Alaattin Çakıcı'nın Kılıçdaroğlu’na tehdidinde o CHP’linin rolü ne?

Alaattin Çakıcı'nın Kılıçdaroğlu’na tehdidinde o CHP’linin rolü ne?

Gerçek bir hikâyeyle başlayalım.

Yer, bir belediye binası.

Tarih, 30 Ağustos 2014’ün hemen öncesi.

Belediye binasında gece nöbetçi kalan görevliler, önce birkaç tıkırtı duyuyor, ‘bina eski, o yüzden bu sesler geliyordur’ diyerek pek dikkate almıyorlar.

Bir anda kendi kendine ışıkların yandığına ve kapandığına şahit oluyorlar.

Tüm görevliler üst kattan sesler duyduğunu ve büyük bir tedirginlik yaşadıklarını söylüyor.

Gariplikler devam edince, görevliler hızla güvenlik kameralarına koşuyor.

Geri sarıyorlar kayıtları. Bir bakıyorlar ki duvara yansıyan bir siluet var.

Hayalet olduğunu düşünüyorlar.

Silueti defalarca izliyor ve inceliyorlar ve bu siluetin kime ait olduğunu sonunda buluyorlar.

O siluet, Atatürk’e ait.

Belediye çalışanlarına göre, binada Atatürk’ün ruhu geziyor!

Atatürk’ün ruhundan korkan belediye çalışanları sesler ve gariplikler bitmeyince, soluğu camide alıyor ve binaya bir imam çağırılıyor.

İmam belediye binasını okuyup üflüyor.

Atatürk’ün dedikleri ruhu kovmak için…

Bu olay haberlere ciddi ciddi yansıyor.

Belediye Başkanına soruyorlar, cevap gayet kafa karıştırıcı:

Hayalet var da diyemem yok da diyemem. Çünkü her ikisini de ispat etmek zorundayım”.

***

Şimdi bu hayalet binada yaşanan başka bir hikâyeye geçelim.

***

İsmini yazının sonunda vereceğimiz bir eğitimciyi tanıtarak başlatalım hikâyemizi.

Birçok eğitim kurumunda çalışmış, çok fazla yer değiştirmiş, sosyal faaliyetlerden de uzak durmayarak Atatürkçü Düşünce ve Çağdaş Yaşamı Destekleme dernekleri gibi yerlerde görev almış, Eğitim İş’te kritik koltuklarda oturmuş bir eğitmen.

2011 yılında yapılan genel seçimlerde de CHP’den milletvekili olmuş.

Sonrasında iki kez belediye başkanlığı yapmış.

Zaten karışıklık tam da bu dönemlerde başlamış.

Belediye Başkanlığı döneminde AKP ve FETÖ ile de ilişkiler kurmuş.

Mesela FETÖ okullarını ziyaret etmiş, ziyareti yaparken de defalarca o ilin imamı olan Ömer Sezgin ile görüşmüş. Kendisine sorulduğunda ‘CHP’ye oy toplamak için cemaat okullarını gezdiğini’ ve FETÖ imamıyla sık sık bir araya bu nedenle geldiğini söyleyen Belediye Başkanı, seçimlerde Ömer Sezgin ve FETÖ’cü arkadaşlarının büyük desteğini toplamış.

Firari kaçak FETÖ’cü Tuna Bekleviç’le sıkı ilişkileri göze çarpan Belediye Başkanı, Yerel Yönetimler İmamı olduğu belirtilen Erkan Karaaslan ile de çalışmış. Kendisine danışmanlık yaptığı iddia edilen Karaaslan, aynı zamanda ilde eğitim seminerleri vermiş. Seminerlerin düzenleyicisi de malum eğitimci.

FETÖ ile sıkı fıkı ilişkileri dikkat çekmemiş ama 2015 yılında ‘Erdoğan’ın Saray’ına ilk giden CHP’li’ olarak adını yazdırınca parti içinde gündem oluvermiş.

Yıllar sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan bu belediye başkanı için çok önemli bir gerçeği açıklamış. Erdoğan, bu kişinin CHP’de belediye başkanıyken AKP’ye geçmek için kendisinden ricada bulunduğunu, ancak AKP’lilerin bu kişiyi uygun bulmadığı için ricayı kabul etmediğini söylemiş.

CHP bunu da duymuş…

Yine ses çıkarmamış.

Hatta, bir kez daha belediye başkanı adayı yapmış.

Ve o gece gelmiş çatmış…

15 Temmuz 2016 gecesi.

Bir eğlence merkezinde bir elinde şarap, diğer elinde mikrofon konuşmaya başlamış:

Biz bu geceyi 36 yıl önce (12 Eylül 1980’den bahsediyor) yaşamıştık. 36 yıl sonra aynı geceyi bir daha yaşıyoruz. Ama o zaman haberimiz yoktu, şimdi haberimiz var! İçelim!”

Bu konuşmanın ardından eğlence merkezinde kadehler kalkıyor, alkışlar kopuyor ve sonrasında da hep bir ağızdan Gündoğdu Marşı söyleniyor…

Bu videoyu yayınlayan gazeteci tehditler aldığı için önce Bulgaristan’a kaçıyor ama orada da çok feci bir şekilde dayak yiyor. Konu mahkemelik oluyor ve dava devam ediyor.

Gazeteci işkenceyi şöyle anlatıyor:

Darbe gecesi çekilen görüntülerin sende olduğunu biliyoruz' dediler. Gözlerim bağlı halde 3 saat boyunca dövdüler. Filistin askısıyla asıldım, elektriğe bağlandım. Kadın giysisi giydirilerek coplandım.”

Belediye Başkanı hakkında 15 Temmuz gecesi kadeh kaldırması ve o geceki sözleri nedeniyle bir dava daha açılıyor.

Kadehi keyiften değil, kederden kaldırdığını, hatta sonrasında kadeh kaldırmadığını söyleyerek mahkemede savunma yapan başkan, ‘Haberimiz var’ sözünü ise ‘Mustafa Kemal çok önceden haber vermiştir. Bu şekilde yorumlanmalı. Atamızı ve Atamızın öngörülüğünü övdüm’ diyerek savunuyor.

Gülüyorsunuz değil mi?

Bu kişinin kim olduğunu bazılarınız çıkarmıştır. Söyleyelim.

Bu kişi Recep Gürkan.

CHP’li Edirne Belediye Başkanı

Hani Alaattin Çakıcı’nın ‘yakın dostum’ dediği ve makamında ziyaret ettiği Recep Gürkan.

İkilinin ne konuştuğunu hala bilmiyoruz.

Aynı Çakıcı, iki gündür Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit ediyor ve ‘yakın dostu’ Recep Gürkan’dan çıt çıkmıyor.

Peki neden?

İşte biz de bu yazıyı bunu sorgulamak için yazıyoruz.

Türkiye’de bir mafya lideri Ana Muhalefet Partisi liderini akıl almaz sözlerle tehdit ediyor ve hepimiz bunu izliyoruz.

Bir başka parti lideri de tehdit edeni savunuyor.

Ve ülkenin başkanı da otoritesi sarsılmamış gibi 2 gündür ses çıkarmıyor.

İnanılır gibi değil.

Neler olduğunu belki yakın zamanda anlarız ama anlaşılmasını kolaylaştırmak için biz de bir katkı sunalım.

***

Recep Gürkan çok sıkıntılı günler geçiriyor.

FETÖ’den ve işkenceden sanırım en az iki ayrı dosyadan yargılanıyor. Ceza alması an meselesi.

Ama kararın verileceği tahmin edilen son duruşmada bir karar çıkmıyor ve mahkeme erteleniyor.

Duruşmanın yapıldığı tarih: 26 Ekim 2020.

Peki Alaattin Çakıcı ‘yakın dostu Gürkan’ı’ ne zaman ziyaret etti biliyor musunuz?

26 Ekim 2020’de. Yani duruşmanın olduğu gün.

Ve o duruşma o gün ertelendi, bir karar çıkmadı.

Şimdi de soru sormak hakkımız.

Tesadüfün bu kadarı!

***

Bu ayrıntıya kimse dikkat çekmemiş ve şimdi bu durum o görüşmeyi çok daha önemli kılmış oluyor.

Sorular şunlar:

  • Bu ziyaret neden gerçekleşti?
  • İkili arasında ne konuşuldu?
  • Kılıçdaroğlu Gürkan’ı aradı mı? Konu ile ilgili bilgi aldı mı? CHP’nin açtığı soruşturma ne boyutta?
  • Kılıçdaroğlu’na tehdit konusunda Recep Gürkan’ın bir dahli var mı?
  • FETÖ imamı ile görüşen, FETÖ okullarını ziyaret eden, 15 Temmuz gecesi Türk milleti bombalarla şehit edilirken kadeh kaldıran Recep Gürkan’la, FETÖ’nün azılı düşmanı olarak anılan Alaattin Çakıcı neden görüştü?

***

Bu ilginç ayrıntıyı bulunca aklıma yukarıda anlattığım ilk hikâye geldi.

İşte o bina Edirne Belediye Binası

Hayalet var da diyemem yok da diyemem’ diyen başkan da Recep Gürkan

İmam binada ‘hayaletin’ gitmesi için dualar okumuş, hatimler indirmiş.

Siluetini Atatürk sanmışlar, ruhunu kovmaya kalkmışlar!

En büyük hazinemiz olan Cumhuriyeti ayaklar altına alıp çiğnemişler, imamları başımızı getirip Atatürk’ü kovmuşlar, devrimleri kırmışlar.

Şimdi hukuk ayaklar altında.

Ülkede ışıklar kendiliğinden yanıp sönüyor, üst katlardan tıkırtılar geliyor.

Bir hayalet var görülüyor…

Silueti anlaşılmasa da ülke karanlık ruhlara teslim ediliyor.