Kaftancıoğlu ablası acemiliklerine ver

Nihat Genç yazdı...

Kaftancıoğlu ablası acemiliklerine ver

Antalya film festivali ödül töreninde sanatçı Nihal Yalçın sahnede lafı uzun tutunca ödül vermek için arkasında bekleyen Tamer Karadağlı'nın hışmına uğradı!

Bence de bir kadın sanatçının lafı uzatması ülke meselesi haline getirilecek bir kavgaya sebep olmamalıydı!

Ancak bize göre bir şey yok, sahnede kabileler birbiriyle kavga ediyor!

Bakın Tamer Karadağlı'yı AKP'li yandaş medya hemen sahiplendi ve Nihal Yalçın'a çullandılar!

Ve sıkı durun Nihal Yalçın'ı da Kaftancıoğlu anında 'aslanlar gibi' savundu!

Liberalliğe henüz geçmekte olan sözde kemalistler ise kısa bir şaşkınlık yaşadı!

Zavallı sözde kemalistler dünkü liberallerin yerini yeni yeni aldıkları için, HDP ve Fetöcüler'i zimnen/kerhen utana sıkıla yeni yeni destekledikleri için, kimi neyi ne zaman sahiplenecekleri konusunda fazlaca acemiler!

Eee, liberallerin de bir kısmı sustuğu bir kısmı yurt dışına kaçtığı için Libişler (Liboşların Cihangirli etnik tayfasına Libiş denir) ortada kaldı, Allah'tan Kaftancıoğlu masaya yumruğunu vurup hatırlattı!

Bu Cihangir tayfası daha önce de aynı altın portakal sahnesinde 'Türk Sineması' değil 'Türkiye Sineması' olmalı diye on yıllar süren etnik kavgalar vermişlerdi.

Bence de liberalliği yeni yeni tatmakta olan sözde kemalistler Türkiye Sineması, Türkiye Halkları, Türkiye Edebiyatı, vb. gibi daha önce açılmış öncü açılım başlıklara artık ısınmaya başlasınlar.

Yoksa, peşinen söyleyeyim, beslendikleri İmamoğlu, Kaftancıoğlu fena sopalar!

Zaten biliyor olmalılar, Cihangir'deki etnik kabile varlığını Osman Kavala, Tanıl Bora ve Tuğrul Eryılmaz'a, (namı diğer godoş Tuğrul) borçludur. Bu kabileyi 80'li yılların Cumhuriyet kitap eki ve sonra Milliyet kitap eki ve Radikal 2 büyütmüş geliştirmiştir! Alayı federasyoncu/bölücü alayı HDP'li alayı AB'ci alayı Amerika'ya laf edemez alayı barış ve özgürlükten yanadır! Ve alayı Fetö'yü ve PKK'yı destekleyerek bu muhteşem özgürlükçü?! günlerimize geliverdik!

Fox TV'den İsmail Küçükkaya da iyi öğrensin yarından tezi yok Nihal Yalçın'ı Fox TV'de İzmirli teyzelere takdim ediversin!

Sayın Kaftancıoğlu abla! Sen de Nihal Yalçın'ı anında tez elden savunmakta tereddüt eden kemalist Atatürkçü yazar ve siteleri mazur görüver, liberalliklerinin daha ilk acemi günlerini yaşıyorlar, onlar da küçük şaşkınlıklar yaşayabilir!

Bakın Fetöcü Cevheri Güven bile youtube konuşmalarında kemalist seçmenlere kuvayı milliye diliyle sesleniyor ve arkadaşlar seçimlerde sandıkları kuvayı milliye ruhuyla koruyacağız diye talimatlar dahi vermeye başladı, yani, sadece sözde kemalistler liberalleşmedi, fetöcüler bile hızla 'kuvayı milliyeci' oluverdiler!

Yani siyaseten 'transformasyon' dönemine yeni girdik! Transformasyonun sözlük anlamı şu, bir hücrenin içine başka tür gen girer ve hücrenin genetik yapısını değiştirir! Biz buna 'başkalaşım' da diyebiliriz!

Zaten AB ve Amerika ve İyi Parti ve Yeni CHP'nin zaruri ihtiyaçlarına göre ruh/şekil değiştirebilecek menzul miktarda bitmez tükenmez bir aydın kadromuz mevcuttur!

