Muharrem Karanfilci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Bir delinin seyir defteri

Bir delinin seyir defteri

featured

Muharrem Karanfilci yazdı…

Tarih bazen akılla değil, akıl tutulmasıyla yazılır. Bugün dünya siyasetinin düştüğü notlar ise bir strateji belgesi değil, adeta bir zihinsel savrulmanın günlüğü gibi gözüküyor. Bu da olsa olsa bir delinin seyir defteri olabilir.

Bu defterin en dikkat çekici yazarı ise hiç kuşkusuz şu aralar Donald Trump… Bu satırlar bir devlet aklının ürünü olamaz. Bunlar, öfke ile özgüven arasında sıkışmış, gerçeklikle bağını gevşetmiş bir zihnin dışavurumudur.

Adam sabah tehdit ediyor, öğle geri adım atıyor, akşam yeniden tehdit ediyor. Bir gün “İran’ı vururuz” diyen, ertesi gün “her şey çok iyi gidiyor” açıklaması yapabiliyor. Bu döngü yalnızca siyasi rakipleri değil, bütün dünyayı rehin alıyor. Diplomasi ciddiyet ister; öngörülebilirlik ister. Oysa Trump’ın dili, uluslararası ilişkileri bir reality şova çevirmiş durumdadır.

Bu artık bir savaş politikası değil; devlet politikası hiç değildir. Küresel ölçekte oynanan bir kumardan başka bir şey de değildir. Trump’ın İran-İsrail gerilimindeki çıkışları basit bir “tutarsızlık” olarak açıklanmamalıdır. Adam düpedüz dünya ile dalga geçiyor. Bu, doğrudan doğruya sorumsuzluktur.

Trump’ın dili ilk bakışta sert ve güçlü görünebilir. Ama gerçekte bu dil, derin bir zayıflığın işaretidir. Gerçek güç; her gün farklı konuşmak değil, söylediğinin arkasında durabilmektir.

Bugün ABD dış politikası, kişisel çıkışların gölgesinde şekillenmektedir. Bu durum, yıllardır süregelen ABD politikasının bir ürünüdür. Kurumlar geri planda, öngörülebilirlik yok, strateji ise neredeyse görünmezdir. Aslında bu durum yalnızca Amerika’nın değil, tüm dünyanın güvenliğini riske atmaktadır.

Trump’ın her açıklamasıyla birlikte piyasalar dalgalanıyor. Petrol fiyatları yükseliyor, borsalar sarsılıyor. Ama mesele yalnızca ekonomi değil. Mesele şu: Bu açıklamalar, gerçek savaş ihtimallerini tetikliyor

En korkutucu olan ise şu: Dünya bu duruma alışıyor. Tutarsız açıklamalar, ani tehditler, geri çekilmeler… Hepsi “Trump tarzı” denilerek normalleştiriliyor. Oysa normal olan bu değil. Normal olan; akıl, denge ve sorumluluktur.

Bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu açıkça adlandırmak gerekiyor: Bu yalnızca bir liderlik krizi değil, bu, küresel bir güvenlik sorunudur. Acaba dünya, bir liderin ruh hâline bağlı olarak yön değiştiren bir dış politikayı kaldırabilecek durumda mıdır?

Güç, öngörülebilir olduğunda etkilidir. Ne yapacağı belli olmayan bir aktör, korku değil kaos üretir. Bugün gelinen noktada kimse şu soruya net cevap veremiyor:

Trump gerçekten ne yapmak istiyor?

Daha da kötüsü: Kendisi biliyor mu?

Dünya bir deney tahtası değildir. Ortadoğu gibi kırılgan bir coğrafyada yapılan her açıklama, zincirleme reaksiyonlar yaratır.

Bir söz;

  • Bir füzenin ateşlenmesine,
  • Bir pazarın çökmesine,
  • Bir ülkenin karanlığa gömülmesine neden olabilir.

Ama gerçeklik, bu “seyir defteri”nin satır aralarında kaybolmuş görünüyor. Çünkü burada hesap yok. Burada ölçü yok. Burada sorumluluk yok.

Bir delinin seyir defteri, sadece onu yazanın hikâyesi değildir. O defter, gemidekilerin kaderini de belirler. Ve bugün o gemide sadece bir ülke yok; bütün dünya var.

Sorulması gereken sorular artık şunlardır:

Bu defter acaba ne zaman kapanacak?

Yoksa son sayfasını hep birlikte mi yazacağız?

Ya da bu defterin mürekkebi hep petrol ve insan kanı mı olacak?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. İnsan kalitesi yok.. tüm dünyada kendi sorumluluğunu bilmeyen liyakatsiz,satılmış ,kadrolar hakim.. delilik kadrolaşmiş..5 kol faaliyeti..Adalet Bakanlığı kendi ülkesinde 5.kol faaliyeti yürütüyor, hak,hukuk,yasa tanimiyor..zulüm var her yerde..sefalet açlık savaş ve kaos ..kaostan besleniyorlar..hep beslendiler..hep besledik..hala besliyoruz..

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!