Karabağ savaşı sonrasında Türkiye asli jeostratejik eksenine yönelebilir

Karabağ savaşı sonrasında Türkiye asli jeostratejik eksenine yönelebilir

Türkiye, coğrafi konumu ile Dünya Adası’nın (Afro-Avrasya) kıtasının tam merkezinde yer alır ve bu coğrafi konumunun avantajları ile Batı, Doğu, Kuzey ve Güney olmak üzere çoklu jeostratejik açılım imkanlarına sahiptir.

Türkiye, Batı eksenine öncelik verirse, Atlantik yapısı içinde, NATO’nun bir üyesi olarak ABD, AB ve İsrail ile ilişkilerini öncelikle sürdürebilir, Balkanlar’daki çıkarlarını genişletebilir.

Türkiye, yirminci yüzyılın ikinci yarısı ile başlayan süreçte, NATO üyesi olarak Batı ekseni içinde ilişkilerini sürdürmektedir. AKP yönetiminin işbaşına gelmesi ile bu eksene öncelik verilmiş, Türkiye’nin hüsranla sona eren AB üyelik süreci başlatılmıştır. Günümüzde içeride, Irak’ta, Suriye’de, Ege Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin güvenliğine yönelik tehditler, Batı ekseni içinde yer alan müttefiklerinden veya onların desteklediği terör gruplarından kaynaklanmaktadır.

Türkiye’nin Güney jeostratejik eksenine öncelik vermesi, Ortadoğu coğrafyasına ve bu coğrafyadaki İslam ülkelerine öncelik vermesi anlamına gelmektedir. AKP yönetimi başlangıçta ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne daha sonra da Arap Baharı girişimine destek vermiş, askeri gücü ile bu coğrafyada müdahalelerde bulunmuştur. AKP yönetiminin İhvancı ve Yeni Osmanlıcı anlayışlarla hareket etmesi, bu coğrafyadaki Arap ülkelerini ürkütmüş ve Türkiye’yi yalnızlaştırmıştır. AKP yönetimi döneminde Türkiye, asli jeostratejik ekseni oluşturmayan bu coğrafyada enerjisini kullanmıştır.

Türkiye’nin Kuzey eksenine öncelik vermesi, Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi, bu ülke ile Ortadoğu’da, Kafkasya’da, Doğu Akdeniz’de birlikte hareket etmesi anlamına gelmektedir. Türkiye, Rusya ve İran işbirliği ise teorik olarak Avrasya coğrafyasında yeni ve önemli bir jeopolitik güç merkezi oluşturarak dünyayı üç kutuplu hale getirebilir.

Türkiye’nin asli jeostratejik ekseni Doğu eksenidir. Bu eksen Türkiye’nin Azerbaycan ve Güney Kafkasya üzerinden Türkistan’a (Orta Asya’ya) Asya’ya açılımını sağlar; Türkiye’yi Türkistan coğrafyasında özü ile buluşturur. Doğu jeostratejik ekseni aynı zamanda Türkiye’nin Orta Asya’da ve Güney Kafkasya’da Çin ile ve Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi ile buluşmasına imkanlar sağlar. Doğu jeostratejik ekseni, küresel güç mücadelesi içinde değişen jeopolitik ortamda, yeni dünya düzeni ile de giderek önem kazamaktadır.

Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı zafer kazandığı Karabağ savaşı ve bu savaş ile Nahçivan, Azerbaycan arasında koridor oluşturulması, sadece Azerbaycan için değil Türk jeopolitiği için de çok önemli bir gelişmedir.

Brzezinski, ‘’Azerbaycan’ın, Hazar Havzası ve Orta Asya zenginliklerini içeren şişeye giriş sağlayan yaşamsal önemdeki tıpa olarak tanımlanabileceğini’’ ifade etmiştir.

Güney Kafkasya ve Azerbaycan, Anadolu’nun doğusunun ve Türkiye’nin güvenliği için önemlidir. Azerbaycan, Türkiye’nin Orta Asya’ya ve Asya’ya açılımını sağlayan kapısıdır. Hazar Havzası ve Orta Asya enerjisini Batı'ya aktarma kapasitesine sahip olan Azerbaycan, Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi içinde, Orta Kuşak üzerinde de büyük önem kazanmaktadır.

SON SÖZ:

Azerbaycan’ın Karabağ zaferi ile Azerbaycan-Nahçivan koridorunun açılması Türk jeopolitiğinde yeni bir dönem başlatabilir.

Şimdi, Türkiye’nin jeostratejik hamlelerinde Doğu eksenine öncelik vermesinin zamanıdır.

Şimdi, yeni koridor ve Azerbaycan üzerinden Asya’ya açılma, yeni dünya düzenine uyum sağlama zamanıdır.

Şimdi, Azerbaycan ile bütünleşme zamanıdır.