Nejat Eslen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Jeopolitik bir analiz… Karabağ savaşı ve sonuçları

Jeopolitik bir analiz… Karabağ savaşı ve sonuçları

featured

Güney Kafkasya bölgesel ve küresel jeopolitik öneme sahip bir bölgedir. Bu bölgedeki jeopolitik dengeler ve istikrar, Türkiye için her zaman yaşamsal önemdedir.

Güney Kafkasya jeopolitiği ve bu bölgedeki gelişmeler, başta bölge ülkeleri Azerbaycan’ı, Ermenistan’ı, Gürcistan’ı, bölgeye komşu ülkeler Türkiye’yi, Rusya’yı, İran’ı ve bölge dışı ülkeler ABD, Çin ve Fransa’yı ilgilendirir.

Karabağ savaşı, Güney Kafkasya’da yeni ve farklı bir jeopolitik ortam oluşturmuştur.

Karabağ savaşı, Ermenistan için hezimet, Azerbaycan için zaferdir.

Karabağ savaşı ile Rusya ve Türkiye bu bölgenin önemli jeopolitik oyuncuları, oyun kuran aktörleri olduklarını kanıtlamıştır.

Ermenistan ile yakın ilişkiler içinde olan ABD ve Fransa bu jeopolitik oyunun dışında kalmıştır.

1994 yılından bu yana Karabağ sorununa sözde çare bulmak için tesis edilmiş olan Minsk grubu, bu süreçte devre dışı kalmış ve tarihe gömülmüştür.

Ancak, unutmayalım ki bu savaş ateşkes ile sonuçlanmış, barış antlaşması henüz imzalanmamıştır.

Ermeni ordusu mukavemet gücünü kaybedince ve Suşa’dan sonra Azerbaycan ordusu Karabağ’ın en büyük şehri ve sözde Karabağ devletinin başkenti Hankendi’ye doğru ilerleyince, Rusya devreye girmiş, Ermeni ordusunu imha veya teslim olmaktan kurtarmış ve ateşkes anlaşmasını sağlamıştır.

Rusya ve bu ülkenin lideri Putin, bu savaşı yönlendiren asli aktörlerdir. Ateşkes anlaşması Rusya’nın girişimi ile sağlanmıştır.

Eski Sovyetler Birliği toprakları içinde olan Güney Kafkasya, Rusya için yaşamsal önemdedir.

Tarih boyunca sıcak denizlere açılmayı hedefleyen Rusya, uzun süre bunu Balkanlar ve Boğazlar üzerinden gerçekleştirmek istemiş, Osmanlı devletinin direnmesi ve Batılı devletlerin müdahalesi ile bu inisiyatif başarılı olamamıştır.

Batı ekseninde başarılı olamayan Çarlık Rusya, Güney Kafkasya’dan İskenderun’a inerek bu projesini gerçekleştirmeye çalışmış, bu amaçla Anadolu’nun doğusunu Ermenileştirme gayretlerini başlatmıştır. Tehcir ve sözde soykırım meselesi, aslında bir jeopolitik girişimin sonucudur ve bu meselenin özü budur.

Günümüzde ABD, NATO ile Rusya’yı, Baltık ülkeleri-Polonya-Romanya-Karadeniz-Güney Kafkasya hattında çevrelemeye çalışmaktadır. Rusya bu nedenle 2008 yılında Gürcistan’a müdahale etmiş, renkli devrimle gelen Batı yanlısı ülke yönetimini değiştirmiş, bu ülkenin NATO üyesi olmasını önlemiştir.

Ermenistan’ın başına Batı yanlısı Paşinyan’ın geçmesi Gürcistan’ın 2008 yılı öncesinde yaptığı hataya benzemektedir. Putin, Karabağ sorununu bir satranç ustalığı ile kullanmış ve Azerbaycan’a askeri harekat için yeşil ışık yakmıştır.

Bu nedenle de Karabağ savaşından en karlı çıkan iki ülkenin Azerbaycan ve Rusya olduğu ifade etmemiz mümkündür. Bu iki ülkeyi Türkiye takip etmektedir.

Ermenistan devleti ve ordusu büyük bir darbe yemiştir. Mantıksız Ermeni hayalleri çökmüştür. Paşinyan gidicidir. Paşinyan’ın destekçisi Fransa ve ABD, gelişmeleri sadece uzaktan izleyebilmiştir.

Rusya, Karabağ savaşı ile Ermenistan’da batı yanlısı bir yönetime tahammül edemeyeceğini göstermiştir.

Ateşkes anlaşması Rusya’nın girişimi ile gerçekleşmiş, Türkiye bu süreçte dışlanmıştır. Ateşkes anlaşması ile Rusya, kendi liderliğinde kurulan Kollektif Güvenlik Anlaşması’na üye olmayan Azerbaycan topraklarına, “barış gücü” adı ile Rus askerlerini sokmayı başarmıştır. Rus askerlerinin Azerbaycan topraklarını ne zaman terk edeceği belirsizdir. İnisiyatif Rusya’da olduğu için Türkiye’nin barış gücü içindeki rolü kısıtlı olacaktır.

Putin, Karabağ topraklarının ve çevresindeki yedi bölgenin tamamı Azerbaycan tarafından kontrol edilmeden savaşı durdurmuştur. (Haritaya bakınız) Karabağ’ın geleceği konusunda hala tereddütler vardır.

 /></p>
<p>Türkiye, Azerbaycan’a verdiği destek ile Güney Kafkasya coğrafyasında önemli bir aktör olduğunu kanıtlamış Türkiye-Azerbaycan dayanışması perçinlenmiştir.</p>
<p>Nahçivan-Azerbaycan koridorunun açılması, sadece Azerbaycan için değil, aynı zamanda, Türkiye için de önemlidir. Çünkü bu koridor, yeni dünya düzeni kurulurken, Türkiye’nin Doğu ekseninde Azerbaycan üzerinden Asya’ya açılmasına fırsatlar sunacaktır.</p>
<p>Karabağ savaşı ve Azerbaycan ordusunun zaferi, İran’da yaşayan Azeri Türklerini heyecanlandırmış, İran yönetimini kaygılandırmıştır.</p>
<p>Karabağ savaşından sonra Güney Kafkasya’da istikrarın geliştirilmesi, Kuşak Yol İnisiyatifi içinde, orta kuşağı bu bölgeden geçirmeyi planlayan Çin için önemlidir.</p>
<p><strong>SON SÖZ:</strong></p>
<p>Türkiye’nin bölgedeki en önemli jeopolitik çıkarı, Güney Kafkasya’da istikrarın sağlanması, uygun jeopolitik dengelerin kurulması, Azerbaycan ile bütünleşmenin gerçekleştirilmesidir.</p>
<p>Karabağ Savaşı, “Politik gücün silahın namlusunda geliştiğini” ifade eden Mao Zedung’u bir daha haklı çıkarmıştır.</p>
<p>Yaşanan bu süreç, Türkiye-Rusya ilişkilerinin bir daha sınavdan geçmesine neden olmuş, bu iki ülke, çıkarlarının örtüşmediği alanlarda bile birlikte çalışmanın önemini anlamışlardır.</p>
<p>Karabağ savaşı, Türkiye’nin çoklu cephelerde mücadele edebilme jeostratejik etkinliğine sahip, önemli bir bölgesel güç olduğunu kanıtlamıştır.</p>


</div></div>	<div class=

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Turkiye cumhuriyetinin aktif dis politikasini son dort yildir devamli olarak elestirenler Turkiyenin bolgesel bir guc olmasini engellemeye calisanlarla ayni cephededir..Bu cephe bati dunyasindan iktidar beklentisi icine girmis bes parcali biricik muhalefetimizdir..Bati dunyasi eminim ki eski gunleri cok ozlemektedir, aynen bizim muhalefet gibi…”Kafani kuma göm, üç maymunu oyna, sadece bizim attigimiz kemiklerle idare et, uzerine de bize minnet et…Sakin bizim fino kopegimiz oldugunu aklindan cikarma..! “ Bunun adini da Ataturkun dış politikasi olarak yillar boyu ogretip yayginlastirdilar..!!!!

  2. Kimse ne demek istedigimi anlamamis…Bunu sanki Ataturk boyle istermis gibi gosterdi sahte Ataturkculer.Baticilik adi altinda….Halbuki Ataturk tam tersini dusunur ve yapardi..Ornek hatay davasi gibi..Montro gibi…Malesef o oldukten beridir kafamizi kuma gomdurduler onun ardillari..Diger yakin ornek ise darbeci fetoculer bile Ataturku kullanarak darbe konseyine yurtta sulh konseyi adini bile verdiler…Yuh artik!

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!