Kuşak ve Yol Süveyş Kanalı'na meydan mı okuyor

Barış Adıbelli yazdı...

Kuşak ve Yol Süveyş Kanalı'na meydan mı okuyor

Bir yük gemisinin yan dönmesi sonucunda günlerdir gemi trafiğine kapanmış olan Süveyş Kanalı nihayet açıldı. Kanalın kapanmasıyla dünya ticareti de durma noktasına gelmişti. Kanalın kapalı olduğu her gün 9 milyar dolarlık bir zarara neden oluyordu. Süveyş Kanalı kapalı olduğu günlerde alternatifler de gündeme gelmişti. İlk Alternatif hat Ümit Burnunu dolaşarak Cebel-i Tarık’tan geçerek hedef limanlara ulaşmaktı. Haritayı önünüze koyduğunuzda bunun ne kadar meşakkatli ve masraflı olduğu görülecektir. Kaldı ki Süveyş gibi kanallar teknik aksaklık, kazalar, savaşlar ve hava durumu gibi birçok faktörden kapanma ihtimali her zaman yüksek yerlerdir.

Bu trafiğin aksaması kuşkusuz Türkiye’yi de etkilemişti. Türkiye’de de özellikle Çin’den hammadde bekleyen fabrikalar olduğu gibi Asya’ya ihracat yapan, gemisi Süveyş’e takılan birçok firma var. Bu süreçte Türkiye, Mısır’a yardım çağrısında bulunmuş; Mısır’dan olumlu ya da olumsuz bir yanıt gelmemiştir.

Son günlerde, Çin Dışişleri Bakanının Türkiye ziyareti münasebetiyle Türk-Çin ilişkileri gündeme gelmiş durumda. Bu bağlamda, Kuşak ve Yol Girişimi ve Türkiye’nin savunduğu Orta Koridor hattı da gündemde. Süveyş kapanınca bir anda Kuşak ve Yol Girişimi alternatif bağlantı hattı olarak gündeme geldi; hatta Orta Koridor bir anda parladı. Hal böyle olunca insanın aklına da türlü türlü komplo teorileri gelmeye başlıyor. Bunların en dikkati çekeni Kuşak ve Yol Girişimi kapsamımda Yeni İpek Yolunu’nun kara bağlantılarının   önemini gösterme adına acaba Süveyş Kanalını tıkayan bu gemi olayında Çin’in bir parmağı mı var? Çünkü Süveyş Kanalı tıkanınca bir anda medyada Kuşak ve Yol Girişimi ve Çin’in kazanımları ortaya çıktı. Latife bir tarafa, Süveyş Kanalındaki trafiğin tıkanması Çin’in küresel ticaretine de büyük bir zarar verdi. Dolayısıyla Trump gibi her musibetin altında Çin’i aramak da çok akıl kârı bir durum değil.

Geçtiğimiz günlerde daha önce Çin ile imzalanmış olan Karayolu Taşımacılığıyla ilgili anlaşmanın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanmış olması Türkiye’yi Asya’yı Avrupa’ya Avrupa’yı da Asya’ya bağlayan önemli bir köprü haline getirmiş durumda. NATO Genel Sekreterinin Türkiye’nin öneminin anlaşılması için haritaya bakılmasının yeterli olacağını söylemesi de aslında Türkiye’nin jeopolitik önemini göstermektedir. Türkiye’nin Karadeniz’deki konumu da ayrıca dikkat çekicidir. Özellikle Karabağ Zaferinden sonra Türkiye’nin doğrudan Asya coğrafyasına karasal bir bağlantı elde etmiş olması da önemlidir. Böylece Londra-Pekin arasında kesintisiz bir karayolu bağlantısı da kurulmuş oldu.

Karabağ Zaferi son yıllarda Türkiye’nin elde ettiği en önemli jeopolitik kozdur. Bu nedenle ABD, küplere binmiş durumdadır. Ermenistan üzerinden kirli oyunlar tezgâhlamaya çalışıyor. ABD ve Avrupa’nın iyi adamı olan Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın birden erken seçim kararı alması tesadüf değildir. Güney Kafkasya’yı kaosa sokmak için büyük hazırlıklar yapılıyor.

Karabağ Zaferi ile Asya’nın kapıları sonuna kadar Türkiye’ye açılmış durumda olması ABD’yi öfkelendirdi. Bu öfkenin nedenleri saymakla bitmez ama bugün burada sadece konumuzla ilgili olan boyutunu ele alalım: Süveyş Kanalı her ne kadar Mısır’ın egemenliğinde ve kontrolünde olsa da özellikle Sisi döneminde daha belirgin bir şekilde kanalı esas kontrol eden ABD’dir. Dolaysıyla, ABD adı ne olursa olsun Süveyş Kanalına alternatif olacak hiçbir kara taşımacılığını istemiyor. Bunun nedeni de ABD bu stratejik su yolları aracılığıyla Çin’in küresel ticaretini kontrol altında tutmak istemesidir. Böylece, Çin’e karşı önemli bir silaha sahip olmuş oluyor. Ne tesadüftür ki, Yunanistan‘ın Dedeağaç bölgesinde üslenen ve yığınak yapan ABD buradan da Rusya’ya karşı Türk Boğazlarını kontrol etmek istemektedir.

Dikkatinizi çekti mi? Türkiye’ye her şeyi söyleyen ABD, her ne hikmetse Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerini geliştirme konusunda ne ısrar etti ne telkinde bulundu ne de bir girişimde bulundu; hatta Türkiye ile Mısır’ın ilişkileri normalleştirmesini dahi istemiyor. Dahası, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki Orta Koridor hattının da devreye alınmasına karşı çıkıyor. Muhtemelen sabote etmek için de elinden geleni yapacaktır.