Amerika’nın Le Pen korkusu… ‘Seçilir diye ödleri patlıyor’

Hüseyin Vodinalı yazdı...

featured

Fransa, Avrupa’nın en önemli üç ülkesinden biri.

Almanya, Fransa ve İngiltere üçlüsünün en “devrimcisi”.

Tarihte çok kez büyüdü, küçüldü, imparatorluk oldu, devrim yaptı, kralın kafasını kesti, ilk modern laik cumhuriyeti kurdu.

Yurttaşlık üzerine kurulu ulus devleti oluşturan milliyetçilik kavramını da Fransa ortaya koydu.

Fransız ihtilalinin “Adalet, Eşitlik, Kardeşlik” şiarı pek çok diğer ülkeye de esin kaynağı oldu.

Büyük önder ve devrimci Atatürk bile 6 okun üçünü Fransız devriminden aldı.

“Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik”.

Bu girizgahtan sonra sadede gelelim.

24 Nisan Pazar günü Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci ve son turu yapılacak.

İki aday var.

Küreselci Emmanuel Macron, Ulusalcı Marine Le Pen.

Macron küresel sermayenin Atlantik ittifakının adamı.

Le Pen ise milliyetçi Fransa’nın, iddialı bir söylemle, Avrasya’nın adayı.

“Seçilirsem NATO’dan çıkarım” diyor.

“Rusya ile dost olacağız, ABD’ye mesafe koyacağız ” diyor.

Le Pen, AB’ye de postayı koyuyor.

Ülkesi ile AB sınırına gümrük dikmek, AB bütçesine katkıda kesintiye gitmek, AB hukukunun üstünlüğünü bitirmek, göçü kesmek ve Fransız vatandaşlarına öncelik vermek, Schengen’i yeniden müzakere etmek istiyor.

Oy oranları da yakın sayılır.

İlk turda Macron yüzde 28’e yakın oy aldı, Le Pen ise yüzde 24’e yaklaştı.

Solcu aday Melenchon ise yüzde 21’i buldu.

İkinci tur için yapılan üç anket, Macron’u ilk turdan önceki ortalama beş anketten üç puan fazla gösteriyor. Macron son anketlere göre yüzde 56’ya yakın oyla şimdiye kadarki en yüksek seviyede görünüyor.

Genel olarak bakıldığında Fransız halkının büyük bir kesimi (yüzde 60-70 oranında) NATO ve katı AB bağımlılığına karşı.

Macron’un tek silahı, Le Pen’in Batı medyasında oluşturulan ‘aşırı sağcı faşist’ damgası.

Babası öyleydi çünkü, ama kendisi şu an merkeze oynuyor.

Halkın genel eğilimine uygun davranıyor.

İşte bu yüzden NATO ve AB, ya da kısaca ABD, Le Pen seçilecek diye çok korkuyor.

Korku ögesi Macron kampında ana unsur oldu. Le Pen kampanya klibinde, Macron’u kendisini şeytanlaştırmakla suçladı ve “İkinci dönem konusundaki kasvetli durumun farkında olan Macron, korku ve şantaja yöneldi. Korku, başkanın geriye kalan tek argümanı” dedi.

Ama turbun büyüğü heybede.

Eğer bu bilgi doğruysa ve kamuoyunda yayılırsa Le Pen son dönemeçte ipi göğüsleyebilir.

İddia, Araştırmacı Gazeteci Pablo Escobar’a aitti.

Escobar’a göre, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in inisiyatifiyle alınan ‘Rusya’dan tüm gaz ve petrol ithalatının tüm AB’de kesilmesi’ kararı, Macron’a karşı Le Pen’in oylarını artırabileceği için bekletiliyor.

Escobar iddiasıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Bu, Avrupa’da haftanın – aslında yılın – bomba haberi.

AB Komisyonu – Ursula von der Leyen’in “yönetiminde” (oh evet: Büyük Babası bir Naziydi) – Rus gazının tüm ithalatını engelleyen kilit bir yürütme emri hazırladı bile.

Ancak duyuru, Macron’un şansını azaltmamak için, önümüzdeki Pazar günü yapılacak Fransız cumhurbaşkanlığı ikinci turundan sonra yapılacak.

Gaz fiyatlarının önümüzdeki haftadan itibaren yukarı doğru fırlaması bekleniyor.

Çapraz ateş kasırgasına hazır mısınız? Aslında gaz fırtınası demeliydim.”

Normal şartlarda AB, Rusya’dan ithal ettiği 155 milyar metreküp doğalgazın üçte ikisini bu yıl sonuna kadar, tamamını da 2027 sonuna kadar kesmeyi planlıyordu.

Gerçekten de Avrupa, Rusya’dan çok kendisini cezalandırıyor.

Avrupalılar artık gıda da dahil hiç bir ürünü eskisi gibi rahatça alamıyor, Alman sanayicileri isyanda, ‘bu şartlarda üretim yapamayız’ diyorlar.

Ancak Von Der Leyen gibi Nazi torunları, tıpkı dedeleri gibi Rusya’ya saldırarak ABD’yi daha çok mutlu etmenin peşinde.

İşte bu yüzden hafta sonu yapılacak Fransız seçimleri, sadece Fransa’nın, Avrupa’nın değil, tüm kürenin gidişatını etkilecek ölçüde önemli.

Eğer Le Pen kazanırsa, bu domino etkisi gibi tüm Avrupa’ya yayılır ve hiç bir Atlantikçi siyasetçi koltuğunda rahat oturamaz.

Zaten dikenler şimdiden batmaya başladı.

