Dersimli Alevileri İttihat ve Terakki Cemiyeti mi Türkleştirdi?

ŞAHTV Konuşmaları-1

Dersimli Alevileri İttihat ve Terakki Cemiyeti mi Türkleştirdi?

Bugünkü konumuz İttihat Terakki Cemiyeti’nin (İTC) Alevilik araştırmaları.

Bildiğiniz üzere İTC Osmanlı’nın son dönemlerine mührünü vurmuş önemli siyasi hareketlerden birisi. Bir dönem de bir siyasi parti olarak Osmanlı Devlet’ini idare etmiş ve yönetmiş bir yapı. Mondros Ateşkes anlaşmasından sonrada karşımıza milli hareketleri örgütleyen bir kadro olarak çıkmaktadır İTC. Mondros’tan sonra Türk yurdu işgal edilmeye başlandıktan sonra Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyetleri ile Kuvayı Millîye birliklerinin çok önemli bir kısmı İttihatçı kadrolar tarafından örgütlenmiştir. Bu nedenle Türk Kurtuluş Savaşı’nın ham maddesi olan bu alt yapıyı oluşturan büyük oranda İttihat ve Terakki’nin öncü kadrolarıdır, bunu da tarihi bir hakikat olarak ifade etmek durumundayız.

YAZININ ODAKLANDIĞI ANA PROBLEM

Konumuzun İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Alevilik araştırmaları olması elbette bir tesadüf değil veya canımız bunu konuşmak istediği içinde gündemimize almadık. Son dönemlerde etnik ayrılıkçı çevreler tarafından İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Alevilik araştırmaları üzerinde bazı karartmalar yapılmakta ve bazı kirli bilgiler piyasaya sürülmektedir. Bugün bunlar hakkında konuşacağız ve bu kirli bilgileri deşifre edeceğiz.

Bu iddialara göre; Tunceli (o günkü adı ile Dersim) ve civarındaki Alevi aşiretlerin Horasan’dan geldiğini ve Türk olduğunu ifade etmelerinin temel kaynağı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin o bölgede yapmış olduğu propagandalardır, İttihatçı kadroların yapmış olduğu Alevilik araştırmalarıdır. Ana tema özetle bu.

İTC’NİN ALEVİLİK ARAŞTIRMALARI NE KADAR?

Sevgili dostlar, İttihat ve Terakki’nin Alevilik hakkında yaptırmış olduğu bazı araştırmalar vardır. Ama bunlar çok cılız çalışmalardır ve tek kişi tarafından yürütülmüştür.  Talat Paşa’nın inisiyatifi ile Baha Sait Bey, Aleviler hakkında bazı araştırmalar yapmaya başlamıştır. 1910’lu yıllarda. Fakat bu çalışmalar bir kişi tarafından yürütülmüştür. Baha Sait Bey, çalışmalarını özellikle Batı Anadolu’da yoğunlaştırmıştır. Dersim ve civarı ile ilgili çok cılız atıfları vardır. Çalışmalarının çok büyük bir kısmın Batı Anadolu’da ve İç Anadolu’da gerçekleştirmiştir. O bölgelere bazı araştırma gezileri yapmıştır.

Baha Sait Bey, Biga’da doğan bir fikir ve aksiyon adamıdır. İttihatçı kadrolardandır, bir vatanseverdir, bir milliyetperverdir. Türk aşığıdır, Türklük aşığıdır, bu nedenle milliyetçi bir insandır.

Baha Sait Bey, Aleviler ile ilgili yapmış olduğu çalışmalarda Alevilerin Türk kültürünü en saf hali ile sürdürdüğünü, bu nedenle Türk kültürünün önemli bir unsuru olarak Alevileri gördüğünü ifade etmiştir.  Baha Sait çalışmalarını 1918 yılında yayımlamaya başlamış fakat Alevilik ile ilgili ilk önemli makalesini “Anadolu’da Gizli Muhabbetler” diye 1919 yılında Memleket Gazetesi’nde yayımlamıştır. Yani İtaat Terakki Cemiyeti’nin iktidarından bir yıl sonra 1919 yılında yayımlamıştır. Fakat Kızılbaşlık propagandası yapıyor diye taarruz edilmiş ve bu yayınları durdurmak zorunda kalmıştır. 1926-27 yıllarında, yani Cumhuriyetin ilanından çok sonra, Türk Yurdu dergisinde Alevilik ile esas makalelerini yayımlamaya başlamıştır. Fakat Baha Sait’in yapmış olduğu çalışmalar orta boy bir kitabı ancak bulur. Hatta belki de küçük bir kitap eder.

