Nejat Eslen
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diğer
  4. Okurlarıma çağrı: İç cepheyi birlikte güçlendirelim

Okurlarıma çağrı: İç cepheyi birlikte güçlendirelim

featured

Nejat Eslen yazdı…

Değerli okurlar,

Yazarlık benim mesleğim değil. Ben emekli bir askerim.

Kitaplarımdaki, yazılarımdaki amaç, yıllar içinde oluşan özellikle de strateji ve jeopolitik konularındaki bilgi birikimimi genç beyinlere, genç nesillere aktarabilmektir.

Bunu hala devam etmekte olan bir vatan hizmeti olarak görüyorum.

Zaman zaman yazarın okuru ile diyalog kurmasının, birlikte düşünce geliştirmesinin faydalı olacağını düşünürdüm.

Yıl 2021, 28 Nisan, Genel Durum Raporu” başlıklı ve iç cephenin önemini vurgulayan yazımda bunu denedim. (Okumak için tıklayınız)

Bu yöntem, beklediğimin üstünde ilgi gördü. Bu beni çok mutlu etti.

İç cephenin sorunları ve nasıl güçlendirilebileceği konusunda yorum bölümünde yapılan katkılar, kalitesi ve entelektüel düzeyi giderek artarak devam etmekte.

Katkıda bulunan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

Lütfen yorumlara, katkılara devam edin.

Kim bilir belki de katkı yapanlarla Veryansın Tv aracılığıyla irtibat kurarak, uzmanların kendi alanlarındaki görüşlerini kapsayan makaleleri ile bu çabayı bir kitaba dönüştürürüz zaman içinde, iç cepheyi güçlendirmek istikametinde…

Görüş ve önerileriniz mutlaka demokratik sistem içinde ve uygulanabilir olmalıdır. Bu kuralın dışına çıkan görüş ve öneriler dikkate alınmayacaktır.

Ne dersiniz?

Saygılarımla.

Not: Lütfen “İç cepheyi nasıl güçlendiririz?” sorununa yanıtlarınızı ve değerlendirmelerinizi alttaki “yorumlar” bölümüne yazınız…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

44 Yorum

  1. İç cephe nasıl güçlensin? AKP li değilsen bir hiçsin..Hakim,hekim,savcı ,polis hiçbirine güven kalmamış,adalet yok,suç işlemek AKP lilere serbest ,çok ağır acı olaylar yaşanıyor yaşandı.. tüm kurumlar çürümüş iç cephe zaten çürümüş..Bu düzende bu hükümetle iç cephe güçlenmez.

  2. 30 Nisan 2021, 16:28

    Hükümetlerden bağımsız devlet politikalarına yön verecek milli strateji ve savunma alanında faaliyet gösterecek bir enstitü kurulması gerektiğini düşünüyorum. Sizin gibi birikimi yüksek, kıymetli büyüklerimizin de bu enstitü de bağımsız olarak faaliyet göstermesi faydalı olacaktır. Kritik görevlerde ki devlet bürokratlarının ve seçilmiş siyasetçilerin bu enstitü den eğitim almaları uygun olacaktır.

  3. 30 Nisan 2021, 16:28

    Sayın Yazarın kitap önerisini makul bulduğumu öncelikle belirteyim. Başkaları el atmadan VeryansınTV küçük haber başlığı altında beğenilen yorumları kitap haline getirebilir ve daha fazla kişilere ulaşabilir.İç cepheyi güçlendirme konusuna gelince ulus çizgisine aykırı hareketlerin tersini yapmak gerekiyor.1)Hiçbir ihtiyaç hasıl değilken Onlar soy ağacımızı çıkararak,kişisel müracaatlarımızı yaptığımız telefon uygulamasında, kişinin kendisine erişim açarak sundular. Bu hareket kanımca kişileri ayrıştırmaya yönelik bir adımdı. Benim dedemin dedesinin dedesi yabancı çıksa ne çıkar. Ben bu topraklarla özdeşleşmiş Türk Milleti’nin bir ferdi olmuşum. Bu ayrıştırmaya karşı aidiyet duygusunun ve milli şuur bilincini oluşturmak gerekiyor. 2)En önemli hata yaftalamak ve kutuplaştırmak. Bu tuzaklara düşmemek gerekli.Şu an mevcut iktidarı benimsemiş seçmenleri de dışlamamalıyız.Şu an için iktidar partisinde kendini görmüş olabilirler ama bu demek değil ki hep o partinin izinden gidecek. 3)Yaşam şekillerine göre veya giyim şekillerine göre kişileri adlandırmamalıyız. Başı açık veya başı kapalı , mutaasıp veya modern diye nitelemeyi ne kendimize hitap ettirmeliyiz ne de başkalarına hitap etmeliyiz.Sonuçta hepimiz bu ülkenin kaderini yaşayacak ve eninde sonunda birbirimizle başbaşa kalacak yurttaşlarız. 4)Yaşadığımız yönetim şeklinin, ülkeyi yönetme gayesinden daha çok, ülkeyi başka bir yere doğru dönüştürmeye çalışıldığını hepimiz biliyoruz. Buna karşı da keyfi yönetim hareketleri ile karşılaştığımızda Anayasamızın bize tanıdığı ifade özgürlüğümüzü kullanmaktan korkmamalıyız.Sonuçta insan bilmediği ve tanımadığı güçten korkar. Artık hepsini tanıyoruz.

