Hatay için savaş mı planlanıyor? Sizce bunların hepsi tesadüf mü…

Hatay için savaş mı planlanıyor? Sizce bunların hepsi tesadüf mü…

FETÖ’den yatmış eski bir binbaşı cezaevinden çıkarken durdurulur.

Son kez bir üst araması yapılır.

Ve cebinden bir not çıkar.

O notta çok ilginç şeyler yazdığı görülür ve notu okuyan savcılar apar topar tahliye olan eski binbaşıyı yeniden kodese gönderir.

Ne mi vardı o notta?

Biraz sonra açıklayacağım.

***

Şimdi gelelim dün yazdığım yazıya.

Üst düzey bir Amerikalı yetkili İdlib ile ilgili her şeyi 14 Şubat’ta açıklamış.

Yazıya inanmayan çok kişi oldu. “Doğruları yazacağız” sözünü verdik ve öyle yaptık. (Bağlantı adresi yazı sonunda)

Neyse, olay gerçek.

Bir üst düzey Amerikalı yetkili İdlib’de olanlarla ilgili özetle şunları söylemişti:

Türkiye ile birlikte hareket ediyoruz.

Suriye’nin yeni haritası hazır.

– Türklerin askeri, ABD ve diğer devletlerin diplomatik baskısıyla Esad ve Rusların durdurulması ve haritanın oluşturulması.

– Askeri bir zafer hayaliyle savaşı sonlandırma.

– Ülkenin kuzeydoğusundaki rejim, haritada var. (Yani PYD devleti)

– Kuzeydoğudaki rejimi ayakta tutma.

Avrupa Birliği Esad’a karşı çok ciddi adımlar atacak.

– Suriyeli mülteciler Avrupa kapılarına dayanacak.

Şu an yaşananlar da tam Amerikalı yetkilinin söyledikleri gibi gerçekleşiyor.

Hatta daha ilerisi oluyor.

Bakın dün çok ilginç bir gündü.

Mesela Devlet Bahçeli, neredeyse Rusya’ya savaş ilan etmeye kalktı.

Aynı gün 3 ilginç ziyaret vardı.

Hem de Hatay’a.

Hani üç gün önce bir Rus sitesinin hedef gösterdiği Hatay’a…

Gelenler şunlardı:

ABD Başkanı Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey.

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Kelly Craft.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield.

Ne işleri var bunların Hatay’da?

Tam da Hatay’ın anavatana katılmadan önceki ilk ve tek Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in ölümünün 40. yılını bulmalarına da tesadüf diyelim.

Bize yoğun ekonomik ambargo koyan, teröristlere devlet kurduran ABD, nasıl oldu da bir anda Türkiye sevdalısı çıktı, onu soralım.

Mesela Jeffrey açıkladı:

Türkiye’ye İdlib için mühimmat tedarik etmeye hazırız!”

Başka bir Amerikalı da, “Türkiye’nin İdlib halkı ile dayanışmasına müteşekkirim. ABD dahil dünya için uçuşa yasak bölge ilan etme zamanı gelmiştir” dedi.

Kim mi?

ABD’deki en önemli Neo-Con’larından Lindsey Graham.

İsmi tanıdık geliyordur.

Kendileri azılı bir Türkiye düşmanı, ülkemize karşı ekonomik ambargo için yasa tasarısını hazırlayan kişi.

Öyle bir Türkiye düşmanı ki, yatıp kalkıp TSK’nın Barış Pınarı Harekâtı’na karşı mücadele etmişliği ile tanınıyor.

Ama aynı kişi, İdlib’de şaşılacak şekilde TSK’nın yanında. Hatta öyle ki, sonuna kadar destekliyor ve yardım da göndermeyi taahhüt ediyor.

Bakın, sadece bir cümlesiyle aslında nasıl bir durumda olduğumuz anlaşılır.

22 Ekim 2019 tarihinde, çok değil 5 ay kadar önce, Graham kendilerinin Suriye’deki asıl hedefini açıkladı ve aynen şunu söyledi:

İsrail‘i korumak bir numaralı hedefimiz.”

Bugün Türkiye’ye sonsuz destek sözü veren bu zat, sizce Türkiye’nin çıkarını düşünüyor olabilir mi?

Bu sorunun cevabını siz düşünün.

Biz çünkü burada başka bir şey anlatacağız.

***

Yukarıda yazılanları bu yazı boyunca aklımızda tutalım.

Gelelim Hatay’a…

Yalçın Küçük, 2017 Nisan’ında ve tam 1 yıl sonra 2018 Nisan’ında Hatay’a dikkat çekiyor. Diyor ki, “Merkezi Hatay olan bir savaşa gebeyiz artık”.

Bugün de Hatay’ı konuşuyoruz.

Peki nereden çıktı şimdi Hatay?

O kadar sorunumuz varken, İdlib’deki olay büyüdü ve Hatay konuşulmaya başlandı.

Uzun süredir, tarikatlar Melhame-i Kübra’yı yani büyük kanlı savaşı konuşuyor.

