Amiral Cem Gürdeniz yazdı…
28 Ocak 2020 günü öğleden sonra Kasımpaşa meydanında bulunan, Sultan Abdülaziz’in 1868 yılında yaptırdığı tarihi Divanhane (Bahriye Bakanlığı) Karakol Binası Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı kontrolündeki yol genişletme projesi kapsamında yıktırılmaya başlandı.
TARİHİMİZİ YIKMA KARARI
Yıkım, İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 8 Şubat 2019 tarih ve 7132 numaralı kararı gereğince yerine getirilmişti. Aynı karara göre tarihi bina başka bir yerde aslına uygun şekilde inşa edilecekmiş. Söz konusu bina, 24 Nisan 1996 tarih ve 7680 sayılı I numaralı Koruma Kurulu Kararı gereğince birinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak kabul edilen 1864 yılında inşa edilmiş olan Divanhanenin avlusundaydı ve aynı zamanda uzun yıllar tarihi divanhanenin Lumbarağzı (giriş kapısı) olarak kullanılmıştı. 11 Nisan 2007 tarihinde ikinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak kabul edilmişti. Söz konusu binanın 2 Mayıs 2007 tarihinde yerinde restorasyon ve restitüsyon projelerinin onaylanmasına rağmen 26 Mart 2015 tarihinde özel sektöre devredilen Haliçport projesinden sonra yerinden taşınmasına ve yeniden yapılmasına (rekonstrüksiyon) karar verildi. Yoğun kamuoyu baskısı altında yıkım ancak 6 yıl sonra başlatıldı. Karakolun Kuvay-ı Milliye direnişinde İstanbul’daki mücadeleye de büyük katkısı olmuştu.
KASIMPAŞA’NIN BAHRİYE MİRASI YOK EDİLİYOR
Haliç Denizcilik mirasının merkezinde Kasımpaşa, Divanhane ve tersaneler vardır. Geçmişi 17. yüzyıla kadar giden ve bugün beşincisini gördüğümüz Divanhane 1876’dan 1923’e kadar donanmamızın en yüksek komuta merkezine yani Bahriye Nazırlığına ev sahipliği yaptı. Günümüzde de 1961 yılından 2007 yılına kadar Kuzey Deniz Saha Komutanlığı binası olarak kullanıldı. Daha sonra büyük bir restorasyona girdi. Bina boşaltıldı. Restorasyon kaynağı Deniz Kuvvetlerinin Taşkızak ve Haliç Bölgesinde Büyükşehir Belediyesine devrettiği arazinin karşılığında İBB ile Deniz Kuvvetleri arasında mutabakata varılan Kasımpaşa Protokolü gereğince karşılanacaktı. Ancak aradan geçen 14 yıla rağmen işlem yapılmadı. Bu muhteşem bina 2007 sonrası çürümeye terk edilmiş şekilde durmaktadır. (Hatırlatalım. 2006 protokolü gereğince binanın restorasyon sonucu Deniz Kuvvetlerine iadesi gerekmektedir. Asla bir başka kurum, kuruluş ve gerçek kişiye devredilemez.) Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olan 1876 Tersane Konferansının toplandığı ve sonucunda Birinci Meşrutiyet döneminin ilanı ile sonuçlanan sürecin yaşandığı; Osmanlı donanmasının kaderini etkileyen denizlerdeki mücadelelerin yönetildiği bu bina, adeta kaderine terk edilmiş durumdadır. Binada yapısal çöküntüler ve geri dönülmesi zor hasarlar meydana gelmeye başlamıştır. Bu tarihi miras ile ilişkili civar binalar da benzer kederden etkilenmektedir. Yazımın başında belirttiğim bu görkemli binanın giriş kapısını oluşturan 153 yaşındaki karakol binası (sonradan mahkeme ve savcılık binası) yıkılabiliyor. Bina bahriyemizin tarihi mirasından koparılması bir yana, fiziken de ait olduğu, doğduğu yerden koparılıyor.

Sayin Amiralimiz Cem Gürdeniz,in, 5 göbek Kasimpasali olarak Diger yazilari olarak`ta, Harkulade izah ve anlarimlari sayesinde Tarihi bilgilerimizi dahada zenginlestirdik, sahsi tesekürlerimle, saygi ve hörmetlerimi lütfen sunar, Türk Halkimizin Engin bilgilerinin devamini rica ederiz. Varolunuz.
