Murat Bölükbaşı
Murat Bölükbaşı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Manşet
  4. Şike ve bahis operasyonu 2

Şike ve bahis operasyonu 2

featured

Murat Bölükbaşı yazdı…

Bahis ve şike operasyonuyla ilgili paylaştığım bir önceki yazımda, “Sn. Hacıosmanoğlu! bu haksız ve ağır cezalandırmaların yasa dışı bahsi bitirmek ve bahis şikesinin gerçek aktörlerini ortaya çıkarmak konusunda ne gibi bir faydası olduğunu başta Türk toplumu olmak üzere tüm spor kamuoyuna açıklamalısınız.” diye bir çağrıda bulunmuş, TFF de aynı günün geç saatlerinde, 24 Kasım Pazartesi günü Hacıosmanoğlu’nun basın toplantısı yapacağını duyurmuştu.

Dolayısı ile merakla, geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan basın toplantısını takip ettim. Konuya dair izlenimlerimi, sorgulamalarımı ve düşüncelerimi paylaşmadan önce Hacıosmanoğlu’nun açıklamaları karşısında şaşırmadığımı, sunumunun beklediğim gibi olduğunu söylemek isterim.

Hacıosmanoğlu konuşmasına ‘’Çocuklarımız, gençlerimiz, temiz futbol, kutsal görev, değerler ve TFF Başkanlığını Cenab-ı Allah nasip etti ve bundan sonra ederse’’ diye başladığı sözlerine bilgi sızmasına tepki vererek devam etti. Eğer bilgi sızması olmasa, kamuoyunda bu duyurulmasa, 47 futbolcunun isminin açıklanmadığını kimse bilmeyecekti… Tuttur.com dan bilgi gelmediği ya da eksik geldiği, bazı hesap kayıtlarının silindiği konusuyla ilgili bilgi sahibi olamayacaktık.

Hacıosmanoğlu dişe tırnağa dokunur hiçbir şey söylemedi. Hala mevcut veriler üzerinden bahis şikesi operasyonu yapıldığı senaryosu ile ilgili açıklamalar yapmaya devam ediyor. Toplantıya katılan gazeteciler, ‘’Bu hafta Teknik direktörler, antrenörler, malzemeci, sağlık çalışanı, temsilciler, gözlemciler’’ diyerek sadece keyif için oyun oynayan insanları gündemde ve sahnede tutarak, kendisininde ifade ettiği gibi Türkiye’den, iç piyasa bahis ekonomisi hariç, bir yılda dışarı çıkan 52 milyar dolar yasa dışı bahis faturasının spor kamuoyunca da bilinen gerçek sistem aktörleri neden hala yok’’ diye sormazlar merak ediyorum..!

Hacıosmanoğlu, ete dişe dokunmayan basın toplantısında yersiz ve zamansız müdahale ve kararlarıyla canına okuduğu ikinci ve üçüncü lig kulüplerine ‘’Beceremiyorsan kapat git’’ diyerek o koltuğu layığı ile temsil edemediğini yönetme kabiliyetinden yoksun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. TFF’nin disiplin kurulunu mahkeme, tahkim kurulunu da Yargıtay olarak niteledi. Hadi diyelim ki öylesiniz ve yargı dağıtıyorsunuz(!) 47 oyuncuyu ve birer kupon oynayanları dondurarak, açıklamayarak istediğini yargılamak istediğini de sümenaltı etmek gibi bir hukuk uygulaması mı var ki buralara işlem yapmıyorsunuz..?

Çocuklarımıza temiz Türk futbolu bırakmak için Türk futbol ailesinin içindeki çürük, çirkin ve kötüleri temizlemeli; iyileri karalayıp, kötülerin sıvışmasına izin verecek bir düşüncenin ve yargının kamuoyunda oluşmasına izin vermemelisiniz! Şimdi sırası ile beynimi kurcalayan cevabını bulamadığım birkaç soruyu sormak istiyorum.

‘’Bu olaylarda, zamanında TFF’yi yönetenlerin büyük sorumluluğu var’’ dediniz. Sorumlulukları olanları kabahatleri ve kusurları ile kamuoyuna açıklayabilecek misiniz? İstanbul Cumhuriyet Savcılığının operasyonu devam ederken, bir anda çıkıp hakem listesini açıklamanızın devam eden şike ve bahis operasyonu çalışmasında suçüstü operasyonlara zarar vermiş olabileceğini düşünüyor musunuz? Bu, gayri ihtiyari yapılmış bir açıklama mı, yoksa bilinçli ve planlı yapılmış bir açıklama mıydı? Siz, Federasyon Başkanı ve yönetim Kurulunuz olarak, tüm kurulları atama yetkisine sahip olan ve adı geçen MHK’yi, TFF Temsilciler Kurulunu atayan kişi ve yöneticiler olarak, İstanbul Başsavcılığının soruşturma torbasındaki doğal şüphelilerden olmuyor musunuz?

Eğer öyle oluyorsa, siz, TFF nezdinde kendi kendinizi mi yargılıyorsunuz..? Eğer doğal şüpheli konumunda iseniz, TFF Basın Bülteninde duyurulduğu gibi, Şike ve Bahis Operasyonunu yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in, 11 Eylül günü sizi ziyaret etmesi işin doğasına ve hukukuna uygun mu?

Bu konuyla ilgili yazılarım ve dolayısı ile sorgulamalarım devam edecek. Lakin kapatmadan şunu da belirtmek isterim. Sayın Başkan! Basın toplantısında ifade ettiğiniz gibi, size TFF Başkanlık koltuğunu Cenab-ı Allah nasip etmedi. 2, ve 3. Lig kulüpleri nasip etti…

Onlarla yaptığınız toplantıda, ‘’seçildiğiniz takdirde 3. Lig kulübüne 15 milyon, 2.lig kulübüne 20 milyon vereceğinizi vaad ederek’’ onların oylarını ve desteğini aldınız, seçimi bu destekle kazandınız. Seçimden sonra verdiğiniz vaadi unutup külüplere dirsek gösterdiniz. Yani bir seçimi kazanmak için delegasyonda bulunan kulüplere TFF kasasından para vaadinde bulundunuz.

‘’Çift ByLock tabancayla gezen’’ Mehmet Büyükekşi, çarşı karışmışken ‘’Mutlak Butlan Davası’’ açar mı bilemem ama, ben; ‘’Allah’ın izniyle değil, paranın sesi ve cazibesiyle TFF Başkanlık koltuğuna oturduğunuzu iyi biliyorum.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!