Hüseyin Vodinalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. İngiliz oyunu

İngiliz oyunu

featured

Hüseyin Vodinalı yazdı…

Türkiye üzerinde son günlerde dönen dolaplardaki İngiliz parmağını anlatmadan önce biraz yakın tarihe uzanalım.

İngilizler zayıf donanmalarıyla köhne bir imparatorluk olarak bugün fazla ön planda olmasalar da entrikaları hala yaşıyor.

Britanya Emperyalizmi’nin en acı kurbanlarından olan Hindistan’da şöyle bir atasözü vardır: “Eğer derede iki balık kavga ediyorsa, mutlaka oradan uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir!”

İngilizler CIA ve Mossad arkasında saklanmasını iyi bilir. Fazla öne çıkmaz. Cerrahi dokunuşlarla coğrafyanın eski mimarlarından olmanın avantajıyla hareket eder. (Son dönemde bu kuralı da esnettiler ya o da ayrı!)

Ukrayna da bir istisna değildir.

Başlıyoruz:

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazizm teorisyeni ve Doğu Bakanı (Ostminister) Estonya Reval doğumlu Alfred Rosenberg, SSCB halklarının Führer Adolf Hitler yararına ayaklandırılması işini Letonyalı Gerhard von Mende’ye emanet etmişti.

Von Mende bunu yaparken, 3. Reich’ın düşüşünden sonra CIA tarafından ele alınan azınlıkların manipülasyonu için bir model tasarladı. Von Mende, İhvancı Kudüs Baş Müftüsü Emin el-Hüseyni’nin yardımıyla Göttingen ve Dresden’de mollalar için okullar kurdu, Kırım’a bir Başmüftü atadı ve Doğu SS alaylarını askere aldı.

Fransız gazeteci yazar Thierry Meyssan’a göre, Letonyalı Von Mende, aynı zamanda Ukraynalı Nazi “milliyetçi” Stepan Bandera’nın da ayakçısıydı.

Washington’da Başkanlar Truman ve ardından Eisenhower, Sovyetlere karşı psikolojik savaşa odaklanmaya karar verdiler. CIA, Münih’te Radio Liberty’yi işleten AmComLib’i (SSCB Halklarının Kurtuluşu için Amerikan Komitesi) kurdu.

Gerhard von Mende’yi bu iş için ‘geri dönüştürdüler’. Said Ramazan’a (İhvan kurucusu Hassan el-Benna’nın damadı) emanet edilen Münih’teki caminin yapılmasını öneren oydu. Stepan Bandera’nın sorunlarını çözen ve onu MI6 ve CIA’e alan da (Reinherd Gehlen ile birlikte) oydu.

CIA ve MI6 ile işbirliği içinde, yani Frank Wisner (CIA kurucusu ve Nicolas Sarkozy’nin büyükbabası) ve ünlü İngiliz casus Kim Philby’nin gözetiminde çeşitli operasyonlar planlandı. Ancak Philby (ünlü köstebek) Kraliyete ihanet etti ve KGB’ye bilgi verdi.

Nazi’den dönme MI6 ajanı Bandera 1955’te KGB tarafından öldürüldü ve Almanya’da gömüldü.

İngilizler Amerikalı kuzenleri ile birlikte, SSCB döneminden itibaren Ukrayna’da derin çalışmalar yaptılar.

UkroNazileri ülkelerinde ve dominyonlarında işe aldılar. Mesela Alman Nazileri genellikle Güney Amerika’ya kaçarken Ukronaziler İngiliz sömürgesi Kanada’yı tercih etti.

Bunlardan bazılarının torunları Chrystia Freeland gibi Kanada’da bakanlık görevine bile geldi.

İngiliz ordusu ve gizli servisleri Ukrayna’daki bu son savaşın öncesinde de önemli bir rol üstlendiler.

PROJECT ALCHEMY

The Grayzone tarafından ele geçirilen e-postalar ve iç yazışmalar, Ukrayna vekil savaşını “ne pahasına olsa da” tırmandırmayı ve uzatmayı planlayan bir İngiliz askeri ve istihbarat ekibinin detaylarını ortaya koyuyor.

Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgalinin hemen ardından İngiltere Savunma Bakanlığı yönetimi altında toplanan gizli hücre, kendisini Project Alchemy (Simya Projesi) olarak adlandırdı.

İngiliz liderliği, Kiev ve Moskova arasındaki barış görüşmelerini sabote ederken, hücre “Rusya’ya yönelik stratejik ikilemler, sabotajlar ve entrikalar” uygulayarak “savaşı devam ettirmek” için bir dizi plan ortaya koydu.

Üst düzey bir İngiliz Savunma Bakanlığı yetkilisi tarafından kurulan Project Alchemy, Batı ile Rusya arasında bir savaş arzusuyla birleşmiş kıdemli askeri ve istihbarat ajanlarından oluşuyor.

Project Alchemy, İngiltere’nin Daimi Ortak Karargahı’nın başkanı olarak “İngiltere liderliğindeki ortak ve çok uluslu denizaşırı askeri operasyonları planlamak, yürütmek ve entegre etmekle” görevli Tümgeneral Charlie Stickland’ın kişisel emirleri üzerine kuruldu.

Tümgeneral Charlie Strickland

Stickland, Project Alchemy’nin ilk toplantısını, Rus birliklerinin Ukrayna’ya ilk girişini yapmasından sadece birkaç gün sonra, 26 Şubat 2022’de düzenledi.

Toplantı tutanaklarına göre, “önde gelen akademisyenler, yazarlar, stratejistler, planlamacılar, anketörler, iletişimciler, veri bilimcileri ve teknoloji uzmanlarından oluşan bir grup” “büyük strateji seçenekleri belgesi” hazırlamak üzere oradaydı.

Belge, İngiliz hükümetinin “Ukrayna’da Putin’i yenmesi ve geleceğin açık uluslararası düzeninin yeniden şekillendirilmesi için koşulları belirlemesi” için bir dizi öneriden oluşuyordu.

Belgede sürekli olarak, Londra’nın çatışmadaki “ana çabası” olarak “Ukrayna’nın savaşmaya devam etmesinin sağlanması” gerektiği belirtildi.

Bazıları Ukrayna güçlerini gizli sabotaj taktiklerinde eğitmiştir. Bunlar özellikle de Karadeniz’deki deniz operasyonlarında uzmanlaşmıştı. Baltık’taki Kuzey Akım benzeri sabotajları CIA yürütürken, Karadeniz havzası ve Boğazlar MI6’e devredildi.

Bu operasyonlardan en ünlüsü 2022’de Kırım’ın Kerç köprüsüne yönelik bir dizi saldırıydı. Hedef, Kırım’a kara ve demir yolu erişimini ve Azak Denizi’ne deniz erişimini aksatmaktı.

Simya ayrıca, düşman hatlarının arkasında suikast, sabotaj ve terör görevleri yürütmek için Ukraynalı nazilerden oluşan gizli Gladio benzeri bir ordu kurdu.

Planlar arasında “İngiliz teçhizatıyla donatılmış gazi askerler tarafından İngiltere’de eğitilen” 1.000 kişilik bir Ukrayna komando gücü kurmak da vardı. Keir Starmer’in 2024 Temmuz’unda başbakanlığa gelmesinden sonra operasyonlar daha da hız kazandı.

İngilizler Ukrayna ordusuna insansız deniz araçları sağladı. Bu SİDA’lar ile pek çok Rus ve sivil hedef vuruldu. Türkiye açık sularında vurulan tankerler de bu operasyon kapsamındadır.

Ayrıca insansız hava araçları da sağladılar. Bunlar İngiliz uydu ve navigasyon sistemlerinden yönetildi.

İngiliz istihbarat subayrları her daim bölgedeydi. Ukrayna, Romanya ve Türkiye’deydiler.

SESSİZ KURYE

Hatta hatırlayın, bu yılın Eylül ayında İstanbul’da acaip bir diplomatik skandal yaşanmıştı.

Eski Türkiye Büyükelçisi ve MI6 Direktörü Richard Moore, görevden ayrılmadan önceki son basın toplantısını İstanbul’da yapmış ve Rusya’ya karşı casus devşirme planı olan “Sessiz Kurye” (Silent Courier) programını tanıtmıştı.

Bu, açıkça İngilizlerin Türkiye ve Rusya’nın arasını açmak için yaptıkları son derece kaba ve düşmanca bir eylemdi. Ancak daha da kötüsü, MI6’e İstanbul’da böyle bir toplantı yapması için izin veren Dışişleri Bakanlığı’nın pervasız tutumu idi. Tabii bünyesinde zamanında Ali Kemal’in torunlarını (bir diğer torunu Boris Johnson da başbakan iken 2022’de İstanbul barış anlaşmasını sabote ederek 1 milyon kişinin ölümüne yol açmaktan sorumludur) dahi barındıran NATO ve Batı etkisindeki kurumlarımız hala Soğuk Savaş psikolojisinden kurtulamadı.

Ondan da belki önemlisi Moore’un İstanbul’a yanında getirdiği halefi, MI6’in ilk kadın şefi Blaise Metreweli idi.

Metreweli’nin önemi sadece ilk kadın başkan olmasından değil, dedesinden geliyordu. Büyükbabası, Kızıl Ordu’dan firar ederek Ukrayna’nın Çernihiv kentinde Nazilerin baş casusu olan “Kasap” lakaplı Konstantin Dobrowolski idi.

Yani MI6 için seçilen isim İngilizlerin savaşı sürdürme ve bölgede provokasyonlarla çatışmaları yayma projesi için biçilmiş kaftandı.

İşte bu Nazi torunu Metreweli’nin göreve başladığı Ekim ayından bu yana dikkat ederseniz Türkiye üzerinden provokasyonlar giderek arttı.

İnsansız deniz araçları kıyılarımıza vurdu, gemilere saldırılar düzenlendi, Afrika’da bir Türk gemisine bomba yerleştirildi ve son olarak kimliği belirsiz bir SİHA Karadeniz üzerinden Türkiye’ye girerek Ankara’nın 100 km. yakınına kadar gelebildi.

Tüm bu belge ve bulguların ışığında, olanlar adım gibi eminim ki uzun bacaklı İngilizin işidir.

ABD VE İNGİLTERE AYRIŞMASI

Burada çok önemli bir gelişme de yakın tarihte ilk kez Anglosakson kuzenlerin yol ayrımına gitmesidir.

Trum liderliğindeki ABD, Avrupa ve NATO’ya postayı koydu ve Ukrayna savaşını bir an önce bitirerek yönünü asıl rakibi olan Çin’e çevirmeye karar verdi.

Bunu yaparken de Rusya gibi önemli bir ülkeyi Çin’in yanından alıp kendi tarafına çekmek için yeni adımlar atıyor.

Oysa İngilizler savaşı uzatmak ve NATO’nun yönetimini Amerikalılardan devralıp Rusya’ya karşı Çin’i yanlarına çekmek istiyor.

Bunun kanıtları çok bariz ortada.

ABD’nin yeni Strateji Belgesi açıkça bunu vazediyor.

MI6 Başkanı Metreweli ise 16 Aralık’taki ilk basın toplantısında artık “Barış ve Savaş arasındaki bir alanda” faaliyet gösterdiklerini ve “agresif, yayılmacı ve revizyonist” Rusya’nın ana hedef olduğunu söyledi. Çin ise imalı bir şekilde potansiyel müttefik bile olabilirdi.

Türkiye de bu ayrışmanın ortasında bir yerde ve son günlerde yaşanan Saray ve taht kavgalarında bunun da payı var. Amerikancılar, İngilizcilere operasyon yapıyor diyebiliriz kabaca.

AYRIŞMANIN GERÇEK SEBEBİ

Carter döneminde Beyaz Saray danışmanı ve Hazine Bakanlığı Federal Analisti olan ünlü Amerikalı ekonomist Richard C. Cook’a göre, bugün Donald Trump yönetiminde, Avrupa ile ABD arasında yaşanan gerilim giderek belirginleşiyor.

Öncelikle, “Avrupa” Londra’nın kontrolü altında.

Cook, bu yılın Mart ayında yazdığı “Britanya Finans İmparatorluğu ABD’yi Yok Etmeyi Amaçlıyor” başlıklı yazısında şunları söylüyor:

“Ancak yanılmayın. Bu sözünü ettiğimiz Londra, “City”de merkezlenen küresel finans elitleri tarafından yönetilen Büyük Britanya’dır.