  4. Ic cephe oyle sadece yorum, makale, kitap yazarak guclenmez. Turkiye sathinda aktif organizasyonla olur bu isler, ama boyle babayigitler ve liderler gorunurde yok. Kurtulus savasini hatirlatirim.

  5. 30 Nisan 2021, 17:04

    İç cepheyi bölen siyasettir. Siyaseti TAM KAPATALIM. O zaman iç cephe bırak güçlenmeyi, tek bir yumruk olur.
    Birkaç hain çıkarsa da, çıktıklarına pişman edilirler. Bu iş ancak o zaman biter.

  6. Vaziyeti ümitsiz görenlerin Ulu Önder Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesini okuması yeterlidir. Hep birlikte güçlüyüz…

  7. 30 Nisan 2021, 18:16

    Sayın Eslen, yirmi yıldır tarihin görmediği dezenformasyonların muhatabı olmuş, yalandan başka bir şey duymamış bir topluma “iç cepheyi nasıl güçlendirelim?” diye soruyorsunuz. Biz nereden bilelim? Bu soruyu yanıtlamak için, elimizde avucumuzda ne olduğuna dâir bizim hiç bir bilgimiz yok ki.. Soru bilmediğimiz yerden. Bunu yanıtlayabilmek için ben de haddim olmayarak size -biliyor olmanız gereken yerden- bir soru sorayım; Bizim hâlâ bir ordumuz var mı? Bu soruya “evet” diyebiliyorsanız, kafa patlatıp bir çıkış yolu buluruz elbet. Ama bunu söyleyemiyorsanız, iç cephe falan yok kusura bakmayın. Bu durumda, bundan sonra herkes kendini ve çoluk çocuğunu korusun.

  8. 30 Nisan 2021, 18:17

    Bu ülkede aydın akademisyen bilimadamı gazeteci yazar daha sayamadığım niçe değerli kişileri ayrımcılık şekilde söz hakkı sağlanamıyor değerli görüş analiz değerlendirmeleri niçe sayılıp at gözüyle bakıldığı sürece bu imkansız bu iş siyasi açıdan değilde sivil toplum kuruluşları ve halkın birbirine olan güven inanç ve değerleriyle siyasi otoriteye elini masaya vurabilecek ve siyasete hop siz kim oluyorsunuz bizim sayemizde bu yerlere geliyor bizi görmezden gelir bizim sizlere ulaşma sesimizi duyurma hakkımızı elimizden alamazsınız diyebilecek soruşturma açılabilecek yargılana bilecek kurumlara sağlanan ödeneklerin hesapı verilecek mesela A kurumu aldığı ödeneğin artı olduğu vakit har savurup harman savurmayacak mesela ihtiyaç sahiplerine aktarma bilmeli

  9. İç cephenin güçlenmesi bu şartlarda tek taraflı devam edecek ,iktidar yerini korumaya çabalarken yerli savunma sanayi için çırpınırken ,iki yılda devreye giren 50 küsür büyük işletmeye destek sağlamaya,Suriye’den,doğu Akdeniz’e Karabağdan Kıbrıs’a can suyu olmaya çalışırken ,pandemi var gücüyle tepemize binmiş , Ordumuz dünyanın dört bir yanında görev yaparken muhalefet,emperyalistle,bölücüyle yalanla dolanla ülke yönetimine talip olmaya çalışıyor,Böyle nereye varılır onlarda bilmiyor.

  10. Bende karamsarim. Pazara cikiyorum alış veriş için daha ucuza kaliteyi nasıl alırım diye. Pazardaki insanlara “benimde bir oyun var onuda bir oyu var” diye bakıyorum .umutsuzluğum sahada artıyor

  11. 30 Nisan 2021, 19:57

    bu devlet yapısıyla, bu siyasetçilerle iç cephe güçlendirilemez. hep söylediğim gibi, Kuvvai Milliye teşkil edilsin ve bunun yanında halkı arkasına alacak dürüst, cesur liderler ortaya çıkmalı.

  12. 30 Nisan 2021, 20:06

    Halk için bir şeyler yapılmalı. 3 yıl önce Izmır’e geldiğimde taş ve mermer ocaklarına karşı Torbali ve Menderes ilceleri koylerinde muhtar ve köylülerle birlikte hareket ettik, başarı kazandık. Böylece aramızda güven oluştu. Bir-çok köyde tas-mermer ocaklarının zararlarını sunum yaparak anlattım. Izmır’e gelmeden önce Catalca’nin 15 köyünde tarım ve hayvancılığın neden çökmekte oldugunu pp sunumla anlattım. Neoliberal ekonomiyi pp ile anlattım. Örgütlenmenin yolu guven oluşturmaktan geçer, örgütlenmeden iç cepheyi guclendiremeyiz. Ama ic cephede yer almak isteyenleri iyi tanımak gerek. Iyi tanımak icin gecmisteki eylemleri dikkate alınmalı, diploma yetmez

  13. Değerli komutanıma saygılarımla,
    Akp iktidarıni demokratik yollarla acil bir şekilde iktidardan indirmedikçe iç cephenin güçlenmesi imkansız.

  14. 30 Nisan 2021, 21:04

    Ülkemizdeki insanların p-80’i amerikan karşıtı ve milliyetçi. İç çepheyi bütünleştiremiyorsak, burada hatayı kendizde aramak gerekir. Bence liderleri bir kenara bırakarak, tabanda birleştirmek gerekir. Saygılarımla,

  15. Komutanım; iç cephede devlet kademeleri tamamen işgal altında, Türkiye Cumhuriyetine ve Atatürk’e (TÜRK’e) açık saldırılar ve silmeler algılara doğru olanmış gibi yerleştiriliyor, birleşebileceğimiz yasal ortamlar bilinçli bir şekilde baskılanıp yasadığı ilan ediliyor, dinci-mezhepçi-etnikçi yapılanmalar tüm siyasi kurumlarla ekonomik-siyası güçleri ele geçiriyor, günümüzde bu imkanlardan uzak güçlerin birleşmesi ve gidişatı değiştirmesi neredeyse imkansızdır. Biz Türklerin bir huyu var, birbirimizi yiye yiye uçurumdan yuvarlanıp dibi görünce biz ne yaptık diyerek sarılıp yine zirveye yürürüz, ben o günü bekliyorum.

  16. Kendine cevabımdır: o gün zirveye yürüyeceğim kimler var etrafımda şu an bununla meşgulüm.

  17. Komutanım mesele Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Akşener, Bahçeli vb. değil. Mesele milletin devletin geleceği meselesi. İnsanlar bu durumu anlayamıyor. Mevzu vatansa hepimiz ölelim. Mevzu makamsa hepiniz ölün mevzusudur. Ülkemiz dört bir taraftan kuşatılmışken insanlar Erdoğanı yıkmak için şeytanla anlaşma yoluna gidiyor. Muhalefette olan partilerin yaptıkları şeytanla anlaşmaktan başka birşey değil. Erdoğan bunca zaman yaptıkları hatalara rağmen neden iktidarda kaldığını hala anlayabilmiş değiller. Ben sorunun Erdoğanda değil muhalefette olan partilerin başındakilerde ve bunları bütün başarısızlıklarına rağmen destek olmaya devam eden taraftarlarında olduğunu düşünüyorum. Bize ilah değil hizmet edecek fedailer lazım.

  18. güven oluşturmak. kitlesellik oluşturmak. geniiiiş tabana anlatmak. tabanı kazanmak. alternatif nedir iyi anlatmak. olumsuzluklara bulaşmamak. milli yerli atak fikirler uygulamalar.

  19. 1 Mayıs 2021, 09:11

    Devlet, aklını başına toplamalı ve derhal bir Gladio operasyonu yapmalıdır.İçeriyi zayıflatan en önemli faktör , oldukça geniş bir etki alanı olan dış güdümlü Gladio’nun varlığıdır.Birer Gladio aparatı olan FETÖ ve PKK nın baskılanması yeterli değildir.Başta Tüsiad sermayesi olmak üzere, CHP, İYİ Parti,HDP ve bu çevrelere hitap eden medya unsurları Tapınakçı Gladio’nun denetimindedir.Yapılacak operasyon ile bu yapılar içinde ki Gladio unsurları temizlenmeli ve bu yapılar millileştirilmelidir.TR, dıştan cepheden pres ve iç hatlardan tahrik yoluyla çökertilmek istenmektedir.Milli refleks arızalıdır, eksik çalışmaktadır.Bu meyanda derhal bir milli seferberlik başlatılmalı durumun vehameti ve yüzyüze gelinen dış kaynaklı hayati tehditler bir psikolojik operasyonla halka acilen ve etkin bir şekilde anlatılmalıdır.Tarihi köklere ,Selçuklu-Osmanlı eksenine vurgu yapılarak halk Haçlı Batı Emperyalizmine karşı duyarlı hale getirilmelidir.Aksi takdirde Osmanlı’yı paramparça eden Batılı kafirlerin TR yi de parçalamaları an meselesidir.