Sevgili liberaller gittiğiniz gurbet ellerde siz de üzülmeyin, ya da yeni döneme ayak uydurmak için biz de zaten Atatürkçüyüz diye sizi de gülünç duruma düşüren yazılar boşuna yazmayın, işte sözde kemalist kadro, emre amade hale çoktan geldi, ya da Fetö'nün operasyonlar dönemi gibi kurbağayı kıvamında ürkütmeden bağırtmadan bir güzel haşlayıverdiler işte!

Nato'nun kurduğu ve tıka basa Süleymancı ve Fetöcü dolu İyi Parti ve federasyon isteyen Davutoğlu ve Babacan ve açılım için anayasal değişikliği düğmesine basan yeni CHP'nin artık arkasında dağ gibi duran sırım pehlivan mangalda kül bırakmayan sözde kemalistler var!

Anayasaya cumhuriyete ve toprak bütünlüğüne karşı kemalistler zibil gibi kızıl kıyamet ittifak olmuş, zibil, çöp demek, mezbele, zibillerin toplandığı yer demek, peçeyle oynanan mezdeke dansıyla mezbeleyi karıştırmayın..

Ancak Halk TV'nin KRT'nin Tele 1'in ve Sözcü'nün sözde kemalistleri utangaç geçiş dönemlerini yaşadıkları için olmalı an itibariyle 'peçeyle' dans ediyorlar, ve tabii oryantal dans, ki, oryantal demek, doğuya has demek.

Yani sözde kemalistlerin ittifakçılığı utana sıkıla mezdeke oryanta dansı!

Uğur Dündarlar Yılmaz Özdiller, ah kimler sahne almıyor ki?

Oryantal Mezdeke Dansı'na nasıl geldiler!

Önce Kaftancıoğlu'na güzellemeler yazıp Kaftancıoğlu efsanedir diye başlıklar atarak, sonra, bin dairesi olan Süleymancı ve Anap geçmişli İmamoğlu'nu ikinci Atatürk yakıştırmaları-imaları yaparak, sonra, HDP'den başka çözüm yok diyerek....

Gerçi liberaller uyanıktı sonunda Paris'e kaçtılar, bizim sözde kemalistler bence Mezdeke Dansı'nı seçimden sonra en güzel İdlip'de oynayabilirler, ki, şimdiden CHP'li bölücü Oğuz Kaan Salıcı Barzani ziyaretlerine çoktan başladı!

Ve 'milli güzellerimiz' sözde kemalistleri ekranlara çıkartıp mezdeke oryantal dansı oynatan ünlü milli çapkın Süha Özgermi değil, Sözcü patronu, Cumhuriyet patronu, Yeniçağ Patronu, Halk TV patronu, KRT patronu, Fox Tv patronu...

Sözde kemalistler ekranlarda mezdeke oynarken yüzlerini bir peçeyle kapatıyorlar ancak onları oynatan patronları da karanlık loş ışıklar altında hangi ağadır hangi derebeydir hangi petrol zenginidir hangi kara para aklayıcısı zamparadır hangi İngiliz Amerikan destekli patrondur, bilemiyoruz. Yani, asıl peçeyi parayı basanlar ve mezdekelerin göğsüne parayı takanlar takıyor! Yani Yeşilçam'ın ünlü kadın avcısı Ugur Dündar'ın Cumhuriyet yazarlarının gazozuna ilaç atmış haberleri olmamış!

Liberalleri de birileri oynatmıştı, onları AB ve 'açılım' projelerinde ve Türk Ordusunu tasfiye etmekte ve Fetö'nün ülkeyi ele geçirmesinde kıvırta kıvırta kullanmışlardı, şimdi, sahte kemalistleri de aynı güçler döndüre döndüre kullanıyor, açılım için kullanıyor. İyi Parti iktidar olduğunda iki saat içinde bütün hakimleri anında hızla atayacak yapısıyla kullanıyor, anayasayı değiştirmek için kullanıyor, etnik kimliğin anayasaya girmesi için pazarlıkları anlaşmaları yapa yapa alayı kullanılıyor!

Oysa hepsi bir sussa, iktidar zaten düşmüş, çürümüş, elmalar armutlar yerlerde, ama, hayır, açılım diyerek anayasayı değiştireceğiz diyerek kararsızları da ürkütüyorlar, sanki Kılıçdaroğlu Tayyip'e çalışıyor, ve hiç te sanki değil, Akşener zaten anayasa değişikliğinde Tayyip'le anlaşmış. Tayyip bey anayasa değişikliğinde ben de varım diyor muhalefeti kullanan güçlere diyor, yani beni de hala kullanabilirsiniz mesajı!