RUSYA’DA KÜRESELCİ – AVRASYACI SAVAŞI KIZIŞIYOR

Rusya’da Batı yanlısı liberal Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ile Avrasya ülkeleriyle ekonomik ilişkilerden sorumlu kamucu ekonomist Sergey Glazyev arasındaki kavga büyüyor.

Nabiullina Putin’in desteğine sahip olsa da, savaşta dahi inatla Batı’da tuttuğu 390 milyar dolarlık Rus rezervini kaptırması sonrası, Glazyev’in eli güçlendi.

Nabiullina yarın (21.04.2022) Rus Parlamentosu Duma’da milletvekillerinin sorularını yanıtlayacak ve görev süresinin uzatılmasıyla ilgili başkanlık kararnamesi oylanacak.

İşte tam bundan bir gün önce Glazyev, Nabiullina’yı çok sert ifadelerle yerin dibine soktu: (Rusya’da yaşayan değerli Yazar Hazal Yalın’dan aktarıyorum): “Eğer Merkez Bankası’nın başkanı, Reichsbank’ın (Hitler dönemi Alman Merkez bankası) ‘dünyadaki en iyi’ uşağı olsaydı, SSCB savaşı kazanabilir miydi?”

Avrasya coğrafyasında ‘Doları bitirecek adam’ diye anılan Glazyev devam etti: “Bizim Merkez Bankası yönetimi, ekonominin geliştirilmesi ve makroekonomik istikrarın sağlanmasında kredilerin kullanılmasına yönelik çağdaş yöntemlerle ilgili hiçbir şey bilmiyor. Bunlara bilimsel – teknik üretim, emtia üretiminin artması ve etkinliğin yükseltilmesi ile varılır. Yoksa az gelişmiş ülkelerin yabancı yatırıma hasret yerlilerine güvenerek ortaya konmuş ilkel IMF dogmalarıyla değil.”

Ne tesadüf ki, Glazyev tam bu sözlerle neoliberalizmi yerin dibine batırırken, bizim Ekonomi Bakanı Nebati de neoliberalizmin anavatanı ABD’de IMF Başkanı Georgieva ile sıcak fotolar paylaşıyordu!

Zaten bizimkiler ekonomiden anlasa bu hale düşmezdik!

Rusya uzmanı Doç. Dr. Volkan Özdemir de sosyal medya hesabından, Kremlin koridorlarındaki Nabiullina-Glazyev savaşına ilişkin önemli bir yorum yaptı:

“Ukrayna savaşı ve yaptırımlar sonrası, Rusya içinde güç mücadelesi büyüyor. Rusya’nın finans kapitalle imtihanı diye özetlediğimiz süreç kızışıyor. Mevcut MB Başkanı Nabiullina’nın temsil ettiği liberal/parasalcı ekole karşı Katosonov ve özellikle Glazyev’in eleştirileri sertleşti. Putin ülke içerisinde farklı güçler arasındaki dengeleri gözetirken, Ukrayna savaşına kadar ekonomi politikasında tercihini Nabiullina ekolünden yana kullandı. Bugün 2014’teki gibi tartışma alevlense de MB Başkanı ve destekçileri konumunu korudu. Bundan sonrasıysa ilginç olabilir. Katasonov akademisyen kimliğiyle mevcut para politikasına çok daha sert eleştiriler yöneltmişti. Ancak Glazyev’in siyasi kariyeri, Putin’in eski danışmanı olması ve Avrasya Ekonomik Birliği bünyesindeki mevcut pozisyonu söylediklerinin etkisini artırıyor. Bu konjonktürde güçlenmesi şaşırtıcı olmaz.”

Hazal Yalın ise bir dönem Moskova’da mutluluk tablosu çizen Batıcı liberal Rus ekonomi yönetiminin ABD’nin en etkili adamlarından Kissinger ile çekilmiş bir fotoğraflarını paylaştı ve “Kissinger, Natalya (Çubays’ın eşi), Çubays, Nabiullina ve Kudrin. Çağın fotoğrafı” ifadelerini kullandı.

Fotoğraftaki Boris Yeltsin döneminden Putin’e miras neoliberal ekipten Anatoli Çubays karısıyla Rusya’dan kaçtı, , Nabiullina ise 390 milyar doları kaybetti koltuğu sallanıyor, Kudrin artık eski maliye bakanı olarak Bloomberg’e filan demeç veriyor.

Amerikan İmparatorluğu’nun “beyni” Kissinger ise 99 yaşında ve artık o da ABD hegemonyası ve onun silahı neoliberalizm gibi yorgun ve hasta.

Geçen yılın Kasım ayından beri gören yok.

Amerika’nın Le Pen korkusu… ‘Seçilir diye ödleri patlıyor’

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

3 Yorum

  1. 9 ay önce

    Le pen natonun lağvedilmesine yol açıp, hem avrupanın amerikadan kopuşunu hemde Rusyanın savaşı bırakmasını sağlayabilir.

    Adını tarihe yazdırmak istiyorsa buyursun fırsat eli kulağında geliyor.

  2. 9 ay önce

    Çok önemli ve yakın olayların fotoğrafı gibi.. Umarız Putin gerçekleri görüyordur.. Nabiullina Ukrayna operasyonunun hemen öncesin de, 390 milyar doları İngiltereye göndermiş olması çok ilginç.. Rusya da Fetö çok üst düzeylere çıkmış. Temizlik başlarsa bizden iyi temizlenir.. Başlaması önemli..

  3. 9 ay önce

    Rusya’nın Batı’da tuttuğu 390 milyar doları göz göre göre kaptırmasından sonra Putin’in Nabiullina’yı vatana ihanetle suçlayıp kellesini alması gerekirdi ama bir şey yapmadı.. Tuhaf bir şeyler dönüyor ama ne!..

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!