Bu savaş konusunda Peygamber Efendimizin hadisleri varmış.

Bilenlerden aktarıyorum.

Buna göre, Hz. Peygamber dünyanın son savaşı olan Melheme-i Kübra “Büyük kapışma“yı anlatırken ‘Şam‘a dikkat çekmiş ve “Şam‘a bakın” diye buyurmuş.

“Ortadoğu’da karışıklık çıkacak ve Batı’dan gelen bir fitne ile Doğu’dan gelen bir fitne karşılaşacak, savaşlar başlayacak.”

Büyük savaş öncesi başka bir savaş olacak.

Peki bu savaşta Müslümanların süvarileri kimler olacak?

Arap olmayan Müslümanlar.

Peki savaş nerede olacak?

Amik ovasında. Yani Hatay’ı ve sınırındaki Suriye’nin küçük bir kısmını alan bölgede.

Peki savaş kime karşı olacak?

Ruslara karşı…

Tesadüflere bakın siz!

Bu aktarımlarda ilginç bir ayrıntı da var.

Lütfen bu sözü aklınızda tutun.

Diyor ki, “bu savaşa katılanların 3’te 1’i kaçacak, bunlar mürtedler yani dinden çıkanlar, 3’te 1’i şehit olacak, 3’te 1’i de zafer kazanacak.”

Bu savaşta Arap olmayan Müslüman süvarilere Rum (NATO) yardım edecek. Bu bir kadının hamilelik süresi kadar bir anlaşmaya bağlı kalacak. Sonra anlaşma bozulacak…

İşte Armageddon yani Melhame-i Kübra da ondan sonra başlayacak. Savaş Müslümanlarla kâfirler arasında olacak. Çok insan ölecek.

Tabii bu süreçte Mehdi ya da Mesih gelecek.

O da son dönemlerin gündem olan konularından…

Mesih demişken iki konuyu hatırlatmakta fayda var.

Netflix’te “Mesih” adlı diziyi duymuşsunuzdur. Çok tartışması da olmuştu. Kendisine Mesih diyen biri var ve bu Mesih, büyük savaş öncesi Suriye’den mültecilere yol gösteriyor ve onları göçe zorluyor.

Komplo teorisyenleri bu diziyi 2020 ve ilerleyen yıllarda dünyanın başına gelecekleri önceden söylediğini iddia ediyor. Yani iddia o ki, insan zihni buna hazırlanıyor.

Diğer hatırlatmamız gereken konu da Adnan Tanrıverdi’nin sözleri.

Hani yakın bir zamana kadar uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı görevini yapan ve eski asker olan Adnan Tanrıverdi, kendisinin kurduğu SADAT’ın merkezi olan ASSAM’ın görevini açıklamıştı.

Tanrıverdi, “İslam Birliği olacak mı olacak. Nasıl olacak Mehdi Hz. geldiği zaman. Peki Mehdi ne zaman gelecek? Allah bilir. Peki bizim bir işimiz yok mu, ortamı hazırlamamız gerekmez mi? İşte ASSAM bunu yapıyor” diye konuşmuştu.

Sormak lazım acaba, ortamı hazırlamışlar mı?

Aklımızla alay ediyorlar resmen.

Komplo teorisi yazmıyorum, Evanjelistlerin, sözde İslam ve Yahudi tarikatlarının konuştuğu yazdığı şeyler bunlar.

Yoksa Amerikalı yetkilinin “büyük zafer” dediği nedir ki ve acaba İdlib’e neden önem verdi ve neden Amerikalı heyet Hatay’a geldi…?

***

Ha, şimdi en başa dönelim.

Eylül 2019’da haberini yaptığım FETÖ’cü eski bir binbaşının cebinden çıkan nota gelelim.

Notun bir tarafında birçok telefon numarası yazıyordu.

Ancak garip olan diğer tarafında yazılandı.

FETÖ’cünün cebinden çıkan notta, Suriye’ye girilecek, ordunun 3’1 terhis olacak, 3’1 Malatya’ya geri çekilecek, 3’1 savaşmaya devam. İçerideki grup çıkıp yönetimi ele alacak, tekrar zafer elde edilecek. BOP İsrail/PKK Kars’a doğuya gelecek” ifadeleri yer almıştı.

Bu “içerideki grup çıkıp yönetimi ele alacak” sözü neyin nesi?

Hani şu Rand’ın raporunda konuşulan darbe ile ilgisi var mı?

Peki ya, “3’te 1’i…” sözlerine ne demeli?

Bu kadar mı tesadüf olur!

Bu kadar tesadüfün tuhaflığın gırla gittiği bugünlerde en iyisi mi bizler uçan kuştan işkillenmeye devam edelim…

Kaynaklar

Üst Düzey ABD’li yetkilinin Dışişleri Bakanlığı sitesinde bulunan brifingi:

https://www.state.gov/background-briefing-with-senior-administration-official/

İşte FETÖ’cü binbaşının cebinden çıkan şifreli not!

https://veryansintv.com/iste-fetocu-binbasinin-cebinden-cikan-sifreli-not/