Sayın Amiralim,
İBB ile yapılan Kasımpaşa Takas Protokolü gereği bu anıtsal yapıların devri gerçekleşti. Protokol şartları yerine getirilmediyse tekrar geri niye alınmadı?
Bu Yapılar Osmanlı ve Türk denizcilik tarihi’nin ruhunu simgeleyen anıtsal yapılarımız. Keza Tersane-i Amire’nin bütünü de. Şu anda Haliç İstanbul Projesi adı altında, belirttim bu şanlı ruh yok ediliyor maalesef. Bu şanlı kutsal alanın bütünü adeta parsel parsel pazarlık payı olmuş. Bağlamından ve yerelden uzak bir alana çevrilmek isteniyor maalesef. Yok Kadın Müzesi, yok yeni Sadberk Hanım Müzesi, yok Rezidans, yok Otel, yok Marina vs… Denizciliğin adı bile yok.
Yakında ihalesi yapılacak olan Divanhane Binası’nı da bölgede bu projeleri Katar’lı Ortağı ile yapan Fettah Tamince’ye tahsisi yapıldığında Milli Savunma Bakanımız ve Kuvvet komutanlarımız ne cevap verecekler merak ediyorum. Şanlı tarihimizin Türk denizcilerine tanıdığı bu hak arayışı zamanında ve yerinde yapılmazsa daha çok tersaneler, limanlar kaybedilir.
Bir tarih böyle hunhar ve cahilce katledilemez.Yazık çok yazık
Denizcilik tarihimiz ekseninde son derece titizlikle kaleme alınmış, çok yararlı bir başvuru dokümanı. Sayın Amiral Cem Gürdeniz’in ellerine sağlık. “… yarın denizciliğin ve deniz kültür birikiminin önemini anlayacak kişi ve kurumlar devlette öne çıktığında” öngörüsü gerçekleşebilir mi?
Yerli milli diye diye yerli ve milli olan ne varsa utanmazca yok ediyorlar. Devlet hızla fetret devrine doğru sürükleniyor. Akıl ve vicdana ne kadar ters iş varsa hayasızca yapıyorlar. Söylesek faydası yok, sussak vicdanımız daha derinden kanıyor.
Divanhanenin onarım için devir tarihi Ekim-2008’dir.Belediye ile yapılan protokola göre 9-10 ay içerisinde bitirilecekti.Karakol binası 2007 yılında mütahide verilmiş.2009 yılı başlarında yenilenen binayı yıkarak,yıkılan orduevinin yerine 2.derece tarihi eser olan ortadaki kısımla birlikte Deniz araçları idare binası ve misafirhane teklifini getirdiler.Ben belediye imar müdürüne aynen “Dün yenilediğiniz binanın bugün yıkılmasını halka nasıl anlatacaksınız,medyanın eleştirilerini nasıl göğüsleyeceksiniz” deyince teklifi yazılı olarak talep etmeme rağmen göndermediler ve proje rafa kalktı.Bina devredilmediği ve kullanılmadığı için zaman içinde yıprandı.Şimdi,çareyi koruma kurulundan karar çıkararak bulmuşlar.
Tarih bir kültürdür. Yanlışı doğruyu anlatır, ders almamıza yardımcı olur. Deniz tarihine sahip çıkmak ayrıcalıktır. Kasımpaşa bölgesi sanayi kültürünün beşiğidir, sahip çıkılması gerekir, bölgede bulunan bir çakıl taşının bile kıymetini bilmeliyiz. Haliç sanayi tarihimize ışık tutacak bir yerdir. Devleti yönetenler bu konuya çok dikkat etmeleri gerekir. Bu bölgede ki denizcilikle ilgili yapılmış her ürün koruma altına alınmalıdır. Çakıl taşını denize atan haindir. Saygılar.
Ivır zıvır pekçok şey için imza kampanyaları düzenleniyor. Bu önemli ve milli durum için de ivedilikle düzenlenmelidir.
KASIMPAŞA CiBALi ve Hereke Osmanlı işçi sınıfının yurdu idi. Cumhuriyet, bugün DiSK’in rahmet okutmakta olduğu Osmanlı amelesinden (ve Osmanlı kapitalisti Gözlüklü Sâmi’den) değil, padişahından kurtulmak için ilân olunmuştur. Her Atatürkçü bir gönlüne bir hâli perîşânına bakmalı ve Osmanlı amelesini yâd eyleye âh eyleye çakmalıdır.