1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mustafa Özgür Sancar
  4. Tülütabaklar: Ön cephe stratejisi, altı oku iktidar yapacak başka bir seçenek gerek

Tülütabaklar: Ön cephe stratejisi, altı oku iktidar yapacak başka bir seçenek gerek

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Atatürk, Sivas Kongresi’nde her türden manda anlayışını bertaraf eden, tam bağımsızlıkçı anlayışını dünyaya duyurmuştu.

Kongre sonrasında ”Ya başaramazsanız” diye soran ABD’li gazeteciye ”Bir ulus varlığını ve bağımsızlığını sağlamak için, düşünce sınırlarını aşan girişimler ve fedakârlıklarda bulunduktan sonra başarılı olur. ‘Başarılı olamazsa’ demek o ulusun ölmüş olacağına karar vermek demektir’‘ cevabını vermişti.

MİLLET VARSA, UMUT VARDIR

Türk milleti var olduğuna göre umut tükenmez. Millete dönmek lâzım…

İmkânsız gibi gözüken koşullarda Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nın öncü kadrosu yüzünü millete dönerek kazandı. Elbette cepheden kaçanlar ve binbir türlü hainlik içerisinde olanlar vardı. Fire verildi; ancak Türk milleti, silâhın olmadığı yerde tırmığı, keseri silâh yaptı, yaratıcı aklıyla düşmana galip geldi. 

Ege Bölgesi’nde (özellikle Balıkesir civarında) tabaklık (dericilik) yapan esnafın Yunan işgâl güçlerine karşı geliştirdiği psikolojik harp ve mukavemet insanlık tarihinde belki de en özgün ön cephe taktiği oldu.

TÜLÜTABAKLAR, TARİHİN EN ÖZGÜN ÖN CEPHE STRATEJİSİ, DÜŞÜNCE SINIRLARINI AŞAN MİLLET AKLI

“Tülütabaklar” olarak adlandırılan dericiler (deri üreten, satan esnaf-debbağlar, tabak esnafı) Düşman askerlerinin gece devriyelerini ve istihbarat hatlarını sabote etmek için kendi işledikleri koyun ve keçi postlarını üzerlerine geçirip, yüzlerini ve vücutlarının açıkta kalan yerlerini baca isi ve kömür karasıyla tamamen boyadılar. Bellerine ve boyunlarına büyük büyükbaş hayvan çanları (kelekler) bağladılar. Ellerine ise ürkütücü görünümlü büyük değnekler aldılar.

Zifiri karanlıkta Yunan devriyelerinin karşısına âniden çıkarak ellerindeki çanları çalıyor ve korkunç sesler çıkarıyorlardı. Ege coğrafyasının yerel batıl inançları ve yabancı bir toprakta bulunmanın verdiği gerginlik içerisinde olan Yunan askerleri, karanlıkta karşılarına çıkan bu tüylü ve çanlı figürleri “yaratık veya hortlak” zannederek büyük bir panik yaşıyorlardı. Bu sayede birçok Yunan müfrezesi tek bir kurşun bile atılmadan silâhlarını bırakıp kaçıyor, karakolları terk ediyordu. Böylece Türkler kurşun ve baruttan tasarruf ediyor; ikmal yollarını açıyor, Türk direnişçilerinin kendi aralarındaki irtibatını sağlayarak bilgi ve mühimmat taşınmasını sağlıyorlardı. Böylece gerçek anlamda bir ön cephe oluşturulmuştu. Düzenli ordudan önce istihbarat, ikmal ve hücum koşulları tek kurşun atmadan sağlanmıştı.
Bu örnek tek başına Türk milletinin vatan savunmasında düşünce sınırlarını aşan yetkinliğini gösteriyor.

BATICILIKTA YARIŞAN DEĞİL ULUSAL, ÜNİTER DEVLETİ SAVUNAN MİLLETİ YANINA ALABİLİR

Bugün de millet kütlesinden fireler verilebilir; tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi; ama esas gövde vatanı savunma iradesine sâhip… Çünkü Orta Anadolu’daki de Trakya ya da Kuzey Doğu’daki de vatan, millet birlikteliğinin tehdit altında olduğunu görüyor. Yeter ki bu tehditleri bertaraf edecek tutarlı bir hareket işaret olsun; 23 yıllık seçim tercihlerini bırakıp, bir saniye düşünmeden, yüzünü millete dönenlerden yana kullanacak.

İşte kurucu parti CHP bu dönemeçte ortaya çıkmalıydı, fakat Atatürk’ün partisinde yönetim kadrolarını işgâl edenler, mevcut hükûmetle Batıcılık yarışı yapıyorlar. Çareyi DEM gibi bölücü partilerle aynı safta yer almakta arıyorlar.

Oysa Atatürk’ün partisini her türden sandık oyununa karşın iktidara taşıyacak tek bir güç var: milletin kendisi…

CHP’de ”Bizim Dem gibi bölücüler, Öcalan’a siyasî statü vermeye çalışanlar, teröristleri affedenlerle işimiz yok. Onlarla aramızda uzaydan görünen Çin Seddi kadar mesafe var. Vatanın bütünlüğünden, milletin birliğinden yanayız. Halkçıyız, milliyetçiyiz. Altı Ok’u savunuyoruz” diyen bir irade tüm vatansever partileri ve milleti yanına çekebilir.

Ve… görkemli bir zafer elde eder.

Misyonun gereği olan halkın egemen olduğu bir iktidar ancak ve ancak bu yoldan kazanılabilir.
Ne yazık ki CHP ve onun butlan metazorisi ile kurulan muadili Yeni Parti, Altı Ok’a sahip çıkmıyor; ruhları ve siyasî pratiklerinde Altı Ok yer almıyor.

O zaman Altı Ok’u iktidar yapacak başka seçenek yaratmak gerek.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!