Avatar
Hüseyin Vodinalı

Jeopolitik fırtına

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

Ülkemiz son seçimlerle birlikte ümmetçi bir rejim değişikliğine doğru yol alırken dünya da rahat durmuyor.

Dünyamız ve ülkemiz hiç bu kadar büyük bir yıkıma yakın olmamıştı.

Eğer işler bu şekilde giderse, yarın ve öbür gün de aynı şeyi söyleyebilirim.

Küresel (eski) hegemon ABD ortadan ikiye yarıldı.

ABD derin neocon devleti eski Başkanı hapse atacak kadar çılgınlaştı.

O da bir şey mi! Rusya gibi dünyanın en büyük nükleer gücüne savaş açmaya doğru gidiyorlar.

Rusya olmazsa sırada ikinci büyük nükleer güç olan Çin Halk Cumhuriyeti var.

Savaş tanrıları küresel kapitalist elitin aklını başından almış.

Mahşerin atlıları gibi uğursuz bir menzile koşuyorlar.

Müesses nizam çürümüş, LGBT+ kisvesi altında pedofili ve ensest yasallaştırılmaya çalışılıyor.

Bu konuda pek yakında iğrenç şeyler kamuoyunun önüne dökülecek. Ki bu da dünyanın çivisinin çıktığına başka bir örnek.

Jeopolitik fırtına başladı ve biz de bunun içindeyiz.

Türkiye’nin nadir jeopolitik dahilerinden olan Amiral Cem Gürdeniz’in aynı isimli (“Jeopolitik Fırtına”) kitabı da tam zamanında bize ulaştı.

“Soğuk Savaş sırasında Türkiye’ye jeopolitik tartışmayı yasaklamışlardı” diyen Gürdeniz, esasen soğuk savaş sonrasında da süren bu yasağı tam ortasından deliyor.

TV kanalları günlük saçma sapan gündemlerle uğraşırken, dış haber olarak Batı’dan aldıkları bültenleri alenen veriyor.

Oysa dünyada olan bitenler çok farklı ve heyecanlı.

İşte Cem Amiral’in kitabını okumak bu bakımdan çok gerekli ve hatta zevkli de.

Çünkü gerçek sizi özgür kılıyor.

Gerçekleri öğrendikçe, sadece dünyada değil Türkiye’de de oynanan o kötü çadırlararası tiyatroyu anlayabiliyorsunuz.

Cem Amiral “Mavi Vatan” doktriniyle aslında bunu başlatmış bir isim.

Şimdi ise dünyanın nereye gittiğini anlatıyor bizlere, Türk Milleti’ne.

Kitabın giriş bölümünden bazı pasajları alıntılıyorum ki ne demek istediğim daha iyi anlaşılsın:

“Jeopolitik Fırtına 24 Şubat 2022 tarihinde Karadeniz’de başlamıştır. Diğer deniz alanlarına yayılmaktadır. Bu fırtınanın soluğanları ve dip dalgaları kıyılarımızda hissedilecektir, hissedilmektedir. 21. Yüzyılda çok kutuplu küresel düzen artık oluştu. Çin, ABD, Rusya, Hindistan ve AB söz konusu bloklaşma sürecinde Ukrayna krizi üzerinden taraflarını seçiyorlar.(..) Amaç Rusya ve Çin’i kıtaya geri itmek, denize çıkmalarını önleyecek kritik coğrafyalarda kontrolü kaybetmemektir. Bu kapsamda Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Türkiye gibi kıtasal ve bölgesel güç statüsündeki devletleri yanına çekmek için her türlü gayreti göstereceklerdir.”

“Yükselen güç mevcut hegemona meydan okur. Bu önce ekonomik, sonra siyasi ve en sonunda askeri alanda olur. Tarih boyunca bu süreç şaşmamıştır. Bugün için yükselen güç Çin’dir. O nedenle ABD ve Çin’in yeni dönem dünya düzeni için asıl hesaplaşması Pasifik Okyanusu’nda gerçekleşecektir. Ancak 2035’lerde yaşanması beklenen bu büyük jeopolitik hesaplaşma için Avrasya adasının batı yarımadası olan Avrupa’nın NATO ve AB üzerinden ABD ile bütünleşmesi sağlanmalıydı. Ukrayna krizi işte bunu sağladı. Artık ABD, AB ve NATO’nun Çin’in en büyük dostu ve müttefiki Rusya ile ilişkilerinde gri alan kalmadı.”

“Türkiye 1952’den beri NATO üyesi olmasına rağmen jeopolitik çıkarlarına en büyük meydan okuma ve tehditleri NATO ve AB üyesi devletlerden almaktadır. ABD’nin Yunanistan’da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi topraklarında yığınaklanma ve üslenme girişimleri geleceğe yönelik jeopolitik planın bir parçasıdır. Bu plana göre Türkiye güneyinde kukla bir Kürt devletine izin vermeli; Mavi Vatan’dan ve Kıbrıs’tan uzaklaşmalı, karaya itilmeli ve ABD’nin vekili bir devlete dönüştürülmelidir.(..) NATO’dan çıkarsak ABD bize saldırır tezinin içi boştur. Türkiye, sahip olduğu coğrafyanın gücünü, tarihsel birikimini, ulusal güç unsurlarını kullanarak yeni dönemde bağımsız, bağlantısız, tarafsız, kendi jeopolitik çıkarlarına odaklı dış ve güvenlik siyaseti uygulayabilir. Atatürk’ün yaptığı gibi sırtını Asya’ya dayayarak Avrupa ve ABD ile ilişkilerini karşılıklı çıkar ilişkisi içinde de sürdürebilir.”

Evet, bunlar bilge bir adamın, Atatürk vizyonuna sahip bir Cumhuriyet Amirali’nin, bir Kemalist’in sözleri. Türkiye, bugün içinde bulunduğu bu umutsuz durumdan çıkarsa ancak Atatürk’ten ilham alan Gürdeniz gibi aydınların gösterdiği yolla çıkacaktır.

Ey okur, dünyayı anlamadan, jeopolitik bilmeden, ülkende neler olup bittiğini anlayamazsın.

O yüzden “Jeopolitik Fırtına” kitabı mutlaka, 7’den 70’e her Türk genci tarafından okunmalı.

Jeopolitik fırtına

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!