1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Murat Bölükbaşı
  4. Çaresiz değilsiniz çare sizsiniz

Çaresiz değilsiniz çare sizsiniz

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

İktidarın emekliyle kavgası var. Asgari ücretliyle, memurla, atanamayan öğretmenle, işçiyle, çiftçiyle, esnafla, sanayiciyle kavgası var. Vatanı, bayrağı, milleti için gözünü kırpmadan düşmana atılmış, kolunu bacağını, yakışıklılığını, yarınını kaybetmiş, eşit haklar için 47 gündür Ankara Güven ve Kurtuluş Park’da sersefil olan gaziyle, canını tehlikeye atarak yerin yedi kat altına ekmeği için girmiş ama alın terinin karşılığını alamadığı için Ankara’da eylem yapan madencilerin temsilcisi Gökay Çakır ve Başaran Aksu’yu ‘’Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’’ gibi saçma bir gerekçeyle tutuklayan ve kararlarıyla haklının yanında değil, güçlünün yanında duran hakim ve savcıların, ‘’Devletin dini adalettir’’ düsturu ile büyük bir kavgası var. ‘’Mustafa Kemal’in Askeriyiz’’ diyen teğmenle, diş geçiremediği belediye başkanıyla, gazeteciyle, sanatçıyla, kadınla, havayla, suyla, ağaçla, çiçekle, köpekle, böcekle, istediği kıvama getiremediği ve yargıyı, hukuku bir silah gibi kullanarak savcısıyla, hakimiyle, kolluğuyla birlikte öfkeyle saldırdığı Türk ulusuyla kavgası var. Lakin, bile isteye üretilen ve kronikleşen sorunları çözmek, milletle barışmak şöyle dursun, bütün motivasyonun bebek katiliyle barışmak, ona statü vermek ve bu sapık katilin kurduğu terör örgütü militanlarını affetmek, beyni yıkanmış ve öldürmekten çekinmeyen cani ruhlu katilleri canlı bomba gibi halkın içine sokmaktan ibaret olduğunu görmek Türk milletini derinden yaralıyor ve tedirgin ediyor. Osmanlı’nın son Meclisi Mebusan’ı bile işgal kuvvetlerinin baskısına rağmen fesih edilmeden önce, 28 Ocak 1920 de, Misakı Milli kararını almıştı. Gazi Meclisin onurunu, haysiyetini, değerini bilmeyen, TBMM’nin yüksek şahsiyetini ve itibarını koruma becerisini gösteremeyen 467 ‘’Partivekili’nin’’ evet oyu ile geçen ‘’Çerçeve Yasa’’ (Teröre ve teröriste af yasası) daha şimdiden misakı milliyi yok saymaya, vatanı bölmeye yönelik etkisini göstermeye başladı bile. Ülkede, bir yanda teröristler için taziye çadırları kurulurken öte yanda arkasına Türk bayrağı sarıp boynuna Gençliğe Hitabe yazılı bir levha asıp süreci protesto eden Türk genci gözaltına alınıyor. Araç tavanından AK 47 namlusuna sarılmış Amedspor bayrağı bir sorun teşkil etmezken, Kocaelispor tribünlerinde sarı torba mesajı veren taraftarlar gözaltına alınıp adli kontrol uygulanabiliyor. Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edenler görmezden gelinirken, sosyal medya üzerinden ‘’Çocuk katili Abdullah Öcalan’a’’ hakaret edenler için adli süreç başlatılabiliyor.

Görünen o ki, Türkiye üzerine yüz yıllık plan ve proje yapan emperyalist ve Siyonist aktörler bir sebeple sözüm ona barış sürecini bir an önce tamamlamak adına gözü kara bir faaliyet gösteriyor. İktidar ve ortakları tüm güçleriyle milli iradeye saldırırken, büyük bir çoğunluğu meclis dışında olan ve milli iradeyi temsil ettiğini iddia eden partiler, milli mücadele ilkeleri ekseninde birleşerek ve halkı birleştirerek iktidarı o koltuktan düşürme arzu ve isteği şöyle dursun, ‘’ne yaparız da, AKP’yi tekrar iktidara getiririz; ya da, Erdoğan sonrasında ‘’müesses nizamın dayattığı hangi kukla lideri kurtarıcı diye halkın önüne çıkarabiliriz!’’ zemininde bir senaryoyu sahneye koymak adına kendilerinden beklendiği gibi başarılı ve alkışlanacak bir performans ortaya koymaktalar…

Açıkça görülüyor ki, AKP’nin halkı seçim vaadiyle kandıracak bir hikayesi kalmadı. Amerika’nın talebiyle Erdoğan’ın başlattığı, Bahçeli’nin sahada amigoluğunu yaptığı ikinci açılım sürecinin birinci çözüm sürecinden çok daha ağır bir sandık yenilgisi getireceği muhakkak. Dolayısı ile satranç masasında olan taktiklerden biri de siyaset cephesinin her iki kanadına güvenmeyen, kurtuluşun bu siyasi aktörlerle ve bu aktörlerin gayri milli politikalarında olmayacağına iman eden %50’lik bir kitlenin sandığa gitmemesini sağlayıp, kontrol altına alabildiği diğer %50’lik kitle ile sandık sonuçlarını belirlemeye çalışacak olan bir siyasi mühendislikle karşı karşıyız.

Sorum şu: CHP’yi mutlak butlan kararıyla ele geçiren, sonra CHP’den iki parti çıkarıp ikisinin de, bölünmenin ilk adımı olan ‘’Çerçeve Yasaya Evet’’ oyu vermesini sağlayan mühendislik sonrasında, bu partilerin emperyalist bir ihanet projesinin kullanışlı bir aparatı olduğunu nihayet görebilen kitleyi partilerden ve sandıktan uzaklaştırır mı?

Muhalefetin diğer kanadını temsil eden başta İyi Parti ve Zafer Partisi olmak üzere son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gözle görülür ve kamuoyunda tepki çeken ciddi hatalar yaptılar. Vatan gözümüzün önünde eriyip giderken bir araya gelmek için iyi niyetle büyük çaba gösteren partiler olsa da, ‘’40 dereden su getiren’’ partilerin birleşmemek için elinden geleni ardına koymadığını gören kitle partilerden ve sandıktan uzaklaşır mı?

Hiçbir siyasi görüşü olmayan, işinde gücünde olan, zorlu yaşam koşullarında her vatandaş gibi ezilen, demokratik siyaset çerçevesi içinde beş yılda bir sandığa gidip oy kullanan ve sonucunda bu bayrak altında hukuk düzeni içinde güvenli, emniyetli, refah düzeyi yüksek mutlu ve huzurlu bir yaşam talep eden ve bunun hayalini kuran, ama günün sonunda sükutu hayale uğrayan, son 25 yılda önümüze konulan siyaset beceriksizlerinin, ya da kurgucularının yine sahnede olduğunu ve bu sandıktan Türk milletinin hayrına bir şey çıkmayacağına inanan ve gören kitleyi sandıktan uzaklaştırır mı?

Hiç umudum olmasa da; Hangi ölçekte olursa olsun, muhalif siyasi partilerin konuya bu açıdan yaklaşmasını, çarşıda, pazarda, kahvede konuşan ve sosyal platformlarda sesini duyurmaya çalışan vatandaşların bu yönde yükselen serzenişlerine kulak vermesini, biran önce halkın gücünü arkasına alacak milli bir beka hareketini gerçekleştirebilecek siyaset mühendisliğini halkın önüne getirmesini bekliyorum. Lakin bize emperyalizmin tepside sunduğu ve milletin başına bela ettiği siyaset aktörleriyle bunun olamayacağını da iyi biliyorum. Yukarıda ifade ettiğim %50, Asal Araştırma Şirketinin bir anket araştırması sonucudur.

Soru: Sizce bugün Türkiye’nin sorunlarını hangi siyasi parti çözebilir?

%39,5 hiçbiri, %5 ankete girmeyen diğer partiler, %5,6 fikrim/cevabım yok!

İşte, müesses nizamın dayattığı siyasi labirent’in içinden Türk milletini kurtaracak kitle bu kitledir. Sandığa gitmemesi için oyun kurulan seçmen bu seçmendir. Yüksek bir ihtimalle önümüzdeki bir yıl içinde yapılacak olan seçimin bugün itibariyle birinci Partisi %50 oy potansiyeli ile ‘’Partisizler’’dir. Türkiye’nin iyi yönetilmediğini, vatanın birlik ve bütünlüğünün tehlikede olduğunu bilen, nesnel, somut olaylar ve durumlar itibari ile asıl sorunun siyaset ve siyasetçiler olduğunun farkına varan bu kitle, sorunu çözmek için taşın altına elini koymak ve ülke yönetimine talip olmak mecburiyetindedir. ‘’ Partisiz Vatanseverler Platformu’’ adı altında örgütlenecek, devlete, millete layığı ile hizmet etmiş, vatana millete ihaneti ve kahpeliği aklından bile geçirmemiş bu ülkenin kahraman çocuklarının önderliğinde hazırlanacak milli irade bildirgesiyle tüm yurtta kısa sürede büyüyecek bir örgütlenmenin kendi cumhurbaşkanı adayını belirlemesi, Gazi Meclisi Atatürk, Türk ve Cumhuriyet düşmanlarından temizleyerek, o makamlara Türk milletinin asil evlatlarını oturtması, Bursa Nutku’nda ve Gençliğe Hitabe de belirtildiği gibi kendisine verilen görevi büyük bir heyecan ve inançla yerine getirmesi bir yurttaşlık görevidir.

Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu ve İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk Türk milletine şöyle seslenmiştir:

‘’Umutsuz durumlar yoktur. Umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim. Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun. Eğer ülkeni kurtaracak bir lider beklemekteysen, ben size hiçbir şey öğretmemişim demektir.’’

‘’Çaresiz Değilsiniz, Çare Sizsiniz’’ Ne Mutlu Türküm Diyene!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!