Gel vatandaş batan geminin Kemalistleri bunlar

Nihat Genç yazdı...

Gel vatandaş batan geminin Kemalistleri bunlar

BİR

Paris'te biraraya gelen liberaller Nilüfer Göle, Orhan Pamuk, Ahmet İnsel, Seyfettin Gürsel ve Edhem Eldem... AKP tarafından kandırıldıklarını konuştular. Bilemedik. Anlayamadık. Dolmuşa gaza geldik... gibi ifadeler kullandılar.

AKP'yi eleştirdiler ama Fetö'ye yine tek lafları yok, Nato topraklarında Fetö'yü eleştirmek tabii biraz sıkar!

Ayrıca hepsi ağlıyor ağıt yakıyor da hiçbiri AKP-Fetö döneminde yaptıkları reklamları, sattıkları kitapları, çıktıkları ekranları, aldıkları maaşları, şekilleri, afra tafralarını, dünyayı ben yarattım havalarını, her şeyi biz biliriz burunlarından tek laf açmıyor!

Tüh be ne çabuk Parisler'e tüydüler, oysa 'karpuz kesecektik'...

İKİ

Cumhuriyet Gazetesi'nde Emre Kongar'ın PKK açılımına Demokratik Türkiye başlığı altında açıkça desteğinden sonra bugünkü yazısında kemalist-Atatürkçü Özdemir İnce de HDP mutabakatı ve anayasa değişikliği teklifine destek yazısı yazdı.

Kemalist ağbimiz PKK teklifini çok uygun buluyormuş.

Ağbimize soralım, AKP de anayasayı değiştirmek istiyor! AKP'nin anayasa değişikliğinde beğenmeyip HDP'nin anayasa değişikliği teklifinde beğendiği ne gibi farklar var!

Oysa bir kemaliste düşen 'değiştirilmez' denen maddelerin ister AKP'den ister HDP'den gelsin asla değiştirilmemesi için direnmek Cumhuriyet'i ve toprak bütünlüğünü korumaktır!

Anayasa değişikliğini ha AKP ha HDP teklif etmiş, değişen ne, hazır kemalistler(!?) 'açılım'a odaklanmış elleri terli sıcakken bu konuya da bir açıklık getirseler!

Kemalistlerin(?!) ülkenin namusunu hukukunu teslim edecekleri çok güvendikleri Millet ittifakının' anayasayı değiştirecek kadrosu da şu: Başta, içindeki bütün vatanseverleri kovmuş temizlemiş, federasyoncu Kaftancıoğlu ve Oğuz Kaan Salıcılar'ın partisi. İkinci sırada, Nato'nun kurduğu İyi Parti! Üçüncü sırada, etnik bölücülüğünü açıkça kamuoyuna deklare eden Deva ve Gelecek Partisi!

Ekibe bak, yeme de yanında yat, tam Fox TV'lik ekip, bu yüzden İsmail Küçükkaya dönüp dönüp her gün kemalist ailesine(!?) bu muhteşem kurtarıcıları allaya pullaya takdim ediyor!

Bu nursuz ve şaibe ve dizayn 'ittifak'ın anayasayı nasıl nereden niye değiştireceği çok açık değil mi, kurda kuzu emanet edenler, artık liberaller değil bu sefer kemalistler(!?)

Ha AKP ha HDP, bir fark varsa biz de bilelim. Teklif PKK olunca 'pırıl pırıl', teklif AKP olunca hain tezgah ayırd edici olan fark nerede?

Ayrıca kemalist Özdemir İnce, aynı yazıda mecliste PKK'nın toprak bayrak ve ordu isteğinin tartışılmasını da 'uygun' bulduğunu söyleyip destekliyor, hay maşallah, bu ne cesur pozlar, bu ne sereperse şezlonga uzanmalar, hay maşallah, kimin malını kime pazarlıyor?

Mecliste toprak ve bayrak ve etnik meseleyi tartışabilmek için zaten anayasayı değiştirmek şart!

