Atatürk’ü yok sayan Atatürkçülük!

Ahmet Müfit yazdı...

featured

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Emre Kongar, 1990’lı yılların ilk yarısından itibaren, belli aralıklarla, Altı Ok’la temsil edilen ilkelerin (Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik) ve devrimlerle somutlaşan bir siyasi ideoloji olarak Kemalizm’in, 1930’lu yıllara ait bir ideoloji olduğunu söyleyip, bugünkü koşullarda Atatürkçü olmanın karşılığının Sosyal Demokrasi olduğunu ifade ediyor.

2014 tarihli, “Altı Ok ve CHP” başlıklı yazısında; Altı Ok”, Atatürkçülük denilen, akılcı ve bilimsel yaklaşımın, “1920’ler ve 1930’lar Anadolusu’nda”, bir din-tarım toplumundan çağdaş bir topluma geçiş için uyguladığı, tarihsel verilerin ışığında ortaya çıkan, bir “kısa yol reçetesidir”.
Yani hem zamana hem de mekâna bağımlıdır.”
diyerek ifade ettiği gibi bu ilkelerin zamana ve mekana bağlı olarak değişebileceğini, şu an ki Atatürkçülüğün o günkünden farklı olabileceğini ifade ediyor.

Daha da öteye giderek, günümüz CHP’sinin Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı sonrasında, Kemalist Devrimlerden dolayı özür dileme noktasına gelmiş olan politik çizgisinin -bizzat Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği gibi-, Altı Ok ve Kemalizm’den sapma olmadığını ispat etmeye çalışıyor.

Kongar, Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan -4 Ağustos 2022’de başlayıp 1 Eylül 2022’de biten- ve toplam 15 yazıdan oluşan yazı dizisinde, bu “özgün” görüşlerini, yine herhangi bir bilimsel kaynağa ya da farklı düşünenlerin görüşlerine yer verme gereği duymaksızın, tam tersi olarak, Büyük Nutuk dahil, bizatihi Atatürk’ün yazı ve söylevlerini, o yaşarken gerçekleştirilen devrimleri yok sayarak tekrar etti. Kendi gibi düşünmeyenleri kötü niyetli, son tahlilde AKP’nin değirmenine su taşıyan kişiler olarak ilan etmeyi de unutmadı.

1990’lı yıllardan itibaren konuyla ilgili yazdığı yazılarda, günümüzde “Atatürkçülüğün” olmazsa olmazı, dört ilke bulunduğunu, bunların laiklik, laiklik üzerine yükselen temel hak ve özgürlükler, laikliğe ve temel hak ve özgürlüklere dayalı demokratik rejim ve ilk üç ilkeyi de koruyacak olan bağımsız yargı ve evrensel hukuk olduğunu söyleyen, Altı Okun dördünü yani devletçilik, milliyetçilik, halkçılık ve devrimcilik ilkelerini ise içermeyen bir “Atatürkçülük” tanımı yaptı.  

Dayanak olarak, hiçbir tarihi kanıt, bilgi ve belge ortaya konulmaksızın ve böyle düşünüyor olmasını haklı/anlamlı kılacak herhangi bir gerekçe belirtmeksizin, Kemalizm’in, günümüz Sosyal Demokrat ideolojisinin doğal kökenlerinden biri olduğunu eklemeyi de ihmal etmedi.

Kongar’ın yapmadığı, yapmaktan özellikle kaçındığı şey, “o günden bugüne ne değişti de; ulusal bağımsızlığın inşası için olmazsa olmaz ilkeler olan devletçiliğin, milliyetçiliğin, halkçılığın ve devrimciliğin ve bu ilkelerin var olma gerekçesi olan ulusal bağımsızlığın çağı geçti”, sorusuna yanıt vermek.

Ne oldu da ulusal bağımsızlığın çağı geçti? Böyle bir iddia, yalnızca, içeriği doldurulmamış, “çağ değişti” söylemiyle gerekçelendirilebilir mi? Böyle bir gerekçe, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir”, “Bugünkü çabamızın amacı tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tamamı ise ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür” diyen bir kişinin, bağımsızlığı kalıcı kılmak amacıyla ortaya koyduğu ilkelerden; aynı kişinin “Ben, manevî miras olarak hiçbir nas-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır” şeklindeki sözlerinin arkasına saklanılarak, vazgeçilmesi mümkün olabilir mi? Daha da ötesi böyle bir saptırma bilim ve akıl ile açıklanabilir mi?

Atatürk’ün görüşleri yani yazdıkları, söyledikleri, yaptıkları yok sayılarak ve hatta eğip bükülerek -sözde eleştirdikleri 12 Eylülcülerin yaptığı gibi-, “yeni” bir Atatürkçülük tanımı yapan, bunu da, neyin ne zaman değiştiğini söylemeksizin yani “ilim ve akıl” ile gerekçelendirmeksizin, yalnızca “çağ değişti” diyerek açıklayan bir büyük manipülasyon söz konusu.

