Nejat Eslen yazdı…
14 Haziran tarihinde NATO liderler zirvesi yapılacak ve liderler NATO’nun yeni stratejisini onaylayacaklar.
NATO’nun yeni stratejisi neyi mi amaçlayacak?
Henüz görmediğimiz NATO’nun yeni stratejisinin neyi amaçlayacağını, yazının başında ifade edeyim;
ABD’nin güdümünde hazırlanan yeni NATO stratejisi, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurumları ile beraber kurduğu ve liderliğini yaptığı, liberal ekonomiyi esas alan, kurallara dayalı dünya düzenini korumayı amaçlayacak.
Peki, NATO’nun yeni stratejisi, ABD’nin liderliğini yaptığı dünya düzenini kime karşı koruyacak?
ABD’nin revizyonist güçler olarak tanımladığı ve dünya düzenini değiştirmeyi amaçladıklarını iddia ettiği Çin’e ve Rusya’ya karşı.
ABD’nin yeni NATO stratejisi, bir Biden inisiyatifidir. Biden, ‘’NATO’nun modasının geçtiğini’’ iddia eden Trump’ın aksine, sıkı bir NATO’cudur ve ‘’NATO’nun, Amerika’nın güvenliğinin kalbi olduğunu’’ söylemiştir.
NATO zaten, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu dünya düzeninin kurumlarından birisidir ve NATO, her şartta ve mutlaka Amerikan çıkarlarına hizmet etmek için tesis edilmiştir.
Öncelikli hedef ülke Rusya olduğuna göre, ABD, önümüzdeki süreçte NATO ile Baltık ülkeleri-Polonya-Romanya- Karadeniz hattında Rusya’yı çevrelemeye devam edecektir.
ABD, önümüzdeki süreçte, Beyaz Rusya’yı düşürerek, Ukrayna ve Gürcistan’ı NATO üyesi yaparak, Rusya’yı çevreleme hattını Baltık ülkeleri-Beyaz Rusya-Ukrayna-Karadeniz-Gürcistan olarak yeniden tanzim etmek isteyecektir.
ABD’nin NATO ile bu jeostratejik hamlesi başarılı olursa, Karadeniz’i NATO denizine dönüştürebilecek, Türkiye’yi NATO ile kuzey komşusu Rusya arasında sıkıştırabilecektir.
Küresel liderlik mücadelesinde, ABD’nin asıl rakibi Çin’dir. Bu nedenle de dünya düzeninin korunması mücadelesinde de ABD’nin asli hedefi de Çin’dir.
ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinde Çin’e karşı kullanabileceği NATO gibi bir ittifak mevcut değildir. Bu nedenle de ABD, yeni stratejisi ile NATO’nun Çin’e karşı bölge ülkeleri Avusturalya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore ile işbirliği yapmasını isteyecektir.
SON SÖZ:
ABD’nin, siyasi-askeri bir kurum olan NATO ve bu ittifakın yeni stratejisi ile dünya düzenini, revizyonist güçler olarak tanımladığı Rusya ve Çin’e karşı koruması mümkün müdür?
Kesinlikle değildir.
Çünkü, ABD’nin mevcut dünya düzenini koruma gayretleri meselesi askeri mesele değil, ekonomik meseledir, üretim ve ihracat kapasitesi ile ilgilidir.
ABD yönetiminin, çareyi NATO’da değil, üretim ve ticaret kapasitesini artırmada araması gerekmektedir.
Ayrıca, kendilerini aynı tehdit karşısında gören Avrasya lideri Rusya ile Asya-Pasifik lideri Çin, zaman içinde Atlantik yapısı karşısında işbirliğini geliştirerek dünyayı iki kutuplu jeopolitik düzene dönüştürebilecektir.
Eğer, ABD güdümündeki NATO, yeni stratejisi ile Amerika’nın liderlik yaptığı dünya düzenini koruyacaksa, Türkiye’nin bunda çıkarı nedir?
Başka bir ifade ile süregelen bu dünya düzeni, Türkiye’nin lehine midir?
Harika
Son 2 satırda soru sormuşsunuz Paşam. Kesinlikle değildir. 20 bin Tır silaha 50 bin Tır dolusu silah daha eklemek, Nato kisvesi altında her anlamda kuşatılmak ve sonunda parçalanarak başı önünde gezmektir.
Güney kore’ye savaş zamanın da sanırım amerika yardım etmişti. Bunun karşılığın da geri yardım istemesi, her şeyin çıkarlı olduğunu gösterir. Çin’e karşı savaş açılırsa, kuzey kore de içine girecek diye düşünüyorum. Türkiye ne rusya ne abd’den taraf alırsa nasıl bir şey olur. Türkiye taraf alırsa taraflardan birisi düşman diyecek, bu da Türkiye’yi de savaşa çekmez mi
Amerikalılarla çalışan her komutan bilir. Çünkü saklamazlar. NATO Amerika hak ve menfaatinin dünyada korunmasının adıdır. Bize düşen ne derseniz? Ordusu hiçbir konuda itiraz edemeyecek
kadar uysal ve itaatkâr bir Türkiye
Sayın Eslen,
Çok üst düzey analiz yapıyor ve üst düzey sorular soruyorsunuz, Türk halkı olarak buna hazır değiliz :)
Şaka bir yana, analizlerinize ilaveten merak ettiklerimiz:
1- Birleşik Krallık (BK) bu dengenin neresinde durmaktadır? NATO’nun aklı BK, kas gücü ABD’dir diyenler yanılıyor mudur?
2- Son beş yılda BK ile yakın duran, milli muharip uçak vb. projelerde doğrudan İngiliz şirketleri ile çalışan Türkiye nasıl bir ittifak içindedir?
3- ABD’in ekonomik gücünün azaldığı sonucuna nasıl varılmaktadır? Kovid-19 salgını ile zarar görmüş olmakla birlikte dünyanın bilim ve teknoloji merkezi bu ülke değil midir?
4- ABD artık dört yıllık, taktik seviyede denebilecek stratejiler mi geliştirmektedir? Bu süper gücün grand strategy’leri yok mudur? Başkandan başkana değişecek taktiklerle mi ilerlemeleri beklenmektedir?
5- AB’nin kurmayı planladığı PESTO bu dengede nerede durmaktadır? Bir hayalden mi ibarettir, yokas NATO’nun altını oyma potansiyeli var mıdır?
Türkiye’nin çıkarları artık Asya’da dır. Türkiye NATOdan çıkıp Şiö ve Brics üyesi olmalıdır
Komutanım Türkiye’nin NOTA’ aya giriş 70 yıl oldu, NATO=ABD demektedir, Türk milleti 40 yıldır IRAKIN kuzeyinde insan kaynağını ve maddi kaynağın harcamakta, bunun arakasında 100 yıl önce Anadolu işgal eden güçler var, NATO Toplantısında talep edilecek istekler ise: Saat yönünde ülkemize bakarsak Irakta, Sür-iyede, Kıprız da , Doğu Akdeniz, Egede Şimdide bu güne kadar Huzur Denizi olan Karadeniz’de tavizler talep edecekler NATO’ ya abisi tarafından göreve istekleri bu olduğu kanısındayım saygılarımla