BU ÇALIŞMALAR SOSYAL BİR DÖNÜŞÜME NEDEN OLABİLİR Mİ?

İTC’nin Alevilik araştırmaları son derece sınırlıdır. Bu bilgilerin tabanda yayıldığına dair herhangi bir ciddi veriye sahip değiliz. O dönemde genel olarak Türk toplumunda, özellikle Dersim ve civarında okuma yazma oranı çok düşüktü. Okuma yazma bilen çok az insan olduğu için yani bu çalışmaların Dersim ve civarındaki aşiretler arasında yaygınlık kazanmış olması teknik olarak mümkün değil.

Biz İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin o bölgede başka propagandalar yaptığına başka çalışmalar yaptığına dair bir kayıta bir bilgiye sahip değiliz yani hususi olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti Dersim bölgesi ile ilgilenip; “Biz burayı Türkleştirelim”, çalışmalar yapalım, şunları şunları yapalım diye herhangi bir çalışması olmamış. Bu nedenle İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Dersim bölgesinde bir Türklük propagandası, bir Türkçülük propagandası yaptığı bir yalandan ibarettir. Hem de büyük bir yalandan ibrettir. O bölgede aşiretlerin nerede ise tamamı, yani Alevi aşiretlerinin tamamı, Horasan’dan geldiğini ve Türk olduğunu bilir ve söylerler. Bu atadan babadan nesilden nesile yüzyıllardır aktarılıp gelen bir geleneksel soy bilgisidir. Hatta o dönemde mesela Koçgiri isyanını çıkartan Alişer bile Horasandan geldiğini birçok şiirinde ifade etmiştir.  Seyit Rıza idam edilmeden önce ata yurdunun Horasan olduğunu ve aşiret mensupları ile beraber Horasan’a gönderilmesini istemiştir.

CUMHURİYET İDARESİ HORASAN BİLGİSİNİ DESTEKLEDİ

Özetle sevgili dostlar, Dersim ve civarındaki Alevilerin Horasan’dan geldiği ve Türk olduğu bilgisi babadan oğula aktarılan köklü ve geleneksel bir bilgidir. İttihat ve Terakki ile alakası yoktur. Cumhuriyet döneminde bazı yazarlar ve bazı araştırmacılar bu soy bilgisini harlatmaya daha çok ön plana çıkarmaya çalışmışlardır. Bu da o dönem için gayet normal bir şeydir. Yani bu bilgiyi icat etmemişlerdir bu bilgiyi ön plana çıkarmak için çaba sarf etmişlerdir. İkisi birbirinden çok farklı şeyler.

KÜRDİSTAN TEALİ CEMİYETİNİ NEDEN KONUŞMUYORUZ?

ITC faaliyetlerini aksine Kürdistan Teali Cemiyeti’nin Koçgiri ve çevresi başta olmak üzere Dersim ve civarında bazı örgütlenmeler içerisine girdiği, oralarda Kürtlük/Kürtçülük propagandası yaptığı, etnik ayrılıkçılık propagandası yaptığı, dönemin kendi şahitlerinin hatıratlarından anlaşılmaktadır. Yani bölgede Kürtçülük yapanlar, etnik ayrılıkçılık yapanlar kendi hatıralarında, kendi yazdıklarında, kendi çizdiklerinde o bölgede Kürdistan Teali Cemiyeti’nin şubelerini kurduklarını, bazı aşiret ağalarını etkileri altına aldıklarını ve orada Kürtlük propagandası yaptıklarını ifade etmişlerdir.

SONUÇ

Bugün de Dersim ve civarında Tunceli ve civarında bazı ailelerin, bazı insanların Kürt olduğunu ifade etmesi, Kürtçülük yapması o dönemdeki Kürdistan Teali Cemiyeti’nin çalışmalarının bir devamıdır, bir sonucudur. Yoksa o bölgede yaşayan herkes kendi babasından, atasından ve dedesinden veya kendi akrabalarından Horasan’dan geldiklerini ve Türk olduklarını duymuştur. “Bunu duymadım”, diyen yalan söyler.

Sonuç olarak şuraya varıyoruz: İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yapmış olduğu araştırmalar çok cılız araştırmalardır bunların toplumda bir karşılığı olmamıştır.

OKURA NOT: Uzmanlık alanlarımızla ilgili cevaplanmasını istediğiniz sorular varsa youtube kanalımız ŞAHTV’ye mesaj olarak yazabilirsiniz

Yazını video olarak izlemek için aşağıdaki bağlantıya gidiniz. Kanalımıza abone olmayı unutmayınız: