Nejat Eslen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Adalar Denizi üzerine düşünceler

Adalar Denizi üzerine düşünceler

featured

Anayasasına göre Yunanistan bir din devletidir. Anayasasına göre, Yunanistan’da egemen olan din, İsa’nın Doğu Ortodoks Kilisesi’nin dinidir ve bu din bölünmez bir şekilde, Konstantinapolis’teki (İstanbul’daki) İsa’nın büyük kilisesinin doktrininde bütünleşmiştir. (Yunanistan Anayasası, 2 inci bölüm, madde 3)

İstanbul’daki Yunan (?) Ortodoks din merkezi, Yunanistan’ı ve Yunan halkını hem manevi açıdan bu şehrimiz ile ilişkilendirmekte ve hem de İstanbul’u Megalo İdea hayalinin öncelikli hedefi yapmaktadır. ( Demokrasinin savunucusu olduğunu iddia eden AB, nedense Yunan anayasasının bu saçma hükmüne seyirci kalmaktadır.)

Yunanistan, ulusal birliğini Türk düşmanlığına dayandırmıştır. Yunanistan’ın bu düşünceden vazgeçmeye ve Türkiye ile iyi komşuluk ilişkileri kurmaya niyeti yoktur. Bu durum, Yunanistan’ın ulusal karakterini ve dış politikasının esasını oluşturmaktadır.

Adalar Denizi’nde mevcut durum Yunanistan’ın lehinedir.

Dışişleri Bakanlığı Adalar Denizi’ndeki sorun alanlarını beş başlık altında toplamaktadır; (Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesi)

-Karasuları ve kıta sahanlığı ile bu alanların sınırlandırılmasını da kapsayan deniz yetki alanları sorunu;

-Doğu Ege Adaları’nın 1923 Lozan Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması ve konuya ilişkin diğer ululararası belgeler çerçevesinde silahsızlandırılmış statüsü (Gayri askeri statüsü olmalı) sorunu;

-Bazı coğrafi formasyonların (ada ve adacıklar)  yasal statüsü sorunu;

-Yunanistan’ın uluslararası hukuka aykırı olarak ulusal hava sahasının 10 deniz mili genişliğinde olduğunu iddia etmesi ve Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunu istismar etmesi sorunu;

-Arama Kurtarma (SAR) Faaliyetleri sorunu.

Yunanistan, Adalar Denizi’ni Yunan Denizi olarak görmektedir.

Yunanistan’ın Adalar Denizi ile ilgili olarak elde ettiği meşru olmayan kazanımlardan müzakerelerle vazgeçmesi mümkün değildir.

Türkiye’nin Adalar Denizi’nde kaybettiği meşru haklarını müzakerelerle geri alması da mümkün değildir.

Yunanistan Adalar Denizi’nde;

– Gayri askeri statüdeki adalara askeri yığınak yapmaya, bu adaları silahlandırmaya,

-FIR hattını egemenlik hakkı gibi kullanmaya,

-Hava sahasının on  mil olduğunu iddia etmeye,

-Statüsü tartışmalı adaları ve adacıkları işgal etmeye devam etmekte;

-Kara sularını on iki mile çıkarmak için fırsat kollamaktadır.

Adalar Denizi’nde mevcut durum Yunanistan’ın lehine olduğu gibi stratejik hamle üstünlüğü de Yunanistan’dadır.

 Yunanistan gayri meşru kazançlarını genişletmek için hamleler yaparken Türkiye sürekli savunmadadır.

Yunanistan ulusal karakteri gereği tek başına hareket etmeyen bir ülkedir; AB üyeliği, ABD’ye Dedeağaç’ta ve Girit’te üsler vermesi, Fransa ve İsrail ile yakınlaşması Yunanistan’ı cesaretlendirmektedir.

NATO üyesi Yunanistan, NATO üyesi Türkiye karşısında Adalar Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de stratejik dengeleri lehine değiştirmek amacı ile NATO’nun lider ülkesi ABD’den F-35, NATO üyesi Fransa’dan ise Rafael savaş uçakları tedarik etmektedir. Bu durum, NATO’nun yapısının ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken ve NATO için yaman bir çelişki ortaya koyarken, Türkiye’nin S-400 tedarikinin en gerçekçi gerekçesini oluşturmaktadır.

Türkiye hem Doğu Akdeniz’de hem de Adalar Denizi’nde stratejik yalnızlık içindedir. Adalar Deniz’i önemli bir deniz ticaret yoludur. Adalar Deniz’i deniz ticaret yolu, başta Rusya olmak üzere Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler için stratejik öneme sahiptir. Türkiye, Adalar Deniz’i sorunları konusunda, bu ticaret yolunu kullanan Rusya’nın desteğini sağlamalıdır.

Nüfusu Türkiye’nin sekizde biri, mevcut askerliğe elverişli insan gücü  Türkiye’nin onda biri, gayrisafi hasılası yedide biri; dış borcu Türkiye’den fazla olan Yunanistan nasıl oluyor da Adalar Denizi’nde, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin meşru hakları ve çıkarları karşısında inisiyatif kullanabilmektedir?

Adalar Deniz’i ile ilgili Türkiye’nin meşru haklarına ve çıkarlarına göre çözümlenmesi gereken her sorun bir siyasi hedeftir.