  20. İnsanlar gücün etrafında birleşir. Bu güç ne kadar doğru oluşturulursa o kadar uzun soluklu olur. İnsanların kaybedecek çok az şeyleri kaldı. Sabır taşları öyle ya da böyle patlamak üzere. En kısa sürede örgütlenmek gerekiyor. Yapılabilirse Chp ilk denenmeli ve çok hızlı bir şekilde tüm yönetim değiştirilmeli. İnsanların önüne durum, vaziyet açıklanmalı ve ÇÖZÜM önerileri ortaya konmalı. Yarın iktidarı ele almış gibi tüm çözümler sağlam bir şekilde açıklanmalı. Şuan ki iktidar bu reçeteyi kullanırmış, kullansın, kullanacaksa! Sağlam, dik durulmalı. “Siyasetçilik” oynanmamalı. Yapılan her yanlışta yönetenler uyarılmalı, cesur olmalı, doğrusu söylenmeli.En kısa sürede kadrolar oluşturulmalı. Her konu hakkında ÇÖZÜM oluşturulmalı. İlkeler ortaya konmalı (içi dolu Atatürkçülük İlkeleri). Kimlerle yan yanayız, kimlerle değiliz dosta düşmana söylenmeli.

  21. 1 Mayıs 2021, 10:03

    Kötü kişi sırf size iyi davranıyor diye ,desteklenmez…destekleyen ilkesiz kabul edilir…güven vermez ….beka meselesi ekonomidir….kültürdür…eğitimdir…merhametli insan olmaktır…sevgiler

  22. 1 Mayıs 2021, 11:45

    Elbette öneriler demokratik ve yasalara uygun olmak zorunda. Benim de tek istediğim hislerime tercüman olacak bir partinin oluşması. Şahsen mecliste Türk Milleti ifadesini kullanan bir parti henüz oluşmadı. Türk milleti ifadesi sadece seçimlerden sonra milletvekili yeminlerinde kullanıldı. Lakin yaşadığımız bu süreçte kimsenin ettiği yemine sadık kalmadığını ve Andımızın da kaldırılarak son noktanın konulduğunu yaşayarak gördük. Sadece sizin gibi emekli yazarlar kaldı ettiği yemine ölene kadar sadık olan ve kendisini vatana hizmete adayan. Benim şahsen yeni önerim “Ne ararsan kendinde ara” felsefesinden yola çıkarak herkesin yaşanan bu olumsuz gidişe ne kadar katkısı olduğunu sorgulaması gerektiğini düşünüyorum. Söylenmesi gereken gerçekleri ne kadar dile getirdik veya ne kadar susmak için kendimize gerekçe aradık.Ve bu gerçekleri dile getirirken ne kadar zorlukla karşılaşacağımızı göze aldık. Şayet meşhur sarı öküz hikayesi gibi susmak sadece sırayı biraz ötelese de benim bakış açım sıra önce bana gelmiş veya sonra gelecekmiş farketmez, en azından doğruları dile getirirken kaderin farklı şekilde cereyan edeceğine inananlardanım.Bu yüzden kumpas davalarından dolayı demoklesin kılıcı gibi yargıtayda bekleyen davaların nihai kararın verilmesi için mağdur kişilerin müracaat ederek menfi veya olumlu biran önce karar verilmesini istemelidir. Zaten kamu personeline bildiğim kadarı ile zaman aşımı da işlemiyor. Menfi karar verilse dahi bir an önce karar verilsin.Mantığın gereği olarak ve kendine güvenen insan zaten kendini yine savunur ve der ki “çiğ yemedim ki karnım ağrısın.” Ben bu durumu satranç hamlesinde “atın file binmesine rağmen almamasına ve uygun zamanı kollamasına” benzetiyorum.Bu arada sizin de galiba kumpas davalarından mağduriyetiniz vardı öyle hatırımda kalmış.

  23. Kimlik lazım. Hamasetsiz bilmem nesiz, ırktan bağımsız bir üst kimlik. İnsanların ortak değerleri olmalı en büyük mesela bu. Başka da mesele yok.

  24. Biraz saçma gelebilir okuyanlara ama ben önce dizi filmlerden başlamamız gerekir diye düşünüyorum. Buna ilave olarak hepimiz aynı fikirde olmak zorunda değiliz, yeterki milletimize psikolojik operasyon çeken odaklarin farkında olalım onlara prim vermeyelim bu milletin üstüne tepeden bir el iniyor ve eti kemikten ayırıyor, kim bunlar ?? Tabii ki bunların kim olduğunu herkes biliyor bu insanlar uzaylı falan değiller ! Tarih bize şunu gösteriyor, birbirine silah çeken toplumlar yok olup gitmişlerdir İç savaşlardan barışla çıkan millet yoktur, oysa tartışma ve eleştiri kültürü olan toplumlar karışan toplumlar birbiriyle savasmadigi sürece guclenirler ve büyürler. Birde dünya klasikleri okumak gerek birde Nihat Genç in kitaplarıı okuyun iyi gelir. Saygılar selamlar.

