Şahin Filiz Köşe Yazıları

Önce put yap, sonra güç ver

Çağımızda put yapıcılığı ve tapıcılığı yeni bir kalıba girmiştir. Bu yeni kalıp, aslında sembolizmden ödünç alarak teolojiye uyarlamaya çalıştığım “gösteren-gösterilen” ilişkisinde sembolik felsefe olarak kavramlaştırılabilir ama ben Türk halkının geneline hitap edebilmek için teolojiye uyarlanmış yanı üzerinde durarak anlaşılır hale getireceğim. Gösteren’e sembol; Gösterilen’e sembolün temsil ettiği şey diyebiliriz. Örneğin...

Adımız Ensar değil, Türk milletidir

İnsanlık tarihi, insanı anlatan ve öznesi olduğu bir insanlık öyküsüdür. Bugünü yaşarken dündeki hikâyemize, bütün insanlık ailesi olarak geçmişimize bakarız. Hatalar, doğrular, yanlışlar, devrimler, felaketler, zaferler… her ne varsa insanlık öyküsünün tarihsel süreç içindeki en önemli olaylarına dönüp bakar, dersler çıkarırız. Dinlerin tarihi de tarih biliminin bir parçasıdır. Tarih biliminin...

Sığınmacı sorunu çok ciddi bir tehlike

Suriye toprak bütünlüğünü yitirdiği gibi Suriye halkı iç savaşla darmadağın oldu. Eski Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Ortadoğu’da sınırların yeniden şekillendirileceğini ve bunun büyük Ortadoğu planı dâhilinde gerçekleştirileceğini çok önceden açıkça ilan etmişti. Irak ve Suriye’nin parçalanmasıyla başlayan ilk adım, Afganistan ve Pakistan’ın karışmasıyla devam ediyor. Sadece Irak ve Suriye...

Türk milleti dinini Yunus’tan öğrenir

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı Kültür felsefesi, maddi ve manevi kültür öğelerinin kaynağını, doğuş nedenlerini, toplumsal içeriklerini ve kurucu unsurlarını inceleyip ait olduğu toplum için ne anlama geldiğini çözümleyen çok genç bir felsefe dalıdır. Yunus Emre’nin Türk halk kültürünü yansıttığı şiirleri, 19. Yüzyılda Alman felsefe geleneği ile adı konulan kültür...

Yunus Emre’de insanlaşmanın yolu

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı Felsefe tarihinde akıl kavramı dönemler, filozoflar ve felsefe sistemlerine göre değişir, dönüşür; daralır veya genişler. Her çağ, paradigmasına göre akıl ve akılcılık kavramlarını tanımlamış; yeni anlamlar yükleyebilmiş, bazı anlamlarını değiştirmiştir. Örneğin Antikçağ’ın akılcılığı ile modern çağınki birbirinin aynısı değildir. Ortaçağ İslam düşüncesinde felsefe ağırlıklı olduğundan,...

Çağdaş milliyetçilik feodal ırkçılığa karşı

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı İkisi, birbirinden çok ayrı iki dünyayı anlatır. Feodal ırkçılık, nesnelleştirme adı altında nesneleştirme yolundadır. Oysa nesnellik tam olarak bilimin hedefidir. Kesinleştirilmiş ve örgütlü bilgi olarak bilim, herkesçe kabul edilen; öznel düşünce ve kanaatlere göre değişmeyen somut kanıtlarla hareket eder. Ancak bilimin yerine bilimin ideolojisi geçerse,...

Türk halkının gerçek gündemi etnikçilik ve dincilik siyaseti değil

84 milyon Türk halkının gerçek gündemi, siyasilerin çoğu zaman günlük atışma ve söz dalaşının uzağındadır. Halkın gündemi ile siyasetin gündemi belki de böylesine birbirinden uzağa düşmemişti. Yakıcı ve sıkıntılı bir süreç, iktidarı ve muhalefetiyle üzerinde bir an önce düşünülmesini zorunlu kılıyor. İktidarın ve muhalefetin siyasi gündemini, neler söylediklerini ve birbirine...

Günümüz şaşkınlarına Yunus Emre’den 12 ders

Yahudi kökenli İslam filozofu Musa b. Meymun (Maimonides, 12. yüzyıl), “Delaletu’l- Hairin (Yolundan Sapanlara Kılavuz) adlı eserinde, okuyucularına ışık tutacak dersler verir. Bizim Yunus da, yalnız döneminin şaşkınlarına değil, bugünün yoldan çıkmışlarına benzer şekilde ders vermeye devam ediyor. Şiirlerinden süzerek derlediğim 12 temada Yunus bize ne gibi dersler veriyor, hep...

Yabancılaşmanın sol yanı: Başka dinin ‘Müslüman’ı’ olmak

Türk kültürüne yabancılaşma denince tüm kesimlerden taraftar bulan bir süreçten söz ediyoruz. Yabancılaşma soldan sağdan, dinlisinden dinsizine kadar her kesimden alıcı bulabilmektedir. Cemaat ve tarikatları, siyasal İslamcı akımları ve bunlar gibi Cumhuriyetimize zarar verecek her türlü yapıyı sırf ülkemiz ve ulusumuzun esenliği için eleştiriyoruz. Bu doğrudur. Eleştirilerim, dinin varlığına ve...

Seküler dincilik laik dindarlığa karşı

Siyasal İslamcılık, laikliği özgürlük ve eşitliğin temeli sayan Cumhuriyet rejimine karşı eskiden beri laikliğe sürekli tavır almış; onu dindarlaşmanın önünde en büyük engel olarak görmüştür. Laikliğin çok bilinen tanımını burada yineleyecek değilim. Ama bu karşıtlığın sosyal psikolojik gerekçesini çözümlemek için, bilinmesine rağmen, şark kurnazlığıyla görmezden gelinen anlamlarından bir kaçını vurgulamam...

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!