FETÖ şantiyesi: Furkan Vakfı

Prof. Dr. Şahin Filiz yazdı...

FETÖ şantiyesi: Furkan Vakfı

Fetö şantiyesi ne demek? İki nedeni var: İlki, Furkan Vakfı’nın kurucusu Alparslan Kuytul, bir hoca, bir alim ya da bir imam değil, bir inşaat mühendisidir. Çukurova Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümü mezunudur. Din hocalığı sıfatını buradan değil büyük olasılıkla 1997’de Ezher Üniversitesi İslam Hukuku Fakültesi’nden mezun olmasına dayandırıyor olabilir. Ancak 1993’te uzun bir süre Kahire ve Amerikan Üniversitesi’nde araştırmalar yaparken, Ezher Üniversitesi’nde eğitim-öğretimin fiilen sona erdiğini, yalnız adının kaldığını ve “namımıza leke gelmesin kabilinden” mezun verdiğini yakından biliyorum.

Ezher Üniversitesi fiziksel ve eğitsel işlevi dibe vurmuş, neredeyse 100 yıldır gittikçe adından başka her şeyini yitirmiş ve kadavraya dönüşmüş durumda. Bu kadavradan “sözüm ona üniversite mezunu” çıkarmak için Türkiye’deki dinci komisyonlar Ezher’e son yıllara kadar Türk öğrenciler göndermiş ve Türk gençleri burada aldıkları –eğitim değil-dinsel telkinlerle donanarak, bilenerek Arab’ın kültürel ve siyasal sorunlarını “İslam davası” cilasıyla kendi ülkelerine boca etmişlerdir.

Kuytul, dincilik ile inşaatı şahsında birleştirmiş; vakıf adı altında bir cemaat şantiyesi kurmuştur.

Şantiye dememin ikinci nedeni, vakıf aldatmacasıyla kurulan dinci-bölücü Furkanizm, henüz inşaatı tamamlama aşamasındadır. Su basmanını bitirmek üzere iken, camilerde topluca müritleriyle kışkırtıcı eylemlere başladığı için, inşaat henüz yarım kalmış; ama şantiye olarak durmaktadır.

Peki, neden Fetö şantiyesi? Çünkü Fetö, inşaatı bitirip binayı tamamlamış; alacağını almış, vuracağı darbeyi vurmuş ve emperyalist misyonuna “şimdilik” ara vermiş görünmektedir. Ama bitirdiği inşaatlara yenilerine eklemek, terör faaliyetlerini devam ettirmek için şantiyeler açma girişimlerinden vazgeçmemektedir. İşte Furkanizm şantiyesi de bu Fetö şantiyelerinden biridir.

İtiraf etmeliyim ki, bu şantiyeyi tamamlayıp Fetö binalarına bir yenisini eklemek için, Kuytul yeterli bilgiye sahiptir. Ezher’in yarım yamalak dinsel malzemelerini sağladığı cemaatçi dinciliği, inşaat mühendisi sıfatıyla ustaca inşa etmeye çalışmaktadır. Fetö mühendisliği de diyebiliriz.

Furkan Vakfı dinci bir Fetö şantiyesidir. Mesele Fetö ise orada dinden, imandan, ahlaktan, vatandan, namustan söz etmek yaman çelişkiye düşmek olur.

KUYTULCA KUYTUDA FETÖ SEVİŞMELERİ

Fetö'ye göz kırpan, PKK terörüne kucak açar. Sosyal medyada, youtube ve benzeri platformlarda İnşaatçı Kuytul, Fetöye ve PKK’ya olan yakınlığını gizlememektedir. Örneğin Fethullah’ın yeğeni Asım Yıldırım’ın yönettiği youtube kanalında, 30 Kasım 2020’de, evet, bu tarihteki konuşmasında, Yıldırım, soruyor: “Fethullah Gülen karşınızda olsa ne söylemek isterdiniz?

Kuytul: “Hocaefendinin 15 Temmuz hakkında söylemek istediklerini dinlerdim. Aslında tüm cemaat ve tarikatların buna göre şekillenmesi lazım.”