Adalar Denizi ile ilgili temel siyasi hedef, Yunanistan’ı yönetenlere bu denizin bir Yunan gölü olmadığını, olamayacağını öğretmek olmalıdır.

SON SÖZ:

Adalar Denizi’nde stratejik dengeleri lehimize dönüştürmenin çareleri bulunmalıdır.

Ege Ordusu, savaş alanının yeni boyutları ve karakteri dikkate alınarak konuşlanması, silah sistemleri ile gerçek bir caydırıcı güç olarak yeniden yapılandırılmalıdır.

Çinli strateji ustası Sun Tzu, savaşmadan savaşların nasıl kazanıldığını anlatır.

Türkiye de Yunanistan’a karşı öyle yapmalıdır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 Yorum

  1. Adalar denizi için savaşmalıyız. Masada kazanamayız. Askeri olarak yapılacak operasyonlarda karşımıza ne ABD ne de AB çıkamaz. Hepsi masal onların. Sinema filmi değil bu iş… en önemlisi onlarda o yürek yok. Şimdi ve sonsuza dek bu iş ancak kanla çözülecektir. Ayrıca Ordu Komutanlığı dahil tüm resmi adlardan Ege ifadeslni çıkartmalıyız. 40 yaşındayım ama kendi adıma savaşa hazırım.

  2. 1 Ocak 2021, 10:16

    Yumuşak güç kullanmayı beceremediğimiz için hep kaba güç kullanmak zorunda kalıyoruz. Oysa tüm dünyaya uluslararası yasalar açısından güçlü olduğumuz argümanları yaysak; Yunanistan’ın nasıl kurulduğunu, uygarlığın beşiği olmadığını, bizi suçlarlarken aslında onların yaptıkları soykırımları anlatırsak dünyada Yunan’ın korkak, vahşi, zayıf, üç kağıtçı olduğunun anlaşılmasını sağlarız. Biz yaymaca (propaganda) yapmasını bilmiyoruz! Deniz Kutluk’un deyişle hoparlör diplomasisi yapıyoruz. “Eyy orası, eyy burası” diyerek yabancı basının bizi savaş meraklısı, cahil ve haksız olarak gösterebilmesine malzeme veriyoruz. Kendi halkımızı gazlama hedefiyle haklı olduğumuz gerçekleri hem halkımıza hem de dünyaya açıklamaktan uzak, meydanlarda hoparlörle cesaret gösterileri yapıyoruz. Efendim, diplomatik saldırı, yani yumuşak güç kullanırsak işimiz gerçekten kolay! Yumuşak gücün güvencesi olan kaba gücümüz var ama işte bu ikisinin nasıl kullanılacağını bilmek gerek.

  3. 1 Ocak 2021, 10:19

    Yunanistan’in Anayasasi’na gore bir Orta Cag devleti oldugunu bilmiyordum. ABD ve AB neredeyse 150 yildir demokrasi dusmani emperyal ulkeler oldugu icin ;AB nin Yunanistan’ la uyumu ve hala bir Truva ati olarak kullanilmak istenmesi sasirtici degil. Asil uzucu olan, 1939 dan bu yana bizim Cumhuriyet Devrimizi bilincle savunmadigimiz gibi buyuk capta yaptigimiz dusmanlik.

  4. Masabaşında ve diplomatik yumuşak güç olarak kazanma şansımız koca bir SIFIR !!! Kimse hayal görmesin, rica erdiyorum. Azerbaycan 30 senedir masabaşında kendi toprağını işgalden kurtaramadı, ta ki Türk olduğunu hatırlayıp kanla hakkını alana dek.. şimdi kimse Karabağı gelip Azerbaycandan koparamaz. Sıkıysa denesinler. Masabaşı ve diplomasi tamamen bu batılı emperyalist köpeklerin oyun tahtası. Kurallarını onlar koyuyorlar.. ama er meydanı da bizim oyun alanımız. Bkz ; 26.08.1922 Tınaztepe. Kılıç hakkı bizim hukukumuz. Türk milleti özünden sapmadan, damarlarındaki kana güvenip, akıl ile sahada kazandıktan sonra otursun siyasiler diplomasi yapsın. Ama önce hakkımızı gerekirse can, gerekirse mal koyarak almalıyız, hanımlar ve beyler.

  5. 2 Ocak 2021, 13:40

    Oğuzhan Can@ Yumuşak güç olmayı nasıl becereceğiz? ,sistematik olarak algı operasyonlarına maruz kalıyoruz, sadece bir tane en basitinden örnek olarak, derecelendirme kuruluşları ve Uluslararası ucuz finansmanı engellemek için uygulanan asılsız ve uydurma saldırılar, ve düşük derecelendirme, kurumsal yatırımcılar için rehber olacak ve bunun ötesinde yatırım yapılır seviyesinde olmayana Uluslararası kanunen yasaklanmış, yazdığımı Asya krizi- Avro krizi vs vs karşılaştırabilirsiniz, keyfine göre ve masada kaybetmeyi garantileyen bir sistem ama Paranın ve Finansın efendilerine biat edersen her şey hoş, direneceğiz başka yolu yok, bunu görmeyenin doğru mevzide durma şansıda yok

  6. 2 Ocak 2021, 13:42

    Mehmet@ o kadar ileriye gitmeye gerek yok, Lozan a göre bizim olan Adalara, isteyen girişimciye konut ve işyeri izni ve ruhsatı verilsin , Milletimiz bir çaresini bulur,

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!