Türkiye’nin Dedeağaç ile imtihanı

Barış Adıbelli yazdı...

Türkiye’nin Dedeağaç ile imtihanı

Şu sıra tüm dünya nefesini tutmuş bir şekilde Ege’deki gelişmeleri takip ediyor. Önümüzde birkaç gün için de ABD ve Yunanistan ikilisi ile Türkiye birer tatbikat yapacaklar. NATO’nun bu üç üyesinin adeta birbirlerine karşı bir güç gösterisi niteliğine dönüşecek bu tatbikatlar NATO dışındaki özelikle Rusya gibi ülkeler tarafından biraz da memnuniyetle izleniyor.

Yunanistan’da Çipras hükümeti gider gitmez yerine gelen eski başbakanlardan Kostandinos Miçotakis’in oğlu Kiryakos Miçotakis ve hükümeti bölgede ABD’nin alî çıkarları için biçilmiş bir kaftandı. Trump yönetimi bu fırsatı kaçırmadı ve Kuşak ve Yol Girişiminin Avrupa kapısı olan Pire limanına müdahale ederek limanın genişlemesine yönelik projeleri durdurdu ve yeni limanların Çin’e verilmesini engelleyerek bu limanları kendisi için kiraladı. Ayrıca Türkiye’nin hemen yanıbaşındaki Dedeağaç’ta üs edindi.

ABD’nin Dedeağaç hamlesi Türkiye’yi rahatsız etti zira Türkiye’nin Dedeağaç ile imtihanı yeni değil. Tam 76 yıl önce de Sovyetler Birliği Dedeağaç’tan üs istemişti. 1945 tarihinde toplanan Postdam Konferansında Stalin boğazların kontrolünü alamayınca Marmara’yı kontrol etmek için Dedeağaç’tan üs talebinde bulunmuştu.

Bugün ise ABD, Dedeağaç’ta yığınak yapıyor. Stratejik konumuyla Dedeağaç, ABD’ye Boğazları ve Marmara’yı kontrol imkânı verirken, Karadeniz’e de bir sıçrama tahtası olarak kullanacak. Dahası Yunanistan ve Türkiye’nin arasında bir bariyer olarak dururken aynı zamanda da Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Avrupa’ya giriş kapısı olan Yunanistan ve Balkanları da kontrol altına almış oluyor.

Girit adasına da yerleşen ABD, burada oturduğu yerden Ege’deki tüm faaliyetleri takip ettiği gibi Rusya’nın Karadeniz filosunun boğazlardan geçişini ve Akdeniz’deki faaliyetlerini de rahat rahat takip edecek. Aynı zamanda, ABD’nin bir eli Doğu Akdeniz’de, öteki eli de Kuzey Afrika’da olacak. ABD’nin Avrupa ve Afrika komutanlıklarını tek bir komutanlık altında birleştirdiği düşünülünce yeni dönemde ABD’nin Afrika’da da varlık göstermeye başlayacağı görülüyor.

Geçtiğimiz günlerde CENTCOM’un komutanının yapmış olduğu değerlendirmede ABD’nin en büyük rahatsızlıklarının başında Çin’in Ortadoğu bölgesinde ekonomik olarak giderek güçlenmesi ve varlığını artırması ve ayrıca Rusya’nın askeri ve siyasi olarak Ortadoğu’da giderek artan etkisi ve bu etkinin Akdeniz havzasında Libya’ya kadar uzanmış olması geliyor.

Rusya, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ savaşını ve Karabağ zaferini çok iyi değerlendirerek bir türlü var olamadığı Hazar jeopolitiğinde yer aldı. Balkanlar, Karadeniz, Kafkaslar, Hazar birbirine bağlı ve birbirinin hinterlandı olan Adriyatik’ten Hazar’a büyük bir jeopolitik havzayı oluşturuyor. Bu havza ABD’nin de iştahını kabartıyor.

ABD’nin Rusya’yı kuşatmak için Yunanistan’dan çok Türkiye’ye ihtiyacı var. S-400 problemi bu nedenle ABD’nin gündeminde. Pentagon sözcüsünün Türkiye’nin S-400 alarak Rusya’ya para ve alan kazandırdığını söyleyerek, aslında ABD’nin hava savunma sisteminin alımından çok ABD’nin Rusya’yı boğmak üzereyken Türkiye’nin Rusya’ya nefes aldırması ve onu Akdeniz’e indirmesiyle ilgili olduğuna işaret etmektedir.

Sonuç olarak, Türkiye için en önemli jeopolitik tehditlerin başında Karadeniz’de bir ABD-Rusya rekabeti; hatta çatışması geliyor. Halihazırda Türkiye ve Rusya, Karadeniz’de bir denge ve istikrar sağlamış durumda. Dolaysıyla, Türkiye, bu istikrara halel getirecek hiçbir oluşuma gücü nispetinde izin vermeyecek gibi görünüyor.