Yıldırım: “Hocaefendi ile çok ortak noktanız var… Birbirinize çok benziyorsunuz, aranızda birkaç küçük fark olsa da…”

Ve diyalog böyle sürüyor. Merak edenler, kanalı rahatlıkla bulup ayrıntılarını dinleyebilirler. www.furkanvakfi.org ‘da, Kuytul bu suçtan beraat etmiştir, deniliyor. Yargının kararını tartışmam ama Fetö’ye yakın olduğunu akademik olarak vurgularım, başka yaklaşımın bir gözü varsa, akademik yaklaşımın onlarca gözü vardır. Eleştirel ve çözümleyici yaklaşımlar akademik yöntemin vazgeçilmez koşuludur. Yargılamaktan çok, bağlantısallık sürecini çözümler.

Başka bir youtube kanalındaki konuşmasında Kuytul, “Kandil’i bombalamayın; iki polis yataklarında öldürüldü diye Kandil’i bombalayıp “Çözüm sürecini” ortadan kaldırıyorsunuz”, diyerek Türk devleti ile terör örgütünü eşit taraflar gibi göstererek, kendi şantiyesini sözüm ona üçüncü yani uzlaştırıcı taraf konumuna yerleştirmek amacını taşıyor. Fetö şantiyesi, plaza olmak için her türlü terör örgütünü Tük devleti ve Türk milletinden daha değerli görüyor.

Fetö şantiyesi, camileri sevmez. İmam-Hatiplileri, İlahiyatçıları ve Diyanet’i de sevmez. Diyanet görevlisi bir imamın ardında namaz kılmazlar. Neden? Çünkü imam T.C. ‘nin memurudur. Süleymancılar, Fetöcüler, Menzilciler gibi bunlar da kendi mekanlarını mabetleştirmişlerdir. Cami cemaati esasen Türkiye’de en yalnız, en korumasız ve en masum cemaattir. Asıl cemaat olacaksa, cami cemaati olmalıdır. Çünkü sivildir, halktır, her görüşten, meşrepten, mezhepten, sınıftan, partiden insan vardır. Camiler cemaatiyle Cumhuriyetimizin öngördüğü eşitliğini temsil ederler. Ama bu cemaate önce Diyanet’in daha çok sahip çıkması gerekir. Bunun dışındaki tüm cemaatler ve tarikatlar behemehâl tasfiye edilmelidir.

Ramazan ayında camiler salgın tedbirleri nedeniyle ibadete kapalı olduğu halde Kuytularda Fetö sevişmelerinden ödün vermek istemeyen İnşaatçıbaşı Kuytulcular, itikaf1 bahanesiyle camilerde toplu bir kışkırtma eylemine giriştiler. Fetö taktiklerini aratmayan bulanık suda balık avlama tekniği, camilerden hazzetmeyen bu güruhun ikiyüzlülüğünü gösteren turnosol kağıdına dönüştü. Rezil rüsvay oldular; Türk halkını bin bir din dümeniyle yanıltmakta başarılı olamadılar; iç karışıklık çıkaramadılar.

FETÖ-PKK KOKTEYLİ

Bu kokteylin taraftarları, çayırda yayılan hergele sürüsü gibidir. Her türden yaratık vardır. Solcu, çakma Atatürkçü, dinci, liberal sağcı ya da solcu ve dahi, vatanı, oturduğu koltuğun metrekaresi kadar sanan milliyetçi sünepeler….Milli şairimiz merhum Mehmet Akif’in söylediği gibi, “Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela…”

Fetö şantiyesi Furkanizm, bu hergele sürüsünün her daim himayesini iliklerinde hisseder. Fetö, başlattığı şantiyeleri tamamlamak için, bu hergele sürüsünü seferber eder. Camide itikâf aldatmacasıyla ülkemizi dinci-bölücü eylemlerle karıştırmayı planlayan Kuytulcu güruha destek Fetö ve şürekâsından gelmekte gecikmedi.

Bakalım bunlardan kimler var?

Birkaç örnek aydınlatmaya yetecektir.

Can Dündar (Twitter):

Gezi’cilerin ahı tuttu: Gördük kimmiş camiye ayakkabılarıyla girip müminlere saldıran…

Can Dündar kırk yılın ağabeydi imiş gibi, bu cami istismarcılarına mümin diyor.