İmparatorluğu yöneten küreselci finansal elit, son iki yüzyıldır olduğu gibi bugün de en çok Rothschild’ler aracılığıyla tanınıyor. Rothschild’ler, “Siyah Asalet” olarak adlandırılan daha eski ve daha yaygın bir Avrupa hiyerarşisinin başlangıcıdır. (kara kuğu) İsrail, Roma Kulübü, WEF, Bilderberg vb. açısından düşünün. Londra City, küreselcilerin sinir merkezi olmaya devam ediyor.

Londra ile AB arasında Brüksel’de ve AB ülkelerinin çoğu başkentinde ve Ukrayna’nın başkenti Kiev’de doğrudan bir hat bulunur. Bu hat, aslen İngiliz yapımı olan ve merkezi Brüksel’de bulunan NATO’dan ve İsviçre, Basel’deki Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) başta olmak üzere tüm büyük Avrupa bankalarından geçer.

Biden yönetiminin çöküşüne kadar, bu hat Atlantik’in üzerinden New York ve Washington’a ve ayrıca Ottawa’ya kadar engelsiz bir şekilde ulaştı. Hattın düğümlerini, Batı dünyasında ve dünya genelinde Derin Devlet ve Ana Akım Medyasının milyonlarca operatörü dolduruyor.

Tüm bunların toplamı, yakın zamana kadar Amerikan askeri gücü tarafından uygulanan ve nihai tekrarı olabilecek Britanya İmparatorluğu’nun zırhlı yumruğuna tekabül ediyor. İmparatorluk genellikle kendini gölgelerde saklardı. Şimdi pençelerini ve dişlerini gösteriyor.

İngiltere, Almanya’yı yok etme kan davasında ABD’yi I. ve II. Dünya Savaşlarına çekmeyi başardı.

Bugün, “düşman” Sovyetler Birliği’nin halefi olan Rusya’dır ve Britanya İmparatorluğu, Batı’nın Ukrayna’daki vekalet savaşını kışkırtmaya ve şimdi de ateşini körüklemeye yardım ediyor.

Buradaki amaç, ABD’yi Rusya’ya karşı 3. Dünya Savaşı’na çekmektir; burada Britanya İmparatorluğu ve küreselci elit ayakta kalan tek güç olarak kalacaktır.

Bu arada İmparatorluk, MI6’yı kullanarak, Trump’ın ellerini bağlarken Ukrayna’daki kirli projeleri ilerlerken İran’la olası bir savaşla İsrail’in Gazze ve diğer yerlerdeki soykırım saldırılarını kışkırtmaya yardımcı oldu.”

Kıbrıs’taki üslerinden hala İsrail’e casus uçak kaldırıp asker ve mühimmat gönderen Birleşik Krallık, 1800’lerin ortasındaki Kırım savaşında olduğu gibi Türkiye’yi Rusya ile savaştırıp güneyde İsrail ile ortak bir kukla Kürt devleti kurma ve her yerdeki vekil güçleri yoluyla “Türkleri Orta Asya’ya geri yollama” planlarını sürdürüyor.

İngiliz oyunu hala devam ediyor.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. sevgili vodinalı,
    çin, ingiltere’nin vilayetidir. hong kong’a yerleşen roldschild’in hanedanı yönetir. bu yüzden çin’deki aklı doğru anlamak gerekir. çin’in aklı çin’e ait değildir. abd’nin ise müttefiki rusya’dır. tahran görüşmelerinde roosvelt, rus büyükelçiliği’nde konaklamıştır. zira yakınlık dereceleri tahmin edilemeyecek boyutlardadır. savaş abd ve ingiltere arasındadır. çin ve rusya bu kapışmada ana aktör değildirler.
    selamlar.

  2. 19 Aralık 2025, 17:31

    “Zor oyunu bozar”. Gururlanma ingilizim senden büyük derin Türk aklı var ;) Hep birlikte izliyoruz.

  3. Ve İngiliz vampirinin kadrolu köpekleri olan dinci ve bölücüyü Türkler hala sırtında taşıyor.Türklerin bu iki tümörü bünyelerinden söküp atamamasıdır esas sorun.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!