Nejat Eslen yazdı…
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, savaştan önce, Irak’ta olmayan kitle imha silahları gündemde iken, bu ülke ile ilgili basın brifinginde, bir soruya verdiği cevapta, şunları söylemişti;
‘’Bildiğimiz gibi, bildiğimiz bilinenler var; bildiğimizi bildiğimiz şeyler var. Biz, bildiğimiz bilinmeyenler olduğunu da biliyoruz; bu, bilmediğimizi bildiğimiz şeyler olduğu anlamına geliyor. Ancak, bilmediğimiz bilinmeyenler de var ki bizim bilmediklerimiz, bilmediklerimizdir.’’
(As we know, there are known knowns; there are things we know we know. We also know there are known unknowns; that is to say we know there are somethings we do not know. But there are also unknown unknowns, the ones we don’t know we don’t know.)
Rumsfeld’in istihbarat analiz tekniği ile verdiği bu cevap, zaman içinde ünlendi, filmi bile yapıldı.
ABD, kitle imha silahları olmadığını bildiği halde, var olduğunu ileri sürerek, yani, yalan söyleyerek Irak’ı işgal etti.
Burada önemli olanın Rumsfeld’in kullandığı analiz yöntemi olduğunu söylemeliyim:
Bilinen bilinenler, bilinen bilinmeyenler ve bilinmeyen bilinmeyenlere dayandırılan analiz yöntemi…
Biz bu analiz yöntemini farklı amaçlar için uygulayabiliriz.
Hatta biz bu yöntemi, Türkiye’nin durumunu anlamak için de uygulayabiliriz.
Türkiye ile ilgili bilinen bilinenler var;
Mesela, biz, Türkiye’de ekonomik-finansal durumun iyi olmadığını, koronavirüsün etkisinin devam ettiğini, ABD’nin Türkiye’yi Atlantik yapısına çıpalamak, Suriye’de PKK-YPG devlet kurmak istediğini, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de geri adım attığını, ABD’nin Yunanistan’ı Ege’de şımarttığını, NATO ile Karadeniz’e girmek istediğini, Joe Biden ile R.T.Erdoğan’ın bir araya geldiğini, Türk askerinin Kabil hava alanının güvenliğini sağlayacağını, Sedat Peker’in sarsıcı şeyler anlattığını, artık video çekmediğini, Türkiye’de yeni bir seçim olacağını biliyoruz. Bütün bunlar bilinen bilinenler…
Bir de bildiğimiz bilinmeyenler var, mesela, Joe Biden-R.T.Erdoğan görüşmesinde hangi konularda mutabakat sağlandığını, Türkiye’nin hangi konularda söz verdiğini, Sedat Peker’in neden artık video çekmediğini, seçimlerin ne zaman yapılacağını, kimin kazanacağını, AKP seçimleri kaybederse ne olacağını bilmiyoruz…Bunlar, bildiğimiz bilinmeyenler…
Bence en önemlisi, bilmediğimiz bilinmeyenler.
Ki biz onları hiç bilmiyoruz.
Bence Türkiye’nin kaderini bildiğimiz bilinmeyenler ile bilmediğimiz bilinmeyenler belirleyecek.
Onların neler olduğunu bir bilebilsek!
Bizim bilmediğimiz bilinmeyenleri bilenler mutlaka vardır.
Onların kimler olduğunu bir bilebilsek!
Bizim kaderimizi onlar mı belirleyecek?
Bilmediğimiz bilinmeyenler arasında en rol başı İran’ın bölgede hangi karanlık güçlere ne amaçla işlediğidir, ve nasıl oldu ki aşırı şeriatçı İran kurulduğu zamandan tüm Arap ülkeleri İsrail ile sorunları çözüldü ve ABD’nin Arap petrolleri ve servetlerine istilası yükseldi, mesela sadece Arabistan 500 milyar dolar ABD’den silah ve teknoloji alıyor ve 800 milyar dolar ABD’de yatırım yapmış. Eğer sözde Batı düşmanı dinci İran olmasa idi İsrail Arap ilişkileri çözülürmuydu? Araplar kendilerini İran tehlikesi karşısında ABD’ye ağır tavizler verirmiydi? Trump Batı düşmanı dinci İran hükümetini devirmek istediği an hangi karanlık güç ABD’de trumpı devirdi? Neden ABD düşmanı Ali hameneyi ABD’de alevi derneği adına milyarlarca dolar yatırım yapmış? Bölgede İran Yunan Ermenistan PKK YPG hepsi rothchildler ve rockfelerler tarafından Türkiye’ye karşı örgütlenmiş. bunların bir özelliği var , bölgede sadece Türkiye ile sorunları var bir birleri ile hiçbir sorunu yok. Bize olan oyunu tanımasak BOP eşbaşkanılığı ile bizi aldatırlar ve doğu Akdeniz’i kendileri arasında bölürler ve sonunda oldu bitti derler. Neymiş, karanlık güçler bizimkilere Osmanlı’nın kurulmasına yardım veririz ve Irak Suriye falan Türkiyeye eklenir yeter ki siz Atatürk’ü ve milliyetçiliği ve Kemalist askerleri ülkenizden tasfiye ediniz demişler ve bizimkiler de aldanmış. Sen Atatürk’e hakaret , ve fetöyu Türkiye’ye sokmakla uğraştığın zaman Batı Suriye’yi libiyayı mısırı devridi ve doğu Akdeniz’i bizim dostlarımızdan boşalttı ve Yunan istilası doğu Akdeniz’de kurdu. Şimdi yanlışını düzeltmek için Londra merkezli rothchild ve Ortadoğu şubesi katar kucağına düşmüşsün. Hala Atatürk doğru yapmış diyemiyorsun çünkü öyle bir oyuna düştün ki çıkış yolu bulamıyorsun. Bunlar bilinmeyen bilinmeyenlerden bir kısmı
Evet bir zamanlar Saddam`a silah sattigini ve paralar kazandigini biliyorum ! ve bildigim unuttuklarim da var …
” koronavirüsün etkisinin devam ettiğini ” – nasil anlamam gerektigini bilemedim !
Mesela ” HES Kodu ” ne ise yarar, amaci yada amaclanan ne? Bilen varsa yazsin lütfen !!!
“Maske” gercekten ise yariyormu yoksa baska bir amac icin mi ortaya atilmistir?
“Enjeksiyon” muammasinin(?) üstünde durulmasi hemde tüm bilimsel sartlarin ve insan sagliginin hice sayilmasi gibi !!!!
iktidarin ve Ana muhalefetin bu konuda anlasmis oldugu izlenimi vermesi gibi !!!
Belli bir bilimsellik yalamislarin dahi yalama olmasi gibi…..
Neresinden bilseniz elinizde kaliyor olmasi gib….
Bilen varsa aciklasin…
Atatürk bu bilmediğimiz bilinmeyenler konusunda ne yapardı,o yoldan gitmek gerekir diye düşünüyorum…
Bilim, belirsizliklerin belli bir yöntem izleyerek anlaşılması faaliyetidir; öncelikle bilinenler üzerine hipotez ortaya konulur, modeller oluşturulur. Deneyler ve simülasyonlarla sonuçlar incelenir ve bilinmeyenlere ilişkin teoriler oluşturulur ve temel prensip bu teoriler mutlaka yanlışlanabilir nitelikte olmalıdır, yanlışlanabilirliğin esas anlamı teorilerin dünyalı ve somut olana dayalı olduğuna yaptığı göndermedir, bilim bilinemez ve salt zihin ürünü olan üzerinden ispatlara gitmek gibi bir iddia taşımaz. Problem çözümlemelerinde takip edilen yol en basit tespitlerden başlayarak daha karmaşık olanlara doğru ilerlemek ve karanlık olanı aydınlatmak bilinmeyeni bilinir hale getirmek şeklindedir. Ama bizim gibi ülkelerde ilave bir problem bilinenleri görmezden gelmek es geçmektir ki bu tutum bilme gayretini daha başından daha geri bir seviyeye çekmektedir. Bilinenlerin hepsini cesaretle ortaya koymak işi her zaman daha kolay hale getirecektir.
Sayın Nejat Paşam,
Biz harbiyede bitirme imtihanları arifesinde “tek bildiğim şey hiçbirşey bilmediğimdir” gibi laflar ederdik. Tabi imtihan netîceleri çan eğrisinde değerlendirildiği için bilhassa sınıfın en akıllı talebeleri arasında müthiş rekâbet olur ve muhârebe öncesi taktik avantaj sağlanmaya çalışılırdı. Yüz üzerinden yüz alanlara hani hiçbirşey bilmiyordun dendiğinde vay anasına sayın seyirciler meğer ben bildiğimide bilmiyormuşum gibi argümanlar îcat edilirdi. Hey gidi günler.
Yugoslavya gibi parçalanma sürecine soktular.
Değerli komutanın kaleminize zeval zekerinize zarar gelmesin. Okuyoruz ve insanlaşıyoruz. Strateji çok konularda eşsiz kaleminiz var.