O İstihbarat Başkanını tespit eden savcı bugün nerede?

Erdem Atay yazdı...

O İstihbarat Başkanını tespit eden savcı bugün nerede?

Öyle basit değil!

Fetullahçı Terör Örgütü ile bağın olacak, rütbeni Fetullah Gülen’in kendisi takacak, 15 Temmuz 2016 darbesine kadar kendini gizleyeceksin, hiçbir istihbarat raporlarına ya da listelerine girmeyeceksin, 15 Temmuz’da darbenin beyin takımındaki Sinan Sürer’in Genelkurmay Başkanlığı yönetime el koymuştur, muhataplarınıza bilgi veriniz” mesajına hızlı bir şekilde “Emredersiniz komutanım” cevabını vereceksin, FETÖ’cülerin WhatsApp grubunda bulunacaksın, bütün bunlar olmamış gibi Erzincan’da göreve başlayacaksın, hakkındaki tüm iddialar bir dosyaya konulacak, elde bir sürü delil varken hakkında soruşturma açılacak, açılan soruşturma sonrası hakkında ‘Kovuşturmaya Yer Yok’ kararı verilecek, sonra hakkındaki dosya rafa kaldırılacak, 2. Ordu Komutanlığında ‘Harekat Başkanlığı’na atanacaksın, yetmeyecek, FETÖ’yle savaşan onlarca albay varken sen general yapılacaksın ve 45 dakika süren 2020 Yüksek Askeri Şura’da ülkenin en kritik makamlarından biri olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı koltuğuna oturacaksın, 7 ay bu makamda bulunacaksın… Hiç kimse bunu fark etmeyecek!

Hiç olacak iş mi?

Serdar Atasoy’dan bahsediyorum.

‘Bu nasıl olabilir’ sorusu çok haklı olarak bir haftadır sorulup duruyor.

Herkes Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a soruyor.

O da ilginç yanıtlar veriyor.

***

Herkes gibi aynı şeyleri yazıp, aynı soruları sorup durmayacağım.

Cevabını bulduğum soruların yanıtlarını sizlerle paylaşacağım.

***

Birinci konu şu…

Evet, Atasoy 2017’de Erzincan’da 3. Ordu Komutanlığında görev yaparken hakkında FETÖ soruşturması açılıyor, gözaltına alınıyor ve tüm delillere rağmen bir savcı tarafından Kovuşturmaya Yer Olmadığı (KYOK) kararı veriliyor. Bu karar, dönemin üst makama gidiyor ve o makam da bu kararı 2019’da onuyor ve dosya rafa kalkıyor.

Bu süre zarfında TSK içinde FETÖ mücadelesi yapan birçok kişi, Atasoy ile ilgili çok defa çok net ifadeler kullanıyor:

‘Serdar Atasoy FETÖ’cüdür!’

Bu bilgiler ve sözler kulak arkası ediliyor.

Ancak Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) bu işin peşini bırakmıyor. Yaklaşık 1 yıl sonra Atasoy hakkında hazırlanan dosyayı bir kez daha Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iletiyor.

Dosya öyle ya da böyle Anayasal Suçlarla Mücadele Savcısı Mehmet Turgay’ın önüne geliyor.

15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra FETÖ’ye karşı mücadelede güven duyulduğu için göreve getirilen Mehmet Turgay Ankara’da bugüne kadar en fazla FETÖ dosyasına bakmış ve karara bağlamış bir savcı olarak biliniyor.

Yargı çevrelerine göre, oldukça çalışkan olduğu belirtilen Savcı Mehmet Turgay’ın hiçbir parti, tarikat veya bir grupla bağlantısının olmadığı da net bir şekilde söyleniyor. Bugüne kadar vermiş olduğu birçok kararı ‘korkusuzca’ verdiği konusunda herkes hemfikir.

İşte Atasoy’un dosyası Mehmet Turgay’ın önüne geliyor ve Savcı Turgay birçok bilginin eksik olduğu dosyayı didik didik ediyor.

Gerekli incelemeyi yaptıktan sonra Turgay’ın ilk talimatı ‘KYOK’u kaldırın’ oluyor ve hemen arkasından Serdar Atasoy hakkında soruşturma açıyor. Turgay’ın bir sonraki hamlesi de Atasoy hakkında Adli Kontrol Şartı kararı aldırması.

İşte kıyamet ondan sonra kopuyor.

***

Şimdi Hulusi Akar’ın gazeteci Sedat Ergin’e konu ile ilgili verdiği yanıtı veriyorum:

Diyor ki Akar, ‘… Savcılıktan kovuşturmaya yer olmadığına dair 2019 yılında kesin karar verilmiş. YAŞ’ta terfi öncesi istenen bilgi ve belgelerde herhangi olumsuzluk görülmediği için terfisine engel bir durum bulunmamıştır. Ancak, daha sonra ilgili kurumlardan (İstihbarat, Emniyet) gelen bilgiler üzerine gerekli işlem yapılarak TSK ile ilişiği hemen kesilmiştir.’

Peki bu ‘TSK ile ilişiği hemen kesilmiştir’ bilgisi doğru mu?

Maalesef doğru değil.

Atasoy, hakkında KYOK kararının kalktığını, soruşturma başlatıldığını ve adli kontrol şartının verildiğini öğrendikten tam iki gün sonra emeklilik dilekçesi veriyor. … ve emekli oluyor.

Yani Atasoy’un TSK ile ilişiği kesilmiyor, kendisi bilerek ve isteyerek emekli oluyor. Muhtemelen ikramiye ücretini de alıyor. Emeklilik resmiyette gerçekleştiği zaman da gözaltı kararı alınıyor.

***

Şimdi gelelim ikinci konuya…

***

Serdar Atasoy ile ilgili gerekli işlemler yapılıyor, zaten bundan sonrasında yaşananları biliyorsunuz.

Peki, Serdar Atasoy hakkında KYOK kararı veren savcı kimdir ve nerededir? Bu konu hakkında söz konusu savcının bir görüşü alınmış mıdır?

Bu iki sorunun yanıtını bilmiyorum.

Ama yanıtını bildiğim iki sorum daha var.

Serdar Atasoy hakkında yeniden soruşturma açıp, bu çok kritik müdahaleyi yapan Anayasal Suçlarla Mücadele Savcısı Mehmet Turgay’ın yargıdaki son atama kararıyla yeni görevi ne oldu biliyor musunuz?

Bilmiyorsunuz, ben söyleyeyim.

Ödüllendirildi(!) ve düz savcı yapıldı.

Yani terör savcılığından alındı, adi suçlara bakan bir göreve getirildi.

***

Peki, Atasoy hakkında KYOK kararını onayan savcı nerede?

O da Yüksek Yargıya atandı.

***

Yazıyı Nihat Genç’in her programda klasikleşen sözüyle bitirmek istiyorum:

‘Bunları söylemek istiyorum!’