Oryantal kıvırma Mezdeke dansını hiç bilmeyenler ise Fetöcüler ve PKK'lılar, iktidara geldikleri gün, düne kadar kendine destek verenleri dahi iftira itham iddia yağmuruna tutup içeri tıkarlarsa ve ters manyellerle Hrant cinayetleri başlarlarsa hiç şaşırmayalım! Hem fetöcüleri hem PKK'yı kutlarım, arkalarını çok sağlam yere bağlamışlar, çok iyi oynatıyorlar!

Şimdiden seçim sonrası kaos senaryolarını konuşturanlar-hatırlatanlar-tehdit edenler ve hepsini uyaralım, evdeki hesap çarşıya uymayabilir, mesela, Pinochet Allende'yi devirmeden iki gün öncesine kadar Allende'ye bağlıydı, yani, İçişleri ya da Savunma Bakanlığı'na dayalı hesaplar iki günde sürpriz değişikliklere uğrarsa, ki, Amerika'dan böyle imalar bugünlerde çoğaldı, yine hiç şaşırmayalım.

Yine unutmayalım hem Allende hem de Ecevit'i alaşağı eden cunta ve diktatörler değil, benzin, un, yağ, sigara kuyruklarıydı, yani kaos ortamının stokçu iktidar yanlısı burjuva tarafından düzenlendiğini de hatırlatalım.

İktidar da anayasayı değiştireceğim diyor muhalefet de? O halde bir karışıklık ortamında halkı anayasa-normalleştirmeye kim çağıracak! Yani 'güven'i kim verecek?

Beğenmediğimiz ve sonra kendini meşrulaştırmak için anayasayı değiştiren Kenan Evren dahi darbesini anayasaya dayanarak yaptı!

Asıl büyük felaket halkı normalleşmeye çağıracak tek bir partinin liderin kurumun ortada kalmayışıdır, bu yüzden, milli egemenliği ve anayasayı arkasına almayan hiç bir güç normalleşmenin dümenine geçemez, yani, su testisini size kırdıracaklar ve sonra anayasasız-güvencesiz sizi ortada bırakacaklar! Ve tabii Fetö ve PKK gibi karambol ve çok hazırlıklı güçler sokakta öne çıkacak!

Halkı arkanıza alabilmeniz için anayasayı milli muhalefeti yanınıza almanız şarttır!

Milli muhalefet demek anayasaya, cumhuriyete ve toprak bütünlüğüne bağlı kalmak demektir!

Ortada bir 'milli muhalefet' var mı?

O halde bir karışıklık ortamında kitleler kimi dinleyecek Pinochet'yi mi sokağı gazlayan harlayan PKK önderlerini mi Pensilvanya'yı mı?

Sokağın tek kurtuluşu anayasadır!

Anayasayı şimdiden tartışmaya açar şimdiden illegal örgütlerle iş tutarsanız itibarınız güveniniz kalmaz!

Kardeşlerim, anayasayı biri etnik kimlik diğeri laiklik, işte neyse, değiştirmeye çalışanlardan uzak durun, peçeleri kaldırın, bu oryantal dansa son verin!

Yazarlar sanatçılar kendine güvenmeyi bilen insanlardır, bir anayasamız yoksa, biz dahi hiç kimse toplumsal güveni inşa edemez!

İnsanları ve ruhları yaratan Tanrı'dır ancak ruhları kaynaştıran aynı pota içinde eriten bir aile onlardan kardeş bir toplum yapan, yazılarıyla, coşkusuyla, türküleriyle, ekmeği bölüşümüyle, hakkaniyetli eşitlikçi bir hukuk düzeniyle yazarlardır!

Sanatçılar 'birleştirmek' için vardır, bölmek ayrıştırmak düşmanlaştırmak için hiç değil!

Ve tabii siyasetin ve toplumun kızıştığı harlandığı dönemlerde ideolojiler partiler insanlar ve yazarlar ve kitleler en doğal savunma cephelerine çekilirler, herkes kendini korumaya başlar, etnik yapılar kendisini, cemaat tarikatlar kendisini, yani herkes ayrışıp sadece kendi başlarının çarelerine bakarlar!

Bitmeyen iç savaşların sebebi de her kabile ve mezhebin gözü dönmüşcesine kendi üyelerini düşünmeye başlamasıdır!

Ve toplum olabilmemiz için insan kalabilmemiz şarttır!

Yani insan olabilmek ve insan kalabilmeye de çok güvenmeyin, insan olabilmek, insanlık için arızi bir şeydir, insan olabilmek zihinsel bir hastalıktır, kaos dönemlerinde unutulan, kaybedilen geçici uçucu bir ilaçtır! Doğamız gereği vahşiyiz!

Karışıklık dönemlerinde bu yüzden insanlık kaybeder, hepimiz hayatta kalabilmek için vahşi doğamıza ormanımıza en ağır hırs talan yağma kapma cinayetlerin bencillik içine düşeriz!

Dürüst olalım, insanlığımız arizidir, yani geçici.. Dürüst olalım, hepimiz kendi şartlarımızı imkanlarımızı zorlayarak başkalarına saygıyı çok zor öğreniriz.

Ve hiç kimse insanlığı abartmasın, hayatımız boyunca insanlık dediğimiz insanlığa gönderdiğimiz bir iki öpücüktür, yani içimizdeki insanlığa çok güvenmeyin, anında çürür kaybolur uçar gider!

İç savaşlar etnik mezhep savaşlar bize öğretti ki bir anayasa olmadan insanların 'insan' olarak kalması mümkün değildir!

Yani iç savaşlar boğuşmalar katliamar açlık-yoksulluklar dünyamıza öğretti ki 'insanlık' denen şeye yazarlar sanatçılar eliyle zaman zaman ve kısmi arizi olarak uzanabiliyoruz, bu insanlık dürtüleri insanlık içinde kalıcı değil, geçicidir, bir karışıklıkta bencilce kendini savunan doğamız bütün vahşetiyle ortaya çıkar! Artık vatanı ve toplumu değil kendi .ötünün çaresine bakmaya başlarsın ve kendi .ötünün keyfi için en yakın komşunu dahi düşman görürsün, Kafkasya, Balkanlar, Orta-Doğu yakın tarihi bunların sonsuz bitmeyen örnekleriyle doludur!

Bir kaos ortamında insanlığını ilk unutacaklar etnik kimlik ya da laiklik diye ayrıştıranlar olacaktır, olmuştur, iç savaşların katliamların soykırımların en sert acımasız yasasıdır bu!        

Bu yüzden yazarlar siyasiler insanları arkaik derin vahşi doğalarını dönüştürmek için toplumları birarada tutmak için öncelikle etnik ve mezhebi ayrımları hiçe sayan herkesi birarada eşitleyen anayasalar yapar!

İnsanlık dediğin, Yugoslavya'da Irak'ta Suriye'de Afganistan'da bir günde 'ortadan kaldırılır', ki, kaldırıldı...

Çünkü 'insanlık' henüz bedenlerimize ve ruhumuza işlemiş kaydolmuş genetik bir değer haline gelememiştir!

Bu yüzden, en çok size söylüyorum sözde kemalistler, ekmeğinizi bölüşün anayasanızı değil!

Anayasaya etnik kimlik koymak deliliktir aksine anayasal hakları herkese kullanışlı hale getirin!

Fetöcüler'in, Nato'nun kurduğu İyi Parti'nin, vatanseverleri vahşi emelleri için temizleyen yeni CHP'nin siyasi rotasından çıkıp şu peçeli mezdeke dansını bırakın ve milli bir muhalefetin önünü açın!

Anayasaya bağlı cumhuriyete bağlı ve toprak bütünlüğüne bağlı bir milli muhalefet ortada yok!

Sömürge ülkelerinde dahi uyduruktan kukladan olsun bir milli muhalefet olur, ülkemizde gücünü milli mücadeleden alan milli bir muhalefet yok!

Milli muhalefet yoksa bugün sizi oynattıkları muhalefet kimin muhalefeti?

AB'cilerin, sömürgecilerin, Amerika'nın, Nato'nun, dayatmaların, dış güçlerin muhalefetidir bu!

Hayır, milli bir muhalefet var diyorsanız, hepinizden isim isim anayasanın değiştirilmez maddelerine bağlılığınızı tam da bugünlerde ekran konuşmalarınızda ve yazılarınızda dünya gözlerimizle bir görelim, ki, bize de 'güven' gelsin!

Milli muhalefete de bir inanç kudret gelsin!

Bir millet varlığına toprağına egemenlik haklarına ancak milli muhalefetle sahip çıkabilir!