Halk TV'nin asıl patronu: Abdullah Gül

Nihat Genç yazdı...

Halk TV'nin asıl patronu: Abdullah Gül

Önce Cumhurbaşkanlığı sırasında Fetö'ye aleni ve resmen destek çıkan ve Türk Ordusu'nun iftiralarla tasfiye edilip Amerikan ajanı Fetöcülerin yerleştirilmesine nezaret eden Abdullah Gül'ün tuhaf /gizemli ilişkilerini biraz hatırlayalım.

Sudan 1950'li yıllarda bağımsızlığından beri iç savaş yaşamaktadır, öyle ki, 80'li yıllarda 20 yıl süren iç savaşta ölenlerin sayısı II. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük sivil kayıptır. 

Kuzey Sudan Arapça konuşur Güney İngilizce, kuzey Sudan Arap'tır, güney yerli Afrikalı kabileler, birbirlerini hiç sevmez aşağılarlar ve güney petrol zenginidir ve İngiliz sömürgesidir. İngilizler 19. asrın ünlü efsanevi lideri Mehdi'yi yendikleri günden beri ülkede özellikle Hristiyan güneyden hiç çekilmediler, bu yüzden Güney'e ‘Britanyan Sudan'ı denir!

2007'li yıllarda Abdullhah Gül'ün gizemli ve ne alaka Afrika ziyaretleri meşhurdur, Tanzanya, Sahra, Kenya...

Ve sonra görevdeyken soykırımla suçlanan şeriatçı El Beşir'in Ankara'nın kara kışında Cumhurbaşkanımızı ziyareti de hala hafızalardadır, dünyanın suçladığı El Beşir'i niye kabul ediyorsun, diye ortalık yıkılmış ancak Batılılar bu ziyarete suskun kalmıştır!

Bitmeyen iç savaş, Güney'in referandum yapması ve sonra ayrılmasıyla bitti, tabii bitti denemez, Güney'in ayrılmasıyla yani İngiliz zaferiyle petrol yataklarına oturdular.

Ve sonra Abdullah Gül'e iki büyük biri nişan biri ödüle şahit oluyoruz, biri, 2008 olmalı, İngiliz Kraliçesi'nin büyük şövalyelik nişanı, ki, epey gürültü patırtı kopartmıştı.

Türk(?!) Cumhurbaşkanına üstelik Çanakkale Boğazı'nın işgal edildiği günün yıldönümünde veriliyor. Şeriatçı?! görünen ve laikliğe savaş açan Abdullah Gül'ümüz smokinleri, hanımı yirmi santimlik topuklu ayakkabıları, giydi ve İngiliz Kraliçesi'nin elinden törenle şövalye nişanını alıverdi!

Yetmedi, 2010, 11, olacak meşhur Chatham House bu sefer Abdullah Gül'e 'yılın büyük devlet adamı' ödülü veriyor, yani, İngilizlerin Abdullah Gül sevdası bitmiyor!

İngiltere ülkesinin en değerli iki büyük ödülünü Abdullah Gül'e niye verir?

Çok basit, Abdullah Gül, El Beşir'e 'güney Sudan'ın' referanduma gitmesi ve ayrılması için baskıda   bulundu, yani İngilizlere Güney Sudan'ın bağımsızlığını kazanmasında çok büyük çabaları/telkinleri ya da iş birliği ödüllendirildi!

      ...

Gelelim.

Halk TV'de neler oluyor, kim gidiyor kim niye geliyor, patronu kimdir, arkasındaki derin bağlantılar ipler kimlerin elinde hala bir muamma bir belirsizlik!

Derine indiğimizde aldığımız tek bir cevap var: Chatam House ve Abdullah Gül!

CHP'li İzmirli teyzelerin en sevdiği (?!) Abdullah Gül!

Her 10 Kasım'da bir hastalık icat ederek Anıtkabir'e gitmeyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül CHP kitlesi/seçmeni tarafından bu topraklarda en çok nefret edilen hiç ama hiç sevilmeyen kişilerin başında gelir!

Eski çamlar bardak oldu ve köprünün altından çok sular aktı, ülkedeki muhalefetin dizaynında İngiliz özellikle Chatham House parmağı/yönlendirmesi/yoğun ilgisi aleni açık bir bilgi, muhalif siyasilerin ziyaretleri gitmeler gelmeler toplantıları, açık bilgidir!

