Merkez Bankası Dijital Parası

featured

Bilin Neyaptı yazdı…

Kelimeler, anlatımlar, makaleler kifayetsiz…

Ekonomistler bir yıldır para politikasının yanlışlığını anlatıyor; iktidarsa kulak tıkıyor, “bildiğini” okuyor. İktidarın ilk yıllarında kar eden onlarca kurumun satışını alkışlayanlar da bıkmadan usanmadan anlatıyor da anlatıyor.

Pandeminin yarattığı tedarik zorlukları, kapanmalar nedeniyle büyüyen işsizlik, gelirsizlik…

Üstüne gelen Ukrayna-Rus savaşının yarattığı ek tedarik zorlukları ve girdi maliyetlerindeki artışın dünyayı 50 yıl sonra yine enflasyonist döneme döndürmesi …

Oysa dünya artık enflasyonla mücadeleyi öğrenmişti: parasal istikrar hedefini önceleyen merkez bankaları, beklentileri şekillendiren kurumsal güven ve bunun bir aracı olarak enflasyon hedeflemesi. Fakat o da ne ? Vahşi kapitalizm, yüzyıllarca sadece açık ve kapalı sömürü mekanizmalarıyla ulusların zenginliğini elde etmek ve yönetmekle açgözünü doyuramamış; reel kaynaklara dayanmayan finansal kumarlarla büyüttükçe büyüttüğü kesesi sonunda patlamış, sistemin sürdürülemezliği yeni krizler zincirini mecbur kılmıştı…kimi kendiliğinden, kimi kurgulu.

Sömürü türü tükenir mi? Sömürü illa ki kürek mahkumlarıyla yürütülen gemilerle, köle pazarlarıyla olacak değil ya, teknolojiye elbette uyum sağlar: nüfusun yarısı yoksulluk sınırı altındayken, taksitle aldıkları cep telefonları ve vergileriyle beslenen şık giyimli, bol konaklı algı yönetim elemanlarının yarattığı illüzyon içinde yaşanan modern kölelik; kürek mahkumları ve köle pazarlarının yerini kolayca alır. Öyle ki, artık çocuklarına nitelikli eğitim aldırmak için ya boğazına kadar borca batacaksındır, ya da sistemin ya cahil ve bilinçsiz ya da bilinçli satın alınmış bir kölesi oluverirsin.

Ekonomistleri dinlemeyen yönetim, ya aşırı gücün yarattığı körlükten ya da, daha da muhtemel olarak, bilinçli servet transferi için enflasyon yaratmaktaki ısrarını “ekonomi politikası” ve “Türkiye ekonomi modeli” olarak sunmakta. Dünya şampiyonu bir eksi reel faizle, bir taraftan seçim öncesi büyümeyi teşvik etmeye çalışırken, diğer taraftan KKM adı altında tasarruf sahibini korumak için bulunan mekanizmayı sürdürme niyetiyle, her gün yeni taktikler bulunmakta ve ulusal servet harcamakta: Merkez Bankası rezervleri gece gece kapı ardından satılmakta, Dolar gelirlerine el konarak ihracatçılar kayıt dışına, bankalarsa artan Hazine yüküne ortak olmaya zorlanmakta. Engel “olunmayan” enflasyon, artan diğer vergilerle birlikte geniş halk kesiminin satın alma gücünü kısarken, tasarruf yapamaz ve mülk edinemez hale getirmekte; dış borç artarken ödeme kabiliyeti azalan milleti ve nesillerin geleceğini “dış güçler”e rehin vermekte.

Teknoloji yerinde durmuyor…ve belki en çok da finans sektörünün işine yarıyor: çok yakın gelecekte, kısmen her insanın hayatına zaten bir şekilde girmiş dijital paraların hakimiyetinden rahatlıkla söz edilebilir artık. TCMB dahil 105 ülke merkez bankaları dijital para altyapısı üzerine çalışıyor. Bu çalışmaların ne kadar işbirliği içinde olup olmadığını bilmiyoruz. Merkeziyetsizliğiyle övülen kripto para piyasalarında büyük balığın küçük balığı yuttuğunun örnekleri sanırım artık aşırı risk severler dışında herkese öğretici olmuştur.

Şimdi artık sorulması gerekenler şunlardır: Merkez Bankası dijital parası;

•    Türk parasının değerini korumak için faydalı olacak mıdır?  Bunun için altın gibi bir çıpaya bağlı olacak mıdır?

•    Türkiye Cumhuriyeti’nin para politikası bağımsızlığını koruyacak mıdır?

•    Yoksa, sadece sosyal kredi mekanizması gibi bir sistem dahilinde, faşist bir yönetim için ek bir kontrol aracı mı olacaktır?

Merkez Bankası Dijital Parası

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 3 hafta önce

    İnsanı uzun uzun düşünmeye yönlendiren bir iktisat yazısı.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!