Çin-İran-Rusya ittifakı somutlaşıyor

Çin-İran-Rusya ittifakı somutlaşıyor

1916’dan beri basın hayatında olan Gulf Energy grubunun önde gelen yayın organlarından Petroleum Economist'in 3 Eylül 2019 tarihli haberi çok önemliydi. 

Habere göre, Ağustos sonunda Pekin’e giden İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, iki ülke arasında 2016’da imzalanan 25 yıllık "Kapsamlı Stratejik İşbirliği Anlaşması" çerçevesinde hazırladığı yol haritasını, Çinli meslektaşı Wang Yi’ye sunmuştu.

Bu olay, Çin ve İran arasında stratejik işbirliğinin fiiliyata geçirilmesi anlamına geliyordu.
Aydınlık’taki 6 Eylül 2019 tarihli yazımda şunları yazmışım:

İran Petrol Bakanlığı’ndan ismini gizli tutan üst düzey yetkili, yol haritasının ayrıntılarını açıkladı.
Buna göre Çin, İran'a 400 milyar dolarlık petrol, doğalgaz, sanayi, ulaştırma ve altyapı yatırımı yapacaktı.
Bunun 280 milyar doları, yeni sahaların geliştirilmesi, rafineri ve petrokimya endüstrisine gidecek. Büyük kısmı önümüzdeki 4 yılda gerçekleştirilecek. 
Çin, İran'ın ulaştırma ve imalat sanayi sektörlerine de 120 milyar dolarlık yatırım sözü verdi. 
Çin’in yatırımları duruma göre artabilecek. 
Anlaşmaya göre, Çinli firmalar İran’in her türlü petrol ve doğal gaz üretimi ve petrokimya sektörü ihalelerinde öncelikli olacak, ayrıca İran’da üretilen petrol, doğalgaz ve petro kimya ürünlerini öncelikli olarak yüzde 12 indirimli satın alabilecek. Ödemeler de Afrika ile olduğu gibi dolarsızlaştırılacak. Yani Tümen-Yuan değişimi ile yapılabilecek. 
Pekin, projeler için gerekli ekipman ve uzman iş gücünü de İran’a gönderecek. 
Anlaşmaya göre Çin, ayrıca güney-kuzey yönünde özellikle Tahran ve Tebriz kentlerine doğru yüksek hızlı tren ve petrol-doğal gaz boru hatları inşa edecek.
Tüm bunların Tel Aviv ve Washington’da saç baş yoldurması yetmezmiş gibi, Çin, İran’daki yatırımlarını korumak için en az 5 bin de asker yollayacaktı. 
İranlı kaynak Petroleum Economist’e daha da önemli bir şey söylüyor: Eğer gerekirse askeri personel artırılacak ve Çin donanması da Basra Körfezi’nde görev yapabilecek”

Şimdi bunun devamı da geliyor ki asıl heybedeki büyük turp burada.

İRAN KÖRFEZİ’NDE RUS VE ÇİN ÜSLERİ

Oilprice.com isimli internet haber sitesinde yer alan Araştırmacı-Yazar Simon Watkins imzalı habere göre, Batı Asya veya Ortadoğu’da dengeleri değiştirecek yeni bir büyük adım geliyor.

O da şu ki, İran'ın en yüksek lideri Ali Hamaney, Haziran ayı sonunda İran Devrim Muhafızları, istihbarat servislerinin önerisini kabul etti ve orijinal anlaşmaya yeni bir ek yapmaya karar verdi.

İranlı bir yetkilinin Simon Watkins’e verdiği bilgiye göre, İran toprakları üzerinde Rusya ve Çin’e, hava ve deniz üsleri verecek.

Daha doğrusu bu üslerde İran-Çin ve Rus güçleri ortaklaşa görev yapacak.

Bu geçen seneden beri görüşülen ve tartışılan bir teklifmiş aslında.

Şimdi iş somutlaşıyor.

İran açısından bakıldığında bu büyük bir taviz gibi gözükse de, İsrail-ABD ve Avrupa’nın hasmane tavırlarını düşündüğümüzde akılcı bir manevra.

Yaptırım ve ablukalarla ekonomik ve siyasi olarak zor durumda olan Tahran rejimi, bu hamleyle elini güçlendirecek.

İranlı yetkili, Ağustos’un ikinci haftasında bu konuda somut adımlar atılacağını da ileri sürdü.

İran-Çin ve Rus teknik heyetleri detayları görüşecek.

Watkins’e bilgi aktaran İranlı yetkili, tarih de veriyor.

Eğer” diyor, “İşler planlandığı gibi giderse, 9 Kasım’dan itibaren, Çin ve Rus savaş uçakları, bombardıman uçakları ve nakliye uçakları, İran’ın tüm hava üslerine koşulsuz erişim yetkisine sahip olacak”.

Aynı yetkili devam ediyor: “Bu süreçte, Hamedan, Bender Abbas, Çabahar ve Abadan’daki hava üslerine yeni birimler eklenmesiyle de ileri bir aşamaya geçilecek”.

Çin tarafından modifiye edilmiş, Rus bombardıman uçağı Tupolev Tu-22M3, Rus Sukhoi Su-34 ve hayalet Rus savaş uçağı Su-57’ler anlaşma çerçevesinde İran’da konuşlandırılacak.

Halihazırda Rusya, 2016 Ağustos ayında Hamedan Hava Üssü'nü kullanarak Suriye’deki hedeflere (Tupolev 22M3 uzun menzilli bombardıman uçakları ve Su-34 avcı uçakları ile) saldırılar düzenlemişti.

Üçlü anlaşmaya göre, Rus ve Çin donanmaları İran’ın Çin tarafından hem sivil hem askeri amaçlı inşa edilecek Çabahar, Bender Buşehr ve Bender Abbas deniz üslerini kullanabilecek.

Rus ve Çin elektronik savaş mekanizmaları da İran’da devreye alınacak.

Elektronik erken uyarı ve elektronik karıştırma sistemleri kurulacak.

Bunlar NATO’nun C4ISR (Command, Control, Communications, Computers, Intelligence, Surveillance, and Reconnaissance) sistemlerine etkili cevap verebilecek kapasitede olacak.

Rusya’nın S-400 füze savunma sistemi de masada.

AWACS karşıtı Krasukha 2 ve 4 savunma sistemleri de konuşuluyor.

Elektronik savaş sistemleri konusunda 110 İran Devrim Muhafızı Rusya ve Çin’de eğitim alırken, 110 Çin ve Rus uzman da İran’a gelecek.

Çabahar’daki Rus ekipler, özellikle BAE ve Suudi Arabistan kaynaklı tehditleri etkisiz hale getirmek için yardımcı olacaklar.

TEBRİZ-ANKARA DEMİRYOLU VE BORU HATTI DA DENKLEMDE

Watkins’in geçen seneki Petroleum Economist ve Oilprice’taki yeni ve kapsamlı haberlerine göre, Tebriz, "Yeni İpek Yolu"nun en önemli kavşak noktalarından biri olacak. Aynı zamanda Ankara’ya ulaşan bir boru hattının da başlangıç noktası olan Tebriz, projeler tamamlandığında Türkiye üzerinden daha fazla petrol ve doğal gazı Batı pazarlarına doğru sevk etme olanağına kavuşacak.
Çin, Kuzeydoğu’daki Meşhed’den Tahran’a 900 kilometrelik elektrikli tren yolu da inşa edecek.
Çok önemli petrol, doğalgaz ve petrokimya tesislerine ev sahipliği yapan Tebriz, Çin’in Sinciang özerk (Doğu Türkistan) bölgesindeki Urumçi’ye uzanacak 2300 kilometrelik yeni İpekyolu tren hattının ana kavşağı olacak. 
Bu hat, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan’ı birleştirecek, Türkiye’nin devamında ise Avrupa’ya gidecek. Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı da bu projeye dahil. 

Çin, Pakistan’dan sonra İran’ı da yeni İpekyolu güzergahına alıyor.

Sırada güzergahın Avrupa’ya ulaşmasını sağlayacak olan Türkiye var.

Rusya da Suriye’den sonra İran’da konuşlanarak bölgedeki etkinliğini artırıyor.

Hala, dünyada tek süper gücün ABD ve NATO olduğu ön kabulüyle politika yapmaya çalışan Türkiye’nin bu denklemi görmesi ve soğukkanlı biçimde yeniden Avrasya kalesine geçmesi gerekiyor.

Karadeniz, Libya, Suriye ve Irak’ta Rusya ve İran karşıtı bir tutuma yönelen Ankara’nın, son Ermenistan krizinde görüldüğü gibi (ABD, Fransa ve Rusya’nın Erivan’ı ortak fişteklemesi) hem Atlantik, hem Avrasya’yı aynı anda reddetme lüksü yok.

Ayasofya’nın ibadete açılması bile oyundaki dengeleri etkiliyor.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de büyük oynayacaksak, haklarımızı savunacaksak, Asya’da konumumuzu sağlamlaştırmalı ve asıl tehdidin yöneldiği Batı’ya karşı yalnız değil, güçlü bir ittifak içinde yanıt vermeye hazır olmalıyız.

İran’ın da yaptığı tam olarak bu işte.

Çünkü dünya soğuk savaştan sıcak savaşa doğru hızla ilerliyor.

 KAYNAKLAR:

https://www.aydinlik.com.tr/cin-kusak-yol-kapsaminda-iran-a-asker-gonderiyor-huseyin-vodinali-kose-yazilari-eylul-2019

https://www.petroleum-economist.com/articles/politics-economics/middle-east/2019/china-and-iran-flesh-out-strategic-partnership

https://oilprice.com/Energy/Energy-General/China-Inks-Military-Deal-With-Iran-Under-Secretive-25-Year-Plan.html