Yani, abra kadavra hokus pokus, derken bir sihirli el devreye girdi ve...

İmamoğlu, Halk TV, Abdullah Gül ve durmaksızın Davutoğlu'nu ve Babacan'ı ekranlara taşıyan Fox TV ve Habertürk artık muhalefetin ta kendisi haline getirildi, yani, Kemalist Atatürkçü ve cumhuriyetçi kitlelerin ana kanalları!

Görüldüğü üzere Halk TV'nin ideolojisini açılımcı Ayşenur Arslan ve Şirin Payzın ve Levent Gültekin gibi, açıkça HDP'li, liberal, etnik milliyetçi, iki yüzlü, yanar döner sözde liberallerin eline verildi!

Her şeyin başına 'demokrat/demokrasi ekleyerek, yola çıktılar!

Cumhuriyet'in başına Apo gibi demokratik cumhuriyet!

Tıpkı Emre Kongar gibi: Demokratik Cumhuriyet!

Tıpkı Abdullah Gül gibi sihirli 'demokrasi' kelimesiyle 'açılım'ı bir proje olarak CHP'ye ve muhaliflere bir program olarak kabul ettirdiler!

Ya da Cumhuriyet'i 'demokrasi' eksikliğiyle diktatörlükle itham eden liberal tayfanın tıpkısı gibi, orduyu 'askeri vesayet' iddiasıyla Amerikan ajanı Fetö'nün kucağına atan karanlık hain tayfa bu sefer de sihirli demokrasi kelimesiyle Atatürkçüleri 'açılım'ın çıkmazına atıverdiler!

Ki, bu liberal tayfanın en sevdiği isim Abdullah Gül'ün evi!

Yeni CHP'lilerin özellikle İstanbul belediye seçimleri öncesinde en çok akıl alınan toplanılan yönlendirilen karargah niteliğinde Gül'ün evi!

Şimdi, Halk TV'nin derininde arkasında kimler var, siz de dönüp dolaşın, sağa sola sorun, çıktığımız geleceğiniz yer yine tek adres: Abdullah Gül!

Yani, CHP'li seçmenin en çok nefret ettiği iğrendiği isim Abdullah Gül!

CHP'li muhaliflerin bugünlerde en çok izlediği Halk TV'nin gizli iplerini elinde kim tutuyor diye bir soruşturun, şaşırmayın, karşınızda yine Abdullah Gül!

Bize gelen bilgiler istihbaratımız budur, olaylar ve kişiler arasındaki mantıki ilişki/düzen özneler değişmeden nesne ve mekanlar değişmiş ama yine aynı kişilerdir!

Bu iddiayı sınamak/test etmek üstelik çok kolay, Halk TV programcıları, bir değil, akşam saati (prime time) programlarında üst üste iki defa olsun bir denesinler bakalım Abdullah Gül'ü bir kez eleştirebilecekler mi?

Ya da eleştirebilenlerin ya da ağzından kaçıranların başına bakalım, neler geliyor?

Abdullah Gül'ü eleştirenlerin o ekranlarda bir gün yaşaması mümkün değildir!

Ve başardılar da, Güney Sudan'ı İngilizlere ve Türk ordusunu CIA'ya teslim eden/veren adamın Halk TV'si bugün 'açılım'ı çoktan muhaliflere kabul ettirdi, yani, tören başlayabilir, artık bir smokin giymeye hanımı da 20 santimlik topuklu giymeye geldi sıra...

PKK'nın ayrı devlet kurması artık muhalif kanatta Halk TV sayesinde sorun-panik-felaket olmaktan çıkarılması, ne ince bir çalışma? Ne arkası karanlık bir proje? Takdire şayan!

Ve tarih/zaman/oyuncular değişse de 'proje/dayatma' hiç değişmiyor, gözlerimizin önünde ihanetini çok iyi bildiğimiz şövalye nişanlılar tarafından tereyağından kıl çeker gibi yumuşak ve sakince başarıldı! Gitti liberaller geldi sözde Kemalistler, ama başlarında hep aynı uluslararası kullanışlı figürler!