Yavuz Alogan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. HDP’nin çıtası

HDP’nin çıtası

featured

Yavuz Alogan yazdı…

Yüksek atlama atletizmin önemli bir branşıdır. Sporcunun çıtayı devirmeden engeli aşması beklenir. Elbette kuralları vardır. Mesela sırıkla yüksek atlamada atlet üç kez çıtayı devirirse elenir. Ben daha yükseğe atlarım, bunu saymam diye itiraz etme hakkı yoktur.

Peki nasıl oluyor da defalarca elenen, kendi seçmen kitlesine rezil olan HDP bu kez çıtayı “yerel yönetimlerle güçlendirilmiş bir sosyal ve demokratik cumhuriyet Türkiyesi kurmak” gibi bir yüksekliğe yerleştirebiliyor? 

HDP’nin Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Artı TV’nin Bağdat Cafe programında (3. 10. 21), çıtanın seviyesini şu şekilde belirliyor: Muhalefet partileriyle birlikte kurucu bir dönüşüm başlatarak Türkiye’yi yeniden kurmak!

HDP’yi “muhalefetin koçbaşı” olarak tanımlayan Kürkçü, “Hasımlarımız dilsizleşti,” diye seviniyor. HDP’nin 11 maddelik tutum deklarasyonu açıklandığında, “bütün muhalefetin içine su serpildiğini, güven ve cesaret kazandığını” iddia ediyor.  HDP’nin muhalif siyasî topluma ve sivil toplum kuruluşlarına, Kürkçü’nün “kıymetli insan toplulukları” (!) dediği unsurlara önderlik ederek kurucu bir rol oynamaya hazırlandığını anlıyoruz.

Çıtayı oraya kim yerleştirdi? HDP’ye bu rolü kim verdi?

Dış güçlerin şantajı altında kıvranan Saray’ın giderayak yeni bir “çözüm süreci”ne zorlandığını fakat HDP’yle anlaşma şansını kaybettiğini; Öcalan’ı sahaya sürmek ya da HDP’yi kapatmak arasında gidip geldiğini; parti kurmak için debelenen Kars eski belediye başkanına el vererek, bu şeriatçı şahısla (kendisi Demokratik-tik İslâm Kongresi kurucusu) “çözüm süreci” kotarmak gibi uçuk kaçık gecikmiş projelerle uğraştığını anlıyoruz. CHP’nin bu boşluğu görerek atak yaptığını, “Kürt sorunu vardır ve Meclis’te HDP’yle çözülür,” diyerek dış güçlerden bir artı puan aldığını, AKP’yi zora sokarak Sayın Reis’e “biz o sorunu çoktan çözmüştük” dedirtmeyi başardığını görüyoruz.

Türkiye tam bağımsız olmadıkça HDP’yi kapatmaya kimsenin gücü yetmez. Türkiye’nin idarî yapısının küresel entegrasyonu için emperyalizmin kullandığı en elverişli araç PKK’nin silahlı gücü ve demokratik-tik HDP sosyetesidir. Saray’ın açmazını ve küresel sistemin işleyişini görmezden gelen bazı ahmakların Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı HDP’yi hemen kapatmadığı için Amerikancılıkla suçlaması tek kelimeyle gülünçtür.

Başta CHP olmak üzere bütün sistem partilerinin, hayat pahalılığını, ekonomiyi falan bir yana bırakıp, “Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı”ndan ne anladıklarını derhal açıklamaları gerekir.

Ekonomi nasıl olsa düzelir ya da düzelmez. Önemli olan anayasal rejimdir. Özellikle CHP tabanının bu konuda parti yönetiminden açıklama talep etmesi gerekir. Nasıl bir “özerklik” istiyorlar? “Ey Kılıçdaroğlu, Kürt sorunu nedir, nasıl çözülecektir?” diye soru sormaları, imza kampanyası açmaları, hatta sokağa çıkıp gösteri yapmaları uygun olur.

HDP’nin ne istediğini biliyoruz. Bağımsızlığın ilk adımı olarak kendi meclisi, vergi toplama sistemi, güvenlik gücü olan “demokratik-tik özerklik” istiyorlar. Anadilde eğitim, Anayasa’nın ilk dört maddesinin, 40 ve 41. maddelerinin değiştirilmesi gibi tartışmalar laf kalabalığından ibarettir. Tartışmaya açılan Devlet’in egemenliği ve idarî yapısıdır.