Sezgin Tanrıkulu (Twitter) (CHP MV):

Furkan Gönüllüleri’ne cami içerisinde nasıl müdahale edebildiniz?

Tanrıkulu, nerede ülke alyhine bir sorun varsa, bundan nemalanmayı görev biliyor.

Ankara Kuşu (Fetö iddiasıyla soruşturma yürütülen Twitter hesabı):

Camide ibadet yapanlara biber gazlı müdahalede bulunan Gaziantep+bu işe okey veren tüm yöneticiler görevden alınmalıdır.

Başardınız, çok değerli bir emniyet müdürü emekliliğini istedi

Levent Özeren (İP’li Siyasetçi, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında attığı tweetlerden ötürü soruşturma açılmıştı. FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve sonrasında çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.2:

Camide içki içtiler’ görüntüsü çıkmadı ama camide biber gazı sıkıldı görüntüsü çıktı. (Twitter)

Muhalefet mi ediyorsun, yoksa durumdan vazife mi çıkarıyorsun? Bu nasıl siyasettir?

Bu listeye, Emre Uslu adlı Fetö tetikçisini de eklemeyi unutmayayım.

Şu örneklere dikkatlice bakınız. İyi Parti’den, Can Dündar’a, CHP’den Fetöcü hesaplara kadar, Fetö ile Kuytularda sevişen Kuytulcuların cami istismarına nasıl da cansiperane, tereddütsüz, hiç düşünmeden, akıllarını kullanmadan destek çıkıyorlar?

Soralım:

Siz de mi Kuytularda Fetö ile sevişiyorsunuz?

Hayır, yapmıyoruz, diyorsanız, neden bu din şantiyecisini destekliyorsunuz? Muhalefet olsun da, varsın çamurdan olsun mu diyorsunuz? Bu çamur yarın size bulaşırsa, bu terör sevicilere laik, sosyal ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti rejimini nasıl anlatacaksınız? İktidar olduğunuzda bu ödününüzün karşılığını bu mihraklar sizden kat kat istemeyecekler mi sanıyorsunuz? Olsun, şimdilik iktidara karşı, her türlü fırsatı muhalefet avadanlığı olarak kullanalım, biz iktidar olursak, kuytularda cemaatle sevişmedik, sizin gibi sevişenleri de desteklemedik mi diyeceksiniz bu güruha?

Efendim biz düşünce özgürlüğünü savunuyoruz mu diyorsunuz?

Terörün, cehaletin, istismarın, Fetönün nasıl bir düşüncesi olabilir? 21. Yüzyılda siz buna düşünce mi diyorsunuz?

“Biz kandırılma hakkımızı kullanmadık ki” mi diyorsunuz?

Aynı yoldan kandırılmak, saflığın değil, en hafifinden cehaletin ve ihanetin planlı davranışıdır. Ayrıca kandırılmak bir hak değil, akılla aranızın bozulmasıdır.

Aklınıza mukayyet olun: Eğer Kuytularda Fetö ile sevişen bu Kuytul ekibi, Fetö şantiyesini binaya dönüştürürlerse, tıpkı Fetö gibi oradan Türk milletine ateş edeceklerdir.

Sonraki yazımda, Furkan Vakfı’nın “Prensipleri”ni analiz edeceğim.

Veryansın Tv’den ayrılmayın.

1 Ramazan ayının son on günü, camide, evde ya da uygun bir mekânda, her yıl yaklaşık on günlük itikâfa girmek Hz. Muhammed’in sünneti olarak bilinir. Geçen yılın manevi muhasebesi bu inziva döneminde yapılır; işlenen günahlar, yapılan hatalar, neden olunan kırgınlıklar gözden geçirilir; tövbe edilir ve gelecek yılda bunların tekerrür etmemesi için sağlam bir manevi söz verilir. Bu söz mutekif yani itikâfa giren kişi ile Allah arasındadır. Kişi bu sözünü tutmayı manevi bir ödev bilir. Başka bir deyişle, nefis muhasebesidir. Toplu ifa edilmez. Cemaat halinde itikafa girilmez. Bireyseldir.

2 https://www.haberler.com/levent-ozeren-kimdir-levent-ozener-nereli-kac-13406865-haberi/ Erişim Tarihi 07.05.2021.