  25. Bütün vatanseverlerin bir arada olduğu bir hareketin başlatılması ve vatansever insanlara ulaşarak Tam Bağımsız Türkiyeyi oluşturmaya davet etmek ve bunun sayesinde emperyalist leşçilere karşı tam bağımsız bir iç cephe oluşturulursa kesinlikle güçlenir

  26. 1 Mayıs 2021, 19:07

    Mrb sayın eslen,
    Siz, cem gürdeniz, deniz kutluk, Nihat Genç, erdem Atay,Banu Avar,…… Ve gerçek vatan severler olarak yeni Bi parti kurulmalı, ınanın bana tam zamanı,bukadar hırsız ve arsızın arasında, kalıtenız ve sevıyenızle bu halkın en az Yuzde ellisi in oyunu alırız.
    Bu buyuk millet sizi beklıyor!!!
    Saygılar.

  27. 1 Mayıs 2021, 19:24

    iyice dibi görürse bu millet belki o zaman. Senin dediğin gibi bi bişi olmaz yani

  28. 1 Mayıs 2021, 19:50

    Veryansın Ekibine ve değerli Yazarlarımıza verdikleri mücadele ve katkılar için yürekten teşekkür ederim. Analizler yorumlar ve gündemi etkileyen hatta hizaya bile sokan bir ruhu son zamanda sizlerde gördük. İçinde olduğumuz cephe her yurttaşın kendi cephesi aslında. Bu yüzden ortak cümleleri bile anlamakta zorlanıyor hatta anlamaya bile çalışmıyoruz. Öncelikle Kendi iç cephemizi bu saydığım süreçlere getirmeden önce ortak bir alanda bir araya getirmek lazım. Belki parkta olmaz ama

  29. Bütün oyunlara rağmen bu ülkede Milli ve Manevi değerlerine bağlı insanlar her zaman BARIŞ içinde kardeşçe yaşamasını bilmiştir/bilecektir. Bizim aramıza nifak sokmak isteyenleri görmeliyiz ve onlarla her alanda mücadele etmemiz gerekir. Ben/Sen/O yok BİZ varız!

  30. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Adalet mülkün temelidir. İç cepheyi güçlendirmenin en kolay ve en etkin yolu Adaleti geliştirmektir. Bir ülkede yaşayan vatandaşlar kanun önünde herkesin eşit olduğuna inanır ve görürse ülkesine olan bağlılığı artar. Peki tek başına adalet sistemini geliştirmek yeterli midir? Yetmez. İkincil ya da eş zamanlı olarak geniş katılımlı Eğitim Sistemi çalışması gerekmektedir. Ancak bu öyle bir sistem olmalı ki 1-2 sene sonra olmadı değiştir yeniden başla başka bir şey dene şeklinde olmamalıdır. Çocuklarının kaliteli, ilkeli ve uluslararası kalitede eğitim alabildiğini gören veliler ülkenin geleceğine dair umutlarını da tazeler ve tabi ki bu da vatandaşların ülkeye olan bağlılığını arttıracaktır. Bu ikisi hallolduğunda ekonomik kalkınma atılımları çok daha rahat ve kolay olacaktır. Peki bunları kim başarabilecek? Ne demişler sadece ahmaklar aynı yöntemleri deneyerek farklı sonuç bekler.

  31. İç cepheyi güçlendirmek için öncelikle iç cepheyi bölen unsurlardan kurtulmamız gerekir. Son 20 yıldır siyasi alanda gördüklerimiz ve yapılan uygulamalar mevcut koşullarda iç cephenin birliğini mümkün kılmıyor. Toplumun iletişim araçları kısıtlı ve yanlı. Ülkeyi 3 şehirden ibaret görmeyip topluma ulaşmak gerek. Tam bağımsızlık ancak tam bağımsız yöneticiler ile sağlanır. Ekonomi ülkemizi örümcek ağı gibi sarmış, onlara göre politika ürettiğimiz yabancı sermayenin kıskacındadır. Bu kıskaçtan çıkarmak için kararlı yöneticiler gerekir. Cumhuriyet ve laiklik düşmanları, küresel baronlara göre politika üreten parti ve siyasetçiler ile sorunlarımızı aşabileceğimizi, iç cepheyi güçlendirebileceğimizi düşünmüyorum. O yüzden daha temiz ve iç cephe, vatan, gelecek, cumhuriyet, vatandaş, vatandaşın sorunlarına samimiyetle yaklaşacak siyasi oluşum şarttır ve bu oluşumda elini taşın altına koyacak özveri ile çalışacak, tüm yurdu karış karış gezecek, örgütlenecek ve milletin gönlünü alacak vatan sevdalıları toplaşmalıdır. Biz böyle bir oluşumu gönülden destekleriz

  32. 1 Mayıs 2021, 21:11

    İç cepheyi sağlamlaştıracak en önemli şey tabiki sevgidir. Atatürk’ün bu millete duyduğu sevgi gibi bir sevgi, çıkarsız, samimi, sahici bir sevgi. Bunu Atatürk’ün hayatına bakınca görüyoruz, halkına büyük bir sevgiyle bağlı. Düşmanlarına bile gösterdiği şefkati, saygıyı Çanakkale’de Kurtuluş Savaşı ‘nda görüyoruz. Bir de şimdiye bakalım, yüzlerdeki nefret ifadesine, kinciliğe, namaz kılan-kılmayan, alkol alan-almayan ayrımına bakalım. Bu nefretin sadece muhalefet liderlerine değil, ona oy vermeyen, ondan olmayan herkese olduğunu görüyoruz. Muhalefete karşı kullanılan, bir devlet adamına yakışmayan, dili, saygısız üslubu görüyoruz. Bu üslubu, “Bir oy fazla aldım istediğimi yaparım.” tavrını, kendinden olmayan vatandaşına esir muamelesi yapılmasını görüyoruz. Bir topluluğu sevgi birleştirir, yüz ifadesinin her kıvrımına yerleşmiş nefret ifadesi parçalar. Bizi çıkarsız, saraysız, karşılıksız ve içten bir sevgi birleştirir. Böyle bir önder bulmalıyız. Bence bu olursa Türk milleti gerekli kurumları da kurar, büyük fedakarlığını da gösterir.

  33. Türkiyede her vatandaşın zorunlu olarak 12 yıl eğitim gördüğü okullarda iyi bir eğitim vererek iç cepheyi güçlendirmek mümkündür,nasılmı:
    Sınıf farketmezsizin başta ilk olkulda cumhuriyetimizin kuruluşunu iyi öğreterek,atatürk sevgisini,ilke ve inkilaplarına bağlılığı aşılayarak,Milli bayramları coşku ve okullarda birlikte büyük törenlerle kutlayarak,nutuk ile beraber milli birliğe destek olacak belli kitapların okulda okunmasını zorunlu hale getirerek,çocukları küçük yaştan kuran kursu bahanesi ile irticacı amellerine alet eden kötü niyetli vakıf,cemaat vs kuran kursu,dershane benzeri yerleri tamamen kapatarak,okullarda çocuklar erginliğe ulaştıklarında dini,dinciliği,laikliği,irticayı iyi bir şekilde öğreterek,milli güvenlik dersini müfredata yeniden getirerek,andımızı lise,orta ve ilkokul da yeniden okutarak,sadece ilkokul öğretmenliği görevini üstlenecek,çocuklara milli bilinci,vatan sevgisini aşılayarak eğitecek bireyler yetiştererek,imamhatip ortaokullarındaki ve liselerindeki laikliğe ve 21.yy ülkesine yakışmayacak şekildeki saçma eğitime son vererek,bu eğitim sistemini taviz vermeden savunarak iç cephemizi inanılmaz bir şekilde güçlendirebiliriz.

    Tabiki yazdıklarım uzun süreçte işe yarayacaktır,eğitim insanlarımızı şekillendireceği için gelecekteki iş yükümüzü hafifletecektir,yorumumda eksik veya hatalı bir kısmı tartışmak isterseniz altına yazabilirsiniz,komutanıma çok selamlar.

  34. Her şeyin başı eğitim. Siz subaysınız bir düşünün, askeri tüm konuları bir kenara atın nasıl bir eğitim almış olurdunuz mükemmel değil mi, asker olmasaydınız vatana millete bağlı çalışkan bir birey olurdunuz. Eğitimi güncellediğimiz an olay biter.Öğretmen maaşları tüm kurumların maaşını geçince de adam oluruz. Öğretmen falan da değilim hatta pek nadir öğretmenimi severim.

  35. Veryansın partileşsin.

  36. “Millet başka milliyet başkadır. Birçok insan vardır ki, Türk olmasına rağmen, Türk Milletinden değildir.” – Yahya Kemal Beyatlı…

  37. 2 Mayıs 2021, 07:37

    Bugüne kadar ülkenin başına ne geldiyse siyasilerin devletin sırtından para kazanmaya adanmasından geldi.Bu nedenle ülke siyasetinin dürüst ellere geçebilmesi ve devlete vatandaşa yani sonuçta Vatana hizmet edecek işinin ehli insanların meclise sokulması gerekiyor.Bunun içinde öncelikle seçimin kazanılması,ilk iş olarak parlamenter sisteme geçilmesi ikinci iş olarak,tüm Türk halkının 18 yaşını doldurmuş her kişisinin mal beyanında bulunması ve ardından maliyenin düzenlemesi ile her 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşının her ay harcadığı parayı nerden kazandığını ve nereye harcadığını beyanname doldurarak online veya mektup yoluya devlete bildirmesini sağlamaktır.Bu sistemle ülkede ahlaksızlık anında gidecektir.Vergi oranları düşecek,şirketler ve onları oluşturacak şahısların vergi dilimleri değişecektir.Tasarruf desteklenmeyecek,paranın piyasada kalması için harcanması ve şirketlerin borsaya açılması teşvik edilecektir.Halka açıklık oranı yükseldikçe şirket vergi dilimleri düşecektir.Sosyal güvenlik ve sağlık sigortaları devletin tekelinden çıkarılıp halkın kendi seçeceği şekilde özelleştirilecektir.Bu şekilde SGK primlerine el koyma devri bitecektir.Doğla olarak asgari ücret yükselecektir.Ülkede teknik meslek liseleri sayısal ve nitelik olarak arttırılıp iş hayatına atılacak gençler ilk fırsatta yeteneklerine uygun mesleklerde sınavsız bir şekilde eğitilecektir.Bunlar sağlandığında ülkenin refahın zirvesine çok hızlı bir şekilde sıçrayacağından eminim.

  38. 2 Mayıs 2021, 09:11

    Öncelikle bilimi ve bilinçli olmayı ideolojilerin önüne almamız gerekli. Bunu yapmak için de aydınların ve yol göstericilerin doğru soruları sormayı bilmesi gerekiyor. Çünkü şu anki sistemde hükümet seçmenine mesaj veriyor , muhalefet de bu mesajlara karşılık karşıt mesaj veriyor. Aslında 2 karşıt mesaj da sanal gerçeklik içeriyor. Toplumu bu sanal gerçeklikten “Gerçeklik” e taşımak gerekir.

  39. Ağzınıza yüreğinize sağlık Halil İ.Kamberoğlu.Bu mübarek vatanı seven,onurunu,şerefini,namusunu,beşikteki küçücük evlatlarını ve torunlarının geleceğini düşünen her insan evladı artık zaman geçirmeden,acil olarak aklını başına toplamalıdır.Vatan tehlikede,milletimizin geleceği tehlikede.

  40. Gerçek vatansever akademisyenlerimiz ve gerçek Atatürk’çü komutanlarımız var şükürler olsun.Onlar birbirilerini tanıyorlar.Vatanımız,milletimiz ve devletimizin bekası için seve seve bir araya gelirler,tüm sıkıntılarımız ve problemlerimizin çözüme kavuşturulması sağlanır.En büyük eksiğimiz,dağılmışız,iletişim kuramıyoruz,birbirimizden haberdar değiliz.Düşmanlarımızın uzantıları içeride,bir doktor gibi ciğerlerimizi dinliyorlar.milletimizin vatansever evlatları olarak iletişimi başlatalım gerisi gelecek.Ancak oyun kuralına göre oynanmalı.Bu kuralları en iyi bilen de sizlersiniz değerli komutanım.Şükranlarımı sunuyorum.

  41. 3 Mayıs 2021, 04:33

    İç cephe bütün vatan ve içinde yaşayan herkestir. Parçalanmışlık Kurtuluş Savaşı döneminden daha çetrefilli koşullara doğru hızla ilerliyor. Memleketimizin yegane ihtiyacı birlik olmayı başarmaktır; bu birlik ancak ve ancak herhangi bir düşünceyi dışarıda bırakmadan geçekleştirilebilir. Durum ortada fikri ve duygusal birlik bırakın birleşmeyi giderek daha da bölünmek temayülündedir; bölünme artık zihinlerdedir; bu bütün insanlığı kapsayan yeni bir durumdur. Elbette ezilen ülkeler bu durumun yarattığı tahribattan en fazla etkilenenlerdir. Ne var ki Türkiye tarihinde bu birliği başarmış yani parçalanmanın eşiğinden dönmüş bir ülkedir ve bu deneyime ve güvene en fazla sahip olan sayılı ülkeden biridir. Meseleyi fikri ve duygusal ya da inançlar kriter alınarak çözmek bir işe yarayamaz, mesele topyekun ulusaldır ve bütün satıhtır.
    Saygılarımla.

  42. 3 Mayıs 2021, 08:26

    İç cepheyi nasıl birleştirebiliriz sorusunun cevabı kullandığımız dilde saklı.Olaylara nasıl bakıyoruz,akılcı mı,duygusal mı?Sanıldığının aksine pek çoğumuzu yöneten duygularımızdır.Eğer ki bizleri birleştiren vatanseverlik duygumuz diğer her duygumuzdan baskınsa iç cepheyi büyük oranda birleştirebiliriz.Tabii burada asıl sorun yıllar içinde güçlenen ötekileştirici duygulardan nasıl arınacağımızdır. Bunun için sosyal psikologlardan yardım alınabilir.Acar Baltaş’ın bir kaç videosunu izlemiştim son derece öğreticiydi.Algılarımızla nasıl oynandığını öyle güzel anlatmış ki,tamamen bilimsel verileri ortaya koyarken topluma şırınga edilenleri,bunu kimin daha iyi yaptığını kolayca algılayabiliyorsunuz.
    Yaşadığım ve beni etkileyen bir örnek vermek istiyorum.Yıllar önce ADD Buca şubesinde bir toplantıya katılmıştım.Oraya gelen arkadaşlardan birisinin kayın validesi aynen şöyle demişti. “Çocuklar başım kapalı ama ben de bir Atatürk’çüyüm.Siz toplantınıza devam edin ben bir kenarda oturup beklerim” Bu benim hiç aklımdan çıkmadı.Bu teyzeyi bu sözleri söylemeye iten,kendisini ifade etmek zorunda bırakan neydi ? Sonuçta toplum olarak geldiğimiz nokta ,yıllar önce başlayan bu duygusal ayrışmışlıkların bir bütünü.O teyzemiz gibi insanlar çok bu toplumda.Ya da karşı görüşte olanlar içinde gidip kendinizin de müslüman olduğunu anlatma gereği duymanız gibi.Hani bir söz vardır,insanlar ne yaşadıklarını unutur,nasıl hissettiklerini unutmaz diye.Bu yüzden aklımızın söylediğini,duygularımıza da geçirebilirsek,söylemlerimizde uzun cafcaflı cümleler kurmak yerine kısa net karşımızdakilerin anlayabileceği bir yol izleyebilirsek başarabiliriz.Tabii ki dinlemeyi bilmek de çok önemli.Karşınızda ki insana önem verdiğinizi,değerli olduğunu hissettirmek de.Bu yüzden burada insanlardan görüş istemeniz çok çok önemli bir adım.Teşekkürler.

  43. 3 Mayıs 2021, 09:04

    Bir ülkenin gücü üretimde yaptığı istihdamda geçiyor bence. Hatta üretim büyük bir oranını oluşturabilir. ülkenin durumu ve sorunlar için tespitler yapmayacağım. Değerlendirilmeye değer diye düşünerek bir üretim programı öneriyorum, Tarım öncelikli bir program ülke gündemimizde olmalı. Bunun baş aktörleride belediyeler ve yerel yönetimler olmalı. Yerel yönetimlerin çeşitli kaygı ve gereklilikle aslında bir hizmet sektörü olan belediyelerde çalışan insan kadrolarını artırarak fazladan bir iş gücünü ürettiği katma değerin üzerinde istihdam ettiği bir gerçektir. Belediyelerin hepsi borçlu ve hepsi zarar etmektedir. Oysa mahalli idareler yapılacak yasal düzenlemelerle hazine arazilerini büyük ölçekte kiralayabilir(asla mülkiyet değişimi olmamalı). Kiralanan bu araziler üzerinde ki atıl olan (kurak arazilerde) alanlarda sulu tarımı çokça gerektirmeyen katma değerli ürünler yetiştirebilir, Bu ürünler için Tarım Bakanlığından da faydalanarak ki bu konuda kırsal kalkınma desteklerinden faydalanılabilir. Bu ürünler özellikle tıbbi aromatik bitkiler ve bunlardan elde edilecek aromatik yağlar için çokta pahalı olmayan distilasyon tesisleri ile hatırı sayılır bir katma değer yaratılabilir.(fesleğen yağı, altın otu yağı, papatya yağı , kekik yağı, lavanta yağı, melissa yağı, defne yağı, v.b.) Bu benzeri ürünler (fıstık, badem v.b.) gibi biraz daha orta vadeli üretim materyalleri ile de arıcılık gibi ürün üretim aşamasının zorunluluğu olarak kendini yaratan bir katma değer alanıyla üretim planı kalıcılaştırılabilir. Emek yoğun bu işlerde mahalli idareler iş güçlerini hizmet sektörü alanında gereksiz istihdamı yerine kendi önderlikleri ve yönlendirici ortaklık katılımıyla kuracağı kooperatiflerle sağlayabilir. Bu kooperatiflerde çalışacak kişiler birer çalışan olarak değil ücretsiz bir üyelik katılımı ile kooperatiflerde mas edilerek kar payı şeklinde bir ortak üretim ve ortak bölüşüm gelir alanları oluşturulabilir. kişilere üreterek kazanacakları bir lan oluşturulması sağlanmış olur. Ürün pazarlanması yurt içi ve yurt dışı organizasyonunu da mahalli idareler sağlamalıdır. Sosyal ve toplumsal projelerle üretim alanlarının ayrı bir dünya pazarı avantajını mahalli idareler kullanabilir. Katma değerin tutarının ne kadar olacağı konusunda biraz fikir sahibi olabilmek için fesleğen yağının ,altın otu yağının, mersin, defne yağlarının uluslar arası piyasa fiyatlarına bakmak bence biraz düşünülebilecek bir öneri olduğu konusunda ikna edici olacaktır. Bur da asıl iş Belediye-hazineden arazi kiralama( koop adına)-Tarım bakanlığının mevcut destekleri-distilasyon tesisi- üye kaydı(kendi bölgesinde işsizleri üretime katma)-ürün pazarlama (belediye organizasyon)- gelir dağıtımı (aylık maaş yerine taban maaş ve kar payı dağıtımı) şeklinde bir sürdürülebilir bir alanı yaratma niyetinin olmasıdır. kaba hatları ile anlatmaya çalıştığım bu fikir daha da geliştirilebilir.

  44. 3 Mayıs 2021, 09:13

    liberalizmin örneklerinden biri Amerikadır.Sağlıkta tam sizin anlattığınız gibi işlemektedir.Pandemide sokaklarda ölümler hastaneye yatacak düzeyde sigorta pirimlerini yatıramayanlardı.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!