Liberaller bugün Paris'te 'yetmez ama evet' anayasa değişikliğinde tufaya geldiklerini ağlaya zırlaya dövüne yakıla ellerimiz kırılsaydı diye gurbet ellerde konuşuyorlar ve şunu da söylüyorlar, bugün bizi konuşturan yok, bizim ağzımıza bakan artık hiç yok, bizi dışladılar kovdular, bakın Ahmet İnsel bile Türkiye'ye dönemiyor!

Dün 'liberalleri' kullanan 'statüko' bugün 'kemalistleri' kullanıyor!

Kullanışlı aptalların sürüsüne bereket!

Oysa liberaller bulundukları ekranlara ve köşelere Özal ve şürekası güçler tarafından torpille tayinle atamayla gelmişlerdi, ve ama, kemalistler ise bugün direndikleri kaleleri kendi bileklerinin gücüyle kimseye muhtaç olmadan savunarak gelmişlerdi!

Yani 'liberallerin' açılım bağışıyla kemalistlerin 'açılım' hediyesi arasında onur ve emek ve alın teri farkı var! Statülerini şöhretlerini maaşlarını kendi kazananlar haydan gelmiş liberaller gibi en değerli kutsal değerleri üç-beş kuruşa feda edemez... Büyük savaşlarla büyük ve milli felaketlerin üstünden gelinerek kazanılmış değerleri Amerika'nın köpeği liberaller gibi çar çur edemeyiz!

Yani Cumhuriyet ve Sözcü ve Halk TV yazarlarına da Paris yolu şimdiden gözüktü!

Fetöcüler'in liberallerin ve AKP'lilerin Türk Milleti'nin başına açtıkları felaketlerden dolayı hala bir özürleri bir mahcubiyetleri bir suçluluk itirafları yok, hala onu bunu eleştiriyorlar ama 'vatan' nedir üzerinde yaşadığımız 'toprak' ve 'birlik' ne anlama geliyor, zerre anladıkları yok!

Ve Kemalistlerin gün gelecek liberallerle aynı yolda aynı kafada aynı ittifakta buluşabileceklerine inanabilen içimizde tek kişi yoktu.

Şimdi daha iyi anladık ki Sözcü ve Cumhuriyet ve Halk TV'nin kullandığı Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri tıpkı Aydın Doğan'ın aynı sinsi amaçla kullandığı Türk Bayrağı ve Atatürk posteri. Ki, Aydın Doğan Atatürk resmi gösterip Türk Ordusu'nu tasfiye etmeye başlarken kimse unutmasın logosundaki Atatürk ve Türk Bayrağı'nı dahi kaldırmıştı! Bu ihanetlerle hepsinin onurları kişilikleri kalmadı ve hepsi gaiplere öte dünyalara Parisler'e uçup gittiler!

Uçmak derken...

Sanayi Bakanı Mustafa Varank başka bir alemde, o uzaya gitmekten söz ediyor, ki, aklıma uzaya gönderilen ilk canlı 'maymun' geldi.

Oysa Türk Milleti uzaya önce Fetöcüler'i ve liberalleri gönderdi, şu anda vatansız hayasız ahlaksız kimliksiz boşluklarda dönüp duruyorlar!

Millet İttifakıyla diyelim iktidar olan İyi Partili-HDP'li bakanlar acaba uzaya önce kimi gönderecekler, bence uzaya önce, anayasayı, sonra, kemalistleri...

Mesela Uğur Dündar'ı gönderebilirler, zaten Uğur Dündar'da bir 'süpermen' atraksiyonu görüyorum.

Sahi Özdemir İnce, PKK'nın toprak ve ordu ve bayrak teklifinin tartışılmasına onay verirken Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar gibi kemalist süpermenler gelip beni İzmir marşıyla kovalar evire çevire döver diye hiç mi korkmadın?

Gerçi sen de haklısın, kaldırımda annesinin kolundan tutup ittire kaktıra sürüklediği beş yaşında süpermen kostümü giymiş bebelerden kim korkar!