CHP “Kürt Sorunu”nu Meclis’te HDP’yle nasıl çözeceğini açıkça anlatmalı, irili ufaklı diğer bütün partiler “Kürt sorunu”nun varlığı yokluğu, varsa nasıl çözüleceği, yoksa niye varmış gibi gösterildiği konusunda görüşlerini açıklamalıdırlar. Parti tabanları tarafından açıklama yapmaya mecbur bırakılmalıdırlar. Eğer bu gerçekleşirse, yani siyasî partiler halkı oyalamayı ve aldatmayı bırakıp ne istediklerini açıkça söylerlerse, Kürkçü’nün “hasımlarımız dilsizleşti” sevincinin kursağında kalacağı kesindir. Öte yanda, siyasî partiler esas meselelerin etrafında dolaşarak Saray’la taşra politikası seviyesinde itişmeye devam ederlerse, seçimlerden sonra büyük sürprizlerle karşılaşırız. Zira önümüzdeki seçimlerde sadece iktidar değil aynı zamanda Türkiye’nin anayasal rejimi seçilecek.

HDP’nin Onursal Başkanı “Muhalefetle perspektif ve programlarımız özdeş değil” diyor. “Diktatörlüğü önleyecek bir demokratik derinlikten mahrum bir parlamentarizme biz geri dönmeyi, statükoyu yeniden ihya etmeyi, bir restorasyona bütün elimizdeki birikimi harcamayı hem istemiyoruz, hem de bu tarihsel bakımdan ilerici bir şey olmaz.”

Çıta çok yüksek ve iddialı. Sporcunun yeteneklerini aşıyor.

HDP gerçekten de kendisini zavallı muhalefetin koçbaşı olarak görüyor gibi… Kürkçü diyor ki “Ne kadar az devletse o kadar çok demokrasi olabilir; dolayısıyla, merkezin güçlerini yerellerle paylaştığı kuvvetler ayrımı ilkesinin yerelde yeniden üretildiği bir yeni türden demokrasi tarif ediyoruz.” Galiba o da Öcalan gibi Murray Bookchin okuyor.

Türkiye’de seçimle iktidara gelen hiçbir siyasî parti ya da koalisyon Fırat-Dicle havzasında PKK/HDP’nin tasavvur ettiği türden bir Kürdistan özerk bölgesinin kurulmasına razı olamaz. Böyle şeyler ancak savaşta topyekûn ağır yenilgi, iç savaş, yabancı güçlerin ülkeyi işgali gibi durumlarda söz konusu olabilir. O zaman bile, HDP’nin şimdi “dilsizleşmiş” görünen sahici “hasımları” son ferdine kadar savaşırlar.

Elbette ABD-İsrail-Rusya’nın anlaşarak Irak-Suriye’de bir bölgeyi, Kosova örneğinde (1999-2008) olduğu gibi, önce Birleşmiş Milletler himayesinde bir Kürt bölgesi olarak tanımlaması, daha sonra bölgeye bağımsızlık vermesi, yeni kurulan devletin irredentist politikalarla genişlemeye çalışması mümkündür. O zaman HDP sosyetesiyle birlikte İstanbul’da Antep’te İzmir’de bar-pavyon-cafe-bistro işletip siyasîlere haraç veren, inşaat ve otopark işiyle uğraşan, hatta holding kuran mafyalaşmış Kürtlerin aileleriyle birlikte sınırdışı edilmeleri gerekir. Fakat o zaman bile Diyarbakır’da yaşayan Kürt kökenli makul bir aile reisinin çoluğunu çocuğunu alıp emperyalizmin denetimindeki yarı-askerî bir çöl devletine göç etmek isteyeceğini sanmıyorum. Kürtlerin büyük çoğunluğu etnik, dinî ve mezhebî ayrımları dışlayan “yurttaş” kimliğinde birleşecektir.

HDP’nin çıtasını her defasında düştüğü yerden alıp daha yükseğe koyan Yankee emperyalizmidir; Avrupa Birliği Komisyonu ve yargı organlarıdır; Türkiye’de emperyalizmin gözüne girmek için rekabet eden işbirlikçi siyasî partilerdir.  Bizzat önüne koydukları çıtayı aşsın diye HDP’yi sırtlarına bindirmişler memleketi topluca felakete sürüklüyorlar. [email protected] 

 

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 Yorum

  1. tayyip gitsin yeterkinin arkasına saklanan hdpkklıların iyi taktiği bu. bir kere cumhur ittifakında mhpde var. sizin karın ağrınız asıl mhpdir. mhpnin olduğu yerde bölücülük olmaz yaptırılmaz.
    bunu kafanıza sokacağız.

  2. “Kürtlerin büyük çoğunluğu etnik, dinî ve mezhebî ayrımları dışlayan “yurttaş” kimliğinde birleşecektir. ”
    Sayın Alogan emperyalizmin empoze ettiği özerlik dayatmasının uygulanabilir ve halkta bit karşılığı olmadığını çok güzel anlatmışsınız.,Biz bir aile olmuşuz.Yıllardan beri uygulanan emperyalist politikalarla kardeşi kardeşe düşürmeye ayırmaya çalışıyorlar ama et tırnaktan ayrılmaz.Elinize sağlık.

  3. Seçim aşamasında HDP nin desteğini kabul etmiyerek millet ittifakından ayrılan, ayrılmaya kalkan ve dâhi bu yolda propaganda yapan herkes gizli tayyipcidir..

  4. İşte tam bir “Vatansever” yazısı..hoşgeldiniz..!
    Fransa’da kurucu millet Frank’lardır…ve halkın ancak@’ını oluşturur.orada Brötonlar’ın.Korsika’lıların sorunları yok mudur, varsa da, Ulus ve Üniter Devlet yapısı içinde eşitlikçi çözüm içinde hallediliyordur…Emperyalizm’in kuklası olmayı kabul etmiyorlar..!!

  5. Bir düelloda
    Daha büyük bir şey vardır
    Ve daha acıdır bu
    Ölümden de ölüm korkusundan da

    Bakarsın dün en güvendiğin kişi
    Karşı tarafın şahidi olmuş
    İşte acıdır bu da
    Ölümden de korkusundan da

    Daha da acısı
    Kılıcın elinde
    Alnında bir tutam güneş
    Kalakalıyorsun ortada

    Cemal SÜREYA

  6. Yavuz hocam nerelerdeydiniz… Hoşgeldiniz

  7. 8 Ekim 2021, 13:06

    Yavuz Hoca’m dönmeyeceksin diye çok korktum, hoş geldin, Sefa geldin.

  8. 8 Ekim 2021, 13:01

    Sayın Alogan, yazdıklarınız ve bu sitenin okurlarının büyük bir bölümünün görüşü, düşünceleri örtüşüyor. Bu az bir şey değil, çünkü dürüst ve delikanlı bir küme. Yılmadan sonuna kadar kavgaya hazır ve yürekli ve kazanacaklar..!!

  9. 8 Ekim 2021, 12:18

    Iste vatansever aydin yazisi ,hosgeldiniz.

  10. Hoş geldiniz Üstad, teşekkürler.

  11. 8 Ekim 2021, 09:14

    Hoş geldin…

  12. 8 Ekim 2021, 08:19

    At binenin kılıç kuşananın.
    Hodri meydan.!
    Memleketi sahipsiz sanıyorlar anlaşılan.

    Ancak…

    Bu cücelerin arasında o çıtayı gözlerini kestirdikleri o yüksekliğe yerleştirecek o babayiğit nerede?
    İçerdeki âciz YCHP ve İP dersen; “Kendisi muhtâc-ı himmet bir dede, nerde kaldı gayrıya himmet ede.”
    ABD – AB dersen onlar da düşmüşler kendi canlarının derdine.
    ABD’nin Afganistan’dan ‘üç gün önce’ kaçtığını unutmasınlar.
    Barzani’nin bağımsız Kürt devleti ilan etme girişiminin acıklı sonunu da unutmasınlar.
    Gün gelir Suriye’den de pılı pırtısını aniden toplayıp memleketine döner Amerikalı.
    Sonra güvendikleri dağlara kar yağar.!

    Yani Nâzım ustanın dilinden diyecek olursak Yavuz kardeşim;

    “Bu ata atlayacak yürek
    Ve bu kabzaya bilek
    Gerek…”

  13. Shp neden kapandı neden ( ken yerel seçimlerde.birden HDP ile beraber düştü,bu halk terör yanındaki HDP ye pirim hermiyor.1000 secimde olsa kutuplasmada HDP li taraf @ gecemez

  14. Sayın Alogan’ı geçmişte Emin Çölaşan’a benzeterek sert eleştirmişliğim var; son dönem yazılarını hayranlıkla okuyorum. Teşekkür etmek istedim. Saygılar!

  15. değerli abim,
    insanı en çok üzen şu. Atatürkçüyüm diyerek Atatürkün kurmuş olduğu ülkeyi yıkmaya çalışanlarla ülkeyi kurtaracağız diyen liboşlar.

  16. 8 Ekim 2021, 07:06

    ertugrul kurkcu bır zamanlar uyesı oldugu dev-genc ın yıne uyesı olan denız gezmısın kemıklerını sızlatmaya devam edıyor. bu kadar zaman dıs odaklarının pıyonu olarak gorev yaptıgının bılıncınde olmadıgı gıbı demokrası ne demk onu da ogrenememıs kabıle demokrasısınden bahsedıyor.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!