Sonuç olarak, bu noktaya kadar yazmış olduklarınızda, hele ki son 70 küsur yıllık tarihi siyasi manipülasyonlarla şekillenmiş ülkemiz açısından yeni ve enteresan olan bir şey yok deyip geçmek mümkünse de olay o kadar da basit değil.

Basit olmama nedeni, Kongar’ın bu görüşlerine yönelik olarak gerek siyasilerden, gerekse akademisyen ve yazarlardan ama en önemlisi kendisini Atatürkçü olarak tanımlayan, Atatürk’ün görüşlerini savunduğunu söyleyen kesimlerden herhangi bir tepkinin gelmemiş olması. Ama bundan da önemli olan şey, ya da yanıtlanması gereken esas soru, Atatürk’ün ne bir konuşmasına, ne bir yazısına, ne de yaptığı herhangi bir işe referans vermeksizin, kendilerince bir Atatürk ve Atatürkçülük tanımı yapıp, “yeni Atatürkçülük budur” diyerek ortaya çıkanların niçin böyle davrandıkları? Yeniden yorumlama, çağa uydurma adı altında Atatürk’ün fikirlerini, mirasını reddederken, niçin en hızlı Atatürkçü gibi davrandıkları?

İki olası yanıt söz konusu.

Ya, bu çelişkili duruşlarının farkında değiller ya da, ne yaparlarsa yapsınlar halkın kalbinden, beyninden sökemedikleri Atatürk’ü, onun merkezinde ekonomik ve siyasi bağımsızlık ile ödün vermez bir laiklik olan düşüncelerini, “günümüze/çağa uydurarak” yok etmeye çalışıyorlar.

 

Kaynaklar:

https://www.kongar.org/makaleler/mak_ke.php

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/emre-kongar/alti-ok-ve-chp-114475 https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/emre-kongar

https://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1157661/Cumhuriyet_i_icinden_kemirmek.html

https://www.veryansintv.com/deniz-baykaldan-erdoganla-pazarlik-iddiasina-yanit/amp/

https://www.odatv4.com/makale/bir-yandan-ataturkcu-olup-diger-yandan-neoliberal-olunur-mu-17121834-152324

https://www.odatv4.com/makale/borc-alinan-paranin-bedeli-yalnizca-para-degildir-12111912-172390

https://www.cnnturk.com/2009/turkiye/01/18/ne.ergenekonu.ben.amerikanciyim/509452.0/index.html

 

 

 

Atatürk’ü yok sayan Atatürkçülük!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

8 Yorum

  1. 3 hafta önce

    Bence ikincisi; birincisi olmaz çünkü çelişkileri görmeyecek kadar aptal değiller.

  2. 3 hafta önce

    Kemalizmin, emperyalizm çağında ulus devlet kurmanın ,tam karşısında oldukları için , bağımsızlık fikrine karşı oldukları ,emperyalist devletlere bağlı olmayı istedikleri için bu saptırmayı yapmaktalar.

  3. 3 hafta önce

    cok guzel bır yazı. tebrık ederım

  4. 3 hafta önce

    Emre bey rüzgara kapılmış gidiyor. Sedat peker videolarını açıklamalarını beklerken heyecan duyan bir kafa yapısına evrilmiş. Atatürk ilkeleri hiç bir zaman güncelliğini yitirmez, bunu anlayacaklar.

  5. 3 hafta önce

    Gizli Atatürk düşmanlarını açığa çıkaran bu harika yazı için teşekkürler…

  6. 3 hafta önce

    Eksiği tamamlayarak Kongar’a gereken yanıtı vermişsiniz.

  7. 3 hafta önce

    Kendisini Atatürkçü olarak tanımlayan, Atatürk’ün görüşlerini savunduğunu söyleyen kesimlerden herhangi bir tepkinin gelmemiş olmaması çok doğal. Çünkü büyük çoğunluğu Emre Kongar gibi düşünüyor. Yurttaşlar on yıllardır küresel post modern kavramların saldırısı altında. Bu da kimliksizleşmeye ve insanların kendilerini “dünya vatandaşı” gibi hissetmelerine yol açıyor. Atatürkçülük artık diğer bütün anlamlarından soyutlanarak bu insanların modern, çağdaş olduklarını ifade eden bir tanım haline geldi. Küresel Dünya Düzeninin ve neo liberalizmin, ulus devletleri, milli kimlikleri ve milli ekonomileri hedef aldığı bu dönemde Atatürk’ün diğer tüm ilkeleri ile birlikte Milliyetçilik, Devletçilik, Halkçılık ilkeleri özellikle önem kazanmaktadır. Yurttaşların zihin karışıklığından kurtulması ve kafalarındaki ideolojik netleşmeyi gerçekleştirmeleri şarttır. Yazınızdaki tespitler önemli. Saygılar.

  8. 3 hafta önce

    “Atatürkçülük” ‘Batıcı’ olmanın hem maskesi hem de Kemalizm gibi emperyalizm döneminde bağımsız milli devlet yaratan, çağdaş uygarlığı hedefleyen Türk siyasi dehasını karartmak için kullanılan bir kavram. Atatürk sağ olsa ben “Atatürkçü” değilim derdi.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!