Gel vatandaş gel, batan geminin malları bunlar!

Anayasası, yanında PKK'ya toprak, bayrak, ordu, hepsi bir arada, üç kuruşa!

Milli Mücadele zaferi, egemenliğimiz, şehidlerimizin kanı, öldürülen mühendislerimiz öğretmenlerimiz, hepsi beş kuruşa...

Bak güzel ablam, ülkesi milleti anayasası ve toprak bütünlüğüyle Cumhuriyet, kapış kapış, bak Kılıçdaroğlu da Akşener de Babacan da alıyor, kapanın elinde kalıyor!

Bak abla, daha iyi satış için, pazarın önüne süpermen pinokyo noel baba kostümlü kemalist şakşakçılar koyduk, ittire kaktıra bağıra çağıra, bedavaya abla bedavaya...

Gel vatandaş, baksana şu mallara, bunlar burunları havada, değme, her boku bilen, kendine alayla valayla kemalist Atatürkçü diyen, seçmece karpuzlar! Abla vallahi diyorum, turşuluk Çubuk hıyarı bunlar!

Gel vatandaş, Amerikan malı bunlar, Alman malı, Fransız malı.. İngiliz malı.

'Abla, karıştırma... Elinle dokunma abla... bak abla bu AKP'nin değişikliği, sana gelmez.

'Bak abla bu, PKK'nın değişikliği bu 'seküler' abla, işini görür!

'Bak abla, Sözcü Gazetesi de Halk TV'de aynı origin PKK mallarını alıyor, abla, bunları alan karada Atatürk havada süperman oluyor ve dünyaya barış ve demokrasi getiriyor!

'Bir giyin abla beğenmezsen geri getir, sen de göreceksin, giymeden önce abla, kantaron yağı süreceksin, her tarafındaki eziklikleri morlukları kırışıklıkları giderir abla, süpermen niye süpermen? Kantaron sürüyor abla! Bak abla liberaller vazelin kullandı memlekette vazelin kalmadı. Bu kantaron yağı abla hakiki milli bir tek Ege bölgesinde üretiliyor ve ablacığım Kandil'de imbikten işlemden geçiyor. Seçime kadar aldın aldın, almadın, elimizde başka kalmadı, almadın, memlekete kayıyor abla!...!

-Ha o mu, abla, onlar ileri teknoloji Avrupai görünümlü Çin malı kemalistler abla! Dün fetöcüler AKP'liler liberalleri ekranlarda kullandı abantlarda kullandı ödül törenlerinde kullandı yetmez ama evet anayasasında kullandı, valla iktidar oldular abla!

'Şimdi PKK, abla, kemalistleri Sözcü'de Cumhuriyet'te Halk TV'de Tele 1'de kullanıyor abla, garantili abla, kesin sonuç, bak ne diyorum, anayasa değişmezse, mecliste toprak ve bayrak verilip HDP şahlanmazsa demokrasi sonunda gelmezse, geri getir abla!

(Müşteri:) Abla: Be adam ne kalacakta geri getireceğim geriye koca ülkeden ancak Afrin İdlip kalacak, kimi kandırıyorsun?

-Bak abla, Uğur Dündar'a da güvenmiyor musun, bak abla, Yılmaz Özdil'i, nicesine, öyle giydirdiler ki, giyenin sesi soluğu çıkmıyor! Abla ne diyorum, önce kantaron sürecek sonra anayasayı değiştirip etnik kimlik tartıştıracaksın, kesin çözüm, abla bu son çözüm! Hadi beğenmedin alma, tamam abla bırak tezgaha alma... Hadi cevap ver. Hadi sen söyle abla, AKP'den kurtulmanın başka çözümü var mı, yok! O halde, bırak laga lugayı, mecbursun, zorluk çıkartma tezgahı tıkama, tıpış tıpış alcaksın yoksa zaten 'takacaklar' abla!