Memleketim Aksaray 

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Aksaraylı olmaktan gurur duyuyorum. Herkes memleketiyle gurur duyar; bu duyguyu doğuran benzer motivasyonlar vardır; ancak benimkisi farklı ya da bir yerel milliyetçilik duygusundan kaynaklanmıyor.

Aksaray, İlk Çağ Uygarlıkları’ndan başlamak kaydıyla pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı; bundan ötürü çok derin bir tarih ve kültür birikimine sahip.

İLK ÇAĞ’DAN ANADOLU SELÇUKLU, OSMANLI VE CUMHURİYET’E… 11 BİN YIL

11 bin yıllık bir geçmişe sahip… Buna karşın hakettiği değeri görmediğini düşünüyorum.

Hâlen pek çok kişi tarihî kenti İstanbul’daki Aksaray’la karşıtırıyor; oysa İstanbul’daki Aksaray’a kaynak teşkil eden bugün il olan Aksaray.

Fatih Sultan Mehmet 1453’te İstanbul’u fethettikten sonra nüfus politikası çerçevesinde Anadolu’dan Türkmenler’in İstanbul’a getirilmesini istemiş. Aksaray’dan gelenler, o dönem şehrin uç kısmı sayılan şimdiki Aksaray semtini kurmuşlar. Yani İstanbul’daki Aksaray semti, Aksaray’dan gelir. İstanbul’a gitmeyenlere ise Kalanlar ismi verilmiş. Aksaray’da hâlen Kalanlar Mahallesi bulunuyor. Ayrıca şehrin ilçeleri Ortaköy ve Laleli de bugün İstanbul’da aynı isimli semtlere adını verdi.

Aksaray, Kapadokya’nın başlangıcını oluşturuyor. Selime, Güzelyurt (Gelveri), Ihlara Vadisi, Güzel Atlar Ülkesi’nin (Kapadokya) en önemli parçası. Ayrıca başta Saratlı olmak üzere pek çok yerleşim yerinde gün yüzüne çıkartılmış, çıkartılmamış yer altı şehri bulunuyor. Saratlı Kırkgöz Yeraltı Şehri bunların en meşhurlarından. Selime kasabasında aynı isimle yer alan Katedral ve Anadolu Selçuklu eseri Selime Türbesi yalın hâliyle binlerce yıllık tarihî anlatıyor. 

GÜZEL ATLAR ÜLKESİ: ÖZGÜR VE VAHŞİ YILKILAR

Kelime anlamından bağımsız düşündüğümüzde Kapadokya tam olarak masal gibi bir yer. Eski adı Katpatuka… Pers dilinden geldiğinden bahsediliyor. Güzel atların olduğu yer anlamına geliyor. Bugün eskisi kadar çok rastlamasanız da hâlen güzel atlar var. Yılkı deniyor, doğada özgür ve vahşi bir yaşam sürüyorlar. En sevdiğim hayvan at; o nedenle sevdiğim iki varlığın tek bir adda birleşmesi beni hayal edemeyeceğiniz kadar mutlu ediyor.

Aksaray, başta Hititler olmak üzere sayısız İlk Çağ Uygarlığı’nın kaynak noktası ve birden fazla özelliği ile Türkiye’nin istisnâi noktalarından bir tanesi olmayı hak ediyor.

MAVİ GÖK’LE BULUŞAN HASAN DAĞI , TUZ GÖLÜ’NÜN KIRMIZI BÜYÜSÜ

En eski volkanik dağlardan bir tanesi olan Hasan Dağı, Aksaray sınırları içerisinde… başı mavi gökteki bulutlara eren bu heybetli dağ, doğa ve kış sporları, dağcılık ve turizm açısından sınırsız bir potansiyele sahip. 

Ülkenin tuz ihtiyacının çoğunluğunu karşılayan Tuz gölü, çevre illerle Aksaray’ın ortaklığında bir doğa harikası olarak güzelliğini koruyor. Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, yaz aylarında büyüleyici bir renge bürünüyor. Kırmızı ve pembenin değişik tonları gölü masalsı bir gerçeklik hâline getiriyor.

Doğanın kendini yeniden üretme kudretinin en orijinal örneğidir Tuz Gölü’nde yaşanan… yazın aşırı tuzluluk ve sıcaklık artışına bağlı olarak mikroskobik canlıların (alg ve bakteriler) ürettiği koruyucu pigmentler gölü beyaz ve mavinin derinliğinde kırmızı ve pembenin eşsiz döngüsüne taşıyor. Bu durum bir kirlilik veya yapay zeka illüzyonu değil, tamamen doğal bir hayatta kalma mücadelesinin tezahürü…

İNSANLIĞIN GELİŞİM HİKÂYESİ: AŞIKLI HÖYÜK, ACEM HÖYÜK

Başta Aşıklı ve Acem Höyük olmak üzere erken dönem yerleşim alanlarının yer aldığı Aksaray, insanlık tarihinin seyri, yerleşik yaşam ve uygarlığın gelişimini keşfetmek için gerçek bir açık hava laboratuvarı özelliğindedir.

Aşıklı Höyük (MÖ 9000 – 8200): Orta Anadolu’nun bilinen ilk yerleşik köyüdür. Arkeolojik kazılar, burada ilk kez tarım yapıldığını ve hayvanların (özellikle koyun ve keçi) evcilleştirildiğini kanıtlıyor. Ayrıca tıp tarihi açısından dünyanın ilk beyin ameliyatı (trepanasyon – kafatası delme) burada gerçekleştirilen bir genç kadına aittir. Bölgedeki obsidyen teknolojisi, dönemin en gelişmiş ticaret ağlarını oluşturur. Acemhöyük (Erken Tunç Çağı – MÖ 3000-2000):  Aksaray Valiliği kayıtlarına göre burası önemli bir maden üretim ve ticaret merkezidir. Asurlu tüccarların Anadolu’daki ticaret kolonileri (Karum) ağının önemli duraklarındandır.

ARCHELAOS’TAN AKSARAY’A…

Hitit tabletlerinde bölgenin ismi Kuršaura veya Garsaura olarak geçiyor. Son Kapadokya Kralı Archelaos şehri yeniden inşa ettirmiş ve kendi adından esinlenerek şehre Archelais denmiştir. Aksaray ismi Archelais’in zamanla Türkçeleştirilmesi ile ortaya çıkmış. 

Kapadokya Krallığı’nın yıkılmasının ardından Claudius döneminde bölge bir Roma kolonisi haline geliyor; Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Ihlara Vadisi ve çevresi, dik yamaçlara oyulan manastır ve kiliselerle (Yüksek Kilise) önemli birer dinî ve bilimsel inziva merkezine dönüşüyor.

2. KILIÇARSLAN’IN MEMLEKETİ

Küçük Asya (Anadolu) ve Orta Doğu’yu kendi macera ve nüfuz alanına çevirmeye yeltenen Haçlılar’a, dedesi I. Kılıçarslan gibi büyük darbeler vuran 2. Kılıçarslan’ın memleketidir Aksaray. Miryekefalon Zaferi ile Doğu Roma’nın Türkler’i Anadolu’dan atma hâyaline son vermiştir. Türbesi kentte yer alır. Adı okul, park, seyir tepelerine verildi.

ANADOLU SELÇUKLU BAŞKENTİ

Aksaray 1142 yılında Selçuklu egemenliğine girdi. Sultan II. Kılıçarslan buraya büyük bir saray yaptırarak kentin adını Aksaray olarak değiştirmiş ve şehri âdeta ikinci bir başkent (payitaht) haline getirmiştir.

Selçuklu döneminde şehre Azerbaycan ve fetholunan diğer coğrafyalardan bilim insanları, âlimler, gaziler ve zanaatkarlar yerleştirilmiştir. Aksaray bu dönemde hem askerî bir üs hem de medreseleriyle dönemin önemli bir bilim ve kültür merkezine dönüştürülmüştür. Dünyanın en büyük kervansaraylarından olan Sultan Hanı bu dönemin eseridir. Konya yolu üzerinde yer alan Sultan Hanı, Aksaray’ın en önemli uğrak yerlerindendir.

Aksaray tarih ve uygarlık birikiminin yanında Türk tarihî açısından önemli bir askerî-stratejik nokta olmuştur. Karahanlı imparatorluğu, Karamanoğlu Devleti ve Anadolu Selçuklu için bir başkent hüvviyetindedir. Osmanlı da dâhil olmak üzere bu Türk devletlerinden en çok Anadolu Selçuklu’nun izini taşır.

Büyük Selçuklu ve Osmanlı’yı kuran Türklerin Oğuz boyu yüzyıllar süren büyük yürüyüşleri ile büyük kitleler hâlinde Aksaray’a gelmiş, bölgede Rumca konuşan halk ve kökleri eski çağ uygarlıklarına dayanan diğer etnik gruplarla birleşmiş ve gerçek bir mozaik oluşturmuşlar. 

Atatürk’ün öncülüğünde kurulan modern siyasal birlik, yani Misak-ı Millî sınırları içerisinde yaşayan her etnik kökenden insan Türkiye halkına mensuptur ve Türkiye halkını oluşturanlar Türk ulusudur fikrinin özel örneğidir Aksaray… Burada ırklara dayanan bir mensubiyet aranmaz. Bir ruh ve yaşam birlikteliğidir halkı oluşturan. Atatürk, Türk ulusu derken bu türden bir birlikteliği anlatır.

Rumlar, Türkmen ya da Yörükler, Ermeniler, Mezepotamyalılar, Saka, Hitit, Asur kökenliler, Kırım’dan gelen Kıpçak Türk boyu mensupları (Kırım Tatarları) ve Balkanlar’dan gelen Kıpçaklar, Aksaray’da buluşmuş/birleşmiş, bir halk oluşturmuşlar. Aksaray bu çeşitliliği ile bir Türkiye fotoğrafıdır. Farklı kökenlerin karıştığı ortak kimlikli tek bir halk…

DÜNYANIN EN ÖNEMLİ KANYONLARI’NDAN IHLARA VADİSİ BİR MİKROKLİMAYA SAHİP

Tıpkı ilk Hıristiyanların yerleşim yeri olan Ihlara Vadisi gibi… Aksaray karasal iklime sahip; fakat 18 kilometrelik yürüyüş rotası ile dünyanın en önemli Kanyonlarından olan Ihlara Vadisi’nde bir mikroklima var.

Vadi boyunca uzanan Melendiz Çayı ve yüksekliği 150 metreyi bulan korunaklı yarlar, karasal iklimi bloke ediyor. İçeride gür bitki örtüsü ve Akdeniz iklimine uygun ürün yetiştirme şansı sunuyor. Vadide şeftali, portakal, fıstık bile yetiştirebilirsiniz…

TURİZM, TİCARET, DOĞA, TARİH ve YUNANLI DOSTLARIMIZ

Ve… hemen hemen her bölümün olduğu, binlerce öğrenciye ev sahipliği yapan Aksaray Üniversitesi, İtalya’daki Pisa Kulesi’ne benzetilen Eğri Minare (Kızıl Minare), Zinciriye Medresesi/müzesi ve tarihî hamamıyla ile Aksaray şehri artık hakettiği ilgiyi görmeli!

Tarihî İpek Yolu’nun önemli duraklarından olan Aksaray, E-5 (Avrupa E-yolu E80) üzerinde yer alıyor. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de çok önemli bir ulaşım ve ticaret merkezi…

Aksaray’dan geçen E-5, Birleşmiş Milletler uluslararası yol ağının bir parçası olarak Avrupa’yı Türkiye üzerinden Orta Doğu ve Asya’ya bağlayan tarihî İpek Yolu’nun modern karayolu karşılığı olarak vazgeçilmez bir stratejik ticaret güzergahı niteliğinde…

Ihlara ve Gelveri Festivalleri uluslararası bir nitelik taşıyor. Mübadele ve değişik nedenlerle Yunanistan’a göç eden Grekler’in torunları festival ve pek çok vesileyle, düzenli olarak, Aksaray ve çevresinde atalarının yüzyıllarca yaşadıkları toprakları görüyor, kilise ve evleri ziyaret ediyorlar.

Aksaray’ı bir gün mutlâka herkes görmeli…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!