Mavi Vatan gençliği birleştiriyor

Mavi Vatan gençliği birleştiriyor

10 Ağustos 2020 Sevr Antlaşmasının 100. yıldönümüydü. Aynı gün Oruç Reis ’in Doğu Akdeniz Kıta sahanlığında ertelenen sismik araştırma görevinin yeniden başladığı gündü. Oruç Reis’in Antalya’dan hareket ettiği saatlerde, Yunanistan, AB ve ABD’nin her seviye ve kapsamda bolca sarf ettikleri tehditlerin laf kalabalığı içinde,  donanmamız son derece hızlı, dinamik ve etkin şekilde neredeyse 80 parça savaş gemisi ile Doğu Akdeniz ve Ege’ye yayılmasını çoktan tamamlamıştı. Donanma desteğindeki onlarca uçak, helikopter ve silahlı/silahsız insansız hava aracını saymıyorum. Benzer şekilde Hava Kuvvetlerimiz de gerek deniz harekâtına taktik hava desteği, gerekse himaye ve karşı hava görevleri için çok kısa bir sürede intikallerini tamamlamıştı. Bu durum Türkiye’nin şartlar ne olursa olsun sağlayabileceği caydırıcılığının geçmişten miras bilinen ve alıştığımız bir gösterisiydi. Ancak askeri caydırıcılık kadar önemli olan milletin büyük bir kesimiyle Mavi Vatan'a ve donanmaya desteğiydi.

MİLLETİN DESTEĞİ EN GÜÇLÜ SİLAHTIR

Donanmanın ardındaki millet desteği en gelişmiş stratejik silahtan bile önemlidir. Bu kapsamda halkın Mavi Vatanı sahiplenmesi iktidar ve muhalefetin Mavi Vatan ülküsünde buluşmasına büyük katkı sağlayacaktır.  Zira, çevre denizlerdeki egemenlik ve yetki alanlarımızı temsil eden Mavi Vatan 21. yüzyıl jeopolitiğimizin merkezindedir. Aynı zamanda Anadolu’nun denizle jeopolitik, siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarda buluşmasının ve bütünleşmesinin; devlet ve halkıyla denizcileşmesinin bir sembolüdür. Mavi Vatan, başta doğu Akdeniz ve Ege olmak üzere ABD/AB tarafından Yunanistan ve GKRY üzerinden Türkiye’ye dayatılan denizdeki ikinci Sevr’e bir başkaldırışın da temel doktrinidir.

MAVİ VATAN İÇ SİYASET ÜSTÜDÜR

Bugünümüz ve geleceğimiz için yaşamsal öneme sahip Mavi Vatan daima iç siyasetin üstünde tutulmalıdır. Gücünü ulusal savunma sanayii ile Atatürkçü Türk denizcisinden alan Deniz Kuvvetlerimizin uyguladığı ganbot/donanma diplomasisi ile desteklenen sismik ve sondaj faaliyetlerimiz;  başta kıyıdaşlarla sınırlandırma antlaşmalarının yapılması ve karşılıklı deniz alanları yönetimine yönelik diplomatik ve hukuki süreçler Mavi Vatan doktrininin asli faaliyet alanlarıdır. Mavi vatan, güneyimizde denize çıkışı olan kukla Kürt devletini ve bu çerçevede ülkemizde son derece tehlikeli sonuçları olan etnik milliyetçiliği; KKTC’de federal çözümü ve bu plan altında asker çekilmesini reddeder. Bu hedeflere yönelik dış ve iç siyasette yalpalamaya karşı duruş sergiler. Bu çerçevede başından bu yana Mısır ile ihvancı dış politikanın terk edilerek, karşılıklı çıkar anlayışı içinde deniz sınırlandırma antlaşması yapılmasını tavsiye eder. Libya’da ulusal mutabakat hükümetine desteğe devam edilmesi ve Türkiye’nin bir deniz üssüne sahip olmasını destekler. Bu süreçte Rusya ile karşılıklı çıkar örtüşmesini sağlayacak hal tarzlarının geliştirilerek, ABD ve AB baskılarına karşı denge oluşturulmasını savunur. Karşılıklı kıyıdaşlık prensibinden hareketle, Amiral Cihat Yaycı doktrini ile geliştirilen Libya mutabakat muhtırasına benzer şekilde Lübnan ve İsrail ile de deniz sınırlandırma antlaşmaları yapılmasını tavsiye eder.  Ayrıca balıkçılığımızın gelişimi ve doğu Akdeniz’deki canlı kaynaklarımızın korunmasına da destek sağlayacağı sebeple Akdeniz’de MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) sınırları ilan edilmesini destekler.

GENÇLERİN MAVİ VATAN SEVGİSİ

Mavi Vatan, 2019 baharından itibaren Türkiye’nin gündemine oturmuştur. Özellikle genç kuşakların Mavi Vatanı sahiplenmesi son derece güçlü olmuştur. Mavi Vatan üzerinden milyonlarca genç Doğu Akdeniz ve Ege’de olup bitenlere büyük ilgi duymaya başlamıştır. Bu farkındalıkta, Türkiye’nin İkinci Sevr dönemi ile benzetilecek bir durumla karşı karşıya kalmış olmasının önemli rolü olmuştur. Yunanistan ve AB kaynaklı habis Seville Üniversitesi haritasının Türkiye’nin boğazını sıkan konumunun dijital teknoloji ve sosyal medya üzerinden gençler arasında paylaşımı; ayrıca 2018-2020 (Haziran) arasında Deniz Kuvvetlerinin basın yayın ve tanıtım faaliyetlerinde sergilediği olağanüstü başarılı yüksek tanıtım profili büyük rol oynamıştır. Deniz, denizciliğe ve donanmaya susamış büyük bir kitle ilk kez yoğun savaş gemisi, donanma faaliyeti ve personeli ile tanışma fırsatı bulmuştur. Maalesef 2020 Mart ayı sonrasında Covid 19 nedeniyle Deniz Kuvvetleri tanıtım ve faaliyet haberlerinde ciddi bir düşme yaşanmıştır. Eski tanıtım faaliyetleri temposunun yeniden yakalanması önem arz etmektedir.

Gençliğin her türlü değişik sosyal ve siyasi gruplaşmasına, ayrı siyasi parti bağlantılarına rağmen Mavi Vatan ortak paydasında büyük ve güçlü bir vatansever cephe kurduklarını söyleyebiliriz. Siyaset yelpazesinin geniş spektrumunda gençlik ezici bir çoğunlukla MAVİ VATAN’da birleşmiştir. Bu geleceğimiz ve bağımsızlığımız için çok önemlidir. Bu olguyu görmek için Youtube ve twitter gibi sosyal medya ortamında kısa bir araştırma yapmak yeterli olur. Gençlerin Mavi Vatan ilgisi ve sevgisi son olarak 10 Ağustos 2020 tarihinde Oruç Reis gemimizin Antalya’dan hareketiyle zirve yaptı.

TWITTER'DA MAVİ VATAN DÜNYA BİRİNCİSİ

Mavi Vatan etiketi 10 Ağustos 2020 akşamı gece yarısına doğru Twitter ’da dünya birincisi oldu. Bilindiği gibi, dünyada en çok bilinen ve kullanılan sosyal medya platformlarından biri olan twitter; kamuoyu oluşturmak ve fikirleri beyan etmek için çokça tercih edilmektedir. Twitter ‘da gün içinde gündem olan bazı konular vardır. Trend Topic (Trend Konusu), twitter dilinde (TT), en çok kullanılan etiketler (hashtag’ler) ile bir konunun Twitter ‘da gündem olduğunu ifade eden Twitter kavramıdır. TT listesi, twitter gündemindeki popüler konuları ifade ederek, twitter kullanıcılarını gündemden haberdar etmektedir. TT listeleri ülke bazlı ve global olarak farklılık göstermektedir. Ülke bazlı olan TT listesi, ilgili ülkedeki gündemi ifade ederken; global TT listesi dünya gündemini ifade etmektedir. Ülke TT listesine giriş yapmak için bile planlı bir çalışma ve önemli bir kitlenin ilgisine ihtiyaç duyarken, 2019 Şubat verilerine göre 321 milyon aktif kullanıcısı olan Twitter ‘da dünya TT listesine girmek ve listede kalabilmek gerçekten çok zor bir iştir.  Twitter’da gündem olan konular halk arasında daha çok konuşulmakta; tartışılıp konuların detayları ve içerikleri daha çok araştırılmaktadır. Dünya genelinde TT listesine giriş yapmak ve birinci sırada yer almak, tüm dünyanın dikkatini çekmek ve farkındalık oluşturmak açısından büyük önem arz etmektedir. İşte Mavi Vatan 10 Ağustos 2020 gecesi dünya TT birincisi olmuştur. Bu başarı Türkiye Cumhuriyeti’nin, Sevr’in 100 yılında denizdeki ikinci Sevr’i parçalamak kararlılığının sosyal medyada gençlerin tarihi bir manifestosuna dönüşmüştür.

DENİZDEKİ SEVR'E KARŞI BİRLEŞMELİYİZ

Mavi Vatanın her yaştaki genci Türkiye’nin jeopolitik geleceğini ilgilendiren bu denli önemli bir konuda siyasi renge bakmadan bir araya gelmeyi başarmıştır. Bu birliktelik ülkü birliğine dönüşerek sosyal medyada dünya çapında dev bir dalga oluşturmuştur. Bu Türkiye’deki tüm kurum, kuruluş ve kişilere örnek olmalıdır. Türkiye’nin Mavi Vatan hamlesi bir maraton koşusudur. Bu uzun soluklu mücadelede en yüksek devlet görevlisinden sokaktaki insanımıza kadar göz önünde bulundurmamız gereken gerçek şudur: ‘’Ege ve Akdeniz’deki mücadelemiz sadece güvenlik, savunma ve refah kaynağı deniz yetki alanlarımızdaki yani mavi vatanımızdaki hak ve çıkarlarımızın mücadelesi değildir. Türkiye’nin Akdeniz uygarlığının ve siyasetinin ayrılmaz parçası ve devamı olarak kabul edilmesinin mücadelesidir.’’

EMPERYALİZMİN SÖZCÜLERİNE DİRENMELİYİZ

100 yıl sonra Türkiye bu kez denizde karşısına çıkan denizdeki Sevr Haritasına meydan okumak ve kazanmak zorundadır. Bu dayatmaya karşı çıkmadan emperyalizmin çıkarlarını temsil eden Yunanistan ve GKRY’nin avukatlığını yapmak; FETÖ medyası üzerinden AB ve ABD dayatmalarına  payanda olmak; iç politikada iktidar partisine vurmak için devletin jeopolitik geleceğine saldırmak son derece zarar vericidir.  İktidar çöksün diye vatanın çökmesine izin verilmez. Zira çöken vatana emperyalizm çullanır. 1920 yılında Mütareke basınından Alemdar gazetesinde Refii Cevat Ulunay Kuvay-ı Milliye ve Mustafa Kemal’e rağmen şöyle yazıyordu: “Osmanlı İmparatorluğu İngiltere’ye yanaştıkça daima kazanmış, uzaklaştıkça kaybetmiştir. Bizim için yol, İngiltere’nin açacağı yoldur...Biz Anadolu’daki Kuvay-i gayrı milliyecilerin işgal kuvvetleriyle baş edebileceklerini sanmıyoruz. Salah ve mevcudiyetimiz için bunların temsilcilerini yok etmemiz lazım.

Bugünün Misak-ı Millisi Mavi Vatan; Kuvayı Milliyesi de Cumhuriyet Donanmasıdır. Kavga gelecek 100 yılın kavgasıdır. Coğrafya ve jeopolitik son sözü söyler. Mavi Vatan savunmasını iç siyasete alet etmeyelim. Mavi Vatana iktidar ve muhalefet tek yumruk olarak sahip çıkmalıdır. Gençler bu konuda büyüklere örnek olmaya devam edecektir. Bu yazıyı meslektaşım E. Deniz Kurmay Albay İsmet Hergünşen’in Mavi Vatan’ı SON KALE olarak tanımladığı şiiri ile bitirelim.

(Yarın 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 21. yıldönümüdür.  Bu büyük afette kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. O gece büyük fedakârlık göstererek Gölcük Deniz Ana Üssümüzde donanmamızın ateş gücünü koruyan kahraman personele milletimiz adına takdir ve şükranlarımı sunuyorum.)

(Önemli Not. Amiral Cihat Yaycı tarafından kurulan Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (BAUDEGS), güncel Doğu Akdeniz gelişmelerini, detaylı, objektif ve güvenilir değerlendirmeler üzerinden kamuoyuna sunmaktadır. Twitter: @BAUDEGS)