Çin-Rus stratejik işbirliği siber ve uzayda ABD’yi geçti... Nejat Eslen’in tespitleri doğru çıktı

Hüseyin Vodinalı yazdı...

Çin-Rus stratejik işbirliği siber ve uzayda ABD’yi geçti... Nejat Eslen’in tespitleri doğru çıktı

2020 hep hatırlanacak bir yıl olacak.

Sadece virüsle değil, küresel jeopolitik milat noktası olarak da.

ABD’nin ya da genel olarak Batı’nın hegemonik döneminin bittiği, Asya’nın ya da özel olarak Çin ve Rusya çağının başladığı yıl olarak.

İki önemli haberle devam edeyim.

Birincisi yeni, 18 Aralık tarihli.

ABD’de yayın yapan Politico isimli medya kuruluşunda yer alan haberde Enerji Bakanlığı ve Ulusal Nükleer Güvenlik Yönetimi ile birlikte çok sayıda kurum ve kuruluşa saldırı düzenlendiği belirtildi. ABD’nin nükleer silah depolarını ve bunların durumlarını takip eden Ulusal Nükleer Güvenlik Yönetimi’ne düzenlenen siber saldırının boyutu ile ilgili bir bilgi verilmedi.”

Bundan 4 gün önce de Beyaz Saray, ABD Ticaret ve Savunma bakanlıklarına, "yabancı bir hükümetin" siber saldırıda bulunulduğunu açıklarken, Washington Post gazetesi söz konusu saldırının ardında Rus heckerların olduğunu öne sürdü.

Amerikan basınında yer alan haberlerde, söz konusu sızıntı meselesinin çok ciddi derecede olduğu ve Ulusal Güvenlik Konseyinin cumartesi günü konuya ilişkin acil toplandığı belirtildi.

Hatta yeni seçilen başkan Biden bu işin sorumlularından hesap sorulacağını da söylemişti.

Söylemişti ki, bundan 4 gün sonra bu kez Amerika’nın en önemli ve kritik nükleer tesisleri heklendiği ortaya çıktı.

Olayın boyutu konusunda henüz resmi açıklama olmasa da, medyaya konuşan Amerikalı yetkililer, birçok ABD kurumuna siber saldırı düzenleyen korsanların, ABD Enerji Bakanlığı'nın ve Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi'nin bilgisayar ağlarına da eriştiğine ilişkin belirtiler olduğunu açıkladı.

Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi, konuyla ilgili yetkililerinden aldıkları brifingden sonra ortak açıklama yaptı.

Açıklamada, "ABD'ye karşı, ciddi, karmaşık ve devam eden siber saldırı konusunda ilk bilgileri aldık. Federal kurumlar ve büyük şirketler dahil, ABD'nin siber savunma sistemlerini ihlal eden büyük siber korsanlık girişimi hakkında daha bilmediğimiz çok şey var. Ancak siber erişimin devam ettiğini ve Rus istihbarat operasyonunun izlerini taşıdığını biliyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Buradan anlıyoruz ki 4 gün önce açıklanan saldırılarla son nükleer tesis heklenmeleri aynı operasyonun farklı ayakları.

ABD bu işin arkasında Rusya’yı arıyor.

Moskova, Biden dönemine uyumlu bir olağan düşman tabii.

Ancak bir başka habere bakarsak iş farklı yönlere de gidebilir.

7 Aralık tarihli haber Çin’den geliyor:

Çin'de üretilen bilgisayar kuantum üstünlüğüne ulaştı. Konuyla ilgili yapılan resmi açıklamaya göre, cihaz dünyanın en etkili süper bilgisayarının neredeyse 100 trilyon misli hızda hesap yapabiliyor.”

Çin, çağdaş süperbilgisayarların milyarlarca yılda tamamlayabileceği bir hesaplamayı yaparak kuantum programlamada büyük bir atılıma imza attı.

İlk kez 40 yıl önce fizikçi Richard Feynman tarafından kuramsal olarak öngörülen kuantum bilgisayarları, ancak bugünlerde yapılmaya başlandı.

Çin, son dönemde yeni geliştirdiği 5G teknolojisi ve yapay zeka uygulamalarıyla kuantum sıçraması yapmıştı.

7 Aralık tarihli Cumhuriyet gazetesinden alıntılıyorum:

“Kuantum bilgisayarlarının ortaya çıkışı, veri işleme süreçlerini üstel olarak daha etkili hale getirerek hastalıkların tedavisinden trafik sıkışıklığını çözmeye kadar her şeyin dönüştürülmesi umudunu da beraberinde getiriyor.

Öte yandan, güvenlik uzmanları akılalmaz hızdaki bilgisayarların finans, iletişim ve hükümet sistemlerinin temelde kullandığı çağdaş şifreleme biçimlerine yönelik ciddi tehdit oluşturduğu konusunda uyardı.

Nihayetinde ulusal güvenliğin tehlikeye girmesi söz konusu olabilir. ABD de Çin'deki ilerlemelerin, kendilerini teknolojik silahlanma yarışında geride bırakabileceği konusunda bir süredir uyarıyor.

ABD ulusal güvenliği üzerine çalışan Center for a New American Security'nin 2019'daki raporunda şu ifadeler yer aldı:

ABD, geleneksel teknolojik üstünlüğünün yeni ve belki de emsalsiz zorluklarla karşı karşıya kalacağı bir geleceğe hazırlıklı olmalı.”

5000 yıllık kadim Asya uygarlığı, siber ve uzay çağına hızlı girdi.

Son olarak Ay’a uzay aracı gönderdi ve geri getirdi.

Stratejik ortakları Rusya ile uzayda işbirliğine gittiler.

Rusya ve Çin'in uzay alanındaki işbirliği, 2018’deki Uluslararası Uzay Keşif Forumu'nda imzaya döküldü. Ay ve dış uzayın keşfi alanlarında ortak çalışma kararı aldılar.

(Aynı yıl Rusya Uzay Bilimleri Akademisi üyesi Andrey İonin, Türkiye Uzay Ajansı’nın bu alanda Rusya ve Çin'le işbirliği yapmasının faydalı olacağını ifade etmişti)

Rus Çin Uzay işbirliği bu hafta çok önemli bir başarıya ulaştı.

Pekin'in ilk Ay yüzey araştırması (ve 40 yıldan uzun süredir dünyanın ilk Ay yüzeyi sondası), Ay'dan örnekler topladığı görevin ardından Perşembe günü güvenli bir şekilde Dünya'ya döndü. Çinli uzmanlar, önümüzdeki haftalarda ay yüzeyi örneklerini analiz edecek.

Ve Çarşamba günü, Pentagon yetkilileri, Moskova'nın Amerikan alçak yörüngeli kurulumlarını yok edebilecek bir anti-uydu silahını başarıyla test ettiğini duyurdu.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ülkesinin misyonunu Çin uzay endüstrisi için "ileriye doğru büyük bir adım" olarak nitelendirdi.

Başarılı misyon, Çin uydularında yapılan artış, uzay girişimlerine yatırım ve bağımsız bir Çin uzay istasyonu inşa etme planlarının yanı sıra, Çin'in "uzayda büyük bir güç" olma şeklindeki daha büyük stratejik hedefine katkıda bulunuyor.

ABD Uzay Komutanlığı (SPACECOM), Rusya’nın alçak yörünge uydularını vurma kabiliyetine sahip bir uydusavar füzesi testini tespit ettiklerini açıkladı.

Rusya 3 yıldır süper ve hiper sonik füzeleriyle Amerika’yı fazlasıyla endişelendiriyordu zaten.

Şimdi bu füzelerin uzayda da işe yaradığı ortaya çıktı.

Uzayda Rusya ile işbirliği yapan Çin de geliştirdiği kuantum bilgisayarla dünyadaki her sisteme girme ve kırma potansiyeline sahip. Devlet destekli Rus hackerların ünü zaten biliniyor.

Çin ve Rus Stratejik İşbirliği şimdiden ABD’nin hegemonyasını kırmış bulunuyor.

2020 işte bu bakımdan da unutulmaz bir dönüm noktası olarak tarih kitaplarına yazılacak.

NEJAT ESLEN’İN 'JEOSTRATEJİ VE TÜRKİYE' KİTABI

Tam da bu noktada Jeostrtaeji uzmanı Nejat Eslen’in, Pankuş Yayınları’ndan yeni çıkan kitabına göz atmakta yarar var.

Tam adı 21. Yüzyılda Jeostrateji ve Türkiye...

Kısa ve öz bir kitap.

Güncel küresel mücadeleyi hap gibi ortaya koyuyor.

Çin’in yükselen, ABD’nin gerilemekte olan küresel güç olduğunu, Rusya’nın ise oyun değiştirebilecek bir kıtasal güç olduğunu vurguluyor.

Formülü ise gayet anlaşılabilir şekilde ortaya koyuyor Eslen:

Bu üç aktörün de müstakil hareketleri küresel ve bölgesel dengesizliklerin ve istikrarsızlıkların devam sürecini uzatabilecektir. Bu süreçte Rusya birlikte olduğu taraf lehine dengeleri değiştirme yeteneğine sahiptir. Rusya’nın ABD ile birlikte hareket etmesi, ABD’nin küresel liderliğini sürdürmesine katkı sağlayabilecektir. Rusya’nın Çin ile birlikte hareket etmesi ise Çin’in küresel lider statüsü kazanmasını hızlandırabilecektir. Günümüzde Rusya, Çin’e yakın görünmektedir ve bu durum ABD karşısında Çin’e büyük bir jeostratejik avantaj sağlamaktadır, Rusya ile Çin’in birlikte hareketi, yeni uluslararası düzenin kurulmasında etkin olmalarına olanak sağlayabilecektir.”

Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, Türkiye’ye tehdidin Güney, Batı ve İç cepheden genel olarak Batı kaynaklı olduğunu tespit ediyor ve stratejist aklıyla Ankara’nın Kuşak ve Yol girişimine aktif katılımının gerekli olduğunu söylüyor.

Eslen’in mutlaka okunması gereken kitabı, Afro-Avrasya’nın kalbindeki Türkiye’nin önündeki yeni geleceğin, jeopolitiğin ağırlık merkezi haline gelen Asya-Pasifik ile işbirliğinde yattığını, somut verilerle kayıtlara geçiriyor.

Siber ve Uzay stratejisindeki bu son gelişmeler de Eslen’i sonuna kadar haklı çıkarıyor.