim kararı aldı. Hiç şüphe yok ki, kararı büyük bir risk içeriyor.

İspanyol merkez medyasına göre büyük bir kumar oynadı.

ZARURET ve RASYONALİTE

Bana göre, olağan seçime 9 ay kala Kasım’da olağanüstü nitelikli seçim kararı alması bir zorunluluktu.

Beyaz Saray güdümlü aşırı sağ Vox ve merkez sağdaki PP (Partido Popular), Trump’tan aldığı doğrudan destekle Kongre’de Sosyalist Parti hükûmetini çalışamaz hâle getirmek için her yolu denedi.

Son olarak kiracıları koruyan yasanın oylamasında ret oyu verirej krize neden oldular. Sonrasında gerçekleşen haklı ve yoğun sokak eylemleri, Sosyalist Parti ileri gelenleri ve üyelerinin seçime gitmek yönündeki talebini arttırdı.

Sánchez seçim tazyikine kayıtsız kalamazdı. Belki erken anketlerde PP’nin arkasında gözüküyor; ancak kitlesel halk eylemlerinin harekete geçireceği yeni bir seçmen kitlesini kucaklama şansı var.

AVRUPA SOSYALİZMİNİN SINIRLARINI AŞAN ANTİ EMPERYALİST TUTUM

Risk içeren bir strateji; ancak bir Rus ruleti değil; olası seçim kaybı Sánchez ve ekibini yok etmeyecek. İlâve olarak seçim bir zaruri çıkış yolu olarak kendini dayatmıştı; Avrupa sosyalizmin riyakâr sınırlarını aşarak, gerçek bir anti emperyalist politika izleyen Sánchez, ABD eksenli baskı ve malî operasyon komplosundan, ancak kendi seçmen tabanını konsolide edip, yüzer geçer oyları kazanacak radikal bir karar ile çıkabilirdi. Seçim kararı tam olarak bu yakıcı ihtiyaca yanıt veriyor; bu hâliyle son derece rasyonel.

Yâni Pedro Sánchez’in erken seçim kararı bir güç gösterisi değil; çok yüksek riskli bir siyasî hamle.

SOLUN MOBİLİZASYONU

Diğer taraftan baktığımızda Sánchez ve PSOE (Sosyalist İşçi Partisi) yönetimi, konut krizini merkeze alan bir seçim kampanyasıyla sandığa gitmeyen sol seçmeni yeniden mobilize etme şansına sahip…

Olguları alt alta koyduğumuzda PSOE’nin seçim kararının bir zorunluluk olduğu kadar akılcı olduğu da ortaya çıkıyor.

1. Hükümetin konut krizine karşı hazırladığı iki kararname Kongre’de reddedildi.

2. PP, Vox ve kritik öneme sahip Junts’un oylarıyla bu paket düşürüldü.

3. Ardından Madrid başta olmak üzere yaklaşık 50 şehirde protestolar yapıldı ve konut krizi ülke gündeminin merkezine yerleşti.

YAKICI İHTİYAÇ AZINLIK HÜKÛMETİ OLMAKTAN KURTULMAK

Sánchez yaptığı açıklamada parlamentoda gerekli çoğunluğu bulamadığını, reformları sürdürebilmek için daha güçlü bir yetki istediğini söyledi.

Kararın birbirine bağlı zarurî ve rasyonel niteliği eksiksiz biçimde bu açıklamada ifadesini buluyor.

El País’in araştırmasına göre PP tek başına iktidar olamıyor; ancak aşırı sağcı Vox ile birlikte 200’ün üzerinde milletvekiline ulaşıyor.

Ortaya çıkan aritmetik mutlak çoğunluk sınırı olan 176’nın oldukça üzerinde. Bu nedenle PSOE, sandıktan kaçan sol seçmen ve yüzer geçer oyları kendi tarafına çekip, kendi sandalye sayısını arttırıp, rakiplerininkini azaltmak zorunda.

BARINMA HAKKI, AYRILIKÇILARIN DEĞİŞMEYEN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

İspanyol sağ basını ve sağ partiler Ceuta ve  Melilla’daki düzensiz göç krizini kullanarak Sánchez’i halkın gözünden düşürmeye çalışıyorlar. Göçmenleri işgâlci olarak gösterip, Sánchez’i işgâlcilere yol vermekle suçluyorlar.

29 Kasım’da yapılması plânlanan erken seçim öncesi kampayada PSOE, başta konut yasasının reddedilmesi olmak üzere halkın asıl sorunlarının ne olduğunu gösterme şansına sahip.

Konut krizi PSOE’nin daha güçlü olduğu bir alan; bu nedenle seçim kampanyasının ekseni bilinçli olarak “barınma hakkı”na çevrildi.

Katalan milliyetçisi Junts’un desteği olmadan hükümet birçok yasayı geçiremiyordu.

Ülkemizde, DEM-PKK örneğinde gördüğümüz gibi ayrılıkçılıklar her yerde iki yüzlü ve hain. Kongre’deki oylamada Junt’un konut paketinin reddi yönündeki tutumu kırılmanın sembolü oldu.

KONGRE ARİTMETİĞİ, HEDEF: AZINLIK HÜKÛMETİ BARİYERİNİ AŞMAK

PSOE’nin bir azınlık hükümeti olarak bugüne kadar yaptıkları asla küçümsenemez. Dış politikada, ABD-İsrail saldırganlığına en tutarlı tavrı sergileyen hükûmet oldular. Filistin’le sözde değil, gerçek bir dayanışma gösterdiler, gösteriyorlar.

Artık, azınlık hükûmeti olmanın yarattığı bariyerleri aşma zamanı; erken seçim bu nedenle çok anlamlı.

2023 seçimlerinde anketler PP-Vox lehine görünüyordu.

Fakat seçim kampanyasında PSOE büyük bir atak yaptı. Sánchez ekibi aynı senaryonun yeniden yaşanabileceğine inanıyor.

Sánchez yeniden aday olacak ve aleyhine kilitlenmiş parlamento aritmetiğini partisi PSOE lehine değiştirebilecek yetenek ve potansiyele sahip.

ABD’YE KARŞI TUTUMU SÁNCHEZ’I GÜÇLÜ KILIYOR

İç politikada Sánchez’in en büyük sorunu konut, yolsuzluk tartışmaları ve parlamentodaki tıkanıklık. Ancak dış politikada ise birçok rakibinden çok daha güçlü.

Sosyalist İşçi Partisi iç politikada

1- Sol seçmen tabanında olumlu karşılık buluyor olması

2- Gençler arasında ve kentli ilerici seçmenlerde destek görmesi

3- Konut krizi, kiralar ve hayat pahalılığı konusunda seçmenin önceliğine yer veriyor olması nedeniyle doğru bir iç politika programına sahip.

Dış politikada ise

1- Filistin’in tanınması,

2- Gazze konusunda İsrail’e karşı sert tutum,

3- Uluslararası hukuk vurgusu,

4- Çok taraflı diplomasi söylemi ile AB’nin ABD’den ayrılan cesur yüzünü temsil ediyor.

KÜRESEL GÜNEY’E YAKLAŞIYOR

Sanchez’in net anti emperyalist tutumu gerçek İspanyol milliyetçileri nezdinde puan topluyor ve ülkesini yükselen değer Küresel Güney’e yaklaştırıyor. Çin’e yaptığı 6 üst düzey ziyaret bu konuda uzakgörü sahibi olduğunu dünyaya ispat etti. Oradan önemli yatırımcıları İspanya’ya çekti.

Dış politika yönelimi Sánchez’in kamuoyundaki en güçlü yönlerinden biri olarak gösteriliyor.

EFECTO BANDERA (BAYRAK ETKİSİ) BAĞIMSIZLIKÇILIK

İspanya, PSOE önderliğinde Filistin’i tanıyan ilk büyük AB ülkesi. Ayrıca  “Savaşa Hayır” demesi, son iki NATO zirvesinde ABD’nin malî ve askerî talelerine karşı çıkması, 2003 Irak Savaşı’nı/ABD işgâlini hâlâ çok güçlü bir siyasî hafıza olarak saklayan azımsanmayacak ölçüdeki İspanyol’dan destek almasını sağlıyor.

*ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarına karşı konulması,

*İspanya üslerinin kullanılmasına karşı çıkılması,

* NATO harcamalarının artırılmasına direnilmesi,

* “No a la guerra” (Savaşa hayır) söylemi seçmende karşılık buluyor.

El País’te yıl içinde yayımlanan analizlerde “efecto bandera” (bayrak etkisi) kavramı kullanılması da önemli.

Dışarıdan gelen baskı karşısında seçmen kendi liderinin arkasında toplanabiliyor.

İSPANYOLLAR TRUMP’I SEVMİYOR

Trump yönetimiyle yaşanan gerilimlerin Sánchez’e belirli ölçüde siyasi alan açabileceği yorumları yapıldı. Özellikle Trump’ın İspanya’da oldukça olumsuz algılanması nedeniyle bu çatışmanın PSOE tabanını konsolide edebileceği savunuldu.

Ana akım medyanın önemli unsuru Reuters bile bu gerçeği saklayamıyor. Buradaki uzman görüşlerine göre Sánchez’in İsrail ve ABD’ye karşı Avrupa’nın en sert liderlerinden biri hâline geldiği, bunun sol seçmende destek bulduğu belirtiliyor.

BREZİLYA, ABD’DE HEGEMONYASINDAN ÇIKMAYI OYLUYOR

Brezilya’da ise 4 Ekim’de yapılan devlet başkanlığı ilk tur seçiminde beklenildiği gibi Lula ile Bolsonaro ikinci tura kaldı. İkinci turda sosyalist Lula’nın kazanması bekleniyor. Aradaki fark çok küçük; Bolsonaro lehine yalnızca 1,87 puan oldu. Bu, Brezilya’nın demokratik döneme dönüşünden bu yana ilk turdaki en dar fark.

Nedeni ise radikal solun adaylarının ilk turda Lula’nın oylarını bölmüş olmaları.

Fakat ikinci turda Lula, Beyaz Saray hegemonyasından kurtulmak için tek şans ve sol Lula’da birleşmek zorunda. 

Karşı taraf, yâni aşırı sağcı Bolsonaro, tıpkı İspanya’daki benzerleri Vox ve PP gibi, Trump’la tam uyumlu politikalar çerçevesinde ülkeyi açık bir ABD pazarı yapmaya niyetli.

İspanya ve Brezilya tarihî bir eşiğin içindeler: Lula ve Sánchez’i seçerek bağımsız ve egemen bir ülke olarak yoluna devam mı edecek, ABD’ye teslim mi olacak. Bu kararı oylayacaklar.

Beyaz Saray’ın, Türkiye başta olmak üzere egemenlik kurmak istediği tüm ülkerlerde genel seçimler öncesi devreye soktuğu Electors (Seçiciler) örgütünün, seçtirmek istedikleri partiler lehine, kamuoyu ve para kaynağı başta olmak üzere her türlü desteği verecek olmasına karşı İspanya ve Brezilya’da bağımsızlık yolunu seçenlerin kazanacağına